logo
24 HAZİRAN 2026

58 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi de kayıp

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: 'Kastamonu'da 62, yaklaşık 14-15'te Sinop'ta kayıp ihbarı var'

15.08.2021 09:16:00
58 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi de kayıp
58 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi de kayıp
Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kastamonu, Sinop ve Bartın'da 58 kişinin hayatını sel felaketinde kaybettiğini belirterek, 'Yarın itibari ile kampanyamızı başlatacağız. Şu ana kadar, 47 milyon 600 bin lira yardım yapıldı' dedi.



İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez başkanlıklarında, Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.



'Bugüne gördüğüm en ağır tablodur'

Toplantıdan sonra açıklamalarda bulunan Balan Soylu, 'Kastamonu'nun Bozkurt ve diğer ilçeleri, Sinop, Bartın'da meydana gelen sel felaketi sonrasında Cumhurbaşkanımızın talimatı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karşı karşıya kaldığımız sel felaketi, mevsim normalleri, görülmeyen bir yoğunlukta yaşandı. Biz çok tartışılan, hatırlarsınız Artvin'e gittiğimizde, orada da gündeme getirilen HES'in biraz üzerinde ağaçların kökleri ile beraber yağmurun şiddeti sebebi ile kopartılıp, dağın tepesinde büyük bir çıplaklık açıldığın gördük. Normal olmayan bir manzara ile karşılaştık. Kastamonu Bozkurt ile ilgili söyleyebilirim, Sinop Ayancık ve selin vurduğu köyleri de ziyaret ettik. Orada da aynı tablo var. Yaşadığımız sel bugüne kadar gördüğüm en ağır tablodur. Sadece Bozkurttaki tablo, 5 değerinin üzerindedir. Esnaf açısından, kayıplarımız açısından ağır bir tablo var, altyapı açısından ve insan kaybı açısından ağır bir tablo var. Burada zannediyorum uzun erimli ve hummalı bir çalışma gerçekleştireceğiz' dedi.



'Bizi üzmektedir'

Bakan Soylu, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

'Şunu ifade etmem gerekir, vatandaşlarımızın bilmesi gerekir; Biz Arhavi'den geldik, Muğla ve Antalya'dan geldik. Bundan önce Elazığ vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve yönetiminde afet sonrası vatandaşımıza karşı en ufak bir mahcubiyet yaşamadık. Kimse 'nerede bu devlet'' demedi. Devlet tüm kurumları ile tablo ne kadar ağır olursa olsun, büyük bir çaba ortaya koymaktadır, koymaya da devam edecektir. Üzüldüğümüz noktalar var. Bu ülke hepimizin, bu millet hepimizin. Burada insanların yaralarını sarmak için çaba sarf ederken, 'nasıl bir dedikodu oluşturayım, buna nasıl zarar vereyim' düşüncesi içinde olanlar var. Biz işimize bakıyoruz. Cevap vermeye kendimizi sevk edersek işimizden alı koyulacağımız bir endişe içimizde var. Ama sahada gördüğümüz sahada tablo bizi üzmektedir'



'Yok öyle üç kuruşa beş köfte'

Sel bölgesindeki hummalı çalışmalara değinen Soylu, 'Bin jandarma, binin üzerinde AFAD personeliyle, bini aşkın kamyon, vidanjör ve bütün temizlik yapacak araçlar ile birlikte gıda dağıtılıyor, elektriğini veremediğimiz köylere enerji vermek için helikopter ile jeneratör gönderiyoruz. Sadece helikopterle dün ve bugün 20 ton gıda dağıttık. Cenazelerden insanların nakillerine karşı her şeyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Vatandaşımızın bütün sorunlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Hasar ve zarar tesitleri yapılıyor ve vatandaşlarımızın morali ayakta tutulmaya çalışıyor. Bu travma öyle kolay değil, birinci kattan dördüncü kata kaçanlar, saatlerce çatılarda kalanlar, çatılardan alınanlar, çatılardan alınırken 'ben ne yapacağım'' diye düşünenler çocukları ile başka yerde olanlar var. Biz hepsini yaşadık. Ankara'da durup siyaset yapacaksınız, buraya gelip tezvirat yapacaksınız. Yok öyle üç kuruşa beş köfte. Siyaseti gidin başka yerde yapın. Buranın insanı üzerinden siyaset yapmak ayıptır, insanlık dışıdır. Buranın üzerinden siyaset yapmak şeytanla işbirliğidir. Ayıptır. Bırakın bizi çalışalım'



'Doğru söylemezsek biz bedelini ödemeye hazırız'

"'Hep sağduyu davet ediyorum ama anlamıyorlar' diyen Bakan Süleyman Soylu, ' 'HES patlamış' diyorlar, gidin görün. Sizin elinizde böyle bir bilgi olsa bugüne kadar durur muydunuz' Bu borulu bir HES, barajlı bir HES değil ki nasıl patlasın. Milletin kafasını karıştıracaklar, 'bu sizin yüzünüzde oldu, bu şöyle oldu, böyle oldu' diyecekler ve bir siyaset üretecekler. Bu yalan makinalarına milletimizin itibar etmemesini bu ülkenin evladı olarak söylüyorum. Bir yalan daha. Koskoca adamlar bunlar. Üzülüyorum. '500 kişi-100 kişi öldü' deniliyor, Kimden duydun' 'oradan biri söyledi' diyorlar. Bir kişinin kaynak vermeden '500 kişi-100 kişi öldü' bilgisini vermesi kadar büyük bir sorumsuzluk var mı' Sonra biz söyleyince kötü oluyoruz. Bizim işimiz vatandaşı doğru bilgilendirmek. Doğru söylemezsek biz bedelini ödemeye hazırız' ifadelerini kullandı.



'Gri bakışı bir umuda, bir geleceğe döndürmek bizim görevimiz'

Vatandaşlar için çalıştıklarını kaydeden Soylu, 'Çünkü sorumluluk mevkiinde insanlarız. Ama siyaset yapan insanlar, tencerenin arkasını çalmak isteyenler, batıdakiler, sosyal medyadakiler durmuyorlar zaten. Ama burada işini yapmaya çalışanların ve vatandaşların gözündeki gri bakışı bir umuda, bir geleceğe döndürmek bizim görevimiz. Bu çocuklar okuyacak. 1 yaşındaki, 3 yaşındaki çocuklar bu tramvayı yaşadı. Belki ömürlerinde yağmurdan korkacaklar. 'Hükümete kara çalayım da ne çalarsam çalayım' düşüncesi olmaz'



'Hayatını kaybeden 58 vatandaşımızın 15'nin kimliği henüz belli değil'

Kastamonu, Sinop ve Bartın'da yaşanan sel felaketlerinde toplam 58 kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayan Bakan Soylu, şöyle konuştu:

'Kastamonu'da 48, Sinop'ta 9, Bartın'da da 1 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden 58 vatandaşımızın 15'nin kimliği henüz belli değil. Kimliklendirme çalışması yapılıyor. Bakanlığımız Adli Tıp Kurumu bu konuda çalışmaları gerçekleştiriyor. Bizim 112 sistemimiz var, koordinasyon merkezi kurduk, istihbaratımızla bunları çalıştırıyoruz. Koordinasyon merkezimizde 26 grup çalışıyor. Elektriğinden suyuna kadar, beslenmesinden çadırına kadar her birini koordine ettiğimiz bir organizasyon şemamız var. Biz bunu devam ettiriyoruz' dedi.



"58 vatandaşımız hayatını kaybetti"

Kayıp rakamlarını da açıklayan Süleyman Soylu, 'Kayıplar 143 civarında. Daha sonra kayıplar arttı, bizim ulaştıklarımız oldu, yaşadıklarını gördüğümüz oldu. Bugün kayıp diye arıyoruz, cenaze var ama eşi yaşıyor. Bunları da düşerek 62 burada kayıp ihbarı, yaklaşık 14-15'te Sinop'ta kayıp ihbarı var. 'Bu 77'nin hepsi kayıptır' diye bir şey söylemiyoruz. Bunlar kayıp ihbarı ve bunların üzerinden yürüyoruz. Bütün bölgede 58 kaybımız var'



Bu ülkenin vatandaşı olarak, bazı konulara üzüldüğünü anlatan Bakan Soylu, şu ifadeleri kullandı:

'Ben, 'acaba aynı okullarda mı okuduk' Aynı vatan sevgisini mi aldık' Acaba aynı sağduyu ile mi yetiştirildik'' diye düşünüyorum. Bence muhalefet bu olmaması gerekiyor. Burada il, ilçe başkanları açıklama yapıyorlar. Siyaset böyle olmaz, biz de bu görevleri yaptık. Ayağınıza fırsat geldi, 'nasıl olsa kameralar buraya dönük, söylediğimiz söz Türkiye gündemine taşınacaksa ben bu sözü söyleyeyim' Bu memlekette Cumhurbaşkanımızın talimatı ile Muğla'daki tüm hasarları ödeyerek geldik. Muğla daha 14 gün önce oldu. Tarım hasarları, incelemesi devam ediyor ama ev eşyasından tutun ticaret, araç hasarına kadar ödeyerek geldik. Bu akşam arkadaşlarımız teyit ettiler. Antalya'da da bu hasarların büyük bir kısmı ödendi. Vatandaşlarımızın en çok ihtiyaç duyduğu anda ödendi. Şimdi, bunu biz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın kaynak ve destekleri, AFAD'ın kaynakları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kaynakları ile bir araya getiriyoruz. 'Selde araç hasarı 10 yıl önce, 15 yıl önce ödendi' diye bir şey yoktur.'



'Şu ana kadar, 47 milyon 600 bin lira yardım yapıldı'

'Zaten milletimiz yeteri kadar üzüldü. Biraz empati kurun. Bunu bilen vatandaşlarımız, 'siz bir yardım kampanyası başlatın' dediler. Ben 31 gündür Ankara'nın dışındayım. Diğer bakan arkadaşlarımda öyle. İki günden beri AFAD merkezine 'biz nasıl yardımda bulunuruz'' diye talepte bulundular. Biz bütün bunlarla alakalı Cumhurbaşkanımızın AFAD'a verdiği onayla birlikte, bir çalışmaya başladık. Yarın itibari ile kampanyamızı başlatacağız. Şu ana kadar, 47 milyon 600 bin lira yardım yapıldı. 60 milyon da taahhüt var. Pazartesi günü itibari ile zannediyorum onlar da yatıracaklar. Biz devlet olarak yaraları sarıyoruz ama vatandaşlarımız gönüllü şekilde katkı sağlamak istiyorlar, 'biz de bu işin içinde olmak istiyoruz' diyorlar. Aynısı Arhavi'de, Rize'de de oldu, yardımcı oldular. 'Bize bir hesap açın, yardımcı olmak istiyoruz' dediler. Biz bu şekilde vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin büyük bir kısmını karşılamaya çalışıyoruz. Elimizdeki bütün imkanları kullanmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımız da mesaj atabilirler. İkinci el eşya ne olursunuz göndermeyiz. Biz bunun birincisini alabilme kabiliyetine sahibiz. Onu da istismar etmek istiyorlar.'



'50 bin liraya kadar kira ve eşya yardımı vereceğiz'

Yapılacak yardımlarla ilgili konuşan Soylu, 'Evini tahliye ettiğimiz tüm vatandaşlara, hasar olsun olmasın 3 bin lira vereceğiz. Evinde hasar olan vatandaşlara, Cumhurbaşkanımız da belirtmişti, 50 bin liraya kadar kira ve eşya yardımı vereceğiz. Herhangi bir tespit yapmadan yarın 10 bin lira ile başlayacağız. Hasar ve zarar tespit çalışmaları ile esnaflarımız, araçlarımız, tarım hasarlarının hepsi yapılıyor. Bütün vatandaşlarımızın mağduriyetlerini en üst seviyede gidermek için elimizden geleni yapacağız. 'Ankara Büyükşehir Belediyesini sokmadılar' diyorlar. Biz böyle bir ayrım yapmıyoruz. Sel de de yapmadık, yangında da yapmadık. Ama tezviratı çok iyi beceriyorlar ki başka bir şey becermiyorlar. Burada bütün kardeşlerimizle beraber çalışıyoruz. Bu duyguyu yaşamıyorlar. İnsan kurtarmanın sorumluluğunu, yardım etmenin sorumluluğunu yaşamıyorlar. Böyle bir sorumluluk içinde değiller. Hepimize maddi olarak bakıyorlar, bütün olaylara 'biz buradan nasıl bir siyasi rant elde edebiliriz' diye bakıyorlar. Bizi öldürün ama bu milleti öldürmeyin. Bir kere pozitif bir siyaset anlayışı içinde olun' ifadelerine yer verdi.



'Köy yollarının yarın akşam itibariyle yüzde 90'nunu bitirmiş oluruz'

Köy yollarının yapılması için büyük bir çaba sar edildiğini ifade eden Bakan Soylu, 'Köy yollarının yarın akşam itibariyle yüzde 90'nunu bitirmiş oluruz. Sayın bakanlarımızla, arkadaşlarımızla oturduk. Buraya 7 vali arkadaşımızı çektik. Sivas, Kütahya, Afyon, Çorum, Kırıkkale, Tokat valilerimizi çektik ve 'bütün il özel idaremiz ile gelin ve bize 48 saat içinde köy yollarını teslim edin' dedik. Onlar da bütün özverileri ile çalıyorlar'



'Türkiye'yi dışarıdan tahrik ettirmek isteyenler bunu yaptırıyorlar'

Son olarak Pendik'teki cem evine saldırı ile ilgili açıklamalarda bulunan Soylu, 'Ben 5 yıldır İçişleri Bakanlığı yapıyorum. Burnum koku almasını biliyor. Nasıl ekonomik olarak bizi sıkıştırmak isteyenler Türkiye'nin üzerine oyun kurmak istemişler ise batının ve başka yerlerin bir takım istihbarat örgütleri ciddi bir provokasyon içindedir. Buradan milletimize seslenmek istiyorum. Bakın, bugün Pendik'te bir cem evi ile ilgili hiçbirimizin tasvip etmeyeceği saldırı söz konusu oldu. Bu saldırıları ilk kez görüyor değilim. Bunların faillerinin ya ikisi ya üçü bulunmamıştır. Bunların failleri bulunmuştur. Türkiye'de bir Sünni-Alevi meselesi var mı' Bunu söyleyen çarpılır. Ama bir mesele var, 'hangi fay hattını tetikleriz, Kürt-Türk meselesini tetikleriz, Türkiye'ye gelen sığınan insanlarla milletimiz arasında bir nifak tohumu sağlayabiliriz' her daim, bu bir istihbarat çalışmasıdır. Bugünkü olaylarda failler de hemen yakalandı. İstanbul Valiliğimiz, emniyetimiz hemen yakalandı. Benimde az çok tecrübem var. Bu saldırganların Sünni, Alevi olması önemli mi' Bence önemli değil. Türkiye'yi dışarıdan tahrik ettirmek isteyenler bunu yaptırıyorlar. Kimlere yaptırıyorlar, ellerindeki elemanlara yaptırıyorlar. Kim yapıyorsa cezasını çekmelidir. Bu hem bir ahlaksızlık ve suçtur. Bugünküler, yapanlar alevi. Biz aynısını Tunceli'de yaşadık. Niye bunu yaptın dediğimizde, 'Ben Almanya'ya irtica etmek istiyordum. Bir siyasi sığınma talebi için bunu yaptım' diyor. Biz bunlarla çok karşılaşıyoruz. B,r Sünni de gelip bunu yapabilir. Hangi vakıfların kimlere para verip, Türkiye'nin nasıl içini karıştırmak istiyorlar bunları hepsini biliyoruz. Devletimize, milletimize güveniyoruz. Ankara'da Altındağ'da Suriyeli de olsa Afrikalı da olsa, birinin birini katletmesini kabul etmemiz mümkün mü' Biz Türkrüz, Müslümanız. Etnik köken üzerinden bir katliamı başka noktaya çekmek bize yakışır mı' Sayın Kılıçdaroğlu'nun tuzu kuru. Srebrenitsa'yı biz coğrafyamızda yaşamadık mı' İnsanları katletmediler mi' Irkçılık batının karakteridir ve bu coğrafyaya ihale edilmeye çalışılmaktadır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Kim ortaya koyarsa koysun, biz bunu reddediyoruz. Toplandın, gittin, Suriyelilerin mahallesini bastın, eline ne geçti. Sen devlet misin' Biz Mevlana, Yunus'un çocuklarıyız' dedi. 

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.