logo
29 HAZİRAN 2026

Yoksullukla mücadelede siyaset bir tercih mi, zorunluluk mu?

Günümüzde küresel ekonomik dalgalanmalar, artan enflasyon ve gelir adaletsizliği, yoksulluğu sadece bireysel bir şanssızlık olmaktan çıkarıp kitlesel bir toplumsal sorun haline getirdi

29.06.2026 00:26:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Yoksullukla mücadelede siyaset bir tercih mi, zorunluluk mu?
Yoksullukla mücadelede siyaset bir tercih mi, zorunluluk mu?
Günümüzde küresel ekonomik dalgalanmalar, artan enflasyon ve gelir adaletsizliği, yoksulluğu sadece bireysel bir şanssızlık olmaktan çıkarıp kitlesel bir toplumsal sorun haline getirdi.

Bu noktada gözler yeniden o köklü kavrama çevrildi: Sosyal Refah Devleti. Yoksullukla mücadele, sadece rakamlardan ibaret bir ekonomi yönetimi değil; doğrudan siyasi iradenin, yasaların ve politika tercihlerinin bir sonucudur.

Modern dünyada siyasetin yoksulluğu azaltmadaki rolünü, gücünü ve düştüğü popülizm tuzaklarını masaya yatırıyoruz.







1. Sosyal Refah Devleti Nedir? "Yardım" Değil "Hak" Odaklı Sistem

Sosyal refah devleti, vatandaşlarının asgari yaşam standartlarını güvence altına alan, onları pazarın acımasız koşullarına karşı koruyan devlet modelidir. En büyük yanılgılardan biri, refah devletini sadece "yoksullara koli yardımı yapan devlet" olarak görmektir.

Temel Fark: Hayırseverlik odaklı yaklaşım yoksulluğu yönetilebilir kılmaya çalışırken; gerçek bir sosyal refah devleti yoksulluğu ortadan kaldırmayı ve vatandaşlarına bunu bir "lütuf" değil, "anayasal bir hak" olarak sunmayı hedefler.







Siyaset, bu yapıyı üç temel sütun üzerine inşa eder:

Fırsat Eşitliği: Her çocuğun, ailesinin gelirinden bağımsız olarak en nitelikli eğitime ve sağlık hizmetine ücretsiz ulaşabilmesi.

Sosyal Güvenlik Ağı: İşsizlik, hastalık, yaşlılık veya engellilik durumlarında bireyin gelir güvencesinin devlet tarafından üstlenilmesi.

Gelir Dağılımına Müdahale: Vergi ve transfer harcamalarıyla zengin ile fakir arasındaki uçurumun derinleşmesini engellemek.







2. Siyasetin Elindeki Güçlü Araçlar: Yoksulluk Nasıl Yönetilir?

Siyaset kurumu, bütçeyi kimden toplayıp kime dağıtacağına karar veren mekanizmadır. Yoksullukla mücadelede siyasetin kullandığı en efektif yapısal araçlar şunlardır:

Vergi Politikaları (Adil Dağılım)

Siyaset, dolaylı vergileri (KDV, ÖTV gibi herkesten eşit alınan vergiler) azaltıp, dolaysız vergileri (gelir ve servet vergisi) artırarak servetin tabana yayılmasını sağlayabilir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi almak, yoksulluğu önlemenin ilk adımıdır.







Sosyal Yatırımlar ve İstihdam

Sadece nakdi yardım yapmak yoksulluğu bitirmez, aksine bağımlılık yaratır. Siyasi iradenin görevi, dezavantajlı kesimleri iş gücüne katacak istihdam politikaları üretmek, kreşler açarak kadınların çalışma hayatına girmesini kolaylaştırmak ve sürdürülebilir gelir kapıları açmaktır.

3. Siyasetin Yoksulluk Sınavı: Popülizm Tuzağı

Siyasetin yoksullukla mücadelesindeki en büyük risk, yoksulluğun seçim malzemesi (popülizm) haline getirilmesidir.

Köklü reformlar yapmak, eğitim sistemini baştan aşağı değiştirmek ve kayıt dışı ekonomiyi bitirmek uzun vadeli ve zahmetli işlerdir. Bazı siyasi aktörler, yoksulluğu kökten çözmek yerine, onu sürdürülebilir kılarak kendilerine bağımlı bir seçmen kitlesi yaratmayı tercih edebilir. Kısa vadeli nakit yardımları günü kurtarırken, yapısal yoksulluğu derinleştirir.







Sonuç: Yoksulluk Siyasi Bir Tercihtir

Bir toplumda yoksulluğun seviyesi, o ülkenin kaynak yetersizliğinden ziyade, mevcut kaynakların nasıl bölüşüldüğüyle ilgilidir. Siyaset, bütçeyi betona ve ranta mı, yoksa insana ve sosyal güvenliğe mi harcayacağına karar verme sanatıdır.

Yoksullukla gerçek bir mücadele; günü kurtaran paketlerle değil, ancak güçlü, şeffaf ve hesap verebilir bir sosyal refah devleti vizyonuyla mümkündür.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
 
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
 
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.