logo
14 TEMMUZ 2026

15-18 yaşa müebbet hapis geliyor

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi. Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı

14.07.2026 12:17:00
AA
 
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.

Usta, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve bazı milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 2002'den bugüne kadar reform niteliğinde çok sayıda düzenlemenin yasalaştırıldığını ifade etti.

Adalet sisteminin güçlendirilmesi ve adalet hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşturulması amacıyla önemli reformları hayata geçirdiklerini belirten Usta, reform anlayışının devamı olarak Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu kaydetti.

Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun raporunu sunduğunu hatırlatan Usta, teklifin hazırlanması sürecinde komisyon raporundan faydalanıldığını belirtti.

Kanun teklifinin 7 farklı kanunda değişiklik ve düzenleme öngördüğünü bildiren Usta, çocukların suça karışmasının, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorun olduğunun altını çizdi.

"Ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi hedeflenmiştir"

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31'inci maddesindeki düzenlemeyle hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılacağını aktaran Usta, şöyle devam etti:

"Kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir düzenleme öngörülmektedir. Böylece 15-18 yaş arası çocukların belirlenen şartlar yerine geldiği takdirde hakimin takdir yetkisiyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik düzenleme hayata geçirilecektir. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde hakime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanmasına da imkan sağlanmaktadır."

Usta, TCK'deki tekerrür hükümlerin uygulanma yaş sınırının 18'den 15'e düşürülerek, suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesinin ve caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

TCK'deki "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" suçunun cezasının alt ve üst sınırlarının da artırılacağını aktaran Usta, "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi de hedeflenmiştir" ifadelerini kullandı.

Çocuk hükümlülerin cezalarının infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacağını belirten Usta, "iyi halli" olduğunun tespiti durumunda çocuk hükümlülerin eğitim evlerine ayrılacağını bildirdi.

Leyla Şahin Usta, şöyle konuştu:

"Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün 2 gün olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilecek, 1 günün 1 gün olarak dikkate alınması da sağlanacaktır. Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmektedir."

"Yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir"

AK Parti Grup Başkanvekili Usta, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılmasının, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınmasının yasaklanacağını, bu eylemlere idari yaptırım uygulanacağını ifade etti.

Teklifteki yeni düzenlemeleri anlatan Usta, şunları kaydetti:

"Çocuk hakları yaklaşımı doğrultusunda mevzuatta yer alan 'suça sürüklenen çocuk' ibaresi yerine 'adli süreçteki çocuk' ifadesi benimsenerek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan çocuklar bakımından masumiyet karinesini ve çocuk odaklı yaklaşımı daha güçlü şekilde yansıtan bir terminolojiyi kullanmayı hedefliyoruz. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından barınma, eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım şeklindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında 'sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri', 'dijital risklerden korunma tedbiri', 'kitap ve kütüphane tedbiri', 'çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri', 'tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle davranışsal bağımlılık tedbiri' şeklinde yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir. Böylelikle cezai sorumluluğu bulunmayan çocukların daha etkin bir şekilde rehabilite edilmesi ve toplumsal hayata hazırlanması amaçlanmaktadır."

Hastane ile adliye arasında, akıl hastalığı veya bağımlılık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeksizin ulaşabilmeleri amacıyla hızlı ve etkin karar alınmasına imkan sağlayan bir mekanizma kurulacağını vurgulayan Usta, çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanacağını belirtti.

Usta, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan iddianame düzenlenmesinin, iddianamenin iadesi nedenleri arasına alınacağını bildirdi.

Çocuklar hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğinin altını çizen Usta, anne, baba, vasi ve bakımdan sorumlu kişilerin kararlara uygun hareket etmelerinin sağlanacağını ifade etti.

Bir gazetecinin 15-18 arası çocuklara müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl verileceğini soruması üzerine Usta, burada bazı kriterler ve şartların belirlendiğini söyledi. Sadece hakime takdir yetkisi verilmediğine işaret eden Usta, "kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma" durumunda hakimin takdir yetkisini kullanacağını kaydetti. Usta, benzer uygulamanın İngiltere, Fransa ve Almanya'da da bulunduğunu bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nun tatile girmeden bu ayın sonuna kadar çalışmasının planlandığını belirten Usta, Meclis tatile girmeden teklifin görüşülerek yasalaşmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı

Güzelbahçe Belediyesine yönelik yürütülen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. Şüphelilerden birinin tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında, 4 şüpheli gözaltına alındı; firari 2 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor

14.07.2026 13:44:00
İHA
 
Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı
Güzelbahçe Belediyesine operasyonda ikinci dalga: 7 gözaltı kararı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, 26 Mayıs'ta gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından çalışmalar derinleştirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri üzerinde yapılan analiz ve detaylı incelemeler sonucunda, örgütlü şekilde rüşvet ve irtikap suçlarını işledikleri değerlendirilen toplam 7 yeni şüpheli tespit edildi.

Şüphelilerden birinin dosya kapsamında halihazırda tutuklu bulunduğu öğrenilirken, haklarında gözaltı kararı verilen şahıslara yönelik bugün eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı.

Gerçekleştirilen baskınlarda A.O.G., İ.K.G., H.G. ve H.B. isimli 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan firari durumdaki 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise hız kesmeden sürdüğü bildirildi.

Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 kişi daha gözaltına alındı

14.07.2026 10:28:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in Şile Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında tutuklanan kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'ni, Sur Müzik Yapım Şirketi'ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu ihalenin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent'in asistanı olan Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu kişi ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığının belirlendiği kaydedildi.

Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da 14 şüpheli ve 4 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi.

Açıklamada, şüphelilerin yakalandığı ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edildi.

Öte yandan gözaltı kararı verilen 3 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.

Böylece toplam gözaltı sayısı 39 oldu.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Öte yandan Başaran Holding'in, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulunmasının ardından başka bir soruşturma daha başlatılmıştı. 

Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye'de, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişinin, iller arasında göç ettiği belirlendi

14.07.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "İç Göç İstatistikleri" bültenini yayımladı.

Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025'te yüzde 2,87 oldu. Bu çerçevede, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il Ardahan

Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul'un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul'u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.

İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5'ini erkekler, yüzde 58,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye'de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114'ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.

Öte yandan, 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler "aile yanına/memlekete geri dönme" başlığı altında değerlendirildi.

Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile ilgili davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü

13.07.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu"

Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay'ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay'ı temizlikçi aradı ve Aleyna'nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna'yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay'ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin'i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna'yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi'" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi.

"Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur"

Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi.

"Aileden de çok özür dilerim"

Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı.

"Çok mağdurum"

İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü

Gaziantep'te cezaevinden izinli çıkan şahıs tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra kendisini astı

13.07.2026 15:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Olay, Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Kayaönü Mahallesi, Hamidiye Caddesi üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.

Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen E.A, gece geç saatlerde eşi Esengül Doğu ile tartıştı. Tartışma sırasında eşini bıçaklayarak öldüren şahıs daha sonra iple kendisini astı. Kendilerinden haber alamayan yakınları durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri E.A ve Esengül Doğu'nun öldüğünü belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

Elazığ'da etkisini arttıran sıcak hava dalgalarından dolayı, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

13.07.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Yaz döneminde hissedilen bunaltıcı sıcakların artmasıyla yaşam alanlarında serin hava isteyenlerin klima ve vantilatör arayışları da hız kazandı. Elazığ'ı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının ardından serinlemek isteyen vatandaşlar, soluğu klima ve vantilatör satan yerlerde aldı. Avrupa'da yaşanan klima sıkıntısının aksine Türkiye'de stokların fazla olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Klima ve vantilatör ihtiyacı olanlar geç kalmadan alsınlar" dedi.

Klimalara yoğun bir talep olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Özellikle son dönemlerde havaların ısınmasıyla beraber çok ciddi bir talep var. Biz de müşterilerimize bunun karşılığını vermeye çalışıyoruz. Vatandaşlar klima olarak 18 ve 12 binlik İhlas aura ürünlerini talep ediyor. Onun dışında ekonomik şartların zorluğu nedeniyle vantilatör talepleri de oldukça fazla.

Klima fiyatları 30 bin liradan başlıyor 50 bin liraya kadar gidiyor, vantilatörler ise bin liradan başlayarak 5 bin liraya kadar yükseliyor. Şu anda Türkiye'de klima stoku yeterince var. Türkiye'de üretim kapasitesi ve ithalatın olması Avrupa ülkelerindeki sıkıntılar gibi olmadı. Biz Türk milleti olarak işlerimizi son dakikalarda yaparız. Klima alacak vatandaşlara tavsiyem bu işleri son dakikalara bırakmamalarıdır. Öyle olunca montaj ve servisler yoğun oluyor. Ondan dolayı çok fazla sıcaklar gelmeden klima veya vantilatör ihtiyacı olanlar bir an önce alsınlar" ifadelerini kullandı.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı

12.07.2026 18:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılık, soruşturmanın "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Ayrıca depremin ardından yapılan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarda para transferi yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı yönündeki iddiaların artması üzerine ise soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Haluk Levent'in çok sayıda şüpheliye ait banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu ifade edildi. Dernek hesaplarından Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına yaklaşık 120 milyon lira para transferi gerçekleştirildiğinin belirlendiği kaydedildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı belirtilen dernek kurucularından Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı, yaklaşık 390 milyon lira kayıp oluştuğunun tespit edildiği bildirildi. Şahsi banka hesabını kullanamadığı ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunduğu belirtilen Haluk Levent'in bu büyüklükte bahis işlemleri gerçekleştirmesinin soruşturmadaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Haluk Levent'in yurt dışına kaçma hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı belirtildi. Farklı bir soruşturmada ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan gayrimenkul alındığı, Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların daha sonra başka kişiler adına tescil edildiği ve bu yöntemle yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet oluşturulduğu öne sürüldü. Açıklamada, dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına ilişkin ciddi emarelerin bulunduğu, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğinin tespit edildiği de kaydedildi.

Başsavcılık, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis faaliyetlerinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere yönlendirildiğinin belirlendiğini bildirerek, soruşturma kapsamında şüphelilerin gözaltına alındığını açıkladı.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.