logo
24 HAZİRAN 2026

'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası" hakkında, "Buradaki VIP protokol, yargılama yapılmadan cezaların verildiğinin açık göstergesidir" dedi

28.01.2026 14:15:00
Haber Merkezi
'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'
'Yargılama yapılmadan cezalar verilmiş'
CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Emre, şunları kaydetti:
"Dün itibariyle partimize yönelik kumpas davalarından biri başladı ve devam ediyor. Kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş liderliğinde suç örgütü iddianamesi olarak bilinen dava Marmara Cezaevi Yerleşkesi içerisinde bulunan büyük salonda başladı. Yargılama başladı diyoruz ama başından bu ana kadar aslında büyük bir tiyatro oyununun oynandığını ve bunun figüranları olduğunu ifade edebiliriz. Çünkü suç örgütü lideri olarak konumlanan hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından 704 yıl hapis cezası istenen ilgili kişi adliyeye VIP salonlardan, VIP geçişlerden, hakim savcılarının geçtiği yerden koruma ordusuyla geliyor. Mahkeme salonuna orada yargılanan belediye başkanlarımızın annesi, babası, eşi, çocuklarından sadece bir kişi alınabilir diye kısıtlama geldiği ortamda salona o şekilde girebiliyor.
Ayrı bir kapıdan elini kolunu sallayarak tekrar çıkabiliyor. Ve bu kişi hakkında 704 yıl hapis cezası isteniyor. Bizim belediye başkanlarımızın birçoğuyla ilgili istenen hapis cezasının alt sınırı 4 yıl. Ve bunlar tutuklu. Yani hep ülkedeki ikili hukuk sisteminden, gariplikten bahsediyoruz. Ancak şu anda bugün itibariyle 2'inci duruşması yapılan o yargılama o tiyatroyla ilgili şunu söyleyebiliriz; Türk yargı tarihinde böyle bir örneğin eşi benzeri görülmüş değildir. Bir kişiyle ilgili bir suç örgütü kurduğunu söylüyorsanız ve onunla ilgili itham ediyorsanız Türk Ceza Kanunu açıktır. Lider olarak gösterdiğiniz kişi o dosya kapsamındaki tüm suçlardan ayrıca müteselsilen sorumludur. Dolayısıyla 'ben suç işledim' diyen kişinin serbest, 'vallahi ben suç işlemedim' diyenin tutuklu olduğu başka bir dönemi hiçbir zaman görmedik. Ortada bir yolsuzlukla mücadele yoktur, bir siyasi yargı operasyonu vardır. Ve kantarın topuzu kaçmıştır. Dava seçmecedir, keyfidir. Dosya geniştir ve buradaki hedefin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu ifade edelim."
"Kendisinin kazanması koşuluyla sandığa saygı duyuyor"
Aziz İhsan Aktaş'ın şirketlerine verilen ihalelerin büyük bölümünün iktidar tarafından verildiğini belirten Emre, savcılık tarafından 2014-2019 yıllarına işaret edildiğine dikkati çekerken, bu döneme yönelik soruşturma olmamasına tepki göstererek, şöyle konuştu:
"Hukukta şöyle bir ibare vardır; hayatın olağan akışına aykırılık. Yani bir kişi düşünün. Bu kişi sürekli kriminal işler yapıyor, ihaleye fesat karıştırıyor, suç işliyor, örgüt kuruyor, rüşvet veriyor. Ama söz konusu Adalet Kalkınma Partisi belediyeleri ve kamu kuruşları olduğunda oradaki işini dört dörtlük yapıyor. Yani buna kimsenin inanmasını bekleyemezsiniz. Biz hep diyoruz ki Türkiye'nin en temel sorunu ikili hukuk sistemi.
Şimdi çok çarpıcı bir örnek daha vermek istiyorum. Bizim belediye başkanlarımızdan birinin tutuklanmasına gerekçe gösterilen suçlardan biri ne biliyor musunuz? Efendim bu kişi ihale alma karşılığında Renault Clio marka araç hediye etmiş. İddia bu. Ki bu iddia da seçim dönemiyle ilişkin. Peki aynı kişi Isparta Belediyesi'ne A8 Long marka araç hediye etmiş. Ve o Isparta Belediyesi'nden 10 tane ihale almış. Peki şimdi buradan soralım. Isparta Belediyesi'nin ilişkin bir soruşturma var mı? Yok. Açılan dava var mı? Yok. Belediye başkanı görevde mi? Görevde. Peki bizim belediye başkanımız görevde mi? Değil. Nerede? Cezaevinde. İddia ne? İddia da bu. Peki siz bu durumda nasıl bir adil yargılamadan bahsedersiniz? Dolayısıyla buradaki VIP uygulama, VIP protokol duruşmanın ilk günü gördüklerimiz oradaki uygulamaya baktığımızda aslında peşinen ceza verildiğinin aslında henüz yargılama yapılmadan cezaların verildiğinin çok açık göstergesidir. Burada bir delil standartı yoktur.
Bakın kanunumuz der ki; 'tek başına tanık ifadesiyle kimseye mahkumiyet veremezsiniz.' Görgüye dayalı tanıklık olması lazım. Biz geçmişte yürüyen kamunun bildiği o 17-25 dahil bütün o soruşturmalarda ne gördük? Kamera kaydı gördük. Fiziki takip tutanağı gördük. Görgüye dayalı tanıklık gördük. Telefon tapesi gördük. Dinlemeler gördük. Bu dosyalarda böyle tek bir örnek görebiliyor musunuz? Bir tane örnek var mıdır ki somut olarak para sayma makinelerinin paraların ortada gezdiği ve suçun subut hale geldiği bir örnek gösterebiliyor musunuz? Bütün bunlar yok. Şimdi yargı bağımsızlığı çok uzunca bir süredir Türkiye'de zedelenmiştir.
Tayyip Erdoğan sandığa kendisinin kazanması koşuluyla saygı duyuyor. Millet iradesine ancak kendisinin ve partisinin kazanması koşuluyla saygı duyuyor. Ortada millet iradesiyle yürüyen bir kavga, yürüyen bir mücadele vardır. Bunun evveli 2019'dur. 2019 yerel seçiminden sonra engellemeye, karalamaya, kara propagandaya yönelik bir kampanya yürüdü. 2024'te bunun işe yaramadığı görülünce bu sefer yargı eliyle yürüyen büyük bir kumpas var. Silivri'de büyük bir salon var ancak küçük şeffaflık var. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz dedik ki: 'Bu böyle yürümez ya erken seçim yapalım, halkın hakemliğine gidelim.
El koyduğunuz yerlerdeki seçimleri yenileyelim. Yok ona da hayır diyorsanız buyurun yargılamaları açık canlı yayında yapalım 85 milyonun hakemliğine gidelim.' Buna ilk başta tamam dediler ancak 9 Mayıs tarihinde TBMM'de vermiş olduğumuz bu yöndeki kanun değişikliği önergesini Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri oylarıyla reddedildi.
Yani bu yönüyle baktığımızda MHP temsilcisinin de 'keşke mevzuat uygun olsa da bunlar canlı yayında verilse' söyleminin havada kaldığını siyaseten boş olduğunu çünkü bizzatı kendi oylarıyla bunu reddettiklerini söylüyoruz. Şimdi biz iktidara, kamuoyuna soruyoruz. Birincisi; iddia edilen yapı örgüt ise 2014-2019 dönemine ilişkin ihaleler neden soruşturma kapsamını alınmamıştır? İkincisi; ihaleleri yüzde 77'si AKP'li belediye kaynaklıysa neden bir yönetici hakkında bir soruşturma ve dava açılmamıştır?
Tutuklama tedbirinin istisnai ve ölçülülük prensipleriyle getirilen bir tedbir olduğu ortadayken niye söz konusu olan Cumhuriyeti Halk Partili belediye başkanları olurken bu istisnai uygulama esas uygulama haline getirilmektedir. Beşincisi de bu kadar yüksek iddialar karşısında duruşmaların şeffaflığı kamu denetimi ve basın erişimi konusunda neden bu kadar fazla kısıtlama getirilmiştir? Bizim talebimiz açıktır. Biz yargılamadan da korkmuyoruz, hiçbir çekincemiz de yok. Canlı da olsun diyoruz. Ama ve lakin seçilen belediye başkanlarını milli iradenin yerine gelmesi için öncelikle tutuksuz yargılanmasını ve yargılamaların da şeffaf bir şekilde yürümesini talep ediyoruz. Unutmayalım, zulüm ile abat olunmaz, hukuk da bir gün herkese lazım olur."
Cumhurbaşkanı'na hakaret davalarındaki artışa dikkati çeken Emre, bini aşkın çocuk hakkında bu nedenle dava açıldığını belirterek, "Parlamenter sistemde Meclis tarafından seçilen Cumhurbaşkanının günlük siyasi polemiklerden uzak tutulması maksadıyla ayrı düzenleme getirilmiştir. Şimdi bizde şu an parlamenter sistem kaldırılmıştır. Cumhurbaşkanı bazen Cumhur'un başıdır, bazen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin başıdır. Bir siyasi partinin genel başkanıdır.
Burada ayrı bir uygulama olmaz. Kaldı ki kendisiyle ilgili en ufak eleştiriye Cumhuriyet Savcılıkları tarafından soruşturma açılmaktadır. Sayıları sayı itibariyle baktığımızda bu sayı 200 bini geçmiştir ve mahkumiyet sayısı da yaklaşık 20 binleri bulmaktadır. Ve bunların içerisinde de son günlerde sürekli çocuk istismarı yapan bunların üzerinden bir siyasi istismar yapan iktidar içerisinden ibretliktir. Bini aşkın çocuk vardır. Dolayısıyla böyle bir tabloda öncelikle bu kanunun değişmesi gerekir" dedi.
"İçişleri Bakanı müfettişinin raporu var"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir kreşte bir çocuğa şiddet uygulandığı iddiasına ilişkin konuşan Emre, "Medya kuruluşlarıyla birlikte topyekun yalan saldırı ve iftira kampanyası başlamıştır" ifadelerini kullandı. İBB'nin CHP'ye geçmeden önce kreş sayısının 0 olduğununu 2019 seçimlerinden bu yana toplam 127 kreş açıldığını belirten Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün araştırmalar gösteriyor ki bizim bu hizmetimiz gerçekten ciddi karşılık bulmaktadır. Buna karşı AK Parti Sözcüsü çıktı kameraların önünde dedi ki, 'ortada iki ayrı devleti andıran uygulama var. Sorun bundan kaynaklanmaktadır.' İşte sanki bu ülkedeki belediyeler başka devletin yapısıymış, uzantısıymış gibi konuşan bir yaklaşım. Halbuki Anayasamız açıktır. Der ki idare merkezi yönetim ve yerel yönetimiyle birlikte bir bütündür, ayrı tutulamaz.
Şimdi burada devlet içinde devlet kavramı, tabii zihinleri buraya gidiyor. Çünkü bu dönem içerisinde Cumhuriyet tarihinde bir paralel devlet yapılanması devlet içerisinde yuvalanarak bir tarikatın darbeye girişecek güce eriştiği bir dönemi gördük. Onun için paralel yapıyla birlikte Türkiye'de bu ülkenin seçkin insanlarına, askerine, bu ülkenin rektörüne, bu ülkenin aydınlarına kumpas kurdukları için geçmişte akıllar oraya gidiyor. Paralel devlet yapılanması. Çünkü nasıl olduğunu iyi biliyorlar. Bilinç altında bu ibare var.
Bir defa yasa dışı dediğiniz merkezle ilgili 22 Nisan 2025 tarihli İçişleri Bakanı müfettişinin raporu var. Diyor ki, 'İBB tarafından açılan Yuvamızı İstanbul Merkezleri Belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamındadır ve hukuka uygundur.' Daha 9 ay evvel İçişleri Bakanlığı'nın vermiş olduğu yazıya dahi o bilgiden dahi uzak bir yönetim anlayışının olduğunu görüyoruz. İkinci iftira görüntüleri sakladılar, denetimden kaçırdılar. Gerçek ise bakın biz bu kamera görüntülerini 4 farklı resmi yazıyla emniyet bilimlerine teslim etmişiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri olarak.
Oradaki arkadaşlarımız bunu ifade ediyor. Üçüncüsü de 15 gün saklanması gereken kayıtları 3 ay saklamışız. Dolayısıyla ilk tutanağı tutan da bizim arkadaşlarımızdır 2 Aralık tarihi itibariyle. Ben Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Nuri Aslan'ın dün söylediği sözü tekrarlıyorum. Madem bu kadar samimiler, madem Aile Bakanı da bu konuda açıklama yapıyor, buyursun. Alsın İBB Başkan Vekilini de yanına, buyursun bu merkezleri bir gezsinler. Örnek alsınlar, nasıl Türkiye genelinde çocuklara bakılır? Nasıl annelere destek olunur? Nasıl annelerin çalışması için teşvik edildi? Bunu bir görsünler."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.