logo
09 AĞUSTOS 2026

15-18 yaşa müebbet hapis geliyor

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi. Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı

14.07.2026 12:17:00
AA
 
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
15-18 yaşa müebbet hapis geliyor
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.

Usta, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve bazı milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 2002'den bugüne kadar reform niteliğinde çok sayıda düzenlemenin yasalaştırıldığını ifade etti.

Adalet sisteminin güçlendirilmesi ve adalet hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşturulması amacıyla önemli reformları hayata geçirdiklerini belirten Usta, reform anlayışının devamı olarak Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu kaydetti.

Usta, 18 maddeden oluşan teklifin, çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde sağlanmasını amaçladığını vurguladı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun raporunu sunduğunu hatırlatan Usta, teklifin hazırlanması sürecinde komisyon raporundan faydalanıldığını belirtti.

Kanun teklifinin 7 farklı kanunda değişiklik ve düzenleme öngördüğünü bildiren Usta, çocukların suça karışmasının, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorun olduğunun altını çizdi.

"Ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi hedeflenmiştir"

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31'inci maddesindeki düzenlemeyle hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılacağını aktaran Usta, şöyle devam etti:

"Kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir düzenleme öngörülmektedir. Böylece 15-18 yaş arası çocukların belirlenen şartlar yerine geldiği takdirde hakimin takdir yetkisiyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik düzenleme hayata geçirilecektir. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde hakime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanmasına da imkan sağlanmaktadır."

Usta, TCK'deki tekerrür hükümlerin uygulanma yaş sınırının 18'den 15'e düşürülerek, suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesinin ve caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

TCK'deki "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" suçunun cezasının alt ve üst sınırlarının da artırılacağını aktaran Usta, "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi de hedeflenmiştir" ifadelerini kullandı.

Çocuk hükümlülerin cezalarının infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacağını belirten Usta, "iyi halli" olduğunun tespiti durumunda çocuk hükümlülerin eğitim evlerine ayrılacağını bildirdi.

Leyla Şahin Usta, şöyle konuştu:

"Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün 2 gün olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilecek, 1 günün 1 gün olarak dikkate alınması da sağlanacaktır. Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmektedir."

"Yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir"

AK Parti Grup Başkanvekili Usta, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılmasının, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınmasının yasaklanacağını, bu eylemlere idari yaptırım uygulanacağını ifade etti.

Teklifteki yeni düzenlemeleri anlatan Usta, şunları kaydetti:

"Çocuk hakları yaklaşımı doğrultusunda mevzuatta yer alan 'suça sürüklenen çocuk' ibaresi yerine 'adli süreçteki çocuk' ifadesi benimsenerek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan çocuklar bakımından masumiyet karinesini ve çocuk odaklı yaklaşımı daha güçlü şekilde yansıtan bir terminolojiyi kullanmayı hedefliyoruz. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından barınma, eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım şeklindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında 'sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri', 'dijital risklerden korunma tedbiri', 'kitap ve kütüphane tedbiri', 'çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri', 'tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle davranışsal bağımlılık tedbiri' şeklinde yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir. Böylelikle cezai sorumluluğu bulunmayan çocukların daha etkin bir şekilde rehabilite edilmesi ve toplumsal hayata hazırlanması amaçlanmaktadır."

Hastane ile adliye arasında, akıl hastalığı veya bağımlılık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeksizin ulaşabilmeleri amacıyla hızlı ve etkin karar alınmasına imkan sağlayan bir mekanizma kurulacağını vurgulayan Usta, çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanacağını belirtti.

Usta, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan iddianame düzenlenmesinin, iddianamenin iadesi nedenleri arasına alınacağını bildirdi.

Çocuklar hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğinin altını çizen Usta, anne, baba, vasi ve bakımdan sorumlu kişilerin kararlara uygun hareket etmelerinin sağlanacağını ifade etti.

Bir gazetecinin 15-18 arası çocuklara müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl verileceğini soruması üzerine Usta, burada bazı kriterler ve şartların belirlendiğini söyledi. Sadece hakime takdir yetkisi verilmediğine işaret eden Usta, "kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma" durumunda hakimin takdir yetkisini kullanacağını kaydetti. Usta, benzer uygulamanın İngiltere, Fransa ve Almanya'da da bulunduğunu bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nun tatile girmeden bu ayın sonuna kadar çalışmasının planlandığını belirten Usta, Meclis tatile girmeden teklifin görüşülerek yasalaşmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi

Adana'nın İmamoğlu ilçesinde Yedigöze İçme Suyu Projesi kapsamında yürütülen tünel çalışmaları sırasında meydana gelen göçükte ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 57 yaşındaki işçi Bekir Çelik, memleketi Kozan'da son yolculuğuna uğurlandı

09.08.2026 15:05:00 / Güncelleme: 09.08.2026 15:08:13
İhlas Haber Ajansı
 
Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi
Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi
Olay, dün İmamoğlu ilçesine bağlı Eğriçam Mahallesi'nde, Adana ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Yedigöze İçme Suyu Projesi kapsamındaki tünel çalışmaları sırasında meydana geldi. Tünel içerisinde kaya parçalarının kopması sonucu göçük meydana gelirken, 5 işçi göçük altında kaldı. İşçilerden 3'ü kendi imkanlarıyla göçükten çıkarken, Bekir Çelik, bölgeye sevk edilen AFAD, itfaiye ve sağlık ekiplerinin çalışması sonucu ağır yaralı olarak kurtarıldı. Göçük altında kalan 55 yaşındaki Necmettin Tok ise olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralı olarak Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Bekir Çelik, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

Otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırılan Çelik'in cenazesi yakınları tarafından alınarak Kozan ilçesine bağlı Durmuşlu Mahallesi'ndeki camiye getirildi. Burada öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. İmam Hatip Samet Arslan tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Çelik, dualar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

"13 yıl önce 4 yaşındaki oğlunu kaybetmiş"

Evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Bekir Çelik'in yaklaşık 13 yıl önce 4 yaşındaki oğlu Mustafa Çelik'i de trafik kazasında kaybettiği öğrenildi. Çelik'in cenazesinde ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, mahalle sakinleri de cenazeye katılarak aileye taziyelerini iletti.

"İmamdan cenaze evlerinde yemek uyarısı"

Cenaze namazının ardından Durmuşlu Camii İmam Hatibi Samet Arslan, cenazeye katılan vatandaşlara cenaze evlerinde yemek konusunda çağrıda bulundu. Cenaze sahiplerinin acılı günlerinde yemek hazırlamak veya misafirlere ikramda bulunmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirten Arslan, "Yıllardan beri Durmuşlu köyümüzde cenaze evlerinde ilk 3-4 gün yemek yemiyoruz. Cenaze evlerimize de yemek yaptırmıyoruz. Niye böyle yapıyoruz' Çünkü o insanların acısı, sıkıntısı ve başlarına gelen varken biz Müslümanlar olarak bunu önemsiyoruz. İnsanlar acısını yaşarken biz boğazımızın derdine düşemeyiz arkadaşlar. Dolayısıyla köylülerimiz bilir, alışkanlık gereği gelen misafirlerimiz için bir istirhamımız şudur; lütfen cenaze evlerinde, ister bu cenazemizde olsun, ister diğer cenazelerimizde olsun, cenaze sahibine yük olmayalım. Komşumuz Bekir abimize Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi.

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

09.08.2026 02:20:00
AA
 
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Zeytinada Mahallesi'nde ormanlık ve makilik alanda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Alevler, zeytin ve muz bahçesine de sıçradı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için alevlere müdahale ediyor.

Öte yandan, Antalya-Mersin kara yolu tedbir amaçlı trafiğe kapatıldı. Bölgede araç kuyruklarının oluştuğu gözlendi.

Ekiplerin müdahalesiyle kara yolunun yakınına ulaşan alevlerin yayılması durduruldu.

Antalya-Mersin kara yolunda ulaşım kontrollü olarak sağlanıyor.

Yangının tamamen kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor. 

Ankara'da ‘Gazilerin’ çığlığı büyüyor

Türkiye'nin dört bir yanından gelen er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin, "eşit özlük hakları" talebiyle Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi 25. gününü geride bırakırken açlık greviyle kritik bir aşamaya ulaştı

08.08.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da ‘Gazilerin’ çığlığı büyüyor
Ankara'da ‘Gazilerin’ çığlığı büyüyor
Türkiye'nin dört bir yanından gelen er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin, "eşit özlük hakları" talebiyle Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi 25. gününü geride bırakırken açlık greviyle kritik bir aşamaya ulaştı.

13 Temmuz 2026'da başlayan süreçte seslerini siyasi iradeye duyuramayan gaziler ve şehit aileleri, 4 Ağustos 2026 itibarıyla talepleri karşılanana kadar yemek yemeyi reddetme kararı aldı.

"Mermi Rütbe Seçmedi, Bürokrasideki Ayrımcılık Son Bulsun"



Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği öncülüğünde toplanan eylemciler, rütbeli personel ile er/erbaş statüsü arasındaki derin uçuruma isyan ediyor. "Gaziliğin rütbesi olmaz" sloganı altında birleşen kitle; maaş, evde bakım desteği, sağlık hizmetleri ve protez/ortez tedarikindeki kısıtlamaların Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.

Dernek Başkanı Erdem Çerçioğlu, Milli Savunma Bakanlığı'nın kendilerini cepheye gönderirken ayrım yapmadığını, ancak hak teslimine gelince yok sayıldıklarını belirterek, hükümet yetkililerine "Ya bizi öldüreceksiniz ya hakkımızı vereceksiniz" sözleriyle sert tepki gösterdi.

Meclis'te "Barikat" Gerginliği ve Yeni Yasa Tasarısı



Cumhur İttifakı ortakları AKP ve MHP'nin imzasıyla 3 Ağustos 2026'da TBMM'ye sunulan ve ardından Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edilen 9 maddelik kanun teklifi, Güvenpark'taki gazileri tatmin etmedi. Şehit anne-babalarına asgari ücret güvencesi, faizsiz konut kredisi ve malul sayılmayanlara gazilik unvanı gibi düzenlemeler içeren paket, sahadaki gaziler tarafından "gerçek sorunları örtbas eden yetersiz bir adım" olarak nitelendirildi.

Öte yandan, 5 Ağustos 2026'da TBMM Milli Savunma Komisyonu önünde büyük bir gerilim yaşandı. Kendileriyle ilgili yasa görüşmelerine izleyici olarak katılmak isteyen gazilerin salona girişine ilk etapta izin verilmedi. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve yoğun tepkiler üzerine komisyona yalnızca bir temsilci kabul edildi.

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.