logo
23 HAZİRAN 2026

Yeni bir ittifak doğuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya lideri Putin'in karşılıklı olarak "dostluk" kelimesiyle nitelendirdikleri ilişkileri, Türkiye ve Rusya'nın Doğu Avrupa'da etkin bölgesel güç olarak ortaya çıkmasına yol açabilir.

16.11.2017 00:00:00
Rusya'nın ABD'ye karşı denge siyasetinin yeni stratejisi yavaş yavaş belirginleşiyor. Özellikle Avrupa'nın doğusunda ve Ukrayna krizinde ABD ile çıkmaza giren Rusya, bölge sorunlarını ABD yerine bölgesel aktörlerle çözmek istiyor.

Rusya'yı böyle bir yönelişe sürükleyen gelişmelerden birisi de Türkiye ve İran ile geliştirilen Astana süreciyle Suriye'de siyasi çözüme geçişin hızlanması. Uzmanlara göre bugün ABD ve Rusya her ne kadar idare-i maslahat üzere davransa da aralarında üstü örtülemeyen bir rekabet var. Rusya'nın Trump sonrası düzelmesini beklediği iki ülke ilişkileri, ABD'nin iç siyasi çekişmelerden dolayı daha da kötü bir duruma geldi.

Bu nedenle Rusya artık kendi jeopolitik stratejilerini yeni realiteye göre güncellemiş oldu. Astana süreciyle bu yeni stratejiyi uygulayan Rusya, Ortadoğu bölgesinde ABD'yi dengeleyecek iki veya üç bölgesel güçle muhatap oluyor.

Türkiye, İran ve İsrail ile Ortadoğu'da kavga, pazarlık ve rekabetle kendi çıkarlarını savunan Rusya, bu bölgede ABD'nin etkisini yok edemedi, ama asgari seviyeye indirdi. Özellikle Trump'ın İran'a karşı duruşu ve CIA/Pentagon'un terör örgütü PYD/YPG stratejisi, Ruslara bu konuda yardımcı oldu. ABD'nin Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme çabaları, Rusya'ya stratejisini uygulamakta bir nevi fayda sağladı denilebilir.

Kırım hamlesinin devamı gelebilir

Rusya için önemli olan Doğu Avrupa bölgesi de ABD'nin himayesine girmişti. Özellikle Polonya gibi Rusya ile sınırı olan ülkelerin Amerikancı siyasete dahil olmasına ve NATO çatısı altında Rusya'nın batısına yerleşen ABD'nin askeri gücüne karşı Rusya harekete geçti. Ukrayna'daki devrimle ABD'ye yakın güçlerin devleti ele geçirmesinden sonra NATO'yu Kırım'da göreceklerini ve Kırım'ı askeri üs olarak kaybedeceklerini öngören Ruslar diplomasi dilinden vazgeçti ve güç kullandılar.

Bugün Kırım'ı bir cephe hattı olarak gören Rusya, buradan çıkmak niyetinde değil, hatta cepheyi daha ilerilere, Avrupa'nın içlerine doğru taşıyabilir. ABD/NATO askeri gücün Rusya'yı çembere alışını takip edersek, Rusya'nın kuzey batı sınırlarından başlayarak, Gürcistan üzerinden güney sınırları ve Orta Asya ve Afganistan'daki üsler ve Japonya'dan Alaska'ya kadar Rus sınırlarına dayanmış ABD/NATO varlığını izlemek mümkün.

Bu varlığa karşı çıkan Rusya sıcak denizlere de indi; Kuzey Amerika kıtasına askeri olarak dönüş sinyalleri de verdi. Fakat ABD gibi dünya genelinde askeri varlığını artırma gücü olmayan Rusya muhtemel sıcak savaşta uzun menzilli füze kullanacağı mesajını vermekten çekinmiyor. Bunu hem Suriye'de hem de ülke içi yaptığı tatbikatlarla gösteriyor.

Rusya bölgesel ittifaklar peşinde

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa bölgesinde Türkiye ile birlikte hareket etmek istediğini ifade eden Rusya, Kafkasya ve Türkiye ilişkileri alanında uzman araştırmacı Saslanbek İsaev şu değerlendirmede bulundu: "Askeri gücünü sergilemekle ABD'yi sınırlarından uzaklaştıramayacağını anlayan Ruslar, bölgesel ittifakları da yumuşak güç olarak kullanmaya çalışıyor. Putin özellikle Avrupa'da Merkel ve Macron gibi siyasetçilerle bölgesel çözümler aradı. Avrupa'nın liderleri olan Merkel ve Macron'un kendilerine uzanan ele cevap vermemesi veya verilen cevapların ABD çizgisinde olması, Putin'i anlaşabileceği siyasi liderleri desteklemeye itti.

Bu çabanın başarılı olmadığı Fransa seçimlerinde Le Pen'in kaybetmesiyle ortaya çıktı. Artık Rusya'nın yumuşak güç olarak AB içerisindeki azınlıklara destek olduğu gözlemleniyor. Fakat bu strateji AB ile anlaşma stratejisinden daha ziyade AB'yi bölme veya devre dışı bırakma stratejisi.

Birlik içinde uyuyan sorunları canlandırarak AB'yi kendi içine kapatma stratejisi de denilebilir buna. AB'yi kendi sorunlarıyla boğmak, Merkel'i veya Macron'u devre dışı bırakabilir, ama Rusya'nın Doğu Avrupa bölgesinde yine anlaşabileceği bölgesel bir güce ihtiyacı var. Bu ihtiyacı Türkiye'nin karşılayabileceğini düşünenler var.

Özellikle Türkiye ve Rusya'nın bölgede ortak enerji projelerinin olması ve her iki devletin tarihi geçmişleri, Doğu Avrupa'da bu ikilinin anlaşabilme ihtimalini de güçlendiriyor. Türkiye'nin Avrupa'daki uluslararası örgütlere ve NATO'ya üye olması Rusya için avantaj olarak görülebilir.

Erdoğan ve Putin'in karşılıklı olarak "dostluk" diye nitelendirdikleri ilişkileri, Türkiye ve Rusya'nın Doğu Avrupa'da etkin bölgesel güç olarak ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu iki devletin bu bölgede tarihi miraslarının güçlü olması da böyle bir stratejinin uygulamasını mümkün kılıyor. Putin'in geçmişte Merkel'e benzer şekilde el uzatmışlığı var.

Bu eli Putin Merkel'e, Hodorkovski adlı tutuklu oligarkı Almanya'ya göndererek uzatmıştı. Fakat Merkel mi anlamadı, yoksa anlamak mı istemedi bilinmez; sonuçta Putin Merkel ile Avrupa'da anlaşamadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın isteğiyle Türkiye'ye iade edilen iki Kırım Tatarı da bu minvalde, "Avrupa'da beraber hareket edelim" mesajı olarak okunabilir. Rusya-Türkiye ikilisinin yanına Avrupa'da üçüncü bir devlet eklenirse, bu bölgenin dengelerini epey değiştirir."

Soçi'de üçlü zirve toplanacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Rusya ve İran'ın gerçekleştireceği "Suriye" başlıklı üçlü zirveye katılmak üzere, 22 Kasım Çarşamba günü Rusya'nın Soçi kentine gidecek.

Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de Devlet Başkanlığı Rezidansı'nda, 9 gün aradan sonra tekrar bir görüşme gerçekleştirecek. Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla 22 Kasım Çarşamba günü düzenlenecek "Suriye" konulu toplantıda taraflar Suriye'deki gelişmeler ve bölgedeki son durumu ele alacak.

Toplantıya İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılması bekleniyor. Bu yıl 13 kez telefonla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin, yedinci kez de bir araya gelmiş olacak.


Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu

Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 kişi adliyeye sevk edildi

22.06.2026 12:45:00
İhlas Haber Ajansı
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin 12 kişi adliyeye sevk edildi
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırılmıştı.

Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Karaal'ın fidye için kaçırıldığı iddia edilen olaya ilişkin başlatılan çalışmalarda toplam 2'si kadın 12 kişi gözaltına alınmıştı. Olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine getirilmişti.

Darbedildiği belirtilen Karaal'ın kaldırıldığı hastanede tedavisi sürerken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı

 

22.06.2026 12:30:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:40:36
Anadolu Ajansı
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu
AKP, 12. Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığına sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan'la Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 30 maddeden oluştuğunu belirtti.

Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.

Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.

Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında suistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış sürecinde birinci açık artırmanın malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. İdari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli adım atıyoruz: İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamını genişletiyoruz. Öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacak. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmasını açıkça disiplin yaptırımına bağlıyoruz."

Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı. Özgür Özel cephesi, kurultay çağrısı yapılmaması durumunda rotayı doğrudan yargıya çevirmeye hazırlanıyor.

22.06.2026 11:55:00
Haber Merkezi
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 38. Olağan Kurultay hakkında verilen "mutlak butlan" kararının yankıları devam ederken, parti içindeki "meşruiyet" tartışması yerini "kurultay takvimi" krizine bıraktı. Özgür Özel yönetimi tarafından toplanan noter onaylı 833 delege imzası, 17 Haziran'da Genel Merkez'e teslim edilmişti. Şimdi gözler, tüzüğün öngördüğü 10 günlük sürenin dolacağı 26 Haziran'a çevrilmiş durumda.

Özgür Özel cephesinin ısrarla vurguladığı olağanüstü kurultay çağrısının bir "siyasi tercih" değil, "tüzük zorunluluğu" olduğu belirtildi. Kılıçdaroğlu yönetimi tanınan süre içinde kurultay çağrısı yapmazsa, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurulacak. Delege iradesinin engellendiği ve tüzüğün uygulanmadığı iddiasıyla hazırlanan dilekçe mahkemeye teslim edilecek. Mahkemelerin bu tür başvuruları 15 gün içinde karara bağlama zorunluluğu bulunuyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminin delegeden gelen bu imzalı "kurultay" baskısına yanıt verip vermeyeceği, partinin bu haftaki en önemli tartışma konusu… Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de olağan kurultay yapılacağını açıklamıştı.

CHP Genel Merkezi'nde yarın gerçekleştirilecek toplantılar, partideki gerilimi zirveye taşıyacak. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı hamlesi iptal edildi. Kılıçdaroğlu yarın sabah 11.00'de MYK'yı, öğleden sonra 14.00'te ise Parti Meclisi'ni toplayacak. Hem MYK'da alınan kararlar hem de PM gündemine eklenen "il disiplin kurullarının durumu" maddesi, gözleri yeni bir ihraç dalgasına çevirdi. Salı toplantılarının, partideki "hukuki ve siyasi" hamleleri netleştirmesi bekleniyor.

4 yolcunun midesinden 2 kilo 700 gram uyuşturucu çıktı

Batman'da, durdurulan yolcu otobüsünde bulunan yabancı uyruklu 4 şahsın midesinden 353 parça halinde 2 kilo 726 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi

22.06.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
4 yolcunun midesinden 2  kilo 700 gram uyuşturucu çıktı
4 yolcunun midesinden 2  kilo 700 gram uyuşturucu çıktı
Batman'da, durdurulan yolcu otobüsünde bulunan yabancı uyruklu 4 şahsın midesinden 353 parça halinde 2 kilo 726 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Batman'da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonda, kente giriş yapan bir otobüsteki yabancı uyruklu 4 yolcunun üzerinde arama yapıldı. Daha sonra şüphelilerin yapılan tıbbi kontrollerinde, uyuşturucu maddeleri midelerinde taşıdıkları tespit edildi.

Operasyon kapsamında kuryelerin midelerinden 113 parça halinde 918 gram eroin, 80 parça halinde 500 gram metamfetamin, 160 parça halinde 1 kilo 308 gram toz esrar ele geçirildi. Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 4 yabancı uyruklu şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı

21.06.2026 17:06:00
Haber Merkezi
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı. Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.

Butlan CHP'si Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) 23 Haziran Salı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak.

MYK toplantısı saat 11.00'de yapılacak, bu toplantının ardından saat 14.00'te PM toplantısı yapılacak.

Hem MYK hem de PM toplantısının ana gündemi partideki son gelişmeler olacak. Kılıçdaroğlu'nun sunuş konuşmasını yapacağı Parti Meclisi'nde güncel siyasi değerlendirmeler ve il disiplin kurullarının durumu görüşülecek.

Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.