logo
08 AĞUSTOS 2026

2025'te Avrupa’da Şirket Kurma Süreci ve Temel Avantajlar

08.08.2025 16:51:00
Reklam
 
2025'te Avrupa’da Şirket Kurma Süreci ve Temel Avantajlar
2025'te Avrupa’da Şirket Kurma Süreci ve Temel Avantajlar

 

Güncel düzenlemeler ışığında Avrupa'da şirket kurmak, hem mali avantajlar hem de ticari erişim açısından yatırımcıların radarına girmiştir. Avrupa ülkeleri, sundukları ekonomik istikrar, yatırım teşvikleri ve geniş müşteri ağıyla iş dünyası açısından cazip seçenekler sunar. Ancak her ülkenin kendine özgü yasal düzenlemeleri ve iş yapma kültürü olduğu için sürecin dikkatle planlanması gerekir.
Avrupa'da şirket kurma süreci, doğru bilgi ve profesyonel destekle yönetildiğinde hem zamandan tasarruf sağlar hem de girişimcinin karşılaşabileceği riskler azalır. Gurcan Partners gibi uzman danışmanlık firmaları, şirket türü seçimi, hukuki prosedürler, vergi düzenlemeleri ve uygulamadaki olası zorluklar konusunda kapsamlı rehberlik sunar.



Avrupa'da Şirket Kurmanın Avantajları

Avrupa'da şirket kurma, girişimciler için birçok stratejik avantaj sunar. İlk olarak, Avrupa Birliği'nin sunduğu serbest ticaret ortamı sayesinde firmalar, ürün ve hizmetlerini sınırlar ötesine taşıyabilir. Bu durum, şirketlerin daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmasını ve hızlı büyümesini mümkün kılar. Aynı zamanda, farklı ülkelerle kurulabilecek uluslararası iş bağlantıları da avrupa'da şirket kurma sürecini daha cazip hâle getirir.
Bir diğer önemli avantaj ise hukuki güvenliktir. Avrupa ülkelerinde iş dünyasını düzenleyen yasalar şeffaf ve öngörülebilirdir. Bu sayede girişimciler, faaliyetlerini güvenli ve istikrarlı bir zeminde yürütebilir. Ayrıca Avrupa, yüksek yaşam standartları, nitelikli iş gücü ve gelişmiş altyapısı ile verimli iş ortamı sunar. Özellikle teknoloji ve inovasyon odaklı sektörlerde faaliyet göstermek isteyen girişimciler için Avrupa'da şirket kurmak, büyüme ve küresel pazara açılma açısından önemli fırsatlar sunar.
Finansal teşvikler de dikkat çeken bir diğer avantajdır. Birçok Avrupa ülkesi, yeni girişimcilere vergi indirimleri, hibe programları ve yatırım destekleri sunar. Bu destekler, hem kuruluş sürecindeki mali yükü azaltır hem de uzun vadede şirketin büyümesine katkı sağlar. Aynı zamanda Avrupa'da kurulan şirketler uluslararası yatırımcıların ilgisini daha kolay çeker. Bu da sermaye erişimini kolaylaştırır ve rekabet gücünü artırır.

Avrupa Ülkelerine Göre Şirket Kurulumuna Uygunluk Karşılaştırması

Avrupa'da şirket kurma süreci, her ülkenin yasal sistemi, ekonomik yapısı ve yatırım ortamına göre farklılık göstermektedir. Girişimcilerin en doğru kararı verebilmesi için ülke bazında değerlendirme yapmaları büyük önem taşır. 2025 itibariyle Avrupa genelinde hem vergi politikaları hem de bürokratik işlemler yeniden şekillenmiştir.
Almanya, güçlü endüstrisi ve gelişmiş altyapısı ile hâlâ cazip bir ülke olsa da, karmaşık bürokratik yapısı ve yüksek kurumlar vergisi nedeniyle yeni girişimciler için zorlayıcı olabilir. Almanya'da kurumlar vergisi oranı ortalama %29,9 civarındadır. Yüksek kaliteli iş gücü ve güvenli iş ortamı, Avrupa'da şirket kurma kararı alanlar için önemli avantajlar arasında yer alır.
Estonya, dijital şirket kuruluş süreçleri ve düşük bürokrasi seviyesi ile öne çıkan ülkelerden biridir. e-Residency (elektronik vatandaşlık) programı sayesinde, dünyanın farklı noktalarından girişimciler Estonya'da şirket kurarak Avrupa pazarına açılabilmektedir. Kurumlar vergisinin %20 olarak uygulanması ve kâr dağıtımı yapılmadığı sürece ertelenmesi, Estonya'yı cazip kılan unsurlardandır.
Macaristan, özellikle üretim, lojistik ve hizmet sektörlerinde faaliyet göstermek isteyen girişimciler için uygun bir zemin sunar. Avrupa'nın en düşük kurumlar vergisi oranlarından biri olan %9, Macaristan'ı maliyet avantajı açısından öne çıkarır. Ayrıca stratejik konumu ve AB içi ticaret kolaylığı, şirket kurmak isteyen yatırımcılar için önemli bir fırsattır.
İspanya ve Portekiz ise son yıllarda girişimcilik ekosistemini güçlendirmek adına çeşitli teşvikler sunmaktadır. Orta düzeyde vergi oranlarına (%23–25) sahip bu ülkeler, düşük yaşam maliyetleri ve startup dostu uygulamalarıyla dikkat çekmektedir. Bu özellikler, girişimcilere esnek ve maliyet etkin bir başlangıç fırsatı yaratır.

2025 Güncel Karşılaştırma Tablosu


Ülke Kurumlar Vergisi (%) Bürokrasi Düzeyi Notlar
Almanya 29.9 Yüksek Güçlü ekonomi, karmaşık süreçler
Estonya 20 (dağıtımda) Düşük e-Residency ile dijital kurulum, vergi ertelenebilirliği
Macaristan 9 Orta Avrupa'nın en düşük vergi oranı, stratejik konum
İspanya 25 Orta Teşvikler mevcut, düşük yaşam maliyeti
Portekiz 21 Orta Girişimci vizelerine açık, sade sistem



Avrupa'da Şirket Kurarken İzlenmesi Gereken Hukuki Süreçler

Avrupa'da şirket kurma süreci, belirli hukuki adımların doğru sırayla uygulanmasını gerektirir. İlk olarak, girişimcilerin şirket türünü belirlemesi gerekir. Avrupa ülkelerinde genellikle limited şirket, anonim şirket ve şube gibi farklı yapılar mevcuttur. Her yapı, sermaye gereksinimi, sorumluluk düzeyi ve faaliyet esnekliği açısından farklılık gösterir. Bu nedenle, şirket modeline karar verirken profesyonel destek almak sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
İkinci aşamada, şirketin resmi kaydının yapılması gerekir. Her ülkenin kayıt süreci ve gerekli belgeleri farklılık gösterse de, genellikle kuruluş sözleşmesi, adres beyanı ve ortak bilgileri gibi evraklar talep edilir. Ayrıca, şirketin vergi numarasının alınması ve ilgili ticaret siciline başvuru yapılması bu aşamada yer alır. Yerel yasal düzenlemelerin dikkatle takip edilmesi bu noktada önem taşır.
Son olarak, faaliyet alanına bağlı olarak bazı sektörlerde özel izinler ya da ruhsatlar gerekebilir. Örneğin, finans, sağlık, enerji gibi alanlarda düzenleyici kurumların onayı talep edilebilir. Girişimcilerin sektöre özgü yükümlülükleri önceden araştırması ve gerekli izinleri zamanında alması, Avrupa'da şirket kurma sürecinin sorunsuz tamamlanmasına yardımcı olur.



Avrupa Birliği Ülkelerinde Uygulanan Vergi Oranları ve Teşvikler

Avrupa'da şirket kurma kararı verirken, ülkelere göre değişen vergi oranları ve yatırım teşvikleri önemli rol oynar. Avrupa Birliği ülkeleri, girişimcilere farklı düzeylerde avantajlar sunmaktadır. Bu farklılıklar, girişimcilerin lokasyon tercihini doğrudan etkileyebilir.
Macaristan, %9 kurumlar vergisiyle Avrupa'daki en düşük orana sahip ülkelerden biridir. Özellikle üretim ve lojistik gibi sektörlerde faaliyet göstermek isteyen girişimciler için cazip bir tercihtir. Avrupa'da şirket kurma planı olan yatırımcılar için Macaristan, düşük vergi yükü ve uygun operasyon maliyetleri ile dikkat çeker.
Estonya, dağıtılmayan kâr üzerinden vergi alınmaması ve e-Residency programı gibi dijital kolaylıklarla öne çıkar. %20 kurumlar vergisi yalnızca kâr dağıtıldığında uygulanır. Bu yapı, özellikle dijital girişimler ve uluslararası hizmet sunan firmalar için avantaj sağlar. Avrupa'da şirket kurma sürecinde, teknoloji odaklı ve esnek bir model arayanlar için Estonya güçlü bir alternatiftir.
Almanya, %29,9 kurumlar vergisi oranına rağmen, Avrupa'nın en büyük ekonomisi olması, gelişmiş sanayi altyapısı ve yüksek kaliteli iş gücü ile güçlü bir iş ortamı sunar. Sanayi, mühendislik ve ihracat odaklı şirketler için çeşitli devlet teşvikleri bulunmaktadır.
Fransa ise yaklaşık %25 kurumlar vergisi uygulamakta ve özellikle inovasyon, yeşil enerji ve teknoloji alanlarında yatırım yapan firmaları desteklemektedir. Avrupa'da şirket kurma planı olan orta ve büyük ölçekli girişimler için Fransa, pazara erişim ve kamu destekleri açısından önemlidir.
Portekiz ve İspanya, hem orta düzey vergi oranları hem de yaşam maliyetlerinin düşüklüğüyle öne çıkar. Dijital göçmen vizeleri, startup vizeleri ve çeşitli fonlar aracılığıyla yeni girişimcilere esnek çözümler sunmaktadır. Bu ülkeler, Avrupa'da şirket kurma sürecinde hızlı ve maliyeti etkin bir başlangıç arayanlar için uygundur.

2025 Güncel Vergi ve Teşvik Karşılaştırması

Ülke Kurumlar Vergisi (%) Teşvik Seviyesi
Macaristan 9 Orta (Yatırım ve istihdam)
Estonya 20 (dağıtımda) Yüksek (Dijital altyapı ve e-Residency)
Almanya 29,9 Yüksek (Sanayi ve ihracat)
İspanya 25 Orta (KOBİ destekleri)
Portekiz 21 Yüksek (Startup ve dijital vize)
Fransa 25 Orta (İnovasyon ve yeşil enerji)

 

Avrupa'da Yeni Şirketlerin Karşılaştığı Uygulamalı Zorluklar

Avrupa'da şirket kurma süreci tamamlandıktan sonra, yeni girişimciler uygulamada çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. Bunların başında, her ülkeye özgü bürokratik süreçler yer alır. Belgelerin hazırlanması, izinlerin alınması ve resmi işlemlerin tamamlanması zaman alabilir ve maliyetleri artırabilir. Özellikle ilk kez yurt dışında şirket kuran girişimciler için bu süreç dikkatli yönetilmelidir.
Rekabet de önemli bir başka zorluktur. Avrupa pazarı, birçok sektörde yoğun ve yerleşik oyuncuların hâkim olduğu bir yapıya sahiptir. Yeni kurulan şirketlerin fark yaratabilmesi için iyi bir pazar araştırması yapması, hedef kitleyi doğru belirlemesi ve farklılaşma stratejileri geliştirmesi gerekir. Ürün veya hizmetin yerel taleplere uyarlanması da başarıyı doğrudan etkileyebilir.
Finansman arayışı ise girişimcilerin sık karşılaştığı bir başka konudur. Avrupa'da girişim sermayesi fonları ve melek yatırımcılar aktiftir. Ancak yatırım alabilmek için güçlü bir iş planı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli sunulmalıdır. Girişimcilerin projelerini net şekilde ifade etmeleri ve yatırımcılara güven veren bir sunum yapmaları bu süreci kolaylaştırır.

Avrupa'da Şirket Kurarken Gurcan Partners ile Güvenli İlerleyin

Avrupa'da şirket kurma sürecinde profesyonel destek almak isteyen girişimciler için Gurcan Partners, güvenilir bir danışmanlık firması olarak öne çıkmaktadır. Firma, farklı Avrupa ülkelerindeki yasal süreçler konusunda deneyimli ekibiyle hizmet vermektedir. Şirket türü seçimi, başvuru belgelerinin hazırlanması, resmi kayıtlardan vergi süreçlerine kadar tüm adımlarda yönlendirme sağlamaktadır.
Gurcan Partners yalnızca hukuki işlemlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda pazar araştırması, yerel iş kültürü uyumu ve yatırımcı ilişkileri konularında da girişimcilere yol göstermektedir. Avrupa pazarındaki farklılıkları doğru analiz eden ekip, müşterilerine her ülkeye özgü stratejiler geliştirme imkânı sunmaktadır. Bu sayede şirket kuruluş süreci daha öngörülebilir ve düzenli bir şekilde ilerlemektedir.
2025 itibarıyla Avrupa'da şirket kurma adımı atan girişimciler için Gurcan Partners, süreci kolaylaştıran ve güven sağlayan bir iş ortağı olarak tercih edilmektedir. Danışmanlık desteği, özellikle yurt dışında ilk kez şirket kurmak isteyenler için büyük avantaj sağlamaktadır. Firma, çok dilli hizmet ağı ve ülke bazlı uzmanlığı sayesinde girişimcilere verimli bir başlangıç imkânı tanımaktaır.

Avrupa'da Şirket Kurmak Hakkında SSS

Avrupa'da en kolay hangi ülkede şirket kurulur?
Estonya, İrlanda ve Hollanda gibi ülkelerde şirket kuruluş süreci diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha hızlı ve basittir. Estonya dijital kimlik sistemi sunar, İrlanda düşük vergi avantajı sağlar, Hollanda ise sade bürokrasisiyle bilinir.

Almanya'da şirket açmak için ne gerekli?
Şirket türü seçimi, şirket adı rezervasyonu, noter onayı, banka hesabı açılması, ticaret siciline kayıt ve vergi numarası başvurusu gereklidir. Ayrıca bir iş adresi ve yasal temsilciye ihtiyaç duyulur.

Türk vatandaşları Avrupa'da şirket kurabilir mi?
Evet, Türk vatandaşları Avrupa ülkelerinde şirket kurabilir. Gerekli belgeler ülkeye göre değişmekle birlikte genellikle pasaport, adres beyanı ve şirket ana sözleşmesi istenir.

Yurt dışında şirket açmanın avantajları nelerdir?
Vergi avantajları, daha geniş pazarlara erişim imkânı, yatırım teşvikleri ve bazı ülkelerde daha hızlı kayıt süreçleri gibi avantajlar sunar.


Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.