Herkesin gönlünde bir "yari" vardır, zülfüne dokunulunca avaz avaz bağırır. Siz buna kişilerin, gönlünde besledikleri duygu ve düşünceleri deyin, tabuları değin, ön yargıları değin. Aslında kişinin kendi değeri de gönlündeki "yari" ile alakalıdır. Hazreti Mevlana bunu ne güzel izah eder;"Neyi arıyorsan Osun sen! Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, can arıyorsan cansın sen..."Konuşan yada yazanların her an yaşayabilecekleri; "zülfü yare dokunmaktır" Yazan yada konuşanlar ne kadar dikkatli davranırlarsa davransınlar, doğruyu tespit etmek yada savunmak adına bir şeyler ortaya koymaya çalıştıkları zaman, birde bakarsınız birilerinin "zülfü yarine" dokunmuşsunuz. Başlarlar "yar"larını savunmaya. Halbuki edindikleri "yar" beklide hem kendi canına, hem vatana, hem dinine saplanacak bir hançer hükmündedir. Belki onun yar diye sevdiği şeyler "aşığın gözü kördür" hükmünce onu gerçekleri görmekten uzak kılmıştır. Vatan tarlasına fareler dadanmış, aman dikkat dersin, uyaralım dersin, nafile? Ülke bütünlüğüne en fazla zarar veren misyonerlerin yediği haltları yazarsınız. Diyalogun meyvelerinin saçtıkları zehirleri yazarsınız. Vay efendim sen misin bunu yazan, "papalık misyonunun bir parçası" olduğunu ilan ettikleri halde, başlarlar avaz avaz bağırmaya.Birileri çıkar Müslüman'dan çok Hıristiyanları cennete koymakla uğraşır, aman dikkat! Dersin, aman efendim Sen misin bunu diyen, başlarlar avaz avaz bağırmaya, başlarlar iftira furyasına, neden mi? "zülfü yare dokundun" da ondan?Kimsenin "yarine" bir şey dediğimiz yok ama yanlış yar edinmiş olanları da uyarmak "emri bil maruf, nehyil anil münker"(iyiliği emret, kötülüğü yasakla) emri gereği, bir vazifedir. Kur'an-ı Kerîm'de, "Sizden hayra çağıran, marufu emreden, münkerden vazgeçirmeye çalışan bir ümmet bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir" (Al-i İmrân, 3/104) buyurulmaktadır. Bu ayetle marufun emredilmesi ve münkerden men edilmesi işi bütün İslâm ümmetine farz kılınmıştır. İslâm uleması bu görevi ümmet içinden bir grubun yapmasıyla diğerlerinden sorumluluğun kalkacağını, ancak hiç kimsenin yapmaması halinde bütün Müslümanların sorumlu ve günahkâr olacağını söylemiştir (H.Yazır, a.g.e., II, 1155).Başka bir ayet-i kerimede yüce Allah(cc) şöyle buyurmaktadır: "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. Marufu emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız; çünkü Allah'a inanıyorsunuz...'' (Al-i İmrân, 3/110)Her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçü esastır. Bazıları vardır, ölçü tanımaz, kendi doğrularından başka doğruyu kabul etmez. Birde haddini bilmezler! Ama ne yapalım; doğru olmak, doğruyu savunmak, kolay değil. Derdi "dini ve milli bütünlük" olanların böyle şeylere aldırmadan yılmadan yoluna ve görevine devam etmesi lazımdır.Selam olsun; "zülfü yari" vatan-millet olanlara?
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -3- / 06.04.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -2- / 05.04.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -1- / 04.04.2026
- İran’ı neden kimse mağlup edemez? / 03.04.2026
- Mezhep kavgası: İçeriden çökerten en büyük fitnedir / 02.04.2026
- ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu çökmeye mahkûmdur / 01.04.2026
- Doların gölgesinde savaşlar ve bir uyanış hikâyesi / 31.03.2026
- Bu savaşın kazananı neden İran’dır? / 30.03.2026
- Hüseyin Baş ABD-İsrail-İran savaşını değerlendirdi / 29.03.2026
- Şevval ayında Kurtuluş Namazı ve faziletleri / 28.03.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -2- / 05.04.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -1- / 04.04.2026
- İran’ı neden kimse mağlup edemez? / 03.04.2026
- Mezhep kavgası: İçeriden çökerten en büyük fitnedir / 02.04.2026
- ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu çökmeye mahkûmdur / 01.04.2026
- Doların gölgesinde savaşlar ve bir uyanış hikâyesi / 31.03.2026
- Bu savaşın kazananı neden İran’dır? / 30.03.2026
- Hüseyin Baş ABD-İsrail-İran savaşını değerlendirdi / 29.03.2026
- Şevval ayında Kurtuluş Namazı ve faziletleri / 28.03.2026
























































