Türkiye'nin tam üyeliğine karşı birçok ekonomik neden bulunduğunu savunan Glos, "Türkiye, 10 ya da 15 yıla kadar 80 milyon nüfusuyla AB'nin en kalabalık ülkesi olacaktır. AB'nin de her yıl 20 ila 25 milyar euro para vermesi gerekecektir" diye yazdı.
Türkiye'den Almanya'ya da büyük göç olacağını ileri süren Glos, Başbakan Gerhard Schröder'in, bu yöndeki endişeleri Türk kökenli Almanvatandaşlarının oylarını alabilmek için görmezlikten geldiğini, partinin çıkarlarını Almanya ve Avrupa'nın çıkarlarından önde tutan politikacıların çok sorumsuzca davrandıklarını ifade etti.
"Avrupa'nın birleşmesi projesinin" Avrupa vatandaşlarının ortak kimliğinden kaynaklandığını, bu kimliğin ortak tarih, siyasi kültür veortak bir coğrafi bölgeden oluştuğunu belirten Glos, Türkiye'nin AB üyeliğinin bu nedenlerden dolayı da mümkün olmadığını savundu. Glos, "Türkiye'deki laikliğin başarılı olup olmadığı da hala tartışılmaktadır. Schröder'in en çok sevdiği tarihçi olan Heinrich August Winkler, 'Türkiye'yi kapsayan bir AB, Avrupa'nın ortak (biz) duygusuna hitap edemez. Bunun için Türkiye ile Avrupa'nın kültürleri çok farklı. Bunlar Hıristiyanlık ile İslamiyet arasındaki farklardan kaynaklanıyor' demiştir" şeklinde ifadeye yer verdi. Avrupa'nın birleşmesi konusunda AB vatandaşları için de bir sınırın olduğunu savunan Glos, Almanya'nın Türkiye ile çok yakın, dostane ve karşılıklı güvene dayalı bir ilişkisi olduğunu, Türkiye'ninjeostratejik öneminin bilincinde olduklarını, soğuk savaş döneminden sonra bunun öneminin daha da arttığını, bu nedenle Türkiye ile "imtiyazlı ortaklıktan" yana olduklarını tekrarladı.















































































