logo
25 MAYIS 2026

Yok edilen Afrika

20.08.2001 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Uzun yıllar köle, değerli maden ve palmiye yağı ticaretiyle uğraşan Avrupalılar, Afrika'nın iç kısımlarına ilgi duymamış, sadece kıyı bölgelerinde kurdukları üslerle depo ve çiftliklere hakim olmuşlardır. Buralardan topladıkları zencileri Yeni Dünya'da köle olarak kullanmışlardır.

ABD'nin sivil savaş sonunda köleliği bütün ülkeden kaldırıp köleleri tamamen serbest bırakması ve Batı Avrupa'da köle ticaretine karşı gelişen kamuoyunun da tesiri ile, yarım asır kadar süren siyasi tartışmalardan sonra Fransa'da (1848), Portekiz'de (1858), Hollanda'da (1863), İngiltere'de (1867) ve diğer Avrupa devletlerinde köle ticaretini yasaklayan kanunlar çıkarılması, Batılıların dikkatlerini giderek gerileyen köle ticaretinin ardından tamamen Afrika'nın iç bölgelerine çevirdi. Kıtanın içlerine doğru düzenlenen ve dış görünüşleri dinî veya ilmî hüviyet taşıyan keşif seferlerini, toprakların emperyalist genişleme amacıyla paylaşılması ve sömürge haline getirilmesi takip etti.

AVRUPALILAR AFRİKA'NIN İÇ BÖLGELERİNDE

Avrupalıların Afrika'nın iç bölgelerine ilgi duymaya başlamaları 17. yy'ın sonlarına rastlamaktadır. Önceleri özellikle önemli nehirlerin kaynaklarını keşfetmek için çeşitli dernekler kuruldu. Bunlar çoğunlukla Hıristiyanlığı yaymak için, kilisenin ve sömürgecilik amacıyla hükümetlerin destekledikleri coğrafya dernekleriydi ve iç bölgelere keşif seferleri düzenliyorlardı. İlk defa İskoçyalı Mugn Park, Nijer nehrinden hareket ederek Gambia nehrinin kaynağına ulaştı (1795). Gordon Laing, Sierra Leone ve Büyük Sahra'yı keşfetmeye çalışırken Hugh Clapperton ve Richard Francis Burton da Çad'da incelemelerde bulundular. Afrika'nın içlerine seyahat edenler arasında en tanınmışı İskoçyalı Davit Livingston'dur. Protestanlığın ateşli bir taraftarı olan Livingston Güney Afrika'ya giderek buradan içerilere doğru ilerleyip Zambezi nehrinin kaynaklarına ulaştı. Bu seyahati sırasında Angola kıyısından Zambezi nehrinin deltasına kadar yürüyüp kıtayı batıdan doğuya doğru Zambezi nehrini kaynağından ağzına kadar inceledi (1841-1856). Alman yönetiminin desteği ile Kuzey Afrika'dan Sahra'yı aşıp Batı Sudan'ı inceleyen ve Çad'a ulaşan Heinrich Barth'ın bölge hakkında verdiği bilgiler Avrupa'da büyük ilgi gördü (1849-1855). Bazı Almanlar Kenya, Nijer ve Ubangi'ye devlet yardımıyla araştırma seyahati yaptılar. Bu arada Fransa da Afrika'ya pek çok seyyah gönderdi. Bunlar arasında Tinbüktü'ye (Nijer) kadar giden Rene Caille, Senegal ve Gambia'da nehir kaynaklarına ulaşan Mollien, Yukarı Nil'e kadar giden Linard de Bellefonds, Madagaskar'a geçen Alfred Grandider ve Gabon ve Kongo'nun iç kısımlarında keşif gezilerinde bulunan Pierre Savorgnan de Brazza anılabilir. Afrika seyahatlerini destekleyen ülkelerden biri de Belçika'dır. Livingston'un teşebbüslerini devam ettiren Henry Morton Stanley, Belçika Kralı II. Leopord'dan destek gördü. Zengibar'dan hareket ederek Tanganika gölü bölgesini dolaşıp Kongo nehrinin suladığı alanlardan geçti ve nehrin denize döküldüğü deltaya ulaştı (1874-1877). Stanley ayrıca bağımsız Kongo devletinin (Conco Free State) kurulmasına da yardımcı oldu. Corlo Piaggia ve Giovanni Miani adlı iki İtalyan da Nil nehrinin kaynağına ulaşmaya çalışarak geçtikleri bölgelerdeki insanların hayatlarını incelediler.

MİSYONERLER AFRİKA'NIN HER TARAFINDA

Bu keşif gezileri ve Afrika'nın iç kesimleriyle ilgili olarak elde edilen bilgiler Batı'da büyük ilgi gördü. Kilisenin desteğiyle misyonerler, seyyahların arkasından derhal Afrika'nın her tarafına dağıldılar. Güney ve Doğu Afrika Protestan, Orta ve Batı Afrika ise Cizvit ve Katolik misyonerlerin faaliyet alanı haline geldi.

19. yy. Avrupa'nın hızla sanayileşme faaliyetlerine girdiği ve bundan dolayı da ucuz hammadde kaynaklarına şiddetle ihtiyaç duyduğu bir devir olmuş, ayrıca sanayileşme ile birlikte artan üretim de kısa zamanda doyum noktasına ulaşan Avrupa pazarlarının yerine yeni pazarların bulunmasını mecburi hale getirmiştir. Ucuz hammadde temini ve yeni tüketim pazarları bulma ihtiyacı, Avrupa ülkelerini Afrika'yı, Güney Asya'yı, Orta ve Güney Amerika'yı ve uygun buldukları diğer yerleri sömürgeleştirmeye itmiş ve bunun sonucunda Afrika hızla ele geçirilerek paylaşılmıştır. 19. yy'ın ortalarına kadar kıtanın kıyıları boyunca sağlam ticaret merkezleri ve çiftlikler kurmakla yetinen İspanyollar, Fransızlar, İngilizler, Portekizler yerleşmiş oldukları kıyıların arka bölgelerinin de (hinterland) kendi egemenliklerinde oluğunu iddia ederek içerilere doğru ilerlemeye başladılar. Daha çok ekonomik ve dinî amaçlarla başlayan ve bir devletin diğer devlet veya toplum üzerinde maddî, manevî bir kontrol ve nüfuz kurması veya üstünlük sağlaması olarak ortaya çıkan sömürgecilik, çok kısa bir zaman içerisinde hemen hemen bütün Afrika'yı Avrupa'nın hakimiyetine soktu. 1875'lerde kıtanın sadece onda biri sömürge halinde iken 1895'lerde bu oran onda dokuza yükseldi. 20. yy'ın başında ise kıtada sadece Fas, Etiyopya ve Liberya bağımsızlıklarını koruyabilmişlerdi. Kısa zamanda bütün Afrika'nın sömürge haline gelmesinde "fiilî işgal" prensibi ile "hinterland" teorisi önemli rol oynamıştır.

BERLİN SENEDİ VE HİNTERLAND TEORİSİ

Avrupa devletlerinin kıyılardan içerilere doğru ilerlemeye başlamaları ile hızlanan sömürgeleştirme hareketi sırasında, sömürgeci güçler arasında çeşitli anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Bunun üzerine sömürgeci Avrupa devletleri, aralarında çıkan anlaşmazlıkları görüşmek üzere 1884-1885'de Berlin'de toplandılar. Toplantı sonunda imzalanan Berlin Senedi ile daha önce sürtüşmelere sebep olan sömürgecilikte "fiilî işgal" prensibi ve "hinterland" teorisi hepsi tarafından benimsendi. Bu prensibe göre kıyıda yerleşim alanı bulunan bir ülkenin bu yerin arka bölgelerine de sahip olmaya hakkı vardır ve bunun için toprakları fiilen işgal etmesi gerekiyordu. Bu gerekçeyle Avrupalılar Afrika'yı fiilen işgale ve daha çok yeri sömürgeleştirmeğe yöneldiler. Kıtanın hızla sömürgeleştirilmesi sırasında çıkan anlaşmazlıklar çeşitli ikili antlaşmalarla halledilmeye çalışıldı. Sudan üzerindeki Fransız ve İngiliz çatışması 4/8/1890 tarihli Fransız-İngiliz antlaşması ile Doğu Afrika'daki İngiliz ve Almanlar arasındaki anlaşmazlık da 15/6/1890 tarihli İngiliz-Alman antlaşması ile çözüme kavuşturuldu. Orta Afrika'nın İngilizlerle Fransızlar arasında paylaşılması 21/3/1899 tarihli Fransız-İngiliz antlaşması ile gerçekleştirilmiş ve her iki ülkenin egemenlik alanları kesin sınırları ile belirlenmiştir.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı

Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı

25.05.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı
Debisi yükselen Fırat Nehri'nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı.






Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri'nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü.

Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı.









Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi.

Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı'nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat'ı, eski Dicle'yi hatırlattı" ifadelerini kullandı.

Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı'nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi.









Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi.

Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı'nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri'nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.

Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi

Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet kapatma kararının iptali hakkında Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete'de yayımlandı

25.05.2026 07:00:00
İHA
Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi
Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile birlikte, Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verildi.


"İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek"



Karar hakkında sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, mağduriyet yaşanmaması yönünde kararın güncelliğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir. Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir.

İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı

Gaziantep'te mobilya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. Fabrikada yer yer soğutma ve söndürme çalışmaları ise devam ediyor

25.05.2026 04:24:00 / Güncelleme: 25.05.2026 04:28:08
İHA
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Yangın, Şehitkamil ilçesi 5. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir mobilya fabrikasında çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kısa sürede büyüyen ve fabrikanın bazı bölümlerini saran yangına 33 araç ve 72 personelle müdahale etti. Yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. 






Yangında ilk belirlemelere göre ölü yada yaralı bulunmazken, itfaiye ekiplerinin yer yer söndürme ve soğutma çalışmaları ise devam ediyor.
 







Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.