logo
03 AĞUSTOS 2026

34 derece sıcakta karpuz hasadı

Yozgat'ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyünde karpuz hasadı başladı. Kavurucu sıcak altında çalışan tarım işçilerinin yoğun mesaisi dron ile görüntülenirken, tarlalardan toplanan karpuzlar kamyonlara yüklenerek çevre il ve ilçelere gönderiliyor

02.08.2026 14:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
34 derece sıcakta karpuz hasadı
34 derece sıcakta karpuz hasadı
Yozgat'ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyünde karpuz hasadı başladı. Kavurucu sıcak altında çalışan tarım işçilerinin yoğun mesaisi dron ile görüntülenirken, tarlalardan toplanan karpuzlar kamyonlara yüklenerek çevre il ve ilçelere gönderiliyor.
Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyünde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen tarım işçileri, sabahın erken saatlerinde başladıkları mesailerini akşam saatlerine kadar sürdürüyor. Yaklaşık 34-35 dereceyi bulan sıcaklıkta hasat yapan işçiler, tarladan toplanan karpuzları kamyonlara yükleyerek sevkiyata hazırlıyor. Hasat sezonunda yaşanan yoğunluk ise dron ile görüntülendi.

"35 derece sıcaklıkta çalışıyoruz"
Aslen Suriye'nin Halep kentinden olan ve Tarsus'tan hasat için Yozgat'a gelen tarım işçisi Basil Al Ali, geçen yıl da aynı üreticiyle çalıştığını belirterek, "Biz normalde Tarsus'ta çalışıyoruz. Sait abiyi tanıdık. Geçen sene beraber çalıştık. Bu sene de Yozgat'ta çalışıyor. Karpuz yine güzel maşallah. Ama hava çok sıcak. 34-35 derece civarında sıcaklıkta çalışıyoruz" dedi.

"Sabah 07.00'de başlıyoruz"
Tarsus'tan gelen bir diğer tarım işçisi Abdul Wahab Al İbrahim Al Ali ise sabah erken saatlerde başladıkları mesainin akşama kadar sürdüğünü ifade ederek, "Sabahtan saat 07.00-07.30 gibi başlıyoruz. Akşama kadar araba yüklüyoruz. İş 1-1 buçuk ay sürüyor. Sonra tekrar Tarsus'a gideceğiz. Biz Tarsus'tan çalışmaya geldik. 1-1 buçuk ay sonra yine Tarsus'a geri döneceğiz" diye konuştu.

"Sekili'nin karpuzu meşhurdur"
Sekili'de ikamet eden ve karpuz ticareti yapan Halat Pirinci de bölge karpuzunun lezzetiyle ön plana çıktığını belirterek, "Sekili'nin karpuzunu alıp satıyoruz. Bu çevrede Sekili'nin karpuzu meşhurdur. Yiyen kardeşlerimize afiyet olsun, şifalar olsun" ifadelerini kullandı.
Sekili eski Belediye Başkanı Halil Bacanak ise hasat sezonunun başladığını belirterek, "Şu anda karpuz kırımı sezonu başladı. Bölgemize yakın il ve ilçelere buradan kamyonlarla sevkiyat yapıyoruz. Aroması bakımından Türkiye'nin en güzel aromasına sahip karpuzlarımız var. Çiftçilerimize yeni sezonun hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Karpuz üreticisi Sait Ayran da Sekili karpuzunun aromasıyla öne çıktığını belirterek, ürünlerin Türkiye'nin birçok noktasındaki marketlere gönderildiğini söyledi. Geçen yıl ürettikleri çekirdeksiz siyah karpuzun yurt dışına ihraç edildiğini ifade eden Ayran, bu yıl artan talep üzerine ekim alanını genişlettiklerini belirterek, "Geçen yıl çekirdeksiz siyah karpuzumuz yurt dışına gitti ve büyük ilgi gördü. Bu yıl talep daha fazla oldu. Biz de 80-100 dönüm daha ektik" diye konuştu.İHA

Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı

02.08.2026 23:24:00 / Güncelleme: 02.08.2026 23:29:01
AA
 
Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı
Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Muratlar ve Hacıbekirler köyleri yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara ekipleri bölgeye sevk edildi.

Çevre belediyelere ait itfaiye ekiplerinin de desteğiyle 9 uçak ve 8 helikopter ile havadan, 25 arazöz, 5 su tankeri, 10 dozer, 4 treyler ve itfaiye araçlarının da aralarında bulunduğu toplam 111 araç ve 488 personelle müdahale edilen yangın kontrol altına alındı.

Bölgedeki soğutma çalışmaları sürüyor.

Valilik açıklaması

Çanakkale Valiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, saat 15.56'da çıkan orman yangınının kontrol altına alındığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bölgede ekiplerimiz tarafından soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangının kontrol altına alınmasında özveriyle görev yapan başta Orman Teşkilatımız olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın personeline, gönüllülerimize ve destek veren herkese teşekkür ederiz. Vatandaşlarımızın orman yangınlarına karşı hassasiyet göstermeleri, açık alanlarda ateş yakmamaları ve yangına neden olabilecek her türlü davranıştan kaçınmaları önemle rica olunur." 

Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı "Güllü"nün ölümüne ilişkin 10 ay süren soruşturma tamamlandı 

02.08.2026 11:53:00 / Güncelleme: 02.08.2026 11:57:03
İHA
 
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.

Otopsi raporları dosyaya girdi

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.

"Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme

Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.

Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı

İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi

Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.

Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.

Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı. Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.

Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.

İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.

Olay gecesi evde iki kişi vardı

Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.

Malkata" şarkısı iddianamede özel olarak incelendi

İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı. 

Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi. İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.  

Sultan Nur Ulu'ya ayrı iddianame

Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, ilk ifadelerinde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Sultan Nur Ulu hakkında hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" iddianamesi ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör


 
Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. 

01.08.2026 16:24:00
Murat Çorbacı
 
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör

Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. Kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20'sinin 40 yaş altı bireylerde görüldüğüne değinen Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Genç yaşta görülen kalp krizlerindeki risk faktörleri, bazı yönleriyle ileri yaş grubundan farklılık gösterebiliyor. Diyabet, hipertansiyon, obezite, tütün ürünleri ve yasaklı madde kullanımı, genetik yatkınlık, steroid kullanımı, enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi gençlerde kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor" dedi. Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailedeki kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesi çok kıymetli. Kalp sağlığını korumak için; fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, elektronik sigara dahil tüm tütün ürünleri ve zararlı maddelerden uzak durmak, dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, kaliteli uyku düzenine sahip olmak ve stresi etkili şekilde yönetebilmek şart" dedi. Koylan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

Anabolik steroid kullanımı

Kas kütlesini artırmak ve fiziksel performansı geliştirmek amacıyla kullanılan anabolik steroidler, özellikle gençlerde kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Bu maddeler tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak genç yaşta kalp krizi görülme olasılığını yükseltebilir.

Enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi

Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi, kalp hızında ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde ritim bozuklukları ve kalp-damar sorunları açısından risk oluşturabilir.

Madde kullanımı

Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımı, kalp-damar hastalıklarının genç yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu maddeler kalp ritmini bozabilir, tansiyonda ani yükselmelere yol açabilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. 2021 yılında yapılan bir çalışmada, eğlence amaçlı madde kullanımı ile aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın erken gelişimi arasındaki ilişki incelendi. Araştırma sonuçları, erken yaşta aterosklerotik kalp-damar hastalığı bulunan kişiler arasında madde kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.

Sigara, nargile ve elektronik sigara

Sigara kullanımı; kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riskini sigara içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kat artırabilir. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayan kişiler daha yüksek risk altında olabilir. Benzer tehlikeler nargile ve elektronik sigara kullanımı için de geçerli sayılabilir. Bununla birlikte araştırmalar, sigaranın 40 yaşına kadar bırakılması halinde erken ölüm riskindeki artışın yaklaşık yüzde 90 oranında azaltılabileceğini gösteriyor.

Genetik riskler

Bazı kişiler kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alabilir. Özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal hastalıklar, kolesterol düzeylerinin erken yaşlarda yükselmesine neden olabilir. Bu durum damar sertliğinin daha erken gelişmesine yol açabilir ve genç yaşta koroner kalp hastalığı ile kalp krizi riskini artırabilir.

Diyabet

Diyabet, genç yaşta kalp krizi riskini artırabilen önemli sağlık sorunlarından biri. Diyabeti olan kişilerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri daha sık görülebilir. Bu durum kalp-damar hastalıklarının gelişimini hızlandırabilir ve kalp krizi olasılığını artırabilir. Yapılan tahminlere göre genç nüfustaki diyabetli birey sayısı her 10 yılda yüzde 20'den fazla artıyor.

Hipertansiyon

Yüksek tansiyon da gençlerde giderek daha sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı hipertansiyon gelişimine zemin hazırlıyor. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon ise damar yapısında hasara yol açabilir ve kalp hastalığı ile felç riskini artırabilir. Yapılan çalışmalar her 7 gençten birinde hipertansiyon görüldüğünü ortaya koyuyor.

Aşırı kilo ve obezite

Aşırı kilo ve obezite, kalp-damar sistemi üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabilir. Fazla kilo; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, gençler de dahil olmak üzere fazla kilolu bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
 

01.08.2026 14:59:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, "Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır.  Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir" dedi. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40'a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Susuz kalmak

Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, "Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir" dedi.

Nasıl önlem almalı?

• Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
• Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.
• Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Yüksk tansiyon

Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı tüketimi ve tansiyon ilaçlarının düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşta kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığı, kalp krizi ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırıyor. Bu damar hasarları hem vasküler demans hem de Alzheimer açısından ek yük oluşturan önemli faktörler olarak sıralanıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Tansiyonunuzu düzenli ölçün, hekim kontrollerinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde aksatmadan kullanın.
• Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.


Diyabet ve metabolik sendrom

Diyabet nedeniyle kan şekeri (glukoz) seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi; beyni besleyen küçük damarlarda hasar, inflamasyon ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabiliyor. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde risk oldukça yükseliyor. Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve hekiminizin önerdiği tedavi planına mutlaka uyun.
• Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Sağlıksız beslenme

Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca bu beslenme tarzı kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabiliyor ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabiliyor. Yaz aylarında özellikle yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin.
• Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.


Hareketsizlik

Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcak hava özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabiliyor ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabiliyor. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz yaşamın beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Nasıl önlem almalı?

• Hekiminizin önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin.
• Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.


Sigara ve alkol

Sigara, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akımını azaltıyor ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltiyor. Alkol de doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında alkol kullanımı uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabiliyor.  

Nasıl önlem almalı?

• Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.


İşitme ve görme kaybı

Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, "İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir" uyarısında bulunuyor. 

Nasıl önlem almalı?

• İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın.
• Hekiminizin önerdiği tedavilerinizi aksatmayın.
•  Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.


Uyku bozukluğu

Yaz  aylarında yüksek sıcaklık ve nem uyku kalitesini bozabiliyor. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar)  işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabiliyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin.
• Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.

Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!


 
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle artan terleme, vücudun sıvı dengesini bozarak böbrek taşı oluşumu riskini önemli ölçüde artırıyor. Yeterli sıvı alınmadığında idrar hacmi azalırken, idrardaki kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan minerallerin yoğunluğu artıyor. Bu mineraller zamanla kristalleşip birleşerek böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlıyor.
 

01.08.2026 12:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:46:12
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, yaz aylarında yeterli su tüketimi ve doğru beslenme alışkanlıkları gibi basit ama etkili önlemlerin böbrek taşı oluşumunu büyük oranda önleyebileceğini belirterek, "Böylece ileride yaşanabilecek şiddetli ağrıların, acil başvuruların ve cerrahi girişimlerin de önüne geçmek mümkün olabilir" dedi. Dr. Doğanca, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak ve böbrek taşı riskini azaltmak için alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Günde 2.5-3 litre su tüketin

Böbrek taşından korunmanın en etkili yolu yeterli sıvı tüketmektir. Özellikle sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen su mutlaka yerine konulmalıdır. İdrarın açık sarı veya berrak renkte olması yeterli sıvı alındığının en önemli göstergelerinden biridir. Günde 2.5-3 litre su tüketildiğinde idrar miktarı artar ve taş oluşturan mineraller seyrelerek kristalleşme olasılığı azalır. Suyu tek seferde değil, gün içinde düzenli aralıklarla tüketmek ve özellikle yoğun terleme sonrasında sıvı kaybını gecikmeden yerine koymak böbreklerin sağlıklı çalışmasına önemli katkı sağlar.

Tuz tüketimini sınırlandırın

Aşırı tuz tüketimi idrarda kalsiyum atılımını artırarak böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu nedenle hazır gıdalar, işlenmiş et ürünleri ve aşırı tuzlu atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır. Günlük tuz tüketiminin artması sadece böbrek taşı değil, yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyonlarında bozulma riskine de yol açabilir. Yemeklere sonradan tuz eklememek, etiket okuma alışkanlığı kazanmak ve doğal besinleri tercih etmek böbrek sağlığını korumak için önemlidir.

Hayvansal proteini ölçülü tüketin

Aşırı miktarda kırmızı et ve diğer hayvansal proteinlerin tüketilmesi, idrarın asit oranını artırarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşum riskini yükseltebilir. Ayrıca idrarda taş oluşumunu önlemeye yardımcı olan sitrat düzeyinin azalmasına da yol açabilir. Bu nedenle öğünlerde sebze, meyve ve tam tahıllara da yeterince yer verilmesi taş oluşumuna karşı koruyucu etki sağlayabilir.

Kalsiyumu bilinçsizce kısıtlamayın

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, "Böbrek taşı olan kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmaktır. Oysa normal miktarda besinlerle alınan kalsiyum, bağırsakta oksalatla bağlanarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşma riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadan kalsiyum takviyesi kullanmamak ve dengeli beslenmek daha doğru bir yaklaşımdır. Beslenme planı mutlaka doktor önerisine göre düzenlenmelidir" dedi.

Dikkat! Böbrek taşı belirti vermeden ilerleyebiliyor!


Böbrek taşlarının her zaman şiddetli ağrıya neden olmadığını vurgulayan Dr. Doğanca, şöyle konuştu: "Hareket etmeyen veya idrar yolunda tıkanıklık oluşturmayan taşlar uzun süre sessiz kalabilir. Düzenli üroloji kontrolleri sayesinde taşlar büyümeden ve cerrahi müdahale gerektirecek aşamaya gelmeden tespit edilebilir. Özellikle daha önce böbrek taşı düşüren kişilerde yeni taş oluşma riski yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla yapılacak ultrason veya gerekli görülen görüntüleme yöntemleri sayesinde taşlar erken dönemde saptanabilir ve daha kolay tedavi edilebilir."

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı

Kandıra'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek 1 gün süreyle yasaklandı

01.08.2026 11:18:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:19:59
İHA
 
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Kandıra Kaymakamlığı kararı doğrultusunda bugün saat 10.00 itibarıyla Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek bir gün süreyle yasaklandı.



Açıklamada, vatandaşların can güvenliği açısından cankurtaran hizmeti verilen ve denize girmenin yasak olmadığı bölgelerde, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri istendi.

Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var

İhlas Medya Grubu ile yolları ayrıldıktan kısa süre sonra hakkında gözaltı kararı çıkarılan gazeteci Cem Küçük, jandarma ekiplerince yakalandı. Bazı iş insanlarını "büyük isimleri kullanarak" tehdit ettiği, maddi menfaat karşılığı sosyal medya paylaşımları yaptığı ve İBB davasına yönelik yanıltıcı beyanlarda bulunduğu ileri sürülen Küçük'ün finansal hareketleri MASAK raporuna girdi

31.07.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Şantaj var, tehdit var, yanıltıcı bilgi var
Türkiye medya ve siyaset gündemi, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci ve televizyon yorumcusu Cem Küçük'ün şok gözaltı haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma doğrultusunda, Küçük hakkında "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ve "Şantaj" suçlarından yakalama kararı çıkarıldı.

Kararın ardından harekete geçen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, gazeteciyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Küçük, sorgulanmak üzere jandarma karargahına götürüldü.

Suçlamalar vahim: "Büyük isimleri kullanarak tehdit ve şantaj"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarından sızan bilgilere göre Cem Küçük hakkındaki adli dosya oldukça kabarık. Soruşturmanın merkezinde, Küçük'ün bazı iş insanlarından maddi menfaat temin etmek amacıyla sosyal medya paylaşımları yaptığına dair çok sayıda resmi şikayet yer alıyor.

Adli kaynaklara dayandırılan kulis bilgilerine göre; Cem Küçük'ün devletin üst kademelerindeki nüfuzlu şahısların ve kurumların isimlerini referans göstererek iş dünyasına karşı "tehditvari" konuşmalar gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Dosyada yalnızca mağdur şikayetleri değil, Küçük aleyhine ifade veren çok sayıda tanık beyanı da bulunuyor.

MASAK raporu ve finansal hesaplar mercek altında

Soruşturmanın en güçlü somut delillerinden birini ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan finansal inceleme raporu oluşturuyor. İnceleme sonucunda, Cem Küçük'ün banka hesaplarındaki şüpheli para transferleri ile şantaj iddialarına konu olan iş insanlarıyla kurduğu temasların zamanlama açısından örtüştüğü tespit edildi.

Ayrıca, muhalefetin yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası ve soruşturma süreçlerine dair medyada ortaya attığı bir kısım asılsız beyan ve yönlendirmeler de dezenformasyon yasası kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçuyla dosyaya eklendi.

Adliyeye ne zaman sevk edilecek?

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri ve dijital materyal incelemeleri tamamlanan Cem Küçük, "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Dün akşam gözaltına alınan yandaş gazeteci Cem Küçük, bugün Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.

TGRT ve Türkiye gazetesinden kovulma süreci

Cem Küçük, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce, 10 yıldır görev yaptığı İhlas Medya Grubu bünyesindeki TGRT Haber kanalındaki sabah programından ve Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından ani bir kararla ayrılmıştı. Edinilen bilgilere göre; Küçük'ün bazı paylaşım ve siyasi yorumları medya grubu yönetiminde uzun süredir ciddi rahatsızlık yaratıyordu ve bu süreç doğrudan "işten çıkarılma/kovulma" ile sonuçlandı.

Arka planda siyasi çatlak mı var?

Medya kulislerinde konuşulan bir diğer iddia ise Küçük'ün siyasi analizlerinin iktidar kanadında yarattığı çatlak. Siyaset mahkemelerinin ana muhalefet lideri Özgür Özel'i görevden alması ve yerine eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçiş sürecine değinen Küçük, Kılıçdaroğlu yönetimini sert dille eleştirmişti. Küçük, Özgür Özel'in kurduğu "Yeni Parti"nin ilk seçimlerde CHP'yi geride bırakacağını öngörmüş ve bu aykırı çıkışları nedeniyle Ankara'nın tepkisini çekmişti.

Her ne kadar Cem Küçük yaptığı veda açıklamasında "Yemin ediyorum, ayrılığımın mahkeme kararları veya Kemal Bey ile ilgisi yok, iddialara gülüp geçiyorum" diyerek krizi örtbas etmeye çalışsa da, bu siyasi ayrışmanın ardından gelen şantaj operasyonu, sürecin çok daha önceden planlandığını ortaya koyuyor. Rasim Ozan Kütahyalı ve Mehmet Akif Ersoy'un ardından Cem Küçük'ün de adli bir soruşturmayla gözaltına alınması, medyadaki büyük tasfiyenin son halkası olarak yorumlanıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı

Tunceli'de 6 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dördüncü dalga operasyonlar devam ediyor. Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen 6 şüpheliden 5 polis memuru daha tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son rütbeli tutuklamalarıyla birlikte dosyada parmaklıklar ardındaki kamu görevlisi ve şüpheli sayısı 25’e ulaştı

31.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmeler yaşanıyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı "delil karartma ve suçu gizleme" operasyonlarında yargı süreci hızlandı. Dün adliyeye çıkarılan 4 polisin tutuklanmasının ardından, bugün hakim karşısına çıkan 6 şüpheliden 5'i daha tutuklandı. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyadaki tutuklu polis sayısı 9 oldu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 16 ilde eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonunda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, komiser ve polislerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bugün tutuklanan 5 yeni isimle birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı 9'a, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi.
Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 5 rütbeli polisin savcılıktaki ifade ve sorgu işlemleri ise halen devam ediyor.

Eski vali Tuncay Sonel ve ailesi de tutuklular arasında

Soruşturmanın genişleyen dalgalarında daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin eşi Handan Sonel de tutuklanmıştı. Eski vali Sonel'in dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; suç delillerini yok etme, gizleme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve nitelikli yağma gibi toplam 8 farklı suçtan tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklu bulunan diğer kritik isimler arasında yer alıyor.

ABD'deki firari şüpheliden kan donduran itiraflar

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etkenlerden biri, kırmızı bültenle aranırken ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın itiraf mektubu oldu. Tunceli Başsavcılığına ulaşan mektupta Altaş, olay günü Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım" dediğini ve cesedi babasının yardımıyla gizlediklerini iddia etti.

Kaybolduğu gün emniyet sisteminde sorgulanmış

Soruşturma dosyasına giren son bilirkişi raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü log kayıtları, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün ve öncesinde emniyet sistemleri (Polis sorgu ekranları) üzerinden yetkisiz şekilde defalarca sorgulandığını ortaya çıkardı.
Bu veriler ışığında savcılık, kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı ve adli sistemi yanılttığı tezi üzerinde durarak operasyonları derinleştiriyor.

52 ilde sosyal medya operasyonu

Güvenlik güçleri, sosyal medya platformları üzerinden suç örgütlerini öven, propagandasını yapan ve suç işlemeye teşvik edici içerikler paylaşan hesaplara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi

31.07.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
52 ilde sosyal medya operasyonu
52 ilde sosyal medya operasyonu
İçişleri Bakanlığı, 52 ilde sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

52 ilde "Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan" şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 52 ilde operasyonlar düzenlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 216 şüphelinin, iletişim platformlarında oluşturulan gruplar aracılığıyla "tetikçi" temin etmeye ya da tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları tespit edildi.

Şüphelilerin sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, bu paylaşımlarla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak, örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları belirlendi.

Açıklamada, "Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.