logo
08 AĞUSTOS 2026

2025'te Türkiye'yi sallayan 10 kitap

Bekle Beni'den Gece Yarısı Kütüphanesi'ne, Sarı Yüz'den İnsanlığımı Yitirirken'e... Yalnızlık, pişmanlık ve yüzleşme rüzgârı estiren eserler hâlâ dillerde 

07.02.2026 04:30:00
Eyüp Kabil
 
2025'te Türkiye'yi sallayan 10 kitap
2025'te Türkiye'yi sallayan 10 kitap
2025 yılı, Türkiye'de kitap okuma alışkanlıklarında edebiyatın zafer yılı oldu!

Pandemi sonrası yalnızlık, kimlik arayışı, pişmanlık ve toplumsal yaralar gibi temalar okurları derinden etkiledi. Kitapyurdu, Amazon Türkiye, D&R ve diğer platformların verilerine göre en çok satan ve konuşulan kitaplar, hem yerli ustaların yeni eserlerini hem de dünya edebiyatının çarpıcı romanlarını içeriyor.

İşte 2025'i domine eden ve 2026'da hâlâ tartışılan 10 kitap...






1. Bekle Beni – Zülfü Livaneli (Can Yayınları)

Yılın en çok satan yerli romanı! Livaneli'nin usta kalemiyle işlenen aşk, ayrılık ve bekleyiş temaları, okurları gözyaşına boğdu. Toplumsal hafıza ve bireysel dramı harmanlayan hikâye, neden hâlâ konuşuluyor? Çünkü Türkiye'de "beklemek" kavramı hâlâ çok tanıdık ve acılı...






2. Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig (Domingo Yayınevi)

Pişmanlıkların, yaşanmamış hayatların ve ikinci şansların büyülü kütüphanesi... Matt Haig'in bu eseri, 2025 boyunca en çok tavsiye edilen kitap oldu. Okurlar "Ya başka bir hayat seçseydim?" sorusunu sormaktan vazgeçemiyor. Kişisel gelişim ile edebiyatın kesişim noktası!






3. Sarı Yüz – R.F. Kuang (İthaki Yayınları)

Amazon Türkiye'nin 2025 zirvesi! Pandemi sonrası yayıncılık dünyasındaki hırs, rekabet ve ırkçılığı acımasızca eleştiren bu roman, edebiyat çevrelerini salladı. "Yazarlık ne kadar kirli bir oyun?" sorusunu sorduruyor ve hâlâ sosyal medyada en çok tartışılan eserlerden.






4. İnsanlığımı Yitirirken – Osamu Dazai

Klasiklerin geri dönüşü! Japon edebiyatının karanlık başyapıtı, 2025'te yeniden patlama yaptı. Varoluşsal kriz, yalnızlık ve intihar temaları pandemi sonrası genç okurlarda büyük yankı buldu. Kısa ama yıkıcı etkisiyle hâlâ alıntılanıyor.






5. Yırtıcı Kuşlar Zamanı – Ahmet Ümit (Yapı Kredi Yayınları)

Başkomser Nevzat serisinin yeni halkası, polisiye severleri mest etti. İstanbul'un karanlık sokaklarında adalet arayışı, 2025'in en çok konuşulan polisiye romanı oldu. Ahmet Ümit'in toplumsal eleştirileri neden hâlâ güncel?






6. Yaşamak – Yu Hua (Jaguar Kitap)

Çin edebiyatının dev ismi Yu Hua'dan acı-tatlı bir hayat destanı. 20. yüzyıl Çin tarihini bireysel bir hikâyeyle anlatan roman, Türkiye'de "hayatta kalmak" üzerine derin sohbetlere yol açtı. Duygusal derinliğiyle unutulmuyor.






7. Azdahak – İskender Pala (Kapı Yayınları)

Tarih ve mitolojiyi harmanlayan epik bir eser. Osmanlı öncesi Anadolu'nun gizemli hikâyeleri, 2025'te tarih meraklılarını büyüledi. Pala'nın dili ve araştırması, kitabı hâlâ okuma listelerinde tutuyor.

8. El Kızı – Orhan Kemal (Everest Yayınları)

Klasiklerin yeniden keşfi! Orhan Kemal'in unutulmaz eserlerinden biri, 2025'te yeni baskılarıyla patlama yaptı. Sınıf çatışması, yoksulluk ve insanlık halleri... Neden hâlâ konuşuluyor? Çünkü hâlâ günümüz Türkiye'sini anlatıyor.

9. Hyunam-Dong Kitabevi – Hwang Bo-reum (Dong Kitabevi)

Güney Kore'den gelen sıcacık bir kitapçı romanı. Kitaplar üzerinden iyileşme, dostluk ve ikinci şanslar... 2025'in en duygusal keşiflerinden biri oldu. Okurlar "Kitaplar bizi kurtarabilir mi?" diye sormaya devam ediyor.

10. Engereğin Gözü – Zülfü Livaneli (İnkılâp Kitabevi)

Livaneli'den bir başka güçlü roman! Toplumsal yaralar, vicdan ve adalet sorgulaması... Yıl boyunca en çok alıntılanan eserlerden. Okurlar hâlâ "Engereğin gözünden bakmak ne demek?" diye tartışıyor.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.