Abbasiler döneminde ahlaki yozlaşma -2-
El-Emin yönetiminde de durum bundan farklı değildi. El-Emin yönetime gelince, kendisine iğdiş edilmiş oğlanlar bulmalarını emretti
24.01.2024 08:00:00
Hasan Parlak
Hasan Parlak





El-Emin yönetiminde de durum bundan farklı değildi. El-Emin yönetime gelince, kendisine iğdiş edilmiş oğlanlar bulmalarını emretti. Bunlara büyük paralar ödeyerek satın aldı. Gece gündüz onlarla baş başa kalmaya başladı. Bir bakıma sarayında görevliler statüsüne getirdi.
Sonra bütün ülke çapında soytarıların toplanmasını emretti. Onları sarayında oturtmaya, yiyecek tahsis etmeye başladı. Kardeşlerinden ve aile fertlerinden sakladı. Onlarla gizlice buluşur oldu. Beytü'l-malden bu soytarılar ve yanında bulunan oğlanlar için pay ayırırdı.
Gezileri için saraylar, yalnız kalacağı ve eğleneceği yerler yapılmasını emretti. Dicle nehrinde biri aslan, biri fil, biri kartal, biri yılan, biri de at şeklinde beş tane gemi yaptırdı. Bunların yapımı için büyük paralar harcadı.
Yine tarihî kayıtlarda şu ifadeleri görüyoruz: "El-Emin açık bir alanda bir yer hazırlanmasını emretti. Derhal en pahalı sergilerin serildiği, eşyaların döşendiği bir mekân hazırlandı.
Altın-gümüş kaplar, türlü mücevherlerle donatılmış sofralar kuruldu. Cariyelerin başındaki kadına kendisi için yüz cariye hazırlamasını emretti. Bunlar onarlı gruplar halinde yanına çıkıyorlardı. Ellerinde udlar vardı. Ve koro halinde şarkı söylüyorlardı."
Horasan'da Fazl b. Sehl'in yanında el-Emin'den söz edildi. Dedi ki: "Onun öldürülmesi nasıl helal olmaz? Kendisinin de bulunduğu mecliste şairi şöyle demişti:
Haberin ola! Şarap sun bana
Ve bu şaraptır de
Sakın gizlice sunma
Açıktan sunma imkânın varsa."
İbn Esir el-Emin'i tanımlarken şunları söyler: "Onun hayatın-da kendisi hakkında iyi şeyler söylememizi gerektirecek ağırbaşlılık, adalet veya deneyim gibi bir şeye rastlayamadığımız için onun hakkında iyi şeyler söylememiz mümkün değildir."
İmam Rıza'nın şehit edildiği Memun döneminde de durum aynıydı.
İshak b. İbrahim b. Meymun şunları söyler: "Memun, Allah'ın kulları içinde kadınlara en düşkün olanıydı. Kadınlara eğiliminin şiddeti bakımından onun gibisi yoktu. Onun gibi kadınlarla oturup kalkan, onlarla oynaşan birini görmedim." Yine birçok kaynakta, birçok kanaldan Memun'un Nebiz adı verilen içkiyi içtiği rivayet edilmiştir.
Memun geceleri cariyeler ve şarkıcılarla beraber şarap içerek ve müzik dinleyerek uyanık kalırdı. Bir gece Muhammed b. Hamid şarap içmekte olan Memun'un başında dikilmişti.
Arib isimli cariye öne çıktı ve şarkı söylemeye başladı. Memun, onun bir gerekçe olmadan ileri atılıp şarkı söylemesinden hoşlanmadı. Muhammed b. Hamid dedi ki: "Ben bir öpücükle ona işaret ettim."
Bunun üzerine Memun şöyle dedi: "Ben Muhammed b. Hamid'i cariyem Arib ile evlendirdim, mehir olarak da dört yüz dirhem verdim." Ama Arib sabaha kadar Memun'a şarkı söyledi. Muhammed b. Hamid de kapıda bekliyordu.
el-Emin döneminde ve kardeşi Memun döneminde kadılık ya-pan bir adam vardı. Bu adam homoseksüeldi. Bunu duymayan kalmamıştı. Nihayet, Müslümanlar Memun'a şikayette bulundular.
Memun'un cevabı şu olmuştu: "Bundan dolayı değil de, verdiği hükümden dolayı onu şikayet etselerdi ya!" Nihayet, şikayetler artınca bu adamı görevden aldı. Ancak, daha sonra bu şahıs onun nedimelerinden biri oldu. Ve birçok işte bu adamı imtiyazlı kıldı.
Taberî'de yine Memun döneminde yaşananlarla ilgili şu kayıtlar yer alır: "Memun'un yönetime geldiği ilk dönemlerde bazı askerler ve polisler Bağdat ve Kerh gibi şehirlerde açıktan günah işler, yol kesip insanları soyarlardı.
Topluca köylere girerlerdi. Ele geçirebildikleri mal ve eşyayı alırlardı. Sultan onların bu davranışlarına engel olmuyordu. Aslında buna gücü de yetmezdi. Çünkü, sultan gücünü onlardan alıyordu. Onlar sultanın sırdaşıydılar." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Sonra bütün ülke çapında soytarıların toplanmasını emretti. Onları sarayında oturtmaya, yiyecek tahsis etmeye başladı. Kardeşlerinden ve aile fertlerinden sakladı. Onlarla gizlice buluşur oldu. Beytü'l-malden bu soytarılar ve yanında bulunan oğlanlar için pay ayırırdı.
Gezileri için saraylar, yalnız kalacağı ve eğleneceği yerler yapılmasını emretti. Dicle nehrinde biri aslan, biri fil, biri kartal, biri yılan, biri de at şeklinde beş tane gemi yaptırdı. Bunların yapımı için büyük paralar harcadı.
Yine tarihî kayıtlarda şu ifadeleri görüyoruz: "El-Emin açık bir alanda bir yer hazırlanmasını emretti. Derhal en pahalı sergilerin serildiği, eşyaların döşendiği bir mekân hazırlandı.
Altın-gümüş kaplar, türlü mücevherlerle donatılmış sofralar kuruldu. Cariyelerin başındaki kadına kendisi için yüz cariye hazırlamasını emretti. Bunlar onarlı gruplar halinde yanına çıkıyorlardı. Ellerinde udlar vardı. Ve koro halinde şarkı söylüyorlardı."
Horasan'da Fazl b. Sehl'in yanında el-Emin'den söz edildi. Dedi ki: "Onun öldürülmesi nasıl helal olmaz? Kendisinin de bulunduğu mecliste şairi şöyle demişti:
Haberin ola! Şarap sun bana
Ve bu şaraptır de
Sakın gizlice sunma
Açıktan sunma imkânın varsa."
İbn Esir el-Emin'i tanımlarken şunları söyler: "Onun hayatın-da kendisi hakkında iyi şeyler söylememizi gerektirecek ağırbaşlılık, adalet veya deneyim gibi bir şeye rastlayamadığımız için onun hakkında iyi şeyler söylememiz mümkün değildir."
İmam Rıza'nın şehit edildiği Memun döneminde de durum aynıydı.
İshak b. İbrahim b. Meymun şunları söyler: "Memun, Allah'ın kulları içinde kadınlara en düşkün olanıydı. Kadınlara eğiliminin şiddeti bakımından onun gibisi yoktu. Onun gibi kadınlarla oturup kalkan, onlarla oynaşan birini görmedim." Yine birçok kaynakta, birçok kanaldan Memun'un Nebiz adı verilen içkiyi içtiği rivayet edilmiştir.
Memun geceleri cariyeler ve şarkıcılarla beraber şarap içerek ve müzik dinleyerek uyanık kalırdı. Bir gece Muhammed b. Hamid şarap içmekte olan Memun'un başında dikilmişti.
Arib isimli cariye öne çıktı ve şarkı söylemeye başladı. Memun, onun bir gerekçe olmadan ileri atılıp şarkı söylemesinden hoşlanmadı. Muhammed b. Hamid dedi ki: "Ben bir öpücükle ona işaret ettim."
Bunun üzerine Memun şöyle dedi: "Ben Muhammed b. Hamid'i cariyem Arib ile evlendirdim, mehir olarak da dört yüz dirhem verdim." Ama Arib sabaha kadar Memun'a şarkı söyledi. Muhammed b. Hamid de kapıda bekliyordu.
el-Emin döneminde ve kardeşi Memun döneminde kadılık ya-pan bir adam vardı. Bu adam homoseksüeldi. Bunu duymayan kalmamıştı. Nihayet, Müslümanlar Memun'a şikayette bulundular.
Memun'un cevabı şu olmuştu: "Bundan dolayı değil de, verdiği hükümden dolayı onu şikayet etselerdi ya!" Nihayet, şikayetler artınca bu adamı görevden aldı. Ancak, daha sonra bu şahıs onun nedimelerinden biri oldu. Ve birçok işte bu adamı imtiyazlı kıldı.
Taberî'de yine Memun döneminde yaşananlarla ilgili şu kayıtlar yer alır: "Memun'un yönetime geldiği ilk dönemlerde bazı askerler ve polisler Bağdat ve Kerh gibi şehirlerde açıktan günah işler, yol kesip insanları soyarlardı.
Topluca köylere girerlerdi. Ele geçirebildikleri mal ve eşyayı alırlardı. Sultan onların bu davranışlarına engel olmuyordu. Aslında buna gücü de yetmezdi. Çünkü, sultan gücünü onlardan alıyordu. Onlar sultanın sırdaşıydılar." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)















































































