logo
28 EYLÜL 2026

Yeryüzündeki ilk terör olayı

Muhterem Hocam! Bugün dünya insanlığının ortak sorunu, baş belası diyebileceğimiz bir problemle, terörle karşı karşıya bulunuyoruz. Sizce terörün genel anlamda sebepleri nelerdir?

31.03.2026 00:04:00
Haber Merkezi
 
Yeryüzündeki ilk terör olayı
Yeryüzündeki ilk terör olayı
Muhterem Hocam! Bugün dünya insanlığının ortak sorunu, baş belası diyebileceğimiz bir problemle, terörle karşı karşıya bulunuyoruz. Sizce terörün genel anlamda sebepleri nelerdir?

"Tarihi seyri içerisindeki misallerini göz önüne alırsak terör, adalet ve hukukun dışına çıkarak, zorla bir şeyi kabul ettirmek için yapılan bir girişimdir. Bunun ilk örneği ise Hz. Adem'in oğlu Kabil olayıdır. Kabil, kendisi için takdir olunan hukuka tabi olmamış ve kardeşini haksız yere öldürmüştür. Haksız yere bir insan öldürmenin ilk numunesini teşkil etmiştir.

Bundan sonra da çeşitli dönemlerde yasalara, yasaların temel kaynağı olan adalet kavramına muhalefet edilmiş ve bu konuda pek çok faaliyet gösterilmiştir. Bu günümüzde de vardır. Yarın da olacaktır. Bu eylem planında pek çok şekillerde ortaya çıkabilir.

Hatta öyle enteresan örnekler görülmüştür ki bunları insan fıtratının kabul etmesi mümkün değildir. Bir ebeveynin hunharca katledilmesinden bir topluma genel bir saldırıya, malı telef etmekten insanlığı zarara uğratmaya kadar, en önemli noktalardan biri olarak da gelecek nesilleri etkileyecek saldırılar gibi örneklerini görüyoruz.







Kısaca terör; bir düşüncenin, bir fikrin kanun dışı yollarla iktidar edilmesi sevdasıdır

Kısaca terör; bir düşüncenin, bir fikrin kanun dışı yollarla iktidar edilmesi sevdasıdır. Esasen terör, felsefi bir akımdır ve gayesi ele insanların can, mal, namus, vatan gibi emniyetlerini ellerinden almak, bütün bu değerleri bir kaos içerisine sokmaktır. İnsanları tedirgin etmek, maddi - manevi bir yıpratma içine sürüklemektir. Terörde amaç budur. Siz bir insanı moralmen çökerteceksiniz ki, dediğinizi yaptırma imkanı elde edebilesiniz.

Sadece terör deği1. Bütün menfi hareketler, daha doğrusu müspet ve menfi bütün hareketler, insana ait faaliyetlerdir. İnsana ait faaliyetlerin tamamı da kontrolünden geçen faaliyetlerdir. İnsanın mükellef olmasının gereği de onu kontrolü ve murakabesi altına almasıdır.







Bu hareketleri kontrol dışı bırakan, mesuliyet taşımayan, maceraperest insanın elbette gideceği yollardan biri veya birkaçı bu yollar olacaktır. Bu kaçınılmazdır. Esasen bizim toplumda yapmamız gereken işte bu, kaybettiğimiz insanı kazanmaktır.

Yazılı ve görüntülü medya, radyolar, televizyonlar, bir takım haberler veriyorlar. Bunu yaparlarken, insanımızı aydınlatmak, onları yönlendirmek mi istiyorlar yoksa onları bunaltmak, yıldırmak mı istiyorlar?

Medyanın ana gayesi insanlara doğruları bildirmek olmalıdır. Maalesef şu anda verilen bilgiler bunu yapmıyor. İnsanlar yanlış istikametlere yönlendiriliyor. Bir olay oluyor, hemen bir örgütün adı gündeme getiriliyor. Zikredilen örgütün şahsında bir din ve o dine inanalar töhmet altına alınıyor, ilzam ediliyor.







Müslüman asla teröre başvuramaz

Müslüman Türk Milleti, hakikatte vatanperver, milletini, devletini, Allah'ını, Peygamberini, komşularını seven, bayrağına, sancağına, vatanına, devletine bağlı olan bir millettir.

Bir propaganda ile hepsi aynı kefeye konuyor. Bu insanları bir noktadan soğutup bir başka kulvara çekmek planının, projesinin uygulaması oluyor. Yani sen insanı, Müslümanlıktan soğutacaksın. Peki, nereye çekeceksin? Hiç kimse Müslümanlık duygusunu Müslümanın elinden alma hakkına sahip değildir.

İnsanoğlu, midesi aç olduğu zaman onu doyurmak mükellefiyetindedir. Eğer helal rızık bulursa helalle, bulamayınca da haramla bunu yapacaktır. Bu, beşerin fıtratında olan bir gerçektir.

İnançlar da böyledir. İnancın hakikisini bulursa hakikisi ile beraber ruhunu tatmin eder, bulamazsa sahte ilahlarla kendini avutur. Biz, o zaman, inanç olarak insanımızın önünü açmalıyız. Önünü kapattığımız zaman bu insanların sahte ilahlara tapınması kaçınılmaz olur.







1980 öncesi

1980 öncesi gençliğimizi biz, tarihinden, örfünden, adetinden, geleneğinden kopardık. Ortaya öyle bir nesil çıktı ki bir kısmı ateist oldu, kimi komünist oldu ve insanımız kamplara bölündü.

Bu gençliği veya bu milleti idare edenlerin bunda hiç mi günahı yok? Dolayısıyla biz,  o günleri de unutmadan,  yeniden bir murakabe, muhasebe ile beraber, insanımızın ne yapması gerektiğini belirlemeliyiz.

Örfünden, âdetinden, geleneğinden ve de maneviyatından onu koparmamalıyız. Sen bugün globalleşme adı altında onu bütün bu manevi değerlerden kopartıyorsun. Bu değerlerden kopan insanın önünde durmak mümkün değildir. Sel gibi gelir, seni çiğner, atar.







Avrupa Birliği

AB'ye girmek için kendinden kopman, kendinden uzaklaşman şart değil ki. Kendi öz değerlerinle beraber oraya girdiğin zaman sen varsın. Yoksa senden hiçbir şey olmaz.

Onun için asıl plan ve programların insanı kazanma esasına dayalı olması lazım. İlim adamlarımızın, siyasilerimizin, iktisatçılarımızın yapacağı iş bu projeyi hazırlamaktır. Yani hepsi, "bu milletin neslini nasıl kazanırız" hesabı ile yola çıkarak planlar, projeler hazırlamak durumundadır.







"Biz filan yere gireceğiz" diye bütün değerlerimizden vazgeçersek, o zaman,  doğu da elimizden gider,  güneydoğu da elimizden gider. Kıbrıs elden gider, Ege elden gider. Elden gitmeyen yer kalmaz. Kırk yıllık yani bir anda olur mu kani. Bu mümkün mü?

Esasen bunlar Sevr'in gizli şekilde gündem edilmesidir. Batının asıl amacı Sevr'i hayata geçirmektir. "Güneydoğu üzerinde Batının hesabı yokmuş!" Var mı, yok mu, gör bakalım.







Almanya'da "Agas" isminde bir otomobil derneği vardı. Avrupa'nın bütün ülkelerini kapsayan milyonlarca üyesi olan bu dernek üç sene evvel bir harita yayınladı. Turistik seyahatlerde faydalı olur diye üyelerine dağıttığı bu haritada Türkiye'nin güneydoğu sınırları yoktu.

"Bunların bizim vatanımızda gözü yok" diye bana kimse hikaye okumasın. Sen, bu adamların bedava avukatı mısın? Bal gibi hepsinin bu memleketin üzerinde hesabı var. Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyorum ki bu hesap tutmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eseri 2. Bölümden)

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.