logo
25 TEMMUZ 2026

Sessizliğin suça dönüştüğü yer: Gazze

25.07.2026 00:00:00
 
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, "Durum kontrolden çıkıyor, hayal edilemez bir noktaya doğru ilerliyor." sözleri, uluslararası diplomasinin geldiği çıkmazı bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Artık mesele sadece Orta Doğu'da yaşanan bir savaş değildir. Mesele, insanlığın vicdanının hangi noktada sustuğu ve uluslararası hukukun ne zaman yalnızca güçlülerin çıkarlarına göre işletildiği sorusudur.

Gazze'de her gün masum insanlar hayatını kaybediyor. Çocuklar açlıkla, hastalıkla ve bombalarla mücadele ediyor. Hastaneler çalışamaz hâle geliyor, yardım koridorları yetersiz kalıyor, diplomasi ise çoğu zaman açıklama yapmanın ötesine geçemiyor. Dünya ise bütün bunları canlı yayınlarda izliyor.

Asıl sorgulanması gereken de budur. Yirmi birinci yüzyılda bilgiye ulaşmanın saniyeler sürdüğü bir dünyada, vicdana ulaşmak neden bu kadar zor?

Tam da bu noktada, merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllarca savunduğu düşünce sisteminin temelinde yer alan adalet anlayışı yeniden hatırlanmayı hak ediyor. Onun yaklaşımında uluslararası ilişkiler; güç dengeleri üzerine değil, insan onuru ve adalet üzerine kurulmalıydı. Güçlünün haklı sayıldığı bir düzenin, er ya da geç bütün insanlığı tehdit edeceğini dile getiriyordu. Bugün yaşanan tablo, bu bakış açısının neden hâlâ güncelliğini koruduğunu gösteriyor.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu fikrî çizgi, sadece ekonomik veya siyasi bir model önermiyor; insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışını savunuyordu. Çünkü adaletin olmadığı yerde barışın kalıcı olamayacağını, mazlumun korunmadığı bir dünyanın sonunda herkes için güvensiz bir dünyaya dönüşeceğini ifade ediyordu.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ortaya koyduğu siyasi duruş da aynı fikrî zeminden besleniyor. Kimden gelirse gelsin zulme karşı çıkılması, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması ve mazlumun kimliğine göre değişen bir vicdanın kabul edilemeyeceği yönündeki yaklaşımı, bugün Gazze konusunda sergilediği tavrın da temelini oluşturuyor.

Çünkü mesele Filistin, Gazze ya da herhangi bir coğrafyanın ötesindedir. Mesele, insan hayatının evrensel değer taşıyıp taşımadığıdır. Eğer bir çocuğun ölümü, hangi pasaportu taşıdığına göre farklı değerlendiriliyorsa, kaybedilen sadece o çocuk değildir; insanlığın ortak ahlakıdır.

Antonio Guterres'in uyarısı, aslında dünyanın aynaya bakması için son çağrılardan biridir. Ancak aynaya bakmak yetmez; o aynada görülen gerçekle yüzleşmek gerekir.

Gazze'de bombalar sadece binaları yıkmıyor. Sessizlik, adalet duygusunu; çifte standartlar ise uluslararası hukukun güvenilirliğini yıkıyor.

Bugün insanlığın ihtiyacı olan şey daha fazla diplomatik açıklama değil; ilkelere bağlı, tutarlı ve vicdanı merkeze alan bir duruştur. Çünkü adalet, sadece dostlar için istendiğinde değil; herkes için savunulduğunda adalet olur. Vesselam. 
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.