Bildiğiniz gibi 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının yıl dönümüdür. Her 10 Kasımlarda farklı atmosferde geçen anma törenleri, ölümün 74. yılı olan bu yıl daha coşkulu törenlere sahne oldu. Tabir yerinde ise bu 10 Kasım, onun ölüm değil de doğum yıldönümü gibi bir coşku seline dönüştü…
Yaşanan süreç, belki de onun ölmez fikirlerinin tekrar dirilişine sebebiyet vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan bu yana hiç bu kadar iç ve dış tehditle karşı karşıya kalmamış, onun bize emanet ettiği bu kutsal vatan; bölünme, parçalanma sürecine doğru yol almaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu üniter devlet yapısı bugün tartışma konusudur. Federatif yapı denilen başkanlık sistemi tartışılmaktadır. Hazırlanan anayasa bu doğrultuda seyretmekte ve fakat vatandaşımızın bu konuda çok da bilgi sahibi olmadığını görmekteyiz.
Son yıllarda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Türkiye’sinde neler tartışılmaya açılmadı, neler yapılmadı ki…
Onun kurduğu devlet yapısı tartışılıyor.
Başkanlık sistemine geçişin yolları aranıyor.
Okullarda okunan ant içme törenlerinden kısım kısım vazgeçiliyor.
Okullardan bürolardan resimleri, bazı yerlerden büstleri kaldırılıyor.
Milli paramızdan sinsi bir vaziyette resimleri kaldırılıyor.
İlke ve inkılâpları tartışılıyor.
Milletvekillerinin andından “Atatürk ilke ve inkılâpları” ifadesi kaldırılıyor.
Onun tehdit olarak gördüğü her şey bugün tercih sebepleri arasında yer alıyor.
Onun gelecek nesillere bayram olarak bıraktığı şenlik ve kutlamalar sinsice ortadan kaldırılıyor.
Velhasıl, milletinin gönlünde yaşayan Atatürk, gerçekten mevcut uygulamalarla, mevcut iktidar tarafından öldürülmeye çalışıyor…
Tam bu süreçte milletimiz, 10 Kasım’ı gönlündeki duygu ve heyecanı dışa vurmak için bir fırsat biliyor ve sokaklara dökülüyor. Ellerinde bayrak ve posterlerle, yağan yağmura, soğuğa aldırış etmeden bir sevgi seli halinde sokaklara, caddelere, Anıtkabire sığmıyor. Demek ki o milletinin gönlünde yaşıyor…
Şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz. Atatürk bu milletin atasıdır, lideridir. Ölümünden 74 yıl sonra bile aramızda gibi seviliyor, sayılıyor, anılıyorsa; bu millete mal olmanın bir göstergesidir. Görünen odur ki; onun fikirleri doğrultusunda kurulan bu cumhuriyet, kolay kurulmadığı gibi kolay da yıkılmayacaktır. Bizi idare eden mevcut ve gelecek iktidarlara tavsiyemiz odur ki; Atatürk’ün fikirlerinden istifade etmeye çalışın.
Siz de milletin gönlünde yaşarsınız…
Yaşanan süreç, belki de onun ölmez fikirlerinin tekrar dirilişine sebebiyet vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan bu yana hiç bu kadar iç ve dış tehditle karşı karşıya kalmamış, onun bize emanet ettiği bu kutsal vatan; bölünme, parçalanma sürecine doğru yol almaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu üniter devlet yapısı bugün tartışma konusudur. Federatif yapı denilen başkanlık sistemi tartışılmaktadır. Hazırlanan anayasa bu doğrultuda seyretmekte ve fakat vatandaşımızın bu konuda çok da bilgi sahibi olmadığını görmekteyiz.
Son yıllarda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Türkiye’sinde neler tartışılmaya açılmadı, neler yapılmadı ki…
Onun kurduğu devlet yapısı tartışılıyor.
Başkanlık sistemine geçişin yolları aranıyor.
Okullarda okunan ant içme törenlerinden kısım kısım vazgeçiliyor.
Okullardan bürolardan resimleri, bazı yerlerden büstleri kaldırılıyor.
Milli paramızdan sinsi bir vaziyette resimleri kaldırılıyor.
İlke ve inkılâpları tartışılıyor.
Milletvekillerinin andından “Atatürk ilke ve inkılâpları” ifadesi kaldırılıyor.
Onun tehdit olarak gördüğü her şey bugün tercih sebepleri arasında yer alıyor.
Onun gelecek nesillere bayram olarak bıraktığı şenlik ve kutlamalar sinsice ortadan kaldırılıyor.
Velhasıl, milletinin gönlünde yaşayan Atatürk, gerçekten mevcut uygulamalarla, mevcut iktidar tarafından öldürülmeye çalışıyor…
Tam bu süreçte milletimiz, 10 Kasım’ı gönlündeki duygu ve heyecanı dışa vurmak için bir fırsat biliyor ve sokaklara dökülüyor. Ellerinde bayrak ve posterlerle, yağan yağmura, soğuğa aldırış etmeden bir sevgi seli halinde sokaklara, caddelere, Anıtkabire sığmıyor. Demek ki o milletinin gönlünde yaşıyor…
Şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz. Atatürk bu milletin atasıdır, lideridir. Ölümünden 74 yıl sonra bile aramızda gibi seviliyor, sayılıyor, anılıyorsa; bu millete mal olmanın bir göstergesidir. Görünen odur ki; onun fikirleri doğrultusunda kurulan bu cumhuriyet, kolay kurulmadığı gibi kolay da yıkılmayacaktır. Bizi idare eden mevcut ve gelecek iktidarlara tavsiyemiz odur ki; Atatürk’ün fikirlerinden istifade etmeye çalışın.
Siz de milletin gönlünde yaşarsınız…
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Milletin egemenliği ve “Baba Devlet” ihtiyacı / 29.04.2026
- Aidiyet bilincini yeniden kuşanmak zorundayız / 28.04.2026
- Rakamların söylediği, hayatın yalanladığı gerçek / 27.04.2026
- Sabrın fazileti hakkında / 26.04.2026
- Bayramın en güzel yüzü: Çocukların gülüşü / 25.04.2026
- Bu sese kulak verin / 24.04.2026
- Algı çağında gerçekle yüzleşmek / 23.04.2026
- ‘Kaybolan Değerler’, artan felaketler / 22.04.2026
- Sevgiden mahrum bir neslin geldiği durum / 20.04.2026
- Ahlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü / 19.04.2026
- Aidiyet bilincini yeniden kuşanmak zorundayız / 28.04.2026
- Rakamların söylediği, hayatın yalanladığı gerçek / 27.04.2026
- Sabrın fazileti hakkında / 26.04.2026
- Bayramın en güzel yüzü: Çocukların gülüşü / 25.04.2026
- Bu sese kulak verin / 24.04.2026
- Algı çağında gerçekle yüzleşmek / 23.04.2026
- ‘Kaybolan Değerler’, artan felaketler / 22.04.2026
- Sevgiden mahrum bir neslin geldiği durum / 20.04.2026
- Ahlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü / 19.04.2026

























































