logo
16 EKİM 2026

2008 PEKİN'in

14.07.2001 00:00:00
 
2008 yılında yapılacak olan Yaz Olimpiyat Oyunları'nın ev sahipliğini, Çin Halk Cum.'nin başkenti Pekin kazandı. Üçüncü kez kaybeden İstanbul ise şimdi gözünü 2012'ye dikti

Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan değerlendirme ve seçim toplantısında, oyunlara 3. kez aday olan İstanbul ise ilk turu geçip, 4 kent arasına kalmasına rağmen, bir kez daha hedefine ulaşamadı. 105 üyenin oy kullandığı ilk turda, 17 oy alan İstanbul, Paris ve Osaka'yı geride bıraktı ve bu turda Japonya'nın Osaka kenti saf dışı kaldı.

Nefesler adeta kesildi

Bir adayın en az 54 oy alması halinde ev sahibinin kesinleşeceği ikinci turda ise adeta nefesler tutuldu. Bu turda yapılan elektronik oylama sonuçlarının açıklanması için Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Juan Antonio Samaranch kürsüye davet edilince, kesin sonucun alındığı da anlaşıldı.

Samaranch 'Pekin' dedi

Kürsüye gelen Samaranch, 2008 Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapacak kenti, Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pekin olarak açıkladı.

Bu oylamada, Pekin 65 oy alırken, Toronto 22, Paris 18 ve ilk turda 17 oy alan İstanbul ise 9 oyda kaldı. Sonucun açıklanmasından sonra salonda bulunan Çin delegasyonu üyeleri büyük sevinç gösterilerinde bulundular.

2 oyla kaybetmişti

Moskova'ya gelirken 2008'in favorisi olarak gösterilen Çin'in başkenti Pekin, 2000 Yaz Oyunları oylamasını iki oyla kaybederek organizasyonu Sydney'e kaptırmıştı. IOC yetkilileri de oyunların Pekin'de düzenlenmesinin ülkedeki insan haklarının iyileşmesine ve ülkedeki sosyo-politik değişime yardımcı olacağını düşünüyorlar.

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi

84 yılın yağış rekorunun kırıldığı İstanbul'da yaklaşık 30 saat süren aralıksız sağanak felakete yol açtı. Ayazağa'da bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 4'e yükselirken, kayıp 3 kişiyi arama ve kent genelinde hasar tespit çalışmaları aralıksız sürüyor

16.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan ve kenti etkisi altına alan şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel felaketinde acı bilanço ağırlaşıyor. Kent genelinde yaklaşık 30 saat boyunca aralıksız süren tarihi yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 4'e yükseldi.


Acı haber Ayazağa'dan geldi


Selin en çok etkilediği noktalardan biri olan Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi'ndeki bir köprü altında erkek cesedi bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden kişinin iki gündür kayıp olarak aranan 66 yaşındaki Turgut Dursun olduğu teşhis edildi.

Kağıthane Deresi'nin taşmasıyla sular altında kalan bölgeden çıkarılan Dursun'un cansız bedeni, ambulansla Sarıyer Seyrantepe'deki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


3 kayıp vatandaş için zamana karşı yarış


İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde bilanço güncellendi. Daha önce 4 olarak bildirilen kayıp sayısının, Turgut Dursun'un bulunmasıyla birlikte 3'e düştüğü açıklandı.

Sel sularına kapılarak gözden kaybolan diğer 3 vatandaşı arama çalışmaları, dere yatakları, köprü altları ve su baskınının yoğun yaşandığı kritik noktalarda AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla havadan ve karadan titizlikle sürdürülüyor.


Hasar tespiti sürüyor


84 yılın rekorunun kırıldığı sağanak yağışların ardından İstanbul genelinde yaralar sarılmaya çalışılıyor. İstanbul Valiliği ve belediye ekiplerinin koordinasyonunda kent genelinde yaklaşık 46 bin personel arama, kurtarma, tahliye, temizlik ve hasar tespit çalışmalarında görev alıyor.

Başta en ağır hasarı alan Sarıyer Ayazağa Mahallesi olmak üzere, sular altında kalan yüzlerce ev, iş yeri ve araçta maddi hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. Bir yandan su tahliye işlemleri tamamlanan binalarda çamur ve balçık temizliği yapılırken, diğer yandan zarar gören vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına kayıtlar tutuluyor.

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı. Geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarını inceleyen ekipler, örgütsel fişleme listeleri ve ByLock kayıtları üzerinden şüphelileri tespit etti

16.10.2026 14:38:00
AA
 
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarında örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında halen görevini sürdüren bir kamu personelinin de bulunduğu bildirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen zabıt kâtibi, infaz ve koruma memuru (gardiyan) ve mübaşir alımları mercek altına alındı.
Soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin fişleme listeleri ile ByLock haberleşme programına ait kayıtlar incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

FETÖ operasyonunda 19 şüphelinin tamamı yakalandı
Emniyet ekipleri, soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen 19 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.
Operasyon sonucunda haklarında gözaltı işlemi uygulanan 19 kişinin tamamı yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturma kapsamında incelenmesi beklenirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.

Adliye personeli alımlarındaki örgütsel bağlantılar incelendi
Soruşturmanın merkezinde, geçmiş yıllarda adliyelerde görev yapacak personelin işe alım süreçleri bulunuyor.
Emniyet birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, zabıt kâtibi, gardiyan ve mübaşir kadrolarına yönelik personel alımlarında FETÖ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin örgütsel kayıtlar araştırıldı.
Özellikle örgütün kendi mensuplarını sınıflandırmak amacıyla kullandığı belirtilen fişleme listeleri, soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Bu listelerde örgüt tarafından yüksek aidiyet koduyla değerlendirilen kamu görevlileri ile örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen kişilerin belirlenmesine odaklanıldı.

ByLock kayıtları soruşturmada öne çıktı
ByLock, FETÖ soruşturmalarında örgütsel bağlantı iddialarının araştırılmasında kullanılan dijital deliller arasında yer alıyor.
İstanbul'daki son operasyonda da emniyet ekiplerinin ByLock kullanımına ilişkin tespitler ve örgütsel fişleme kayıtları üzerinden şüphelileri belirlediği bildirildi.
Bununla birlikte, gözaltına alınan 19 kişinin tamamının ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin ayrı ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Şüphelilerin hangi tarihlerde adliye personeli alım süreçlerine dahil oldukları da açıklanmadı.

Şüpheliler arasında aktif kamu görevlisi de bulunuyor
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri, gözaltına alınanlar arasında halen görevde bulunan bir kamu personelinin yer alması oldu.
Yetkililer, söz konusu kişinin hangi kamu kurumunda ve hangi görevde çalıştığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Diğer şüphelilerin mevcut mesleki durumları hakkında da bilgi verilmedi.
Soruşturmanın geçmiş yıllardaki personel alımlarına uzanması, adliye kadrolarına yönelik örgütsel bağlantı iddialarının incelenmeye devam ettiğini gösteriyor.

İstanbul'daki FETÖ soruşturmasında süreç devam ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 19 şüpheli hakkındaki adli işlemlerin devam etmesi bekleniyor.
Adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle birlikte şüphelilerin olası örgütsel bağlantılarına ilişkin yeni bulgular elde edilip edilmeyeceği araştırılacak.
Şüphelilerin savcılığa sevk edilme tarihlerine ve haklarında talep edilebilecek adli tedbirlere ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Gözaltı işlemlerinin soruşturma aşamasında uygulandığı, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediği belirtilmeli.

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

16.10.2026 13:07:00
Haber Merkezi
 
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlığına başladı.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 13. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin iptal kararının ardından yeni düzenlemeye gidilecek.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesinde yapılacak değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesinde "süresiz" ibaresi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde çıkarılacak.

Maddeye eklenecek yeni fıkraya göre de nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmemek üzere "boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre", "nafaka alacaklısı eşin yaşı", "eğitim ve sağlık durumu", "ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme imkan ve kabiliyeti" ile "nafaka yükümlüsünün boşanma sonrası hayatına etkisi" gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek.

Nafaka yükümlüsünün haksız fiili sebebiyle nafaka alacaklısının çalışamayacak bir duruma düşmesi veya evlilikte geçen süreye bağlı olarak yaşı ilerlemiş olan nafaka alacaklısının düzenli bir gelirinin bulunmaması halinde, evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süreye bakılmaksızın durumun gereklerine göre hakim daha uzun bir nafaka süresi belirleyebilecek.

Değişiklik, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere, görülmekte olan davalarda da uygulanacak.

Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından ilamın kesinleştiği tarihten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen nafaka süresi, yapılan değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresiyle karşılaştırılacak.

Karşılaştırma üzerine, daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden fazla ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erecek.

Daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden az ise de kalan bu süre 1 yıl veya daha az ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş olacak.

Kalan bu süre 1 yıldan daha fazla ise değişikliğe göre hesap edilen sürenin dolmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş sayılacak.

Temyiz düzenlemesi
Teklifle, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarıyla ilgili bazı değişikliklere de gidilecek. Bu düzenlemelere göre, boşanma ve boşanmanın ferilerine ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasına alınacak.

Gerek boşanma davalarında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına gerekse boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılan boşanmanın ferisi niteliğinde olan velayet, nafaka ve tazminata ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacak.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilecek. Böylece, tarafların adil yargılanma hakkı korunacak, boşanma gibi kişinin yaşamını son derece etkileyen bir konuda makul sürede davaların bitirilmesi amaçlanacak.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimleri sonucu 15 siyasi partinin sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 11:07:00 / Güncelleme: 16.10.2026 18:12:50
Anadolu Ajansı
 
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adalet Birlik Partisi'nin 2019 ve 2021, Hak ve Adalet Partisi'nin 2019, Türk Birliği Partisi'nin 2020 ve 2022, Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi ile Adil Türkiye Partisi'nin 2024, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin 2020, 2021, 2022, Hak ve Huzur Partisi'nin 2020 ile 2021, Muhafazakar Yükseliş Partisi'nin 2020 ile 2021, Komünist Parti'nin 2020 ile 2021, Türkiyem Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet ve İstiklal Partisi'nin 2021, Aydınlık Geleceğin Partisi'nin 2021 ile 2022, Devrimci İşçi Partisi ile Yenilik Partisi'nin 2020, Aydınlık Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi ve Güç Birliği Partisi'nin 2021, Yurt Partisi, Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi, Bağımsızlık Partisi ve Anavatan Partisi'nin ise 2022'ye ait kesin hesaplarının mali denetimleri yapıldı.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucunda bazı partilerin kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olduğuna hükmetti.

Bazı partilerin kesin hesaplarının kanuna aykırı olduğunu belirleyen AYM, bazı partilerin hesaplarının ise kanuna uygun olmasına rağmen incelenmesi adına gerekli evrakların zamanında sunulmadığını tespit etti.

AYM, ilgili parti yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Bu partiler Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yenilik Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiyem Partisi, Aydınlık Geleceğin Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi ile Güç Birliği Partisi oldu. 

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Can kaybı 3’e yükseldi

Mega kent son 84 yılın en ağır yağış rekoruyla sarsılırken, sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Son gelen acı haberle birlikte can kaybı 3'e yükselirken, Vali Davut Gül kayıp vatandaşlar için tüm ekiplerin seferber edildiğini açıkladı. Hasar tespitlerinin başladığını belirten Gül, "Zararlar en geç pazartesi günü ödenecek" dedi

15.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Can kaybı 3’e yükseldi
Can kaybı 3’e yükseldi
İstanbul, metrekareye yer yer 242 ile 272 kilograma kadar düşen yağışla birlikte tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor.

Derelerin taşması, iş yerlerini ve evleri su basması sonucu kent genelinde kriz ortamı yaşanırken, peş peşe gelen acı haberler bilançonun ağırlaştığını gösterdi. Fatih, Sarıyer ve son olarak Kağıthane'den gelen acı haberle birlikte kentteki toplam can kaybı 3'e yükseldi.


"Tüm imkânlar seferber edildi, kayıpları arıyoruz"


Kameralar karşısına geçerek mega kentteki son durumu aktaran İstanbul Valisi Davut Gül, arama kurtarma ve tahliye faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Vali Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç boyunca sahada mahsur kalan 3 bin 50 vatandaşımız ekiplerimizce kurtarıldı. Hastanede tedavi gören 7 hemşehrimiz de tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi, şu an itibarıyla hastanede yatan kimse kalmadı. Ancak 5 kişiyle ilgili kayıp başvurusu var. AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizle arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Hemşehrilerimizden istirhamımız, kaymakamlıklarımıza ve 112'ye mutlaka müracaat etsinler ve riskli alanlarda bulunmasınlar."


"Zararlar en geç pazartesi ödenecek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla devlet imkanlarının afetzedeler için seferber edildiğini vurgulayan Vali Gül, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını açıkladı.

Gül, "Mümkünse yarın öğleden sonra, en geç pazartesi günü ödemeleri yapmaya başlayacağız. Hemşehrilerimizin hiçbirinin aç ve açıkta kalmasına müsaade etmeyiz" şeklinde konuştu.


Trafik ve eğitime ara detayları


• Motosiklet Yasağı Kaldırılıyor: Sel nedeniyle getirilen motosiklet, scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkış yasağı 16 Ekim Cuma sabahı saat 06.00 itibarıyla sona erecek.

• Eğitime 1 Gün Daha Ara: İstanbul genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda eğitime 16 Ekim Cuma günü de ara verildi.

• Zorunlu Olmadıkça Çıkmayın Uyarısı: Toprağın suya doyduğunu ve yağışların bir süre daha yer yer devam edeceğini belirten Vali Gül, vatandaşların çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını ve evlerinde dinlenmesini tavsiye etti.

Kayıp olduğu bildirilen vatandaşları arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava şartlarına rağmen havadan ve karadan kararlılıkla sürdürülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

15.10.2026 15:17:00
AA
 
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Buna göre, 9 Ekim itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 4 milyar 241 milyon dolar artarak 64 milyar 567 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 2 Ekim'de 60 milyar 326 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 54 milyon dolar azalışla 107 milyar 62 milyon dolardan 107 milyar 8 milyon dolara geriledi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 167 milyar 388 milyon dolardan 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.