logo
18 TEMMUZ 2026

AB'ciler dökülüyor

23.05.2002 00:00:00
 
Emre AKMAN

Mevsim bahar. Ancak Ankara siyaseti sanki sonbaharını yaşıyor.

İktidar ortakları hazanı yaşıyor. Başbakan Ecevit'le birlikte iktidar da yatağa düştü. Hastaneden yönetilen ülke manzarası milletimizin sabrını büsbütün taşırıyor.

Krizlerle, yanlış politikalarla yorulan halkımız bu son manzaradan sonra sadece iktidarın gidişi için dua ederek gün sayıyor.

Ankara muhalefetinde de, mecliste de "Hayat damarları her geçen gün dumura uğrayan" bir hâl gözden kaçmıyor.

Ana muhalefet lideri Çiller, iktidara yönelttiği eleştirileriyle, çözüm önerileri ile değil, magazin medyasının ilgisini çekecek sempatik şovlarla gündemde kalmaya çalışıyor.

Medyanın vur-tut taktiği ile şişirilen, belli lobilerce parlatılıp milletin önüne konan AKP'nin de "bir serap" olduğu çok geçmeden anlaşıldı.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı henüz kendisi ortada yokken şişirilen Erdoğan'ın "balon" olduğunu çok geçmeden milletimiz farketti.

Sesini duydu, dokundu, aradığım bu değil dedi. Bunda Erdoğan'ın ABD'de başka, Rize'de başka, G.Doğu'da başka, İç Anadolu'da başka mesajlar vermesinin rolü büyük.

Daha önemlisi Erdoğan'ın AB, ABD, IMF konularında kraldan fazla kralcı ve teslimiyetçi olmasına millet bir anlam veremedi.

Erdoğan, Yılmaz'dan, Derviş'ten farksız, hatta onlara özenir mesajlar verdi. Belki onlardan farkı geçmişi ve acemiliğiydi.

Onun için Erdoğan'a kredi açan medya Yılmazlaştıkça tuttu, geçmişe döndükçe vurdu.

Tayyip Erdoğan da ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamadı. Ne geçmişini ne şimdiki duruşunu başı dik savunamadı.

Erdoğan'ın bu flu duruşu ona kredi açan kitlelerce tez farkedildi.

Erdoğan'ın çatısını kurduğu AKP teşkilatı da aynı çelişkili görüntüsü ile partiyi erozyona uğrattı.

Şampanya patlatan ilçe başkanları görüntüsü Erdoğan'ın projesizliği ile birleştirilince Erdoğan yüzde 25'lerden yüzde 16'ya düştü.

Saadet Partisi Avrupa Birliği'ni savunma noktasında AKP ile yarış içinde. Genel Başkanı, "Bir yakamızda Saadet, bir yakamızda AB bayrağı" diyecek kadar Avrupa Birlikçisi mesajlar veriyor.

Ben anlayamıyorum bunlar niçin ayrıldılar? Aynı hedefe, aynı güzergaha farklı araçlarla gitmenin ötesinde bir fark göremiyoruz.

Avrupa Birliği'ni misyon edinen bir Genel Başkan daha oldu M. Ali Bayar. Medyanın parlatmasına bakılırsa merkez sağı silip süpürecek. Oysa millet nezdinde esamesi okunmuyor.

Avrupa Birliği kervanına son günlerde bir parti daha katıldı: Demokrat Parti.

Bugüne kadar birçok kişinin eline düşen Menderes'ten kalma partinin yeni sahibi Melih Gökçek...

Gökçek'i bilirsiniz. O da, Türk bayrağının yerine Avrupa Birliği'ni çekecek kadar "sabırsız AB'cilerden".

Aylar önce, 100 dev adamla, siyasetin milli takımını kurarak siyasete gireceğini açıklamıştı.

Bizde basın toplantısına bir bakalım dedik. Gözlerimiz yüz dev adamı aradı. Bir de ne görelim Gökçek'in sağına her an kopacakmış gibi iliştirilmiş kendisi gibi bir belediyeci, Burhan Özfatura, bir de tesadüfen Gökçek'in yanına düşmüş MÜSİAD Başkanı Ali Bayramoğlu.

Gökçek'in milli takımı belli olmuştu. Kalede Gökçek, orta sahada Gökçek, defansta Gökçek...

Görüyorsunuz bir sürü parti. Ama karbon kağıdı ile çoğaltılmış hepsi birbirine benzeyen. AB üyeliğinden başka söyleyecek sözü olmayan partiler. Kimi kadük, kimi güdük, kimi düşük partiler... Birbirini kemirip durmanın ötesinde emin olun hiçbir işlevleri yok.

Çoğalsınlar, çünkü çoğaldıkça AB'nin suyu çıkıyor. Milletimiz mili duruşla Bağımsız Türkiye diyor.

DEAŞ'a yönelik 30 ilde operasyon: 119 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, 30 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 119 şüphelinin yakalandığını bildirdi

18.07.2026 13:02:00
AA
 
DEAŞ'a yönelik 30 ilde operasyon: 119 şüpheli yakalandı
DEAŞ'a yönelik 30 ilde operasyon: 119 şüpheli yakalandı

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 30 ilde yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin DEAŞ terör örgütüne üye oldukları tespit edildi.

Sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yapan, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları belirlenen şüpheliler hakkında savcılıklar tarafından soruşturma başlatıldı.

Operasyonlara ilişkin görüntülere de yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Güvenlik güçlerimiz ile birlikte DEAŞ terör örgütünün faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz." 

Yazıcıoğlu dosyasında yeni detaylar ortaya çıktı: Savaş uçakları kayıtları ve mahrem sorumlu trafiği

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, FETÖ'nün olaydaki rolüne ilişkin yeni delillere ulaşıldı. Savaş uçaklarının uçuş kayıtları, mahrem sorumluların irtibat trafiği, ByLock yazışmaları ve itirafçı beyanlarının dosyaya girmesiyle soruşturma genişledi

18.07.2026 11:52:00
İHA
 
Yazıcıoğlu dosyasında yeni detaylar ortaya çıktı: Savaş uçakları kayıtları ve mahrem sorumlu trafiği
Yazıcıoğlu dosyasında yeni detaylar ortaya çıktı: Savaş uçakları kayıtları ve mahrem sorumlu trafiği
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, FETÖ'nün olaydaki rolünü ortaya koyabilecek yeni deliller dosyaya girdi. Helikopterin kırıma uğradığı esnada bölgede uçuş yapan savaş uçaklarının hareketliliği de dikkate alındı. Yapılan incelemelerde, kaza anında bölgede Amasya 5. Ana Jet Üssü'nden havalanan iki F-16 ile Malatya Erhaç Havalimanı'ndan kalkan bir F-4 savaş uçağının bulunduğu belirlendi. Radar kayıtlarında F-4 uçağının bir süre sistemden kaybolduğu, bunun radarın kapatılması, ani irtifa değişikliği ya da alçak uçuştan kaynaklanmış olabileceği değerlendirildi.

Soruşturmada, F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan'ın geçmişi ve bağlantıları da dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. Kazadan 5 gün önce uçuş saatini tamamlamak amacıyla Malatya'ya geldiği belirlenen Armağan'ın, ilerleyen süreçte FETÖ üyeliğinden mahkum olduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında, Armağan'ın 2010 yılından itibaren örgütün gizli operasyonel haberleşme hatlarını kullandığı, dönemin Hava Kuvvetleri mahrem sorumlusu Adil Öksüz ile de yoğun iletişim trafiği içerisinde bulunduğu belirlendi.

Öte yandan, Adil Öksüz'ün evinde ele geçirilen ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen tarafından imzalanan bir kitap üzerinde yapılan incelemede, pilot Ali Armağan'ın eşine ait parmak izine ulaşıldığı tespit edildi.

Soruşturma kapsamında, Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasının kazadan önce ve sonraki yurt içi ile yurt dışı seyahat trafiği de ayrıntılı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde, FETÖ Hava Kuvvetleri mahrem sorumlusu Erol Sağlam'ın kazadan 4 gün önce Malatya'ya giderek buradaki mahrem sorumlu Ali Cingitaş ile görüştüğü belirlendi. Bu iki ismin ortak irtibat noktası olduğu tespit edilen Cağfer Sarıkaya'nın ise kazadan 2 gün önce, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimleri Adil Öksüz ve Harun Biniş ile birlikte ABD'ye gittiği tespit edildi.
Öte yandan, kazadan 5 gün sonra Malatya mahrem sorumlusu Ali Cingitaş'ın İstanbul'a gittiği, burada daha önce herhangi bir iletişim kaydı bulunmayan, darbe girişiminin Akıncı Üssü'ndeki yöneticilerinden Kemal Batmaz ile yüz yüze görüştüğünün ortaya çıktığı öğrenildi.

"'Tereyağından kıl çeker gibi halledildi' denildi"

Soruşturmada, örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında görevli Ömer Hakan Kısıkkaya ile Elazığ il sorumlusu Mehmet Durakoğlu arasında geçtiği belirlenen ByLock yazışmaları da dosyaya girdi. Yazışmaların, kazanın örgüt hiyerarşisi içerisindeki yansımalarına ilişkin önemli bulgular içerdiği değerlendirildi.

Yazışmalarda, Durakoğlu'nun olayın hemen ardından İzmir'e giderek üst düzey örgüt mensuplarıyla görüştüğünü, İstanbul'da bir heyetin toplandığını ve "tereyağından kıl çeker gibi işin halledildiğini" yazdığı tespit edildi. Mesajın devamında ise örgüt elebaşı Gülen'in olayla ilgili "sürecin en sıkıntılı hadisesiydi" ifadelerini kullandığının kayıtlara geçtiği belirlendi.
Soruşturma dosyasına, eski bir FETÖ üyesinin Adıyaman Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü'ne giderek verdiği itiraf niteliğindeki ifadeler de girdi.

İtirafçı, ifadesinde örgütün üst yönetiminde yer alan bir ismin, Muhsin Yazıcıoğlu'na örgüt saflarında yer alması yönünde teklifte bulunduğunu, ancak Yazıcıoğlu'nun bu teklifi sert bir şekilde reddettiğini anlattı.

İfadede, teklifin reddedilmesinin ardından örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in önce Yazıcıoğlu'nun açıklarının ve zaaflarının araştırılması yönünde talimat verdiği, herhangi bir açık tespit edilememesi üzerine ise doğrudan "ortadan kaldırın" talimatını verdiğine ilişkin iddiaların da soruşturma dosyasına yansıdığı belirtildi.

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza/kırıma uğramasına ilişkin yürütülen soruşturmada, "Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak" ettikleri iddiasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 27 şüpheliden 19'u tutuklanırken, 8 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Malatya'da deprem


 
 Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

18.07.2026 06:36:00 / Güncelleme: 18.07.2026 07:14:58
Haber Merkezi
 
Malatya'da deprem
Malatya'da deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Malatya merkezde bulunan ve ilin en kalabalık ikinci ilçesi olan Battalgazi'de 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin yerin 15.59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.
 
Saha taramaları başladı
 
Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.
Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Olumsuz bir durum yok
 
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen deprem sonrası olumsuz bir tespitin olmadığını, tüm ihbarları değerlendirdiklerini bildirdi. Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz."

Çevre illerde de hissedildi
 
AFAD, Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor


 
Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18.07.2026 02:28:00
MURAT ÇORBACI
 
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı. Uyar, şunları söyledi: "Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.

Aslında ihtiyaç duyulan sodyum

Tuz, yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir. Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde bir gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.

Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?

İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna 'sessiz katil' denmiyor."

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı


 
Kuralsız araç kullanmaları nedeniyle sürücülerin korkulu rüyasına dönüşen hafriyat kamyonları bu kez Ankara'da dehşet saçtı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
 

17.07.2026 19:33:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde'de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik'in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı.

İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik'in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü.

Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik'in cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay’a gönderdi

17.07.2026 13:17:00
Haber Merkezi
 
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay'a gönderdi.

Karar sonrası Özgür Özel yönetimi görevden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu "tedbiren" atanmıştı.

Yargıtay'ın dosyayı bozması durumunda tedbir kararı kalkacak. Bu, Kılıçdaroğlu'nun görevinin sonlandırılması anlamına geliyor.

Yargı sürecinin aylar sürebileceği ifade ediliyor.

Dosya'nın Yargıtay'a ulaşması, Özel'in konuya dair eleştirilerinin ardından geldi. Dosyanın istinaf mahkemesinde 55 gündür tutulduğunu belirten Özel, Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına bırakılmaya çalışıldığını söylemişti.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı

17.07.2026 11:00:00
AA
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis, bahis şikesi ve sporda şiddet soruşturması kapsamında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldığını duyurdu

17.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Futbolda bahis şikesine yönelik operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içerisinde çalışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması, sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasının temel ilke olarak benimsendiğini vurguladı.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşıldığını kaydetti.

Paylaşımında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edildiğini, bu kapsamda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve emeği geçen kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve kamu vicdanını yaralayan olayların aydınlatılması amacıyla adli süreçlerin hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, sporun ruhunu zedeleyen ve futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.