logo
30 EYLÜL 2026

26 hisse senedi inceleme altında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirildiğini ve 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiğini bildirdi

30.09.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
26 hisse senedi inceleme altında
26 hisse senedi inceleme altında
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır." başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu iradenin net olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşın hakkını korumak için üzerlerine düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getirdiklerini belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşmış, 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte, kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır."


"TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecek"


Piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların, "haksız kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini" bilmesi gerektiğini belirten Gürlek, "Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir." bilgisini verdi.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda, yatırımcı haklarını korumak, sermaye piyasalarına duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerlerine düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi

İstanbul Fatih'te düzenlenen operasyonda 963 bin 800 sahte Euro, 91 bin 100 sahte Dolar ve 800 TL sahte para ele geçirildi. Yapılan operasyonda ayrıca 1 milyon 680 bin Euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para ile sahte para üretiminde kullanılan çok sayıda malzeme de ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

30.09.2026 15:41:00 / Güncelleme: 30.09.2026 15:44:22
İHA
 
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte para üretimi ve piyasaya sürülmesinin önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan saha çalışmaları ve istihbarı analizlerde, K.A. (49) isimli şüphelinin, ürettiği sahte paraları nominal değerinin yaklaşık yüzde 15-20'si karşılığında piyasaya sürecek şahıslara sattığı belirlendi.

9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulundu

K.A. isimli şüpheli dün Aksaray Mahallesi'nde yakalandı. Şahsın üzerinden başkasına ait kimlik çıktı. Yapılan sorgulamada K.A.'nın benzer suçlardan aranma kaydının bulunduğu ve hakkında 9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlendi.

Çalışmaların devamında K.A.'nın bağlantıları ve sahte para üretimine ilişkin faaliyetleri ayrıntılı olarak incelendi. Şüphelinin faaliyetlerini gizlemek amacıyla Haseki Sultan Mahallesi'nde M.E.E. (34) isimli şahıs üzerinden ev kiraladığı ve sahte paraları bir bölümünü bu adreste bastığı tespit edildi. Sahte para üretiminde kullanılan malzemeler ele geçirildi. Adrese yapılan baskında M.E.E. isimli şüpheli de yakalanarak gözaltına alındı.



Adreste yapılan aramalarda 1 milyon 680 bin euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para, 963 bin 800 Euro sahte para, 91 bin 100 dolar sahte para, 800 TL sahte para, 2 laminatör, 3 aydinger kalıp, 1 para kesme makinesi, 15 hologram rulosu, 900 adet 100 Euro hologram, 2 rulo hologram, 100 ibareli 35 tabaka hologram şeridi, 2 yeşil renkli sıvama silikonu ele geçirildi.

Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında "parada sahtecilik" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı belirtildi.

AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesi, "süresiz nafaka" uygulamasını taraflar arasındaki makul dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal etti; kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni yasal düzenleme için tanınan 9 aylık süreç başladı

30.09.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
AYM'den süresiz nafaka kararı
AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesinin (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan boşanılan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal kararının gerekçesi açıklandı

Yüksek Mahkeme, 4 Haziran'daki Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece iptal hükmüyle ilgili yasal düzenleme yapılması adına verilen 9 aylık süre başladı.

Buna göre, iptal edilen düzenlemede, evlilik birliğinin sona ermesiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine geçimini sağlamak amacıyla şartları bulunduğu müddetçe süre sınırlaması olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanındığı belirtildi.

Bunun nafaka borçlusu tarafa süresiz olarak mali nitelikte ödeme yükümlülüğü getirdiği kaydedile kararda, "Nafaka yükümlüsü ile yoksulluğa düşen eşin karşılıklı menfaatlerinin, devletin Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

"Yapılacak düzenlemeler, her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemeli ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmamalıdır." hükmüne yer verilen kararda, menfaatler arasındaki makul dengenin bozulmasının taraflardan biri aleyhine aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceği, bunun pozitif yükümlülüklere aykırılık oluşturabileceği ifade edildi.

Kararda, "Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğü incelenirken, boşanmada evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, bağlanan nafakanın süresinin nafaka borçlusunun boşanma sonrasındaki hayatına etkisi, çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığı gibi birçok ölçütün dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verildi.

İptal edilen "süresiz nafaka" düzenlemesinde, nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının, nafaka yükümlüsü olmasına engel oluşturmadığı aktarılan kararda, "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi hallerden biri gerçekleşmedikçe nafaka borçlusunun bu yükümlülüğü devam etmektedir." tespitine yer verildi.

Belirtilen durumlar dışında nafaka yükümlüsünün söz konusu borcunun hayatı boyunca devam edeceği belirtilen kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başka başvuruya ilişkin kararında, "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun öngörülmediği" bildirildi.

AYM'nin daha önceki kararına rağmen, "süresiz nafaka" uygulamasının "emredici nitelikte olduğu yönündeki yaklaşımın sürdüğü" vurgulanan kararda, "Kuralın, yoksulluk nafakasının süresi bakımından hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı, nafakanın süresinin somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek belirlenmesini öngörmediği, anılan Kanun'un yoksulluk nafakasının süresiz olmasını açıkça benimsediği, dolayısıyla nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği yönündeki uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır." değerlendirmesine yer verildi.

Boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanmasının beklenebilir olduğu anlatılan kararda, bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesinin ise kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olduğu kaydedildi.

AYM'nin kararında, "Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır." tespiti yer aldı.

Yoksulluk nafakasının durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği, bazı durumlarda da öngörülecek koşulların varlığı halinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği belirtilen kararda, bunun "devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucu" olduğu ifade edildi.

Anayasal güvenceler kapsamında, "süresiz nafaka" uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkati çekilen kararda, şunlara yer verildi:

"Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun'un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir. Bununla birlikte somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren hallere ilişkin kriterlerin de kuralda açık ve net biçimde yer alması makul dengenin sağlanması bakımından kaçınılmazdır. Bu itibarla kuralla kusuru daha ağır olmamak kaydıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka isteme imkanı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır." 

İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"

Kocaeli merkezli 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen "Mizan Operasyonu" ile dolandırıcılık ağı çökertildi. İşsiz kişilerin üzerine şirket kurarak komisyon karşılığı fatura satan ve vergi kaçakçılığına sebep olan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; e-imzalar, şirket kaşeleri, dijital materyaller ve 917 tabanca fişeği ele geçirildi

30.09.2026 10:00:00
İHA
 
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve 213 sayılı "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yürütülen incelemelerde, örgüt yöneticisi olduğu belirlenen O.U. isimli şahsın talimat ve yönlendirmeleriyle organize bir dolandırıcılık ağı kurulduğu ortaya çıkarıldı. Şebekenin, maddi zorluk çeken işsiz vatandaşlar adına gerçekte hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan paravan firmalar kurduğu tespit edildi.

Bu firmalar üzerinden yüksek meblağlı sahte faturalar düzenleyen şüphelilerin, söz konusu faturaları belli bir komisyon karşılığında kullanıcı firmalara sattığı ve haksız kazanç temin ettiği belirlendi. Sahte faturaları satın alan firmaların ise bu işlemleri defterlerine kaydederek vergi kaçırdıkları ve kamu zararına yol açtıkları belirtlendi.


155 firma ve 117 şüpheli tespit edildi



Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, söz konusu yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı toplam 155 firma ve 117 şüpheli belirlendi. Bu tespitlerin ardından 29 Eylül tarihinde; Kocaeli, İstanbul, Ankara, İzmir, Erzincan, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır ve Kahramanmaraş olmak üzere toplam 9 ilde "Mizan Operasyonu" adı verilen eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında, tespit edilen şüphelilerden 61'i ifadelerine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Savcılık tarafından hakkında gözaltı talimatı verilen 56 şüpheliden 46'sı yakalanırken, 5 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumlarında bulunduğu anlaşıldı. Firari konumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.


Ele geçirilenler



Şüphelilere ait iş yeri ve ikametlerde yapılan aramalarda, örgütün yasa dışı faaliyetlerini belgeleyen çok sayıda materyale el konuldu. Yaklaşık 50 klasör evrak ve doküman, 45 e-imza, 16 farklı firmaya ait kaşe, çok sayıda ajanda, 23 bilgisayar ve hard disk, 20 cep telefonu ve 7 farklı operatörlere ait sim kart, 8 farklı bankalara ait hesap cüzdanı, 917 tabanca fişeği, kurusıkı tabanca, takılı vaziyette şarjör ve 14 kurusıkı fişeği ele geçirildi.

Federasyon sessizliğini bozdu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), yönetim kurulunun, "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi

29.09.2026 17:39:00
AA
 
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyonun internet sitesinde yer alan açıklamada, "TFF Yönetim Kurulu, delegelerin iradesiyle seçilmiş olup kamuoyunun beklentileri doğrultusunda, kamu vicdanının yeniden tesis edilmesi ve "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Yönetimimiz, bu çalışmalar kapsamında bahis ve yasa dışı bahis konusunun üzerine kararlılıkla gitmiş; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalara her türlü katkıyı sunmuştur. Bu kapsamda ilgili kurumlarla inceleme ve işbirliği süreci halen devam etmektedir" denildi.

Federasyon yönetiminin, Nisan 2025'ten itibaren çeşitli tarihlerde adaletin tesisi amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla suç duyurusunda bulunduğu hatırlatılarak şu görüşlere yer verildi:

"TFF bünyesinde bulunan ve bizden talep edilen belgeler ise kapalı zarf içerisinde; parmak izi, DNA kalıntısı tespiti ve diğer gerekli incelemelerin yapılması için Adli Tıp Kurumu'na teslim talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmiştir. Netice itibarıyla TFF Yönetim Kurulu, göreve geldiği andan itibaren üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla gerekli tüm adımları atmış ve bu süreçte sorumluluk bilinciyle hareket etmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu olarak, hukukun üstünlüğüne, yargı makamlarının bağımsızlığına ve adli süreçlerin sağlıklı biçimde yürütülmesine olan inancımız tamdır. Kamuoyunun, devam eden adli sürece ilişkin yalnızca yetkili makamlar tarafından yapılacak açıklamaları esas almasını önemle rica ederiz."

"Casusluk" davasında 3. duruşma

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve kampanya direktörü Necati Özkan'ın "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Silivri'de başladı. Kürsüye çıkan İmamoğlu, sert savunmasında "Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Ortada casusluk varsa tek bir belge göstersinler" diyerek tepki gösterdi

29.09.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
"Casusluk" davasında 3. duruşma
"Casusluk" davasında 3. duruşma
Kamuoyunun gözünü çevirdiği tarihi davanın üçüncü celsesi bugün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

2019-2025 yılları arasındaki faaliyetler gerekçe gösterilerek açılan ve sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istenen "siyasal casusluk" davasında gözler, mahkemenin MİT, BTK ve emniyetten talep ettiği ek dijital delil inceleme raporlarındaydı.

İmamoğlu salona girer girmez mesajı verdi

Duruşma salonuna getirilen tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, izleyicilerin "Millet sizi bekliyor" seslenişine, "Beni beklemeyin, siz harekete geçin; ben sonra aranıza katılırım" yanıtını vererek salonda gülüşmelere neden oldu.

Duruşmanın başında tanıkların dinlenmesi planlanırken İmamoğlu söz alarak öncelikli olarak savunmasını gerçekleştirdi.

"Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Hadi oradan!"

Kürsüde iddianameye sert eleştiriler yönelten İmamoğlu, davanın tamamen siyasi bir amaç taşıdığını belirtti. Savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"Burada yine bir yargı saldırısı altında olduğumuz dönemde, ismi bile insanları güldürecek bir casusluk davasında bu salondayız. Asrın akıl tutulmuşluğu ile mücadele eden bir toplum halindeyiz. Son 2 yılda şahsıma 20 dava açıldı, mevcutta 13 ceza davam var. Bugün ise casusluk iddiasıyla sanık kürsüsündeyim. Hangi talimatı vermişim? Hangi bilgiyi kime aktarmışım? Hangi eylemle devletin güvenliğini tehdit ediyormuşum? Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Elimizde hiçbir şey yok. NATO buradaydı, 'İmamoğlu casus mu?' diye sorup öğrenip öyle gelseydiniz. Eğer ortada bir casusluk hikayesi aranıyorsa, saray siyasetinin ve üst düzey bürokrasinin parmaklarının olduğu fon vurgunlarına baksınlar. Cesaretiniz varsa onları yazın."

Merdan Yanardağ: "Hedef TELE1 ve siyasi başarılar"

Davanın diğer önemli sanıklarından, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1 kanalına kayyum atanan gazeteci Merdan Yanardağ da önceki beyanlarını yineleyerek suçlamaların odağında gazetecilik faaliyetlerinin yer aldığını savundu. Yanardağ, davanın tamamen TELE1 ekranlarını susturmak ve muhalefetin siyasi başarılarını gölgelemek amacıyla kurgulanmış bir senaryodan ibaret olduğunu ifade etti.

Davanın diğer sanıkları Necati Özkan ve Hüseyin Gün de casusluk iddialarıyla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, masum olduklarını belirterek beraat ve tahliye taleplerini yinelediler.

Savcı "deliller tamamlanmadı" dedi, tutukluluk istedi

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı; sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, MİT ve emniyetten beklenen ek dijital delil raporlarının henüz tamamen dosyaya ulaşmamış oluşu ve kaçma şüphesi unsurlarını gerekçe gösterdi.

Savcılık; Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Gözler mit raporlarında ve ara kararda

İlk iki celsede sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazarak sanıkların casusluk faaliyeti yürüttüğüne dair somut bir tespit olup olmadığını sormuştu.

Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!


 
 
Son yıllarda kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Geçmişte çoğunlukla 65 yaş üzerinde ihtiyaç duyulan kalp kapağı değişimi, artık genç yaşta da gerekli olabiliyor.

29.09.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar "Dünya genelinde ve ülkemizde kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığının artmasında en temel faktörler, modern tıp teknolojileri sayesinde yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra modern yaşamın getirdiği bazı zararlı alışkanlıklardır. Bu zararlı alışkanlıklar kalp kapaklarının yapısını doğrudan olumsuz etkilemektedir" diyor. 
Kalp kapağı hastalığında en sık görülen belirtileri; özellikle yürürken, merdiven çıkarken veya bir fiziksel aktivite esnasında başlayıp dinlenince geçen nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, kalp çarpıntısı, fiziksel aktivite sırasında eforla gelen ve dinlenmekle geçen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bacaklarda ödem (şişlik) olarak sıralayan Doç. Dr. Taşar, bu durumda mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapaklarına zarar veren 6 hatalı alışkanlığı ve tedavide ameliyatsız dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Sigara

Damar duvarlarına zarar vererek kireçlenmeyi hızlandırır. Özellikle aort kapağının daralmasında ve sertleşmesinde en büyük tetikleyicilerden biridir.

Yetersiz ağız ve diş hijyeni

Düzenli fırçalanmayan dişler ve diş eti enfeksiyonları, bakterilerin kana karışmasına yol açar. Bu bakteriler doğrudan kalp kapakçıklarına yapışarak ölümcül olabilen enfektif endokardit (kalp kapağı iltihabı) hastalığına neden olabilir.

Kötü beslenme ve yüksek kolesterol

Doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenmek, damarlarda olduğu gibi kalp kapaklarında da lipid (yağ) birikimine ve erken kireçlenmeye yol açar.

Hareketsiz (sedanter) yaşam

Düzenli egzersiz yapmamak; obezite, diyabet ve yüksek tansiyona zemin hazırlar. Bu kronik hastalıklar kalp kapaklarına binen mekanik yükü ve stresi artırarak yapılarını bozar.

Boğaz enfeksiyonlarını ihmal etmek

Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde gelişen beta mikrobu (A grubu streptokok) enfeksiyonlarının hekim kontrolünde antibiyotikle tedavi edilmemesi, ilerleyen yıllarda romatizmal kalp kapağı hastalığına dönüşür.

Aşırı tuz tüketimi

Yüksek tansiyona (hipertansiyona) neden olur. Kontrolsüz yüksek tansiyon, sol karıncık içindeki basıncı artırarak aort kapağını ve mitral kapağı sürekli zorlar, erken yıpranmalarına ve kaçırmalarına yol açar.

Ameliyatsız yöntemler büyük avantaj sağlıyor

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, günümüzde açık kalp ameliyatına alternatif olarak, göğüs kafesi açılmadan ve genellikle kasık damarlarından girilerek gerçekleştirilen modern tedavi yöntemlerinin, hastaların komplikasyon riski düşük, konforlu ve hızlı iyileşme süreci geçirmelerini sağladığını vurguluyor. İşlemden sonra genellikle tedbir amaçlı bir-iki gece gözlem altında tutulan hasta, iki veya üçüncü gün yürüyerek taburcu olabiliyor. Açık ameliyatlardaki gibi aylarca sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğu olmadığını, evde bir-iki hafta süren iyileşme döneminde kişisel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabildiklerini belirten Doç. Dr. Taşar, bu süreçte doktorun önerilerinin uygulanmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. 

Modern girişimsel tedavi yöntemleri

Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapağı tedavisinde uygulanan girişimsel yöntemleri şöyle açıklıyor;
TAVI: Kasık atardamarından girilerek daralmış aort kapağına biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
MitraClip: Ciddi mitral kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların klipsle birbirine tutturulmasıdır. 
TMVR (Transkateter Mitral Kapak Replasmanı): Mitral kapağın kateterle değiştirilmesidir. Daha önce biyolojik kapak takılmış hastalarda, yeni kapağın eski kapağın içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanabilir.
Balon Valvüloplasti: Daralmış kapağın (özellikle mitral kapağın) kasıktan gönderilen balonun şişirilmesiyle genişletilmesidir.
Transkateter Bicaval Kapak Replasmanı (Tricvalve): İleri derecede triküspit kapak yetmezliğinde, üst ve alt ana toplardamarların kalbe girişine biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
TriClip: Ciddi trikuspit kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların birbirine bir mandal yardımıyla tutturulmasıdır.

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu

Şanlıurfa’da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi

29.09.2026 10:33:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi. 16 şüpheli gözaltına alınırken 46 kişi hakkında işlem başlatıldı. Operasyonda ele geçirilen silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu ise soruşturmanın en kritik soruları arasında.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kent genelinde kapsamlı bir silah operasyonu düzenledi.

Belirlenen 70 ikamet, 30 araç ve 8 iş yerine eş zamanlı baskın yapıldı. Aramalarda 2 AK-47 ve 1 M4 tipi uzun namlulu silahın yanı sıra 25 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız av tüfeği, 8 ruhsatsız pompalı tüfek ve 10 kurusıkı tabanca olmak üzere toplam 57 silah ele geçirildi.

Operasyonun bilançosu bununla da sınırlı kalmadı. Adreslerde 318 kartuş, 874 fişek, 9 şarjör, sustalı bıçak, muşta, 25 narkotik hap ve 310 paket kaçak sigara bulundu.

ASIL SORU: SİLAHLAR NEREYE GİDECEKTİ?



Operasyonun ardından gözaltına alınan 16 kişi hakkında soruşturma sürerken, kamuoyunun merak ettiği en önemli konu silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu.

Şu ana kadar paylaşılan resmi bilgilerde, ele geçirilen silahların belirli bir suç örgütüne, kişiye ya da başka bir adrese gönderilmek üzere hazırlandığı yönünde kesinleşmiş bir tespit yer almıyor.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında silahların kaynağı, sahipleri, temin zinciri ve varsa sevkiyat bağlantılarının ortaya çıkarılması bekleniyor.

46 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM



Operasyon kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınırken toplam 46 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.

Özellikle uzun namlulu silahlar, çok sayıda ruhsatsız tabanca ve yüzlerce mühimmatın aynı operasyon kapsamında ele geçirilmesi, soruşturmanın kapsamını daha da önemli hale getiriyor.

Şimdi gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasında:

57 silah nereden geldi? Kimler tarafından temin edildi? Kimin kontrolündeydi? Silahların herhangi bir olayda kullanılıp kullanılmadığı belirlenecek mi? Ve varsa silahların ulaştırılacağı kişiler kimlerdi?

Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi

İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil 7 üst düzey isim "resmi belgede sahtecilik" ve "mobbing" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

29.09.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolu, sabah saatlerinde gelen şok bir operasyon haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 üst düzey spor yöneticisi ve hakem kurulu üyesi gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve ofislerinde geniş çaplı adli aramalar gerçekleştirilirken, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun sağlık kontrolü için hastaneye getirildiği ilk görüntüler de basına yansıdı.

Soruşturmanın perde arkası

Soruşturmanın, 15 Eylül 2025 tarihinde mağdur eski bir hakemin şikayeti üzerine başlatıldığı öğrenildi. Yaklaşık bir yıldır titizlikle yürütülen gizli takip sürecinde; açık kaynak çalışmaları, HTS kayıtları, MASAK incelemeleri, müşteki-tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları dosyaya eklendi.

Gelen son bilgilere göre, soruşturma kapsamında incelenen bilirkişi raporlarında çok ciddi bulgular yer alıyor:

Hakemlerin mazeret dönüşü tabi tutulduğu kural sınavlarında yazıların birbiriyle uyuşmadığı ve evraklarda tahrifat yapıldığı saptandı.

Hakem klasmanlarının oluşturulması, kural sınavları, puanlama, atama ve görevlendirme süreçlerine usulsüz şekilde müdahale edildiği iddia ediliyor.

Bazı hakem ve gözlemcilere karşı sistemli bir şekilde "mobbing ve eziyet" uygulandığı adli dosya kayıtlarına geçti.

Gözaltına alınan isimler

Operasyon kapsamında aralarında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, eski başkan vekili Ahmet Şahin, kurul üyesi Sebahattin Şahin, eski üye Yunus Yıldırım ile dernek ve kurul yöneticileri Ferdi Karadoruk, Emre Kosif ve Alican Sağlar'ın bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı.

Akın Gürlek'ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada hukuk karşısında hiç kimsenin ayrıcalığı olmadığını vurgulayarak, futbolda şeffaflık ve adalet için usulsüzlük iddialarının üzerine kararlılıkla gidileceğini belirtti.

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgüt bağlantılı kişilerle yoğun para transferi gerçekleştirdikleri tespit edilen 6 şüpheli yakalandı

29.09.2026 10:07:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgüt bağlantılı kişilerle yoğun para transferi gerçekleştirdikleri tespit edilen 6 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü birimleri, "Terörizmin Finansmanı" suçu ile ilgili yürütülen çalışmalarda, DEAŞ bağlantı kişileri mercek altına aldı. DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ve çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantıları bulunduğu belirlenen şüphelilerin, Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) takıldığı öğrenildi.

Söz konusu soruşturma kapsamında bu kişilerin MASAK tarafından incelenen hesap hareketlerinde, DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ve diğer terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda şahısla para transferi gerçekleştirdikleri tespit edildi.

Yapılan tespitlerin ardından bu sabah operasyon için düğmeye basıldı. Sabaha karşı düzenlenen eş zamanlı operasyonda 6 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılara ait ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda ise 13 bin dolar para, çok sayıda dijital materyal ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi.

Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale'nin Yahşihan Belediyesine yönelik 4 ilde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 35 zanlıdan 15'i tutuklandı

29.09.2026 07:00:00
AA
 
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında yakalanan ve önceki gün jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 35 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Aralarında eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz'ın da bulunduğu 35 zanlı, ardından hakimliğe sevk edildi.

Sungur ve Türkyılmaz'ın da bulunduğu 15 şüpheli tutuklanırken, 2'sine ev hapsi verildi, 18'i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Başka bir suçtan dolayı ceza infaz kurumunda bulunan bir zanlı hakkında da adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, bir firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Operasyon

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 24 Eylül'de eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz ile belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 37 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından haklarında soruşturma başlatılan zanlılardan 35'i, 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan birinin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, biri ise adresinde bulunamamıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.