AB, Türkiye hakkındaki ilerleme raporunu açıkladı.
Her zamanki bildik talepler yine sıralandı. Öne çıkan madde, Kıbrıs’ta bulunan Türk askerinin geri çekilmesi önerisi idi.
Yakın zamanda Kıbrıs’ta idik. Kıbrıs Türk devleti için Ada’da Türk askerinin bulunması büyük bir güç ve gurur vesilesi olarak görülüyor.
Rum kesimi ile arasındaki sınırı, Kıbrıs Türklerinden oluşan askeri gücün nüfusu ile koruyamayacağının farkında olan Kıbrıslı Türkler için Ada’da Türk askerinin bulunması, hakikaten garantör vazifesinde…
AB’ye üye yapılmayan Türkiye için siyasi talepler vesilesine dönüşen birlik üyeliği, son kazanımımız olan Kıbrıs için bu sebeple ayrı bir tehlike arz ediyor.
Kıbrıs’ta ekonomik krizle beraber, Rum Kesimi iflas bayrağını çekti. Onun arkasındaki Yunanistan AB’nin bir diğer kurbanı idi.
Ekonomik kriz bu iki ülkeyi de bitirdiği halde, AB sürecinde halen onların istekleri dikkate alınıyor.
İflas etmiş Rum Kesimi Ada’nın tek temsilcisi görülüyor.
Demek ki Türkiye’nin uluslararası arenada gerçekten de hiçbir prestiji kalmamış.
Suriye’ye karşı takındığı muhalefeti destekleyen tutumu ile İslam alemini kendine küstüren Türkiye, AB için ise sadece harcanacak bir ülke mesabesinde.
AB’nin Türkiye’den istediği diğer talepleri de tamamen siyasi nitelikte.
Hangi birlik üyesinden Ermeni soykırımını kabul etmesi veya Ege meselesini halletmesi veya azınlıklara hak vermesi talep edilmektedir?
AB serüvenine ara vermeden yarım asırdır devam eden Türkiye kim bilir hangi talepleri yerine getirecek?
Bu gelişmeler, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın, AB ile ilgili sözlerini akıllara getiriyor:
“AB bir Hıristiyan kulübüdür ve bizi asla aralarına almayacaklar.”
Birlik serüveninin başladığı günlere dayanan bu tespit bugün çıkmıştır.
Bazıları, verdikleri sözlerin gereği, bu üyeliği millete sevdirmeye çalışsa da, birlik, Müslüman Türkiye’yi arasında görmek istemiyor.
Siyasi talepler verilirse, “üye oluruz” diye düşünenlere duyurulur!..
Her zamanki bildik talepler yine sıralandı. Öne çıkan madde, Kıbrıs’ta bulunan Türk askerinin geri çekilmesi önerisi idi.
Yakın zamanda Kıbrıs’ta idik. Kıbrıs Türk devleti için Ada’da Türk askerinin bulunması büyük bir güç ve gurur vesilesi olarak görülüyor.
Rum kesimi ile arasındaki sınırı, Kıbrıs Türklerinden oluşan askeri gücün nüfusu ile koruyamayacağının farkında olan Kıbrıslı Türkler için Ada’da Türk askerinin bulunması, hakikaten garantör vazifesinde…
AB’ye üye yapılmayan Türkiye için siyasi talepler vesilesine dönüşen birlik üyeliği, son kazanımımız olan Kıbrıs için bu sebeple ayrı bir tehlike arz ediyor.
Kıbrıs’ta ekonomik krizle beraber, Rum Kesimi iflas bayrağını çekti. Onun arkasındaki Yunanistan AB’nin bir diğer kurbanı idi.
Ekonomik kriz bu iki ülkeyi de bitirdiği halde, AB sürecinde halen onların istekleri dikkate alınıyor.
İflas etmiş Rum Kesimi Ada’nın tek temsilcisi görülüyor.
Demek ki Türkiye’nin uluslararası arenada gerçekten de hiçbir prestiji kalmamış.
Suriye’ye karşı takındığı muhalefeti destekleyen tutumu ile İslam alemini kendine küstüren Türkiye, AB için ise sadece harcanacak bir ülke mesabesinde.
AB’nin Türkiye’den istediği diğer talepleri de tamamen siyasi nitelikte.
Hangi birlik üyesinden Ermeni soykırımını kabul etmesi veya Ege meselesini halletmesi veya azınlıklara hak vermesi talep edilmektedir?
AB serüvenine ara vermeden yarım asırdır devam eden Türkiye kim bilir hangi talepleri yerine getirecek?
Bu gelişmeler, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın, AB ile ilgili sözlerini akıllara getiriyor:
“AB bir Hıristiyan kulübüdür ve bizi asla aralarına almayacaklar.”
Birlik serüveninin başladığı günlere dayanan bu tespit bugün çıkmıştır.
Bazıları, verdikleri sözlerin gereği, bu üyeliği millete sevdirmeye çalışsa da, birlik, Müslüman Türkiye’yi arasında görmek istemiyor.
Siyasi talepler verilirse, “üye oluruz” diye düşünenlere duyurulur!..
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018


























































