logo
25 TEMMUZ 2026

2 milyon aday üniversiteli olmak için yarışacak

11.11.2002 00:00:00
 
Yaklaşık 2 milyon adayın iple çektiği 2003-Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) başvurular bugün başlıyor.

ÖSS'ye, Türkiye Cumhuriyeti veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uyruklu olanlardan şu şartları taşıyanlar başvurabilecek:

4 2002-2003 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarından (lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesi) mezun olabilecek durumdaki öğrenciler,

4 Ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar,

4 Ortaöğretim kurumlarının dışardan bitirme sınavına girenler,

4 Ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar,

4 Ortaöğrenimlerini yurtdışında yapanlardan durumları yukarıda belirtilen koşullardan birine uyanlar.

Belgelerin alınacağı yerler

ÖSS'ye katılmak isteyen adaylardan lise son sınıf öğrencileri 2003-ÖSS Kılavuzu ve Başvurma Belgesini, kayıtlı bulundukları okul müdürlüklerinden, mezun durumdakiler herhangi bir liseden veya Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) sınav merkezi yöneticiliklerinden,3.5 milyon lira ödeyerek alabilecekler.

Belgeler doldurulurken dikkat edilecek hususlar

Adaylar, başvuru belgesini, kılavuzda belirtilen ve örneklerle açıklanan kurallara göre dolduracaklar. Başvuru belgesi, Aday Bilgi Formu, Kayıt Kartı ve Aday Fişi olmak üzere üç kısımdan oluşuyor. Başvuru belgesinin Aday Bilgi Formu kısmı, yumuşak ve siyah bir kurşunkalem ile diğer kısımlar ise dolmakalem veya tükenmezkalem ile büyük harflerle doldurulacak. Adaylar başvuru belgesindeki eksiklik veya yanlışlıktan sorumlu tutulacakları için, belgeyi kendilerinin doldurarak, imzalaması gerekiyor.

Başörtüsü yine yasak

Adaylar "Kayıt Kartı"nı dolmakalem veya tükenmezkalem ile dolduracaklar. Kayıt kartına başı örtülü ve belirlenen kurallara uymayan fotoğraf yapıştıran adayların başvurusu kabul edilmeyecek.

Adaya özel internet erişim şifresi

ÖSS'de bu yıl bir de yenilik var. Adaya "internet erişim şifresi" verilecek. Bu şifrenin iyi saklanması ve kimseye verilmemesi gerekiyor. ÖSYM'nin internet sitesinden verilen bazı hizmetlerinde bu şifre istenebilecek. Sınav ücretleri

Başvuru belgelerini dolduran adaylar, ÖSS ücreti olarak 30 milyon lirayı, Yapı ve Kredi Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Ziraat Bankası ve Oyak Bank'dan birine yatıracaklar ve karşılığında 2 adet banka dekontu alacaklar. Adaylar, başvuru belgesi ile dekontlardan birini, başvuru belgesini aldıkları yerlere onaylatarak, teslim edecekler. Postayla yapılacak başvurular, kabul edilmeyecek. Başvurular, 25 Kasım Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erecek.

Yabancı Dil Sınavı

Bu arada üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyen adaylar, 2003-ÖSS'nin yanı sıra Yabancı Dil Sınavı'na (YDS) da girecekler. Bu sınava katılacak adaylar, 7-18 Nisan 2003 tarihleri arasında YDS ücreti olan 35 milyon lirayı bankaya yatıracaklar.

YDS'ye başvurmak için sınav ücretini yatırmak yeterli olacak.

Sınav 15 Haziran'da

2003-ÖSS Türkiye'deki tüm il ve bazı ilçe merkezleriyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da 15 Haziran 2003 Pazar günü yapılacak.

YDS ise 22 Haziran 2003 Pazar günü, devlet üniversitesi rektörlüklerinin bulunduğu 40 merkez ile Lefkoşa'da gerçekleştirilecek. 2003-ÖSS'yi kazanmak için sözel, sayısal, eşit ağırlıklı ve dil puan türlerinin en az birinden 160 puan almak gerekiyor. Üniversitelerin lisans programlarını tercih edebilmek için ise en az 185 puan alma koşulu bulunuyor.

Sınav sonuçları Temmuz'da

2003-ÖSS Sonuçları, 2003 Temmuz ayının son haftası içinde adaylara duyurulacak. Yerleştirme sonuçları, 2003 Ağustos ayı içinde açıklanacak.

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor" dedi. Erdoğan YENİ Parti hakkında konuşmadı

24.07.2026 16:40:00
AA
 
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"6. seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni, hamdolsun yeniden ibadete açmak bize nasip oldu. Bundan dolayı da tabii çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la burada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli, Ayasofya Camii Kebir'ini göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak.' derdi. Takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı, onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Üstadın da o zaman söylemiş olduğu, gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine, hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz."

Erdoğan, camide restorasyon ve renovasyon çalışmaları yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun mutluluğu içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Bu mabet mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok çok farklı bir eser, çok çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da Rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam, sevgi, saygılarımızı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı.

"(NATO Zirvesi) geri dönüşler çok çok olumluydu"

Ankara'da gerçekleşen NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin geri dönüşlerin nasıl olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları gerek telefonlar, bütün bunlarla beraber özellikle de o açılış gününde yaptığımız ikram, izzet bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık, bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İspanya'nın şampiyon olması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i arayarak tebrik etmesi ve bu zaferin Gazze'de de coşkuyla karşılanmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Sanchez'in dünya şampiyonu bir ülkenin başbakanı olarak mutluluk yaşamasının en doğal hakkı olduğunu ifade ederek, "İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur, biz de böyle bir dünya şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. Bundan sonra önümüzde Avrupa şampiyonlukları olabilir, tekrar dünya şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız." diye konuştu.

Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma

Bilim kurgu filmleri bir kez daha gerçek oldu; nöroteknoloji ve yapay zekânın ortaklığıyla geliştirilen yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü, insanların sadece içinden geçirdiği cümleleri hiçbir cerrahi müdahale olmaksızın yüzde 92 doğrulukla ekrana yansıtmayı başardı

24.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir nöroteknoloji enstitüsü ile yapay zekâ araştırma laboratuvarının ortak yürüttüğü çalışma, tıp ve teknoloji dünyasında yeni bir çağın kapısını araladı. Geliştirilen "SynapText" adlı giyilebilir başlık, gelişmiş fMRI ve EEG sensörlerini bir arada kullanarak beyindeki kan akışını ve elektriksel dalgalanmaları saniyede binlerce kez analiz ediyor. Sistemin arkasındaki özel dil modeli (LLM) ise bu karmaşık sinyalleri işleyerek, kişinin sadece zihninden geçirdiği kelimeleri ve tam cümleleri gerçek zamanlı olarak bilgisayar ekranına yazılı metin olarak döküyor.

Geçmişte benzer teknolojiler sadece kelime kelime veya çok ilkel düzeyde tahminler yürütebilirken, bu yeni model bağlamsal analizi sayesinde devrik cümleleri düzeltebiliyor, kişinin vurgulamak istediği duygusal tonu dahi metne yansıtabiliyor.

İlk etapta ALS ve felçli hastalara umut olacak

Proje lideri Dr. Elena Rostova, düzenlediği basın toplantısında teknolojinin öncelikli kullanım alanının sağlık sektörü olacağını vurguladı. Rostova, "Bu teknoloji, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), ileri derece felç veya konuşma yetisini tamamen kaybetmiş bireyler için dış dünyayla yeniden bağ kurma aracı olacak.

Deneylerimize katılan ve 10 yıldır hiç konuşamamış bir hastamız, sadece düşünerek ailesine ilk kez 'Sizi çok seviyorum' mesajını iletti. Bu an, insanlık tarihi için bir dönüm noktasıdır" sözleriyle çalışmanın duygusal ve tıbbi önemini aktardı.

Zihin mahremiyeti tehlikede mi?

Teknolojinin sunduğu bu muazzam imkanlar, beraberinde çok ciddi etik tartışmaları da getirdi. Hukukçular ve siber güvenlik uzmanları, "düşünce özgürlüğü" ve "zihin mahremiyeti" kavramlarının tehlikeye girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bir insanın rızası olmadan düşüncelerinin okunup okunamayacağı veya bu verilerin reklam şirketlerinin, hükümetlerin eline geçmesi durumunda nasıl bir dünya düzeni oluşacağı şimdiden tartışılmaya başlandı.

Geliştirici ekip ise bu endişelere karşılık, sistemin kişinin odaklanmış bir "onay ve niyet" mekanizması olmadan çalışmadığını, yani istem dışı veya rastgele geçen arka plan düşüncelerini tamamen filtrelediğini belirterek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Yazılımın önümüzdeki iki yıl içinde klinik onay süreçlerini tamamlayarak dünya çapındaki hastanelerde kullanıma sunulması hedefleniyor.

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, bu yıl hasadın iklim şartları nedeniyle yaklaşık 10 gün geciktiğini, ancak doğal afet yaşanmaması sayesinde rekolte beklentisinin yüksek olduğunu söyledi

24.07.2026 12:51:00
İHA
 
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Türkiye'nin çekirdeksiz üzüm üretim üssü Manisa'da 2026 yılı yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen erkenci sofralık üzüm çeşidi Spil Karasında ilk hasat gerçekleştirilirken, üreticiler verimli bir sezon beklentisi taşıyor.

1930 yılından bu yana bağcılık alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdüren Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen Spil Karası üzüm çeşidinde hasat başladı. Enstitü Müdürü Akay Ünal, Spil Karası'nın isminin üreticilerin katıldığı anket sonucunda belirlendiğini hatırlatarak, çeşidin bölgenin en erkenci ve kaliteli sofralık üzümlerinden biri olduğunu ifade etti.

Yaş üzüm sezonunun resmen açıldığını belirten Ünal, bu yıl bağlarda doğal afet kaynaklı önemli bir zarar yaşanmamasının üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak yeni üzüm çeşitleri geliştirme çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Ünal, "Bulunduğumuz parsel kurumumuzun melez parselidir. Özellikle erkenci çeşitlerde hasadımıza başlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 13 bin fert üzerinde yeni çeşit geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut çeşitlerden daha üstün özelliklere sahip olanları geniş parsellerimize aktararak değerlendirmeye alıyoruz. Hasadın başlamasıyla birlikte bizim için de yeni sezon açılmış oldu" dedi.

Son 10 yılda 14 yeni üzüm çeşidini tescil ederek Türk tarımına kazandırdıklarını vurgulayan Ünal, "Yeni çeşitlerimizle bu katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız üreticimizin daha kaliteli ürünle daha fazla gelir elde etmesini sağlamak" diye konuştu.

"Hasatta yaklaşık 10 günlük gecikme yaşandı"

Bu yıl ilkbahar dönemindeki iklim şartlarının hasat takvimini etkilediğini dile getiren Ünal, bazı üzüm çeşitlerinde gecikmenin daha da arttığını söyledi.

Hasadın geçen yıllara göre yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Ünal, "Bazı çeşitlere göre bu süre 15 güne kadar çıkabiliyor. Şu anda henüz ismi bile verilmemiş yeni üzüm çeşitlerinin hasadını yaparak sezonu açmış bulunuyoruz. Buna rağmen rekolteyi olumsuz etkileyecek ölçüde herhangi bir doğal afet yaşanmadı. Bu nedenle verimli ve bereketli bir sezon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı

24.07.2026 12:46:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:49:13
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
ÖSYM KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında tercihleri alınan KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, yerleştirme sonuçlarına 24 Temmuz 2026 saat 11.45'ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden erişebilecek. Sonuçlara ilişkin sayısal bilgiler de ÖSYM tarafından yayımlandı.

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

24.07.2026 12:12:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:17:13
Haber Merkezi
 
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek.

CHP'de bir dönem sona erdi.

Mutlak butlan kararı sonrası yönetim krizinin yaşandığı CHP'de Özgür Özel ve arkadaşları istifa etti.

Özel dahil 91 milletvekilinin imzasıyla Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesi hazırlandı.

Bu istifalarla birlikte Meclis'te sandalye dağılımı da değişecek.

Özel ve ekibinin istifa dilekçeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Milletvekillerinin istifası Meclis Başkanlık Divanı incelemesi sonrası işleme konuluyor.

İstifalar kabul edildiğinde Meclis'teki sandalye dağılımında büyük bir değişim yaşanacak.

Meclis'te en fazla sandalye 277 milletvekili ile AK Parti'de bulunuyor.

AK Parti'yi takip eden CHP'nin 135 milletvekili bulunuyordu. Bu milletvekillerinden 91'inin istifasıyla bu sayı 44'e geriledi.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Meclis'te en fazla sandalyesi bulunan ikinci parti Yeni Parti olacak.

Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi

24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Leman Gölü kıyısındaki Lozan kentinde imzalanan barış antlaşması, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını noktalamadı; Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki "tapu senedi" oldu. Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde sahada zaferden zafere koşan Türk milletinin diplomasideki en büyük zaferidir

24.07.2026 11:29:00 / Güncelleme: 24.07.2026 14:30:44
Hasan Gündoğdu
 
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ve ardından gelen Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batılı devletleri Ankara hükûmetiyle masaya oturmaya zorladı. Konferans, 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye'yi İsmet Paşa (İnönü) başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Ankara'nın diplomatik heyete verdiği iki ana kırmızı çizgi vardı:

* Kapitülasyonların kesin olarak kaldırılması
* Ermeni yurdu iddialarının reddedilmesi ve tam bağımsızlıktan taviz verilmemesi.

Ancak emperyalist güçlerin Osmanlı dönemi ayrıcalıklarını koruma arzusu, görüşmeleri tıkadı. Özellikle ekonomik bağımsızlık, Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar konularındaki çetin tartışmalar nedeniyle 4 Şubat 1923'te konferans kesintiye uğradı. İsmet Paşa'nın "Çok kan döktük, çok acı çektik; her medeni millet gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz" çıkışı bu döneme damga vurdu.

Görüşmelere verilen iki aylık arada Türkiye ekonomisine yön vermek adına İzmir İktisat Kongresi toplandı. Nisanda yeniden başlayan müzakereler, Türk tarafının kararlı duruşu sayesinde 24 Temmuz 1923'te tarihi bir zaferle sonuçlandı.

Türkiye masadan ne kazandı?

Lozan, Sevr Antlaşması ile yapılmak istenen paylaşım planını tamamen tarihe gömdü. Türkiye'nin diplomatik masada elde ettiği kritik kazanımlar:

Ekonomik tam bağımsızlık ve borçlar

Kapitülasyonlar kaldırıldı: Osmanlı'nın belini büken ve yabancı devletlere verilen tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklara son verildi.

Osmanlı borçları: Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında makul oranlarda paylaştırıldı. Türkiye kendi payına düşeni Türk Lirası ve Fransız Frangı üzerinden taksitlendirerek ödedi.

Düyun-u Umumiye: Yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu idare tamamen feshedildi.

Sınırlar ve toprak bütünlüğü

Suriye ve Yunanistan sınırı: Batı sınırı Meriç Nehri olarak belirlendi. Savaş tazminatı olarak Yunanistan'dan Karaağaç alındı.

Ege Adaları: Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı.

İstanbul'un tahliyesi: İtilaf Devletleri'nin işgal altındaki İstanbul'u antlaşmanın onayından kısa süre sonra tamamen boşaltması kararlaştırıldı.

Hukuki ve toplumsal egemenlik

Azınlıklar meselesi: Gayrimüslimler dışındaki tüm unsurlar Türk vatandaşı sayıldı. Böylece yabancı devletlerin "azınlık hakları" bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önüne geçildi.

Nüfus mübadelesi: İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler hariç tutularak Türkiye ve Yunanistan arasında zorunlu nüfus değişimi kararlaştırıldı.

Çözümü sonraya bırakılan çetrefilli başlıklar

Lozan bir zafer antlaşması olsa da dönemin jeopolitik şartları gereği bazı maddeler geçici çözümlere kavuşturuldu:

Boğazlar statüsü: Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı ve yönetimi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye lehiyle çözüldü).

Musul sorunu: İngiltere ile yürütülen sınır görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için konu konferanstan sonraya bırakıldı.

Hatay sınırı: 1921 Ankara Antlaşması sınırı korundu, Hatay sınır dışında kaldı. (1939'da Anavatana katıldı).

Bir Cumhuriyetin hukuki temeli

Lozan Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp geçerliliğini ve hukuki meşruiyetini günümüzde de koruyan tek barış antlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını uluslararası hukuk nezdinde tescilleyen antlaşma, ilan edilecek olan yeni Cumhuriyet'in de sarsılmaz temeli olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senetidir.

'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında hareketli günler yaşanıyor. Aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişinin tutuklandığı süreçte, deprem döneminde derneğe destek veren ve bağış çağrısı yapan çok sayıda gazeteci, sanatçı ve ekran yüzü adliyeye çağrılıyor. Son olarak aralarında Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Hazal Kaya'nın da bulunduğu 6 ünlü isim daha ifadeye davet edildi

23.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında bugün 6 yeni ismin daha ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Savcılığın talimatıyla adliyeye davet edilen yeni isimler şunlar oldu:

• Fatih Altaylı (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Şahan Gökbakar (Komedyen)

• Ruşen Çakır (Medyascope Yayın Yönetmeni)

• Hazal Kaya (Oyuncu)

• Özlem Gürses (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Fatih Koparan (Sosyal Medya Fenomeni)

Söz konusu isimlerin önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek savcılığa beyanda bulunmaları bekleniyor.

Adliyeye giden ilk isim Fatih Portakal oldu: "Pişmanım"

Soruşturmanın bir önceki dalgasında ifadeye çağrılan ünlü gazeteci Fatih Portakal, bugün Çağlayan Adliyesi'ne gelerek "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında samimi açıklamalarda bulunan Portakal, deprem dönemindeki yönlendirmelerinden dolayı kendisini suçlu hissettiğini belirtti.

Fatih Portakal savcılık ifadesinde ve sonrasındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"6 Şubat 2023 tarihlerindeki o zor şartlarda baktığımda evet, iyi bir dernek olarak görülüyordu. Ancak bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo çok üzücü. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Kendime kızıyorum, belki o dönem daha fazla sorgulayabilirdik. İyi niyetimizi sömürdüler."

Portakal ayrıca, dernek kurucusu Haluk Levent ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve kendisinin derneğe doğrudan bir bağışta bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İlk gruptan kimler ifadeye çağrılmıştı?

Dün başlayan adli hareketlilikte, kamuoyunun yakından tanıdığı 5 ünlü ismin daha bilgi sahibi/tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilmişti:

• Ece Üner (Gazeteci / Sunucu)

• Gökhan Özoğuz (Müzisyen)

• Öykü Serter (Sunucu)

• Feyza Altun (Avukat)

• Fatih Portakal (Gazeteci)

Bu isimlerin, 2023 yılındaki büyük deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği aracılığıyla yürütülen yardım toplama ve halkı yönlendirme süreçlerindeki rolleri, dernekle bir bağlarının ya da ticari ilişkilerinin olup olmadığı irdeleniyor.

Ünlüler neden ifadeye çağrılıyor?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MASAK raporları doğrultusunda başlatılan ana soruşturmada, AHBAP Derneği çatısı altında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiaları inceleniyor.

Ana suçlamalar ve iddialar ise şöyle:

6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yüz milyonlarca liralık bağışların, dernek amacı doğrultusunda kullanılmak yerine bazı yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

MASAK raporlarında, toplanan yardımlardan ciddi tutarların yasal ve yasa dışı şans oyunları/bahis hesaplarına aktarılarak kaybedildiği, bu paralarla zincirleme tapu devirleri yapılarak mal varlığı aklandığı iddiaları yer alıyor.

Dernek kurucusu Haluk Levent ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur dahil olmak üzere toplam 28 şüpheli geçtiğimiz günlerde tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, derneğin mal varlıklarına ise tedbiren el konulmuştu.

Savcılık, kamuoyunda yüksek takipçili ve güvenilir olan bu gazeteci ve sanatçıların, halkı bu yapıya bağış yapmaya teşvik ederken ellerinde bir bilgi olup olmadığını veya süreçte organize bir yönlendirmenin parçası haline getirilip getirilmediklerini anlamak amacıyla ifadelerine başvuruyor.

Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi kararlılıkla devam ediyor. Rütbe ayrımı yapılmaksızın "eşit özlük hakları" talep eden gaziler, sorunları çözülmeden TBMM’nin tatile girmemesini istiyor

23.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Terörle mücadele sırasında yaralanarak vücutlarının farklı uzuvlarını kaybeden kahraman er gaziler ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aileleri, seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara Kızılay Güvenpark'ta bir araya geldi. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu çatısı altında toplanan eylemciler, zorlu hava ve yaşam koşullarına rağmen parktaki bekleyişlerini sürdürüyor.

Geceyi parkta geçiren ve Türkiye'nin dört bir yanından katılımın her geçen gün arttığı eylemde, şu ana kadar 5 gazinin sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Buna rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayan vatan kahramanları, talepleri yasal güvenceye kavuşana kadar alanı terk etmeyeceklerini ifade ediyor.

Gazilerin temel talepleri neler?

Güvenpark'ta toplanan eylemcilerin dile getirdiği ana sorun, askeri hiyerarşideki rütbe farklılıklarının emeklilik ve özlük haklarına yansıtılması. Vatan savunmasında herkesin aynı kurşuna karşı göğüs gerdiğini belirten gaziler, taleplerini şu şekilde sıralıyor:

Emsal Maaş Uygulaması: Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak er ve erbaş gazilere de subay ve astsubaylar gibi emsal maaş bağlanması.

Eşit Özlük Hakları: Rütbe ayrımı gözetilmeksizin, tüm şehit yakınları ve gazilere insanca yaşam koşulları sunacak anayasal eşitliğin sağlanması.

Sağlık Giderleri Desteği: Özellikle ağır yaralanmalı gazilerin medikal ürünler ve kronik tedaviler için ceplerinden ödedikleri yüksek katkı paylarının ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması.

"Meclis sorunları çözmeden kapanmasın"

Meclis'teki siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenen şehit yakınları ve gaziler, ortak bir irade beyanı bekliyor. Güvenpark'tan yapılan açıklamada, tüm siyasi partilerin bir araya gelerek "Şehit ve gazilerin sorunları çözülmeden TBMM tatile girmeyecektir" yönünde ortak bir deklarasyon yayımlaması talep ediliyor.

Eyleme destek ziyaretinde bulunan muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de konuyu meclis gündemine taşımak ve gerekli yasa tekliflerini hazırlamak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu. Vatana ödedikleri bedelin rütbeyle ölçülemeyeceğini söyleyen gaziler, devlet yetkililerinden kalıcı ve adil bir çözüm hamlesi bekliyor.

Öte yandan Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerini şu ana kadar iktidar partisi (AK Parti) ya da hükümet kanadından herhangi bir yetkili resmi olarak ziyaret etmedi.

Eylemin başından bu yana gazilerin sesini dinlemek ve destek vermek amacıyla alanı yalnızca muhalefet partilerine mensup liderler ve milletvekilleri ziyaret etti.

Meclis binasına oldukça yakın bir mesafede gerçekleştirilen bu eylemde, gaziler ve muhalefet temsilcileri hükümetin sessiz kalmasını sert bir dille eleştiriyor.

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.