logo
30 MAYIS 2026

'AB konusunda olumlu hava var, ABD ile stratejik ortağız'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa Birliği üyelik sürecimizin yeniden canlandırılması noktasında olumlu bir kanaat hakim. Türk ekonomisine çarpan etki yapacak Gümrük Birliğinin güncellenmesi müzakerelerini de hızlandıracağız. Vize serbestisinde de mesafe alacağımıza inanıyorum." dedi.

 

13.07.2023 13:55:00
Anadolu Ajansı
'AB konusunda olumlu hava var, ABD ile stratejik ortağız'
'AB konusunda olumlu hava var, ABD ile stratejik ortağız'

Erdoğan, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından Türkiye'ye dönüşünde, uçakta değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Vilnius'ta düzenlenen Zirve münasebetiyle yaptıkları Litvanya ziyaretini başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Ukrayna'da devam eden savaşın etkilerinin bölgede ve küresel ölçekte hissedildiği bir dönemde gerçekleştirilen zirvenin hayırlara vesile olmasını diledi.

Vilnius'un, NATO'nun birlik ve insicamının sergilenmesi, ittifak dayanışmasının pekiştirilmesi için önemli bir merhaleyi teşkil ettiğini dile getiren Erdoğan, Zirvede NATO'nun, savunma ve güvenlik konuları bakımından asli istişare forumu olduğunun bir kez daha teyit edildiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefikler arasındaki yaptırım ve kısıtlamaların kaldırılması vaadini de içerecek şekilde yenilenen savunma yatırımlarının, özellikle bu tür taahhütlerin kabulü mahiyetinde olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Çabalarımız sonucunda ittifak tarihinde ilk defa Terörizmle Mücadele Özel Koordinatörü atanması kararı ilan edildi. İsveç'in NATO üyeliği konusu malumunuz zirve bağlamında öne çıkarılan hususlardan biri oldu. Bu konudaki ilkeli duruşumuz başından beri bellidir. Politikamızı burada da devam ettirdik. Zirve hitamında yaptığımız basın toplantısında meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Kendilerine ifade ettiğimiz gibi İsveç'in katılım protokollerini onaylayacak merci, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Şu an işleyen bir süreç vardır. Meclisimiz atılan adımları takip edecek, ülkemizin çıkarları doğrultusunda en doğru kararı verecektir."

Zirve marjında birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, liderlerle görüşmelerde hem ikili meseleleri hem de NATO bağlamında işbirliğini ele aldıklarını aktardı.

"Avrupa Birliği üyelik sürecimizin yeniden canlandırılması noktasında olumlu bir kanaat hakim. Türk ekonomisine çarpan etki yapacak Gümrük Birliğinin güncellenmesi müzakerelerini de hızlandıracağız. Vize serbestisinde de mesafe alacağımıza inanıyorum" diyen Erdoğan, bu kapsamda, Türkiye'nin savunma kabiliyetini güçlendirecek projelerle ilgili süreçlerin de ivme kazanacağını söyledi.

Erdoğan, görüşmelerde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hazırladığı "İnsani Yardımda Türkiye Modeli", "Türkiye'nin NATO'ya Katkıları", "Türkiye'nin Terörizmle Mücadelesi" ve "Lider Diplomasi" başlıklı eserleri muhataplarına takdim edip, tarihe not düştüklerini belirterek, "Zirvemizin ve yaptığımız görüşmelerin ülkemiz, milletimiz ve güvenliğimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi.

"Sürecin lehe dönüştürülmesini temin edecekler"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirveye ilişkin yaptığı değerlendirmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"NATO Zirvesi marjında pek çok ikili görüşme yaptınız. ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığınız görüşmeye dair detaylı bilgi vermeniz mümkün mü' F16 tedarik ve modernizasyonuyla ilgili gelişme beklemeli miyiz' Bundan sonraki Türk-Amerikan ilişkilerine dair beklentileriniz nelerdir'" sorusuna Erdoğan, "Öncelikle Türkiye ile ABD, NATO müttefiki, stratejik ortaklığa sahip iki önemli ülkedir. 2021 yılında Sayın Biden ile kurulmasını kararlaştırdığımız stratejik mekanizma kapsamında kurumlarımız görüşmelerini sürdürmekte. Mekanizmayla aramızdaki diyalog kanallarına yeni bir dinamizm kazandırdık." yanıtını verdi.

Zirve kapsamındaki görüşmelerin çok verimli geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 1 saat 15 dakika bir görüşme oldu. F16'ların satışıyla ilgili Biden ve yönetimi aslında ülkemiz lehine bir tutum sergiliyor. Şu anda gerek kendisi gerek Dışişleri Bakanı 'Biz bu işin üzerindeyiz, takipçisiyiz' dediler. Bizden de Dışişleri Bakanımız Hakan Bey, aynı şekilde İbrahim Bey her ikisi de muhataplarıyla görüşmek suretiyle bu sürecin, hatta Yaşar Paşamız da muhatabıyla görüşmek suretiyle, bu sürecin lehe dönüştürülmesini inşallah temin edecekler."

"Olumlu gelişmelerle dönecektir diye düşünüyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni bir süreç, yeni bir açılım ihtimalinden söz ediliyor. Buradaki görüşmelerden aldığımız hava oydu ve bazı sözler de verildi. Bu aşamada beklenen vize kolaylığı, vize serbestliği ve Gümrük Birliği çerçevesinde güncellemeler noktasında müzakerelerin devamına yönelik ilk adımlar nasıl atılacak' Nasıl bir takvim var önümüzde'" sorusu üzerine de "Danışmanım Çağatay Bey'i Brüksel'e gönderdik. Yarın orada bu konularla ilgili görüşmeleri yapacaklar. Gerek Gümrük Birliği konusu gerekse vize serbestisi konularını görüşecek. Bunların Türkiye lehine olacağına inanıyorum. Bugün Ursula von der Leyen de bununla ilgili bize olumlu bazı şeyler de söyledi. Danışmanım Çağatay Bey de oradan olumlu gelişmelerle dönecektir diye düşünüyorum." dedi.

Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinde, yüksek temsilci ve komisyondan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri hakkında rapor hazırlamasının istenmesinin isabetli bir adım olduğuna işaret eden Erdoğan, raporun olumlu ve ileriye dönük biçimde hazırlanmasını beklediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye olarak verdiğimiz sözlerin her zaman arkasında durduk, duruyoruz. Kazan-kazan ilkesiyle yürütülen müzakerelerin somut sonuçlarını en kısa zamanda görmek istiyoruz. Verilen sözlere dair somut adımlar öncelikle terör örgütlerinin faaliyetlerinin söz konusu ülkelerde sonlandırılması, teröristlerin iadesi. Avrupa Birliğinden göreceğimiz olumlu çalışmalar neticesinde biz de verdiğimiz sözleri hayata geçirmek için çalışmalara başlarız. Geçen yıl üzerinde mutabık kalınan konular hayata geçmediği için süreç bugüne geldi. Bundan sonra da verilen sözlerin hayata geçirilmesine göre biz de harekete geçeriz. Netliğimizi, bu konuda tavizsiz olduğumuzu muhataplarımıza anlattık."

"Koalisyon olsaydı, bu yolları, köprüleri yapabilir miydik"

Bir gazetecinin, "AK Parti sizin liderliğinizde son 20 yılda 17 seçim kazandı. '14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri uzun yıllar konuşulmaya, üniversitelerde ders olarak okutulmaya devam edecektir. Millet olarak nasıl bir badire atlattığımız, nasıl bir uçurumdan döndüğümüz zamanla anlaşılacaktır' dediniz. Milletin iradesiyle ortaya çıkan bu son tabloda hangi riskleri aştı Türkiye' Gelecekle ilgili fırsatlar nelerdir'" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Buradaki en önemli risk, geçmişte biliyorsunuz biz Türkiye'de altı aylık hükümetler, bir yılı doldurmayan hükümetler gördük. Burada istikrar olur mu' Olmaz. Nitekim bu istikrarsızlığın neticesinde de Türkiye her yönden adeta bir çöküntüyle baş başa oldu. Bizim dönemimizde bu tür şeyleri yaşamıyoruz. Karar almaksa, her tür kararı süratle, rahatlıkla alıyoruz. Yani burada, savunma sanayinden tutun eğitime, ulaşıma, altyapı ve üstyapıdaki aldığı mesafe Cumhuriyet tarihinde yok. Bölünmüş yol dediğin zaman 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılmış, şimdi sadece bizim bu dönemde 28-29 bin kilometreye ulaştı. Eğer bu bir koalisyon hükümeti olsaydı, biz bu yolları, köprüleri yapabilir miydik' Şurada Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün ortasından da inşallah raylı sistemi yapacağız. Şu anda onun hazırlıkları içerisindeyiz. Raylı sistem onun üzerinden geçtiği zaman ki yaklaşık 110 kilometrelik bir sistem bu, bu Türkiye'de değil, dünyada ayrı bir hava oluşturacak. Aynı şekilde şu anda Çanakkale Köprüsü, dünyada ilk üçün içerisinde, böyle bir köprü. Bunlarla biz iftihar ediyoruz."

İstanbul-İzmir arasını 7,5 saatten 3 saat 15 dakikaya düşürmenin rastgele bir olay olmadığının altını çizen Erdoğan, bütün bunların, şu andaki hükümet etme yapısının kazanımı olduğunu vurguladı.

"Türkiye Yüzyılı'nı hayata geçireceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yani bütün parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacağı bir sistem bizi nereye götürürdü' Felakete götürürdü. Yani duvarlara çarpa çarpa giden bir araç düşünün, ondan bir şey olur mu' Olmaz. Pert olur. Ama maalesef bunlar pert araç kullanmaya alışmışlar.

Şu an itibarıyla yoğun bir şekilde yatırımlarımızı devam ettireceğiz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla inşallah büyümeyi sağlayacağız. Bu anca şu andaki yapıyla olur. Bunların mantığıyla olmaz. Ne oldu, hesap uzmanı çok başarılıydı, iyi hesap yapıyordu' Ama gelin görün ki hesap, kitap tutmadı. 38 tane milletvekilliğini, beraber seçime girdiği ve toplamı yüzde 1'i bile bulmayan ortaklarına dağıttı. Kendisi de zafiyete düştü. Şimdi 'kalayım mı kalmayım mı' devamlı bunun hesabı yapılıyor. Önümüzdeki haftalarda, aylarda kalır mı kalmaz mı bu görülecek. Ama bu bizim işimiz değil. Bizim işimiz farklı. 3 gündür buradayız. NATO Zirvesi'nde toplantılarımızı yapıyoruz, bütün liderlerin Türkiye'ye bakışı çok farklı. Dünya liderleri bize bu gözle bakarken, Türkiye'nin terörizmle mücadelesi NATO tarafından kabul görürken, bizim muhalefetimiz ne yazık ki teröristlerle yol yürümeye çalıştı. Feraset sahibi milletimiz, teröristlerle kol kola yol yürünmeyeceğini, ortaklıklar kurulmayacağını anlattı. Umut ediyorum ki muhalefet bu dersi almıştır. Ülkemiz için en büyük risklerden birini de terör örgütleriyle bir araya gelen siyasi partiler oluşturdu."

Türkiye'nin 2023 seçimlerinde, terör örgütlerinin güdümüne giren, onların çizdiği yol haritasını kullanan siyasileri gördüğünü belirten Erdoğan," Terör örgütlerine verdikleri sözleri hayata geçirmek için çırpınan siyasiler gördük. Ekonomide yaşanan sıkıntılar öne çıkartılarak, terör örgütlerine alan açılmak istendi. Ülkemize Türkiye Yüzyılı vizyonunu çizdik. Bu vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin önünde çok büyük fırsatlar olduğuna işaret ederek, "Beşeri sermayemizi öne çıkartarak, bu fırsatları ülkemiz lehine, vatandaşlarımızın refahına kullanacağız. 21 yılda her alanda sağlam temellere oturan altyapıyı inşa ettik. Şimdi bu altyapı üzerine kurduğumuz yapıyla Türkiye Yüzyılı'nı hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı.

"Rezerv birikimini artırmak için rasyonel politikaları hayata geçiriyoruz"

Gelecek hafta Körfez ülkelerine yapacağı ziyaretin, Türkiye'nin kamu maliyesini güçlendirmeye yönelik attığı adımları destekleyecek yeni bir dönemin kapısını aralayıp aralamayacağına dair soru üzerine Erdoğan, "Bu ziyarette umutlarımız var. Arkadaşlarımı önceden gönderdim. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri buraları dolaştılar. Biz de bir heyetle gideceğiz. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri'ni dolaşarak onlarla aramızdaki her türlü ilişkileri daha da güçlendirelim istiyoruz. Hatta bugün Muhammed bin Zayed aradı. Merak ediyorlar. Ne oldu, nasıl gitti falan... Dedik ki 'Nasıl olsa çarşamba günü sizdeyiz. Orada etraflıca bunları görüşürüz.' Katar'dan oraya gideceğiz, Suudi Arabistan'a, Katar'a geçeceğiz ve umutluyum." diye konuştu.

Kabine üyelerinin, yaptıkları ön ziyaretlerde belli bilgilendirmeleri yaptığını belirten Erdoğan, yapacağı ziyaretlerde de Türkiye'ye verilecek destekleri bizzat görme imkanlarının olacağını bildirdi. Erdoğan, "Daha önce yaptığım görüşmelerde kendileri söyledi. 'Türkiye'ye ciddi yatırımlar yapmaya biz hazırız.' Bunu bu ziyaretle birlikte de inşallah noktalamış olacağız. Bu yatırımlar belki bizde olacak, belki Suudi Arabistan'da, Katar'da, Birleşik Arap Emirlikleri'nde olacak." ifadelerini kullandı.

"Gereken adımları atmaktan geri durmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her dönem olduğu gibi bu yeni dönemde de ekonominin ehil kadroların elinde olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu ülkede enflasyonu tek haneye daha önce kim indirdi' AK Parti kadroları. Vatandaşlarımız müsterih olsun, enflasyonu yine tek haneye indireceğiz. Ekonomiyi güçlendirecek, Türkiye'yi büyütecek adımları attık, atıyoruz. Yapılan çalışmaların, göreve getirilen ekibin olumlu yansımalarını da almaya başladık. 26 Mayıs'ta 98,5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervleri, 30 Haziran'da 108,6 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu bir aylık dönemde net rezervler ise 14,2 milyar dolar iyileşme gösterdi. Bu rakamlar ekonomi, finans, ticaret çevrelerine de güven ve cesaret veriyor. Ekonomi programımızı, belirlediğimiz hedeflerimiz doğrultusunda tavizsiz uygulayacağız. Uluslararası rezerv birikimini artırmak için rasyonel politikaları hayata geçiriyor, uluslararası yatırımları ülkeye çekmek için çalışıyoruz. Türkiye'nin büyümesi, vatandaşımızın refahı için gereken adımları atmaktan geri durmayacağız. Gerekli tüm altyapı, üstyapı çalışmalarını yaptıktan sonra düşme eğilimindeki enflasyon da kendi seyrinde tek haneye düşecektir. İnanıyorum ki tek haneli enflasyon rakamlarını kısa zamanda göreceğiz."

"Suriye'nin kuzeyinden olacak göçleri yerinde engellemek önemli"

Erdoğan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın, "4-5 aylık sürecin ardından şehirlerdeki kaçak göçmen kümelenmesinde gözle görülür bir farklılaşma olacağı"na yönelik ifadelerindeki "farklılaşma"nın detaylarına ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesinin hiçbir zaman sekteye uğramadığını ve uğrayamayacağını söyledi.

Bu farklılaşmayla ilgili uygulamada birçok adım atılacağını kaydeden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bunlar kah polisiyedir kah o sınırlardaki uygulamalarımızdır. Türkiye'ye bu göçmen girişlerinin engellenmesi ve yakalananlarının sığınma evleri veya göçmen evlerine alınması önemli. Atılacak adımlarla da bu işi daha da sınırlamak ve yerinden, özellikle Suriye'nin kuzeyinden olacak göçleri yerinde engellemek önemli. Şu anda buna yönelik çalışmalarımız var. Kaçak göçmenler yakalanır, yakalanmaz hemen Geri Gönderme Merkezlerine gönderilerek orada gerekli olanlar yapılıyor. Bunlar ülkelerine gönderiliyor ve bununla beraber halkımızdaki endişe, korku, bunları da gidermiş oluyoruz. Yapılan çalışmalarla kısa zamanda düzensiz göçmenler konusunda gözle görünür değişiklikleri vatandaşımız hissedecek. Güvenlik güçlerimiz, önlemleri ve çalışmalarını vatandaşlarımızın rahatı ve huzuru için sıkılaştırdı. Ancak çalışmalar da hiçbir insanın onuruna aykırı şekilde yapılmayacak. Medeniyetimizin, değerlerimizin gerektirdiği adımları atacağız."

Göçmen kaçakçılarına da göz açtırmadıklarını söyleyen Erdoğan, jandarma, emniyet ve ilgili güvenlik güçlerinin kaçakçılık organizatörlüğü yapan kişilere karşı başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz aylarda Van-İran sınır hattında göçmen kaçakçılığı suçunu organize olarak işleyen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Bu operasyonlarda 300'e yakın göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalanırken, bunlardan 168'i tutuklandı. Düzensiz göçmenlerle, ülkemize sığınmış, misafir ettiğimiz mültecileri de birbirine karıştırmamalıyız. Mültecilerin onurlu, gönüllü ve güvenli şekilde ülkelerine dönmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

"Mağduriyet yaşamasına izin vermeyeceğiz"

Kocası vefat eden ve çalışmayan kadınların aldığı dul maaşlarına ilişkin soru üzerine de Erdoğan, Türkiye'de aileye ve kadına Cumhuriyet tarihinde en fazla değer ve sosyal yardımların AK Parti hükümetleri döneminde verildiğini bildirdi.

Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde hiçbir vatandaşın mağduriyet yaşamasına izin vermeyeceklerini ve hedeflediklerini topyekun kalkınmaya ulaşacaklarını belirterek, bundan kimsenin şüphesinin olmamasını istedi.

Sosyal hizmet modelleriyle düşük gelirli bireyleri ve aileleri ihtiyaçları doğrultusunda hep desteklediklerini ve destekleyeceklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun adımlarını atıyoruz. Aile ve Gençlik Bankamız da bunun en somut adımı olacak. Türkiye Aile Destek Programı kapsamındaki ödemelerimiz de başladı. Bir yıl daha sürecek bu programımızın başlangıcından bu yana yaklaşık 4 milyon haneye sağlanan destek tutarı 40 milyar lirayı buldu. Fakat sosyal hizmet modelleri kapsamındaki yaşlı aylığını 1997 liradan 2 bin 348 liraya, yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip olan vatandaşların aylığını 1594 liradan 1874 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan vatandaşların aylığını 2 bin 392 liradan 2 bin 811 liraya yükselttik. Şimdi yeni bir adım atıyoruz. O da Aile ve Gençlik Bankasını kurmak. Bizim doğal gaz, bunun yanında petrolden gelirin belli bir bölümünü bu Aile ve Gençlik Bankası kapsamına aktaracağız. Oradan da bu tür hanımlara ve gençlere bunu tahsis edeceğiz. Bu işin en güzel örneğini veren ülke de Norveç'tir. Norveç bu işi başarıyla sürdürüyor. Onun bütün petrol gelirlerinin belli bir kısmı rezerv olarak tamamen gençlere ayrılır. Gelecek kuşaklara ayrılır. Şimdi bunun bir benzerini de inşallah Aile ve Gençlik Bankasıyla ülkemizde yapacağız. Dezavantajlı durumdaki bireylerin çeşitli hizmet ve sosyal yardım modellerinden yararlanması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'mızın çalışmaları devam ediyor."


Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Marmaris'te gezi teknesi battı

Marmaris Körfezi'nde tura çıkan "Big Boss" isimli gezinti teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu' nda battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi

29.05.2026 18:00:00
İHA
Marmaris'te gezi teknesi battı
Marmaris'te gezi teknesi battı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Akvaryum Koyu'nda batan gezi teknesindeki 110 yolcu, çevredeki teknelerin müdahalesiyle kurtarılırken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Olay, Marmaris ilçesi Cennet Adası mevkii Akvaryum Koyu'nda saat 15.45 sıralarında meydana geldi. Teknede meydana gelen arızayı fark eden tekne personeli karaya yakın bir noktaya yöneldi.

Olayın ardından teknede bulunan 110 yolcu, aynı firmaya ait başka bir tur teknesi ile çevrede bulunan diğer teknelere güvenli şekilde tahliye edildi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin yardımıyla yolcular kısa sürede kurtarıldı.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekne tamamen suya gömüldü. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı öğrenilirken, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da olay yerine giderek incelemelerde bulundu.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi

29.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan dolu yağışı tarım alanlarında zarara yol açtı

Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede


 
Türkiye'de yasa dışı bahis sitelerinin tespit edilip engellenmesi için yapay zeka ile makine öğrenmesi teknolojileri aktif olarak kullanılıyor.
 

29.05.2026 16:29:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:07:09
HABER MERKEZİ/AA
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan "Çevrimiçi Kumar ve Yasadışı Bahis" raporunda, devletin ilgili kurumlarının siber suç ağlarına karşı yürüttüğü mücadelenin detaylarına yer verildi.
Rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ile Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yasa dışı bahis ağlarını çökertmek için işbirliği yapıyor.
Ayrıca, bilişim sistemleri üzerinden işlenen yasa dışı bahis suçlarına karşı yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerden yararlanılıyor.







Sürekli 'alan adı' değiştiriyorlar

Alan adı değişikliği yaparak hizmet vermeye devam eden sunucuları tespit edebilmek için derin paket incelemesi (DPI), ağ analizleri ve otomasyon sistemleri kullanılıyor, aynı IP üzerinden hizmet veren yasa dışı sitelere erişim otomatik kesilebiliyor.
İnternet ortamı düzenli taranarak bahis sitelerinin sıkça kullandığı tasarım şablonları ve belirli kod blokları tespit ediliyor.
Sosyal medya platformları üzerinden bahis sitelerinin reklamını yapan içerik üreticileri ve hesap yöneticileri de sıkı takip altında tutuluyor.







Bağımlılığın hızla artmasının altında yatan nedenler

Raporda, Türkiye'de ve dünyada kumar ve bahis bağımlılığının hızla artmasının altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde analiz edildi.
Buna göre, bu artışın en temel sebebi, çevrim içi kumara cep telefonları üzerinden 7/24 erişilebilmesi.
Bu kolay ulaşım, kullanıcıları fiziksel ortamdan bağımsız kılarak günün her saati kumar oynamaya itiyor.







Kullanıcıya tuzak kuruyorlar

Söz konusu platformlar, kullanıcıları adeta bir tuzağa çekmek için 'karanlık/aldatıcı desenler' olarak tanımlanan arayüz tasarımlarını ve yoğun pazarlama stratejilerini kullanıyor.
Tüketicilerin bilişsel önyargılarını hedef alarak onları kendi çıkarlarına aykırı seçimler yapmaya yönlendiren bu desenler, beynin kısa döngülerle hızlı ve tekrar oynamasını teşvik ediyor.







Tuzak içinde tuzak

Sistem, sık açılan davet pencereleri, oturumu kapatırken daha fazlasını sunan teklifler, tekrarlanan bahisler veya oturum bittikten sonra kumar oynamaya devam etme uyarıları gibi araçlarla kişiyi sürekli içeride tutuyor. Kullanıcı algısını şekillendirmek amacıyla kayıplar küçük puntolarla, kazançlar ise büyük ve renkli şekilde gösteriliyor.
Rapora göre, kaybetme ekranları hızlıca geçilirken kazanma sekanslarının görsel olarak abartıldığı 'kaybetmenin üstünü örten arayüz tasarımları' devreye sokuluyor.
Dönen çarklar, efektler ve animasyonlar aracılığıyla kişide sürekli kazanılıyor algısı uyandırılarak derin bir bilişsel çarpıtma oluşturuluyor.







Oyun bağımlılığının sonu kumar bağımlılığı!

Platformların ürünlerini oyunlaştırması (gamification), oyun bağımlılığından kumar bağımlılığına geçişe de zemin hazırlıyor.
Çevrim içi oyunların içerisine kumar unsurlarının dahil edilmesi, yasa dışı bu platformları birer çekim merkezi haline getirirken kumar oynamayı da normalleştiriyor. Türkiye'de spor bahisleri yasal platformlar üzerinden yürütülmesine rağmen, yasa dışı sitelerin yasal bahis sitelerine göre daha yüksek oranlarda kazanç vadetmesi bu platformlara yönelimi artırıyor.

Türk gemisi İHA ile vuruldu!

Karadeniz’de Türk sahipli yük gemisi İHA ile vuruldu. İki Türk denizcinin yaralandığı saldırı sonrası açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, sivil seyrüsefer güvenliğinin korunması ve savaşın kontrolsüz tırmanmasından kaçınılması uyarısında bulundu

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Türk gemisi İHA ile vuruldu!
Türk gemisi İHA ile vuruldu!
Karadeniz'de Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan Türkiye'ye doğru seyir halinde olan Türk sahipli ve Vanuatu bayraklı bir kuru yük gemisi, gece saatlerinde düzenlenen bir İnsansız Hava Aracı (İHA) saldırısının hedefi oldu.

Ukrayna makamlarının Rusya'ya ait kamikaze İHA'larla gerçekleştirildiğini iddia ettiği saldırıda gemide hasar meydana gelirken, mürettebattan iki Türk vatandaşının hafif şekilde yaralandığı açıklandı. Olayın ardından Dışişleri Bakanlığı sert bir kınama ve uyarı mesajı yayımladı.

Odessa açıklarında İHA saldırısı: 2 yaralı

Resmî kaynaklardan edinilen bilgilere göre, sivil deniz ticaret koridorunu kullanan Vanuatu bandıralı ve Türk işletmesindeki yük gemisi, Karadeniz üzerinde seyir halindeyken İHA infiltrasyonuna maruz kaldı.

Hedef Alınan Gemi: Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan kalkış yapan, Türk sahipli ve Vanuatu bayraklı kuru yük gemisi.

Saldırı Zamanı: 28 Mayıs gecesi.

Mürettebatın Durumu: Saldırıda isabet alan gemide görevli iki Türk denizci hafif yaralandı. Yaralıların derhal hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.

Maddi Hasar: İsabet sonrası gemide yangın çıktığı, ancak mürettebatın teknik müdahalesiyle durumun kontrol altına alındığı öğrenildi.

Dışişleri Bakanlığı: "Savaşın kontrolsüzce tırmanmasından kaçınılmalı"

Saldırının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, sivil taşımacılığı hedef alan bu asimetrik eyleme karşı net uyarılarda bulundu.  Dışişleri açıklamasına göre öne çıkan başlıklar şunlar oldu:

• Yaralı Türk vatandaşlarının ve geminin genel durumunun Türkiye'nin Odessa Başkonsolosluğu tarafından çok yakından takip edildiği vurgulandı.

• Karadeniz'deki savaş bağlantılı tırmanmanın bölgesel riskleri büyüttüğü; Türkiye'nin bu konudaki net uyarılarını muhataplarına her düzeyde yinelediği belirtildi.

• Sivil gemilerin güvenli seyrüsefer hakkının mutlaka korunması gerektiği hatırlatılarak, savaşın kontrolsüz biçimde tırmanmasına yol açacak adımlardan kesinlikle kaçınılması istendi.

• Türkiye'nin Karadeniz'de tırmanmayı önleyecek bölgesel aidiyet temelli, müzakere odaklı önlemler geliştirmeye hazır olduğu taraflara yeniden hatırlatıldı.

Karadeniz'de gerilim sürüyor

Bölgesel deniz taşımacılığı ajanslarının raporlarına göre, aynı gece Karadeniz'in farklı noktalarında (Sinop açıkları dahil) yabancı yaptırım listelerinde yer alan ticari gemilere yönelik de benzer dron hareketlilikleri rapor edildi. Uzmanlar, Rusya-Ukrayna çatışmasının Karadeniz'deki sivil lojistik hatlarını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştığına dikkat çekiyor.

Gelişmeleri anlık olarak takip etmek için sayfamızı yenileyebilirsiniz.

Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı kavgada ölü sayısı 2'ye yükseldi. Olay anına ait cep telefonu görüntüleri de ortaya çıktı

28.05.2026 18:41:00
İhlas Haber Ajansı
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Olay, Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, iki aile arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma kısa sürede silahlı, sopalı kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kavgada Doğan Baday (35) olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 2'ye yükseldi.

Olayda 7 kişi de yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Öte yandan kavga anına ilişkin cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde tarafların birbirine sopalarla vurduğu, ateş açtığı ve çevrede büyük panik yaşandığı görüldü.

Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.

Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.