logo
15 HAZİRAN 2026

3. Halife dönemi ve İmam Ali

Hz. Osman, Emeviler’e mensuptu. Onun halife olması Emevioğulları arasında adeta bir bayram coşkusu yaratmıştı

21.02.2023 20:52:00
3. Halife dönemi ve İmam Ali
3. Halife dönemi ve İmam Ali
Hz. Osman, Emeviler'e mensuptu. Onun halife olması Emevioğulları arasında adeta bir bayram coşkusu yaratmıştı.

Ebu Süfyan derhal Osman'ın evine giderek orayı hınca hınç doldurmuş olan Ümeyyeoğuları'na sordu: "İçinizde sizden olamayan biri var mı?" Onlar, "yok" dediler. Bunun üzerine Ebu Süfyan şöyle dedi:

"Ey Ümeyyeoğulları! Bu makamı top gibi birbirinize atın. Ebu Süfyan'ın yemin ettiğine and olsun ki, ne cennet vardır ne de cehennem! Hesap vermek ve ceza görmek de yok. Ben bu egemenliği sizin için arzu ediyordum. Bu egemenlik artık miras olarak sizin çocuklarınıza yetişecektir"

Sonra Hz. Hamza'nın kabrinin başına gitti. Mezarı tekmeleyerek şöyle dedi:

"Ey Ebu Ammare! Uğruna kılıcınla bizimle vuruştuğun din şu anda bizim çocuklarımızın elinde bir oyuncak oldu. Oynuyorlar onunla…" 

Hz. Osman iktidara geldiğinde 70 yaşını geçmişti. Akrabalarına çok düşkündü, onları devamlı surette kayırıyordu.

Kendinden önceki iki halifenin uygulamalarını devam ettirmeye söz vererek hilafete geçmişti; ancak bunu yapmadı.

İbn Haldun, İbn Hallikan, İbn Asem-i Kûfi, Mesudi, İbn Ebi'l- Hadid gibi âlimlerin ifadesine göre: "Osman b. Affan hilafet makamına geçtiğinde Resulüllah'ın sünneti ve Şeyheyn'in (Ebubekir ve Ömer) siretine aykırı hareket etti."

Beytü'l-Mal'dan Ümeyyeoğulları'na yüksek meblağda para ve mal dağıtıyordu.
"… Osman, kendi zamanında fethedilen Ermeni şehirlerinin humusunu (hiçbir şer'i cevaz olamadan) Mervan'a bağışladı. Bunun yanında Beyt'ül-Mal'dan Mervan'a nakit bin dirhem bağışladı. Abdullah b. Halid'e dört yüz bin dirhem, Resulüllah'ın sürgün ettiği Ebu'l As'a yüz bin dirhem, Ebu Süfyan'a iki yüz bin dirhem bağışladı." 

Hakem b. Ebu'l As kimdir?

Hakem b. Ebu'l-As, Hz. Osman'ın amcasıydı. Taberi, İbn-i Esir ve Belazuri Ensab'ın 5. cildinin 17. sayfasında şöyle yazıyorlar:

"Hakem b. Ebi'l As cahiliye döneminde Resulüllah'ın komşusuydu. O dönemde Peygamberi çok incitiyordu. Mekke'nin fethinden sonra Medine'ye gelerek zahirde İslam'ı kabul eti.

Ancak sürekli olarak toplumda Peygamberi tahkir etmeye çalışırdı. Resulüllah yürüdüğünde Hakem, Hz. Peygamberin peşine takılarak gözü, eli, ağzı, burnu ile taklit ve maskaralıklar yapardı. Hatta namazda bile bir takım hareketler yaparak Hz. Peygamberi aşağılamaya çalışırdı…

Resulüllah bu hareketlerinden dolayı ona beddua etti. O kriz geçirip, ahmaklaştı ve yarı deli oldu. Bir gün özür dilemek için Resulüllah'ın evine gitti.

Hz. Peygamber dışarı çıkarak, "Kimse, onun adına özür dilemesin, O, oğlu Mervan ve diğer aile fertleri Medine'yi terk etmelidirler" buyurdu.

Böylece Resulüllah'ın emriyle Taif'e sürüldüler. Ebubekir ve Ömer devrinde Osman onlar için aracı olup, Medine'ye döndürülmelerini istediyse de Ebubekir ve Ömer kabul etmeyip şöyle dediler: "Resulüllah'ın kovduğu ve sürdüğü kimseleri biz geri getirmeyiz."

Mervan b. Hakem

Mervan, babası Hakem b. Ebi'l As birlikte Mekke fethi günü Müslüman olmuştur. Babası sürgün edilince o da Taif'e gitmiş Hz. Osman halife seçildiğinde onu Medine'ye getirmiştir.

Hz. Osman, Mervan'a kızını verdi ve onu katiplik görevine atadı. Kâtiplik görevi, devletin sekreterliği ve halifenin mührünün taşıyıcılığı vazifelerini kapsıyor ve büyük bir önem arz ediyordu. Mervan, Hz. Osman'ın danışmanıydı.

Tarihî kayıtlara göre Mervan, zeki, cesur, hırslı ve hileci bir karaktere sahipti.

İbn-i Sa'd, Tabakat'ta  şöyle yazıyor: "İnsanlar Mervan b. Hakem'i kendisine yaklaştırdığı ve onun sözlerini dinlediği için Hz. Osman'ı ayıplıyorlardı. Halk, Hz. Osman'a isnad edilen pek çok hususu onun emretmediğine, bu yapılanların ancak Mervan'ın şahsi görüş ve tasarrufu olduğuna inanıyorlardı."

Hatta İbn Kuteybe, Hz. Osman'ın Fedek'i Mervan'a ikta olarak verdiğini kaydetmektedir.

Zehebi'nin ifadesine göre; Mervan b. Hakem, Hz. Osman'ın hilafeti boyunca sürekli Hz. Ali'yle sürtüşme halindeydi. Çoğu kez onunla münakaşa etmişti.

Halk aynı zamanda, halifenin İslam topraklarına atadığı valilerin icraatlarından da memnun değildi.

Hicret'in 35. yılında, Osman'ın halifeliği döneminde, Mısır ve diğer bölgelerden yaklaşık 900 kişilik bir grup Medine'ye gelerek valilerinin icraatlarını şikayet etmişler ve bu kişilerin görevlerinden azledilmelerini istemişlerdi. Bu esnada Medine'de çeşitli huzursuzluklar meydana gelmişti.

Hz. Osman, Hz. Ali'ye gelerek bu karışıklığı gidermek için yardın istedi. Hz. Ali ona şöyle dedi:

"Bu karışıklığın sebebinin ne olduğunu biliyor musun? Bunlar hep Mervan b. Hakem, Said b. El-As, Abdullah b. Amir ve Muaviye sayesinde olmuştur. Sen bu kişilerin sözünü dinliyor, bizimkini dinlemiyorsun."

Hz. Osman, "Bundan sonra sizinkini dinleyeceğim" deyince Hz. Ali, Muhacir ve Ensar'ın ileri gelenlerinden bir grupla Mısır'dan gelen heyetin yanına gidip onlarla konuştu.

Hz. Osman, Hz. Ali'nin aracılığıyla Mısır, Kûfe, Basra valilerini değiştireceğine dair söz verince heyetler Medine'den ayrıldılar.

Hz. Ali bu işe kefil olmuştu. Mısırlılar isteklerin yerine getiren ve kendilerinin teklif ettiği Muhammed b. Ebi Bekir'i Mısır valiliğine tayin eden Osman'dan razı olarak Medine'den ayrıldılar.

Yeni Mısır Valisi Muhammed b. Ebu Bekir'le birlikte yola çıkan heyet, yolda siyah bir kölenin hareketlerinden şüphelenerek onu durdurdular. Adam halifenin kölesi olduğunu ve Mısır Valisi'ne bir mektup gönderdiğini söyledi.

Muhammed b. Ebu Bekir mektubu buldu. Mektupta heyette bulunan kişilerin ve Muhammed b. Ebu Bekir'in ve bazı kişilerin öldürülmesi yazılıydı. Ayrıca, "Seni şikayet için bana gelen bu heyetteki kişileri hapset" diyordu.

Mektubu okuyan Mısırlılar topluca Medine'ye geri döndüler. Önce Hz. Ali'nin sonra da Hz. Osman'ın yanına gittiler. Osman'a hitaben, "Sen, bizim hakkımızda bunları yazdın. Allah da senin kanını helal kıldı" dediler.

Hz. Osman mektup olayından kesinlikle haberi olmadığını ifade etti.

Durumun ciddiyetinin farkında olan Hz. Ali, köleyi, bindiği deveyi ve mektubu alarak Hz. Osman'ın evine gitti ve kölenin ve devenin kendine ait olup olmadığını sordu. Osman, "bana aitler" dedi. O zaman Hz. Ali, "Mektubu sen mi yazdın" deyince Osman, "Mektupla ilgim yoktur" dedi.

Hz. Ali bu kez, "Nasıl oluyor da senin kölen, senin devenle, senin hiç bilgin olmadan yola çıkıyor ve senin mührün olan mektubu taşıyor?" diye sordu. Hz. Osman yemin ederek olaydan haberi olmadığını söylüyordu.

Bazı kaynaklarda geçtiğine göre mektup incelenince yazının Mervan'a ait olduğu anlaşıldı. Bu oyunu Mervan hazırlamış, halifenin ağzından bir mektup yazmıştı.

Zira valilerin görevden alınmasını içine sindirememişti. O zaman Hz. Ali ve yanındakiler halifeden Mervan'ın kendilerine teslim edilmesini istemişlerdi. Mervan o sırada halifenin evindeydi. Hz. Osman öldürmelerinden çekindiği için Mervan'ı teslim etmedi.

Bu olayları ele almamızın sebebi Hz. Osman döneminde Emeviler'in siyasi nüfuzunun ne derece arttığını ve bu dönemde Hz. Ali'nin rolünü daha iyi anlamamız içindir.

Başta Hz. Ali olmak üzere ve etrafındaki kişiler Hz. Osman'ı atadığı valiler ve idareciler konusunda devamlı olarak uyarmaktaydı.

Hz. Osman'ın hanımı Naile, Mervan'a tâbi olursa kendi ölümünü hazırlayacağını defalarca kendisine söylemişti.

Hz. Osman, valileri Emeviler'den seçiyordu. Ki bunlar ehliyet-siz, liyakatsiz ve açıkça günah işleyen kimselerdi.

Bunlardan en dikkat çekeni Kûfe Valisi Velid b. Utbe'ydi (Osman'ın üvey kardeşiydi.) Osman onu Kûfe'ye vali tayin etti.

Mesudi, Müruc'uz-Zeheb'de, Resulüllah'ın Velid hakkında şöyle buyurduğunu yazıyor: "O, ateş ehlindendir."

Velid açıkça günah işlemekten çekinmiyordu.

Kûfe'de vali iken bir gece sabaha kadar eğlendi. Sabah ezanı okununca sarhoş bir halde camiye gelerek mihraba geçti. Sabah namazını 4 rekat kıldırdı. Sonra halka, "İsterseniz daha arttırabilirim" dedi.

Bazı kaynaklar şunu da eklemektedir: "Velid, mihrapta kustu, halk çok rahatsız olduğu için onu Osman'a şikâyet etti."

Hz. Ali bu konuda Hz. Osman'a şunları söyledi: "Umeyyeoğulları'nı halka musallat etme. Velid'i valilik makamından alıp, onun hakkında ilahi hükmü icra etmelisin."

Talha ve Zübeyr de halifeden, Velid'e Allah'ın hükmünü uygulamasını istediler. Halife halkın baskısı yüzünden Velid'i görevden aldı, yerine Ben-i Umeyye ağacının dallarından biri olan Sa'd b. As'ı Kûfe Valisi olarak atadı.

Sa'd Kûfe'ye geldiğinde mihrabı, minberi ve Daru'l İmame'yi yıkattı. Velid'i de Medine'ye gönderdi.

Velid'in görevden alınması halkı tamamen yatıştıramadı. Zira halifenin şarap içen kimselere İslam'ın verdiği cezayı Velid'e tatbik etmesi gerekiyordu.

Ancak Osman, kardeşine duyduğu alaka-dan Velid'e güzel elbiseler giydirdi ve onu bir odaya koydu ki ceza orada icra edilsin.

Ancak Velid'i kamçılayarak cezayı icra etmek isteyenler halife tarafından tehdit ediliyordu.

Sonunda Hz. Ali kırbacı eline aldı ve halifenin tehditlerine kulak asmadan Allah'ın hükmünü icra etti.

Halkın, Hz. Osman'a olan eleştirileri had safhadaydı. Taberi bu konuda şunları söylüyor: "Ben halkın çoğunluğunun tahammülü olmadığından Müslümanların halifeye yaptıkları tenkitleri yazmıyorum."

Halifenin zulme varan icraatlarından bıkan halk, Hicri 34'de Medine'ye gelerek Hz. Ali'nin huzuruna vardılar. O'nu aracı kılarak halife Osman'ın yanına gönderdiler.

Hz. Ali, halifeye mümkün olduğu kadar nasihatte bulundu. Bazı valileri ve hakimleri değiştirmesini ve yaptığı uygulamaları tekrar gözden geçirmesini istedi.

Onu bu işlerin doğurabileceği sonuçlar hakkında uyardı. Hatta hayatının tehlikede olabileceğini bile şu sözlerle ona anlattı:

"Allah aşkına sakın bu ümmetin öldürülen lideri olma. Zira söylenene göre bu ümmette bir lider öldürülecektir. Onun öldürülmesiyle kıyamete kadar Katl-u Kıtal (ölüp-öldürülme) olacaktır."  (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)

Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu

Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu

15.06.2026 00:47:00
İhlas Haber Ajansı
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu.

Bartın'ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklenebilen insansız hava aracı vurdu.



Plaj boşaltılırken, jandarma ekipleri çevrede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. İnsansız hava aracında mühimmat bulunduğu öğrenilirken, uzman ekipler tarafından mühimmatın kontrollü olarak imha edileceği öğrenildi.



İnsansız hava aracının, Ukrayna-Rusya savaşında denize düşen silahlı insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

14.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında tavuk eti sektöründe faaliyet gösteren firmalar hakkında inceleme başlatıldı. Rekabet Kurulu kararları ile Ticaret Bakanlığı'ndan temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan incelemelerde, bazı şüphelilerin piyasadaki rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelledikleri değerlendirildi. Bunun üzerine ekipler, 12 Haziran günü İstanbul, merkez olmak üzere Balıkesir, Bolu, Ankara, Uşak, Bursa, İzmir, Samsun, Kocaeli, Manisa, Gaziantep, Sakarya ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 29 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma ve tahkikat işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında daha önce 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Banvit, Erpiliç, Gedik Tavukçuluk ve Lezita Gıda'nın da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştı. Operasyonda 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Ordu'nun Ünye ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışta cadde ve sokaklar su altında kalırken, bazı iş yerlerini ve evleri su bastı. İlçede bir binanın istinat duvarı da çöktü

14.06.2026 17:46:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ünye'de sabah saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su birikintileri oluştu. Özellikle Çınarlık, Kaledere, Fevzi Çakmak ve Saraçlı mahallelerinde yağışın etkisi yoğun şekilde hissedildi. Caddeler göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı. Yağış nedeniyle giriş katlarda bulunan bazı evlerde de su baskınları meydana geldi. İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ) ekipleri, vidanjörlerle su tahliye çalışması gerçekleştirdi. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma yaptı.

4 katlı binanın istinat duvarı çöktü

Öte yandan Saraçlı Mahallesi Menteşe Sokak'ta 4 katlı bir binanın istinat duvarı, aşırı yağış nedeniyle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, çevrede inceleme başlatıldı. İstinat duvarının yıkıldığı binada oturan Azmi Uçur, "Üst tarafta çektiğimiz istinat duvarı çöktü. Duvarımız tuğladan olduğu için yağmurdan dolayı göçtü. Polisler geldi, inceleme yaptılar. Şu anda bize bir şey demediler. Yukarıdaki binada dört hane, bizim binada ise beş hane var" dedi.

Bölgede yağış devam ediyor.

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama

Tekirdağ merkezli 2 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 36 şüpheliden 32'si tutuklandı.

14.06.2026 11:38:00
İhlas Haber Ajansı
Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama
Tekirdağ'da yasa dışı bahis çetesi çökertildi: 32 tutuklama
Tekirdağ merkezli 2 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 36 şüpheliden 32'si tutuklandı.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince internet üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen planlı ve projeli çalışmalar kapsamında önemli bir operasyona imza atıldı.



Ekipler tarafından yapılan araştırma ve incelemelerde, yasa dışı bahis organizasyonuna ait olduğu değerlendirilen hesaplarda yaklaşık 1 milyar TL tutarında para hareketi tespit edildi. Haksız kazanç elde ettiği belirlenen suç örgütüne yönelik teknik ve fiziki takip çalışmalarının tamamlanmasının ardından operasyon için düğmeye basıldı.

Tekirdağ merkezli olmak üzere 2 ilde 9 Haziran 2026 tarihinde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda toplam 36 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 12 Haziran 2026 tarihinde adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 32 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi.

Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında sanal devriyelerin 7 gün 24 saat esasına göre görev yaptığı belirtilerek, yasa dışı bahis başta olmak üzere suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

FETÖ firarileri yine yok!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

13.06.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
FETÖ firarileri yine yok!
FETÖ firarileri yine yok!
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L. ve N.İ. ile ulusal seviyede aranan 48 G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Yakalanan zanlıların, 58'inin Gürcistan, 12'sinin Almanya, 3'ünün Bulgaristan, 3'nün Yunanistan, 2'sinin Hollanda, 2'sinin KKTC, diğerlerinin ise Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Japonya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland ve Ukrayna'dan getirildikleri belirtildi.

FETÖ firarileri



FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları ve 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında, uluslararası düzeyde Interpol Kırmızı Bülteni ve İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Kırmızı Listesi ile aranan en kritik firari isimler şunlardır:

Adil Öksüz

Zekeriya Öz

Ekrem Dumanlı

Emre Uslu

Cevheri Güven

Hakan Şükür

Arif Erdem

Suat Yıldırım

Akın İpek

Mustafa Özcan

Harun Tokak

Şerif Ali Tekalan

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu


 
Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu.
 

13.06.2026 11:30:00
AA
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu

Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen "Kıbrıs Cumhuriyeti" döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki "Kanlı Noel" saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.
Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.

Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.
Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.

KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.

Bizim tarihimizi bilmemiz lazım

Bozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek "Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız." diye konuştu.

KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.
Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.

Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.
Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.
"Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır" diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.

Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek "Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.