logo
08 AĞUSTOS 2026

7. Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu Tebliği

Her fırsatta, Şii âlemi ve Sünni dünya için müşterek paydanın Ehl?i Beyt olduğunun altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş, "Ortak payda, Kur'an ve hadislerin beyan ettiği Ehl?i Beyt görüşünde ve yaşantısında bir ve beraber olmaktır" demektedir

24.10.2013 00:00:00
 
Şia?Sünni nüfusun dünya üzerindeki dağılımı:Dünyadaki Müslüman nüfusunda Şii ve Sünni oranlarını gösterecek yüzdelerin gerçek rakamlarını bilmek maalesef mümkün değildir. Ehl?i Beyt yoluna sevdalı olan Şiilerin yüzyıllardır açık veya gizli baskı altında olması bunun en büyük sebeplerinden birisidir. Yapılan araştırmalarda muhtelif rakamlar ortaya çıkmıştır. Wikipedia'da gösterilen rakamları vermek istiyorum.Toplam Dünya Müslümanlarının yaklaşık % 92 sini temsil eden büyük Müslüman ülkelerin, 2005 yılı ortalarındaki hesap edilen verilere göre Sünnilerin oranı % 85, Şiilerin oranı ise % 15'dir. Burada güncel olduğu için Suriye'deki Şii?Sünni oranına değinmek istiyorum. Suriye'de %15 Şii?Alevi varken bu oran Türkiye'de %21'dir. Suriye alevidir, "Alevilerin katli caizdir" diye yapılan saldırıların ne anlama geldiği de burada ayan beyan ortadadır. Esas olan mezhep çatışması çıkartarak Müslümanları kendi içinde birbirine kırdırmak ve İslam coğrafyasını ele geçirmektir. Petrol kaynaklarının Ortadoğu coğrafyasındaki dağılım haritasına bakıldığında (Harita 2) Şii bölgelerinde yoğun olarak bulunduğu görülmektedir. Bu da dış güçlerin Şii ve Sünnileri birbirine kırdırmalarının sebeplerindendir.2? Alevi?Sünni çatışmaları:Tarihi süreç içerisinde Şii?Sünni ihtilafının tarihi ve siyasi yönleri vardır. İmam Ali Efendimize hakkı olmasına rağmen hilafetin verilmeyişi ve Kerbela'da Ehl?i Beyt'e karşı uygulanan katliam gibi. Ehl?i Beyt ailesi mensupları dünyanın neresine giderlerse gitsinler soğuk ve sıcak savaşın bütün taktiklerinin kendilerine uygulanmaları tarihi bir realitedir. Emeviler döneminde Ehl?i Beyt'e hakaret içeren hutbelerin verilmesi, Abbasiler döneminde baskı ve zulüm, Ehl?i Beyt mensuplarının haklarına ve hayatlarına gasp söz konusu olmuştur. Osmanlı döneminde özelikle Yavuz Sultan Selim döneminde 40 bin Alevinin öldürülmesi tarihi izler bırakmıştır. Şeyhülislam'ı Ebu Suud Efendi'nin verdiği fetvalar bu katliamın dini dayanağını teşkil etmiştir. Osmanlı kaynağı olan Selimşâhname'de bu olay şöyle geçmektedir:"Her şeyi bilen Sultan, o kavmin etbâını kısım kısım ve isim isim yazmak üzere, memleketin her tarafına bilgiç katipler gönderdi; yedi yaşından yetmiş yaşına kadar olanların defterleri divâna getirilmek üzere emredildi; getirilen defterlere nazaran, ihtiyar?genç kırk bin kişi yazılmıştı; ondan sonra her memleketin hâkimlerine memurlar defterler getirdiler; bunların gittikleri yerlerde kılıç kullanılarak, bu memleketlerdeki maktullerin adedi kırk bini geçti." (2)İkinci Mahmut döneminde yapılan zulüm, sürgün, işkence ve hak gaspları da hak safhadadır.Tarihçi Patrick Kinross'a göre, sultan II. Mahmud'un talimatıyla, ağır topçu saldırıları ile bir Bektaşi ocağı olan Yeniçeri kışlaları yakılarak 4000 yeniçeri öldürülmüştür. Hayatta kalan esirler ya sürgüne yollanmış ya da idam edilmiştir ve sultan tarafından malvarlıklarına el konulmuştur. Bu olay Osmanlı kaynaklarında Vaka?i Hayriye (Hayırlı olay) olarak geçmektedir. Bir katliama verilen hayırlı sıfatı bile Alevilere dönük zulmün geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Geride kalan Yeniçerilerin Selanik'te, daha sonradan "Kan Kulesi olarak adlandırılacak bir kulede, başları vurdurulmuştur. Akabinde Bektaşilik yasaklanmıştır. Bektaşi postnişini Hamdullah Çelebi, idama mahkûm edilmiş ancak daha sonra vazgeçilerek Amasya'ya sürgüne gönderilmiştir. Yüzlerce Bektaşi tekkesi kapatılmış ve çalışan yüzlerce derviş ve baba ya öldürülmüş ya da sürgün edilmiştir. Kapatılan tekkelerden bazıları Sünni Nakşibendi tarikatına nakledilmiştir. (3)1978'de Alevilere dönük bir diğer katliam  Kahramanmaraş'ta meydana gelmiştir.  Yedi gün süren olaylar sırasında 150 Alevi öldürülmüş, Alevilere ait 200'ün üzerinde ev yakılmış, 100'e yakın işyeri tahrip edilmiştir. 1980 Çorum Olaylarında Alevi mahallesi olarak bilinen Milönü Mahallesine saldırılması üzerine, çoğu Alevi olmak üzere resmi kaynaklarca 57 yurttaşın ölümü ve yüzlercesi yaralanmıştır.Ülkemizde 1993 yılında Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması ve çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmişlerdir.Bu olayların bir başka sebebi, Alevileri ötekileştirmek ve terörün ve anarşinin içine çekme gayretleridir. Aleviler hem ötekileştirilecek hem de toplum nazarında mahkûm edilecektir. Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş olacaktır.Bu ötekileştirme politikalarının temelinde tabi ki, politik bir takım hesaplar da vardır. Önce ötekileştirmek sonra sahip çıkarak köleleştirmek. İşte uzun yıllar ülkemizde bu politika izlendi.  Gerek iktidar olmuş gerekse meclis içi muhalefet olmuş partiler alevi ve Şiileri toplumda ki oranlarına paralel ne partileri içinde nede milletvekili seviyesinde görev vermemişlerdir.Alevi kesim, yüzyıllardan beri mağdur edilen, kendi kimliğini açıktan ifade edemeyen bir kadere mahkûm edilmiştir. Demokratikleşme paketinde bir kez daha görüldü ki, AKP hükümeti Alevileri ötekileştirmekle kalmıyor, üstelik alay eder bir üslup takınıyor. Bir üniversite adını değiştirmenin, Alevi vatandaşlarımızın beklentilerini karşılayacak bir çözüm olamayacağı çok açıktır. Dünden bugüne Alevi ? Sünni çatışmalarını doğru değerlendirmek gerekir.3? Türkiye dışında, Şii?Sünni ayrımı daha sert çizgilerle ayrılmış durumdadır: Özellikle Sünni çizgide kabul edilen Selefi?Vahhabi anlayışı radikal çıkışlar yapmıştır. Şiiler öldürülebilir, kadınlarına tecavüz edilebilir. Nitekim basın yayına da intikal ettiği üzere canlı canlı Şiilerin kafaları kesilerek vücutlarından ayrılmıştır. Katliamlar ve baskınlar yapılmıştır.Yüzyıllarca süren Şii?Sünni ihtilafında süreç tam bir zıtlaşmaya dönüşmüştür. Artık meselenin aslından ziyade siyasi ve aktüel boyutu ön plana çıkmış, basın yayın marifetiyle kamplar oluşturulmuştur. Neticede çatışmadan hareketle siyaset üretilmektedir.  İslam üzerinde Müslüman üzerinde ve coğrafyamız üzerinde gözü olanlar Şii ? Sünni ayrılığını fırsata çevirmektedir.Yüzyıllar boyu gerek yurdumuzda gerekse yurt dışında Müslümanlara arasında çıkartılan çatışmalar sürekli körüklenmeye çalışılmıştır. Güncel olması nedeniyle ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında gerçekleştirdiği işgal hareketinde, Şii?Sünni çatışmasını nasıl körüklediklerine bakalım. Mayıs 2007 yılında konuşan eski bir Iraklı subay bakın nasıl itirafta bulunuyor. "Bir gün Şiilerin yoğun olduğu Azamiye'de bir Şii, ertesi gün Sadr kentinde bir Sünni'yi öldürüyorduk. Bu iş için Amerikalıların kurduğu bir 'kirli işler ekibi' var. Söz konusu ekip özellikle kalabalık pazarlarda bombalı araç patlatma konusunda uzman. Amerikan güçlerinin kullandığı en yaygın bombalı araç planı, Iraklılara ait araçlarda arama yapılırken bomba düzeneği yerleştirme şeklinde oluyor." (4)  Yine buna paralel bir açıklamayı da CIA'nın eski Ortadoğu bölge şefi Robert Baer açıklıyor: "Sünni?Şii savaşını tetikleyelim. Biz Amerikalılar niye ölelim ki! Bırakalım (Sünni?Şii) Müslümanlar birbirlerini öldürsünler." (5)İşte bugün yaşanan tablo budur. Bu çatışmanın din kisveli fetvaları da bu arada ihmal edilmemektedir. Selefi şeyhi Yusuf el?Kardavi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a destek veren ulema ve siviller hakkında fetva veriyor.  Diyor ki: "Sivilleri de öldürün, eğer masumlarsa öldükten sonra nasıl olsa Allah onları affeder." (6)  Derken, Kuveytli Vahhabi, Şeyh Şafi el?Acemi, "Şii çocuk ve kadınların öldürülmesi helaldir" (7) diye fetva vermektedir. Ülkemizden Nakşibendi Cübbeli Ahmet, "Sünniler Şiilerle savaşırsa Şiileri öldürmek caiz midir?" şeklindeki soruya, "Zaten Şiiler devamlı Müslümanlarla savaşır. Hayatta bir gâvurla savaştıkları görülmemiştir" demektedir. (8)Prof. Dr. Haydar Baş ile Alevi?Sünni kardeşliği:Alevi ve Sünniler arasında uzun yıllardan beri süregelen kırgınlıklar üzerine bir takım oyunlar bina edilmiştir. Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in kaleme aldıkları Ehl?i Beyt Külliyatı İslam âlemi için bir kaynak eser niteliği taşımaktadır. 7.'si yapılan Ehl?i Beyt Sempozyumu gerek ülkemizde gerekse bütün İslam âlemine birlik ve kardeşlik vizyonu getirmeye başlamıştır.Bu tarihi mücadelenin gayesi aynı zamanda İslam coğrafyasını Haçlı çizmeleri altındaki işgalden kurtarabilme mücadelesidir! Ehl?i Sünnet ve Şia âleminin Tevhid akidesindeki bir olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Allah'ın birliği, zatı, sıfatları ve fiilleri gibi temel itikat konularında iki dünya arasında fikir ayrılığı yoktur. Her iki dünyanın "İslam" tarifi aynıdır. İki dünyanın da iman tarifi, imamet mevzusu dışında birdir. Kader konusunda da görüş birliği vardır. Ehl?i Beyt ekolüne göre hayır ve şer Allah'tandır. Ehl?i Sünnet'e göre de hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak imanın şartıdır" tespitini yapmaktadır.Her fırsatta, Şii âlemi ve Sünni dünya için müşterek paydanın Ehl?i Beyt olduğunun altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş, "Ortak payda, Kur'an ve hadislerin beyan ettiği Ehl?i Beyt görüşünde ve yaşantısında bir ve beraber olmaktır" demektedir."Her iki dünyada Ehl?i Beyt etrafında akaidini ve İslami şartlarını yaşamalıdır. Bu aynılık, sosyal hayata da yansımalı siyasette, kültürde, medeniyette bir ve beraber olarak İslam kardeşliği temin edilmelidir. Esasen Şii ve Sünni dünyası birbirinin kardeşidir. Birbirinin itikat ve ibadetine her konuda sahip çıkacak; can, mal ve namus emniyetini koruyacaktır. Böylece vücuda gelen İslam kardeşliği adındaki birlik, bu dünyanın canına, malına, namusuna, din ve vicdan emniyetine savaş açan Haçlı dünyasının karşısında bir bilek ve bir yürek olabilecektir. Bu sayede İslam coğrafyasının yeraltı ve yer üstü kaynaklarının sömürülmesinin de önüne geçilecektir."Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Batı'nın elinde oyun ve oyuncak haline gelen İslam âleminin çözümünü de Şii?Sünni kardeşliğinin temininde görmektedir. Bu konuda "İslam kardeşliği anlayışı ile vücuda gelecek Şii?Sünni bloğu aynı zamanda, Müslüman olan bütün ırkların kardeşliğine sebep olarak, suni Şii?Sünni ayrılığı kullanılarak ortaya çıkabilecek muhtemel savaşların da önüne geçecektir. İslam âlemi üzerine yönelen kaynaklar savaşının yaşandığı günümüzde İslam kardeşliği birliği bir zarurettir. Kaldı ki, insanlığın hangi dinden olursa olsun can, mal, namus, din ve vatan emniyetini temin edecek olan Ehl?i Beyt etrafındaki İslam kardeşliğidir. Çünkü yalnızca bu birlik dil, din farkı gözetmeksizin bütün insanların hayat garantisi olacaktır" demektedir.İslam coğrafyasında kan gövdeyi götürüyor. Batı son vuruşunu geniş çapta oluşturacağı bir Alevi?Sünni çatışması ile yapmak istiyor. Bugüne kadar da bu konuda kendi adına başarı kaydetti. Ancak sayın Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın başlattığı Ehl?i Beyt açılımı ile bu oyun boşa çıkartılmıştır.Türk kamuoyu Alevilere karşı ciddi şekilde şartlandırılmıştır. Buna mukabil sayın Prof. Dr. Haydar Baş, "İmam Ali" kitabının yayınlanmasından sonra 2011 yılında Ehl?i Beyt Kongresinin yapılmasına öncülük etti. Kongrenin yapılma kararı önemlidir. Prof. Dr. Haydar Baş hocamız bir Alevi?Sünni savaşı çıkartılmak isteniyor. Türkiye de işin içine çekilmek isteniyor tespitini yaparak acilen bir Ehl?i Beyt Sempozyumu yapılmasını istediler. Bir ay içerisinde Bursa'da sempozyum düzenlendi. Dünyanın birçok ülkesinden Şii ve Sünni ilim ve din adamları gelmişti. Sempozyuma katılanların başlıcaları, Suriye, Makedonya Lübnan, Rusya, Tataristan, Irak, Tanzanya, Azerbaycan, İran'dan çok sayıda Şii ve Sünni ilim ve din adamları, dedeler, babalar ve alevi canlar katıldılar. Büyük bir coşku içinde geçen sempozyum özellikle Türkiye kamuoyunun uyanışına sebep oldu. Şiilere dinden uzaklaşmış gözüyle bakılırdı. Şii dünyadan gelen konuşmacılar kendilerini izleyen Sünni topluluğu izledikçe Şii dünyaya karşı yürütülen düşmanca politikanın Türk milletine ait olmayıp siyasetin bir oyunu olduğunu yakından müşahede ettiler. Sünni olan halkımız ise alevi, Şia ve Caferilerin, Sünnilerden bir farkı olmadığını bizzat yaşamış oldu. Bu sempozyum tarihi bir kırılma noktası idi. Allah lütfetti savaşın önüne geçildi.Prof. Dr. Haydar Baş beyin Rus siyaset ve ilim insanlarıyla yaptığı sohbetlerde, İslam dünyasından kabul görmek istiyorsanız halkları korumanız gerek tespiti önemlidir. Böylece Müslümanların can mal ve namusları korunacak, İslam dünyasının kalkanı olacaksınız demiştir. İslam camisinin minaresi olacaksınız. Mutlaka iş birliği yapmamız lazım demiştir. İlk işbirliği Suriye'de oldu. Ne yazık ki Türk dünyasından beklenen hareket Rusya'dan olmuştur. Türkiye'nin olması gereken merkezde Rusya olmuştur.Ne dediler?Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in çalışmaları dünya çapında etkili olmaktadır. Bu konuda söylenenlerin bazıları şunlardır:Liberal Demokrat Parti'nin Akademik Kurul Başkanı Prof. Dr. Lisiçkin: "Beraber Sibirya'yı gezelim. Lütfen burası hakkında bize projeler üretin, işbirliği yapalım."Prof. Dr. Lebedev: "Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modeli'ni kongrelerde çok okudum. Bu tezde, esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklıdır. Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusya'nın buna ihtiyacı var. Ben, modelin bu yönüne hayranım." Prof. Dr. Lisiçkin: "Bu tezin Rus Parlamentosu Duma'da görüşülmesi tarihi bir olaydır; tez, tamamen çözümdür."Prof. Dr. Victor Volkonski: "Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş dinle ilimi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir." Prof. Dr. Victor Minin: "ABD radikal İslam'ı ve radikal Hıristiyanlığı pompalıyor. İnsanlar iki kutba ayrıldı. Toplumda anarşi çıkacağı kesin görünüyor. Bu terörün önüne ancak Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile geçilebilir. Bunun için de Rusya'ya bu model şarttır."Prof. Dr. Muhammed El?Faruki (Illinois Üniversitesi, ABD): "Dahi insan Prof. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kendi ayakları üzerinde durabilen ve daha iyi bir gelecek inşa etme gücüne sahip bir alternatif ekonomik modeldir. İnancım tamdır ki bu model sadece Türk milletini değil, aynı zamanda bütün insanlığı darlıktan; müreffeh yarınlara taşıyacaktır."2010 yılında Bursa'da yapılan 7. Milli Ekonomi Modeli Kongresinde, "İmam Ali" kitabı takdim edildi. Kitabı inceleyen Minin bir konuşma yaptı. Konuşmasında Milli Ekonomi Modeli ile dünyada yaşanan ekonomik bunalıma çözüm getiren Haydar Baş Bey'in şimdi de "İmam Ali" kitabıyla İslam âleminde kardeşliği tesis edeceğini söyledi. Bunu müjde olarak dünya kamuoyuna deklare etti.Necef ulemasından Allame Seyyid Salih el Hekim: "Sayın Haydar Baş hocanın bu Ehl?i Beyt açılımının özellikle Türkiye halkına ve Ortadoğu'daki Şii?Sünni birlikteliğine faydası olduğundan hiç şüphe etmemek gerekir. Büyük ve meşhur profesör Haydar Baş'ın Hazreti Ali'nin yolunu insanlara teşvik etmesini takdirle karşılıyor ve kendisini kutluyoruz." Ayetullah el?Uzma Muhammed Said el?Hekim (Necef?Irak): "Sayın Prof. Haydar Baş hocanın açtığı bu çığırın iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.  Ehl?i Beyt konusunda ilmi çalışmalarına destek vereceğimizi de bildiriyoruz." Ayetullah el?Uzma Seyyid Sadık Şirazi (Kum?İran): "Sayın Haydar Baş hocanın Ehl?i Beyt ile ilgili bu açılım ve tanıtımı Türkiye'de Ehl?i Beyt hizmetine büyük katkıda bulunacaktır. Kendisine teşekkürümü bildiriniz."Şeyh Celal Maaş (Kerbela?Irak): "Mazlum 12 İmam yolunun ısrarla unutturulmaya çalışıldığı bu zamanda 12 İmamın ve Ehl?i Beyt'in yolunun Prof. Haydar Baş ve ekibi tarafından türlü zahmetlerle insanlara ulaştırılmaya çalışılması takdire şayandır."Suriye Şam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yuva şunları söyledi: "Prof. Dr. Haydar Baş Beyefendi'nin gayretleriyle tanzim edilen Peygamber Ocağı Ehl?i Beyt Sempozyumu, emperyalist devletlerin ve bölgesel temsilcilerinin İslam coğrafyasına yönelik uygulamaya koydukları yeni sömürgecilik ajandalarının mihenk taşını oluşturan mezhep fitneciliğini teşhir etmesi, bu kahredici tehlikeye dikkat çekmesi ve ortaya koyacağı tavsiyelerle kamuoyunu daha duyarlı hale getirmesi bakımından tarihi bir öneme haizdir."Rusya İslam Komitesi Başkanı Haydar Cemal: "Önümüzdeki 10?20 yıl içinde küresel medeniyetin çehresi tamamıyla değişecek. Prof. Dr. Haydar Baş öyle bir liderdir ki, bu değişiklikleri bize şimdiden gösteriyor. Haydar Baş, meşale taşıyan adamdır, önderdir. Böyle bir önderle yüz yüze görüşme fırsatı bulmak benim için büyük bir fırsattır. Bu fırsatı yakaladığımız için Rusya halkını ve kendimi tebrik ediyorum."Bir ayet?i kerime ile bitirmek istiyorum: "Ve de ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu; gerçekten bâtıl pek zavallıdır!" (9).Kaynakça:1? 7. Ehl?i Beyt Sempozyumu "Velayet Yolu Ehl?i Beyt ve Ona Karşı Türetilen Bid'at Akımlar" 5?6 Ekim 2013 Bursa'da Sunulan Tebliğ2? Tekindağ, Şehabettin. Yeni Kaynak ve Vesikaların Işığı Altında Yavuz Sultan Selim'in İran Seferi, Tarih Dergisi, Mart 1967, sayı: 22, s. 56 i Saim Savaş: XVI. Asırda Anadolu'da Alevîlik, Vadi Yayınları, 2002, s. 1113? Özmen, İsmail & Yunus, Koçak. Hamdullah Çelebi'nin Savunması, ? Bir inanç abidesinin çileli yaşamı. Ankara, 2008, s. 744? Yeni Şafak, 12 Mayıs 20075? Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 14 Nisan 20126? http://www.ehlibeytalimleri.com/haber/2712/seyh?ten?korkunc?fetva?esad?a?destek?veren?sivilleri?de?oldurun7? http://www.suriyegercekleri.com/ 2013/06/13/kuveytli?fitne?seyhi?safi?el?acemi?suriyede?ki?muslumanlarin?katledilmesi?icin?fetva?verdi8? https://www.facebook.com/video/video.php?v=2364873930620179? Kur'an?ı Kerim, 17?İsra, 81. 

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.