logo
28 MAYIS 2026

ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi


 
ABD'nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi, "yarım küre dışı rakipleri" Amerika kıtası için bir tehdit olarak tanımlıyor. Çin bu rakiplerden biri ve belki de en önemlisi konumunda. Bilhassa Grönland konusu bununla alakalı.

20.01.2026 12:20:00
AA
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Dal, ABD'nin Grönland hamlesinin nedenlerini ve ABD-Çin rekabetinde Avrupa'nın nasıl konumlanacağını AA Analiz için kaleme aldı. İşte o analiz...

2. Dünya Savaşı'nda Almanların Danimarka'yı işgal etmesiyle birlikte ABD, dünyanın en büyük adası olarak bilinen Grönland'a 1941'de askeri birliklerini yerleştirdi. Washington'un bu dönem Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurmuş olduğu Thule Hava Üssü (yeni adıyla Pituffik Uzak Üssü) ise 1951'de NATO'nun savunma programı kapsamında kullanılmak üzere günümüze kadar adada önemli bir askeri üs olarak kaldı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın son günlerde adaya yönelik ilgisini açıkça dile getiren açıklamaları, Washington'un buraya ilişkin yaklaşımının yalnızca askeri ve stratejik hedeflerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda hayati çıkarlar içerdiğini gösteriyor.

Grönland neden önemli?

Soğuk Savaş döneminde sadece stratejik konumu nedeniyle ABD ve Sovyetler arası askeri rekabet bağlamında ön plana çıkan Arktik bölgesinin bir parçası olan Grönland'ın önemi, son yıllarda küresel ısınmanın bir sonucu olarak eriyen buzullarla birlikte arttı. Öyle ki ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi'nde hedeflendiği üzere "ABD'nin Batı Yarımküre'deki üstünlüğünü yeniden tesis etmesi" maddesi dikkate alındığında, özel olarak Grönland, genel olarak da Arktik bölgesi ABD açısından hayati önemi haizdir.

Ulaşım açısından önemli

İlk olarak, Grönland Kuzey Amerika ve Avrupa arasındaki sürekliliği sağlayan bir ada konumunda. Ada, Kuzey Amerika ve Avrupa arasında, iki kıtayı birbirine bağlayan en kısa hava ve deniz yolları üzerinde yer alıyor. Bu da adayı askeri, savunma, transatlantik deniz taşımacılığı, Arktik hava sahası kontrolü, uydu ve radar sistemleri konusunda önemli kılıyor. Yani, adaya hakimiyet, Arktik'e hakimiyetin yolunu açabilir.

İkincisi, Arktik bölgesinde eriyen buzullarla birlikte günümüzde yoğunlukla kullanılan Süveyş Kanalı, Panama Kanalı ve Malakka Boğazı gibi kıtalar arası geçiş sağlayan geleneksel deniz rotalarına alternatif olabilecek yeni rotalardan (Kuzeybatı Geçidi ve Kuzey Denizi Rotası) geçiş mümkün hale geliyor. Yaz aylarında tamamen aktif olarak kullanılabilen bu rotaların, buzullar eridikçe yıl boyu ulaşıma elverişli hale geleceği tahmin ediliyor. Dünya ticaretinin önemli bir bölümünün denizler aracılığıyla gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, söz konusu rotaların kullanımının artacağı, bu rotalardan faydalanmak isteyen Çin, ABD, Rusya, Japonya, Almanya, İngiltere gibi ekonomik devlerin buraya yoğunlaşacağını gösteriyor.

Madenler olmazsa olmaz çekişme konusu

Son olarak Grönland üzerinde, günümüz teknolojisinin önemli bir kaynağı olarak kullanılan nadir toprak elementleri, kritik ham maddeler, değerli mineraller ve hidrokarbon kaynaklarıyla ilgili yapılan projeksiyonlar, adayı ekonomik açıdan önemli bir konuma getiriyor. Grönland'ın önemli hidrokarbon rezervlerinin olduğu ve nadir toprak elementleri açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alabileceği tahmin ediliyor. Özellikle rüzgar türbinleri, elektrik motorları, bataryalar ve mobil telefonların üretiminde hayati öneme sahip olan nadir toprak elementleri açısından dünyanın en büyük sekizinci rezervlerine sahip olduğu düşünülüyor. Bu kaynaklar şu anda birkaç ülkenin hakimiyetinde bulunuyor. Bu ülkelerin başında Çin geliyor. Çin, halihazırda bu elementlerin işlenmesi, üretilmesi ve pazarlanması konusunda dünyada tekel konumunda. Bu nedenle ABD, Çin'in bu tekel pozisyonuna alternatif oluşturabilmek adına Tayvan ile ikili ilişkiler geliştirmeye çalışıyor. Aynı şekilde, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi bu açıdan okunabilir.

Öte yandan 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi, "yarım küre dışı rakipleri" Amerika kıtası için bir tehdit olarak tanımlıyor. Çin bu rakiplerden biri ve belki de en önemlisi konumunda. Bilhassa Grönland konusu bununla alakalı. Trump, açıkça ABD'nin ulusal güvenliği için Grönland'a ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Buradaki hamle, militarist bir vizyonla değerlendirilebilirse de ABD'nin bundan daha önemli öncelikleri var. Çünkü, Arktik coğrafyasına baktığımızda Çin'in daha çok Kuzey Pasifik ve Bering Boğazı'ndan Arktik Okyanusu'na uzanan bölgede; Rusya'nın ise Arktik'in Avrupa bölümünde yoğunlaştığı görülüyor. Dolayısıyla, jeopolitik açıdan elbette önemli, ancak Trump'ın "CEO" gözlüğünden baktığımızda bu devasa adaya olan ihtiyaç daha çok ekonomik önceliklerle açıklanabilir. Bu durum özellikle, Çin ile yaşanan "ticaret savaşları" konusuyla doğrudan ilgili. ABD şu an ekonomik açıdan küresel lider, ancak Çin'in önlenemeyen bir yükselişi de söz konusu. Öyle ki Çin'in liderliği ele geçireceği gelecek projeksiyonları arasında yer alıyor. İşte bu noktada, günümüz teknolojisinin kapasite artırımı konusunda Çin'in tekel pozisyonunda olduğu nadir toprak elementlerinin geleceği karşımıza çıkmakta. Yani ABD'nin Grönland hamlesi, daha çok Çin'in bu tekelini kırmak yönünde okunursa daha makul olur.

"Arktik'e yakın devlet": Çin

Çin, 2013'te Arktik Konseyi'nde gözlemcilik statüsü elde etti. 2018'de kendini "Arktik'e yakın devlet" olarak ilan etti. Bu anlamda Çin de Arktik'te, Trump'ın "CEO refleksiyle" gördüğü fırsatları görüyor demek yanlış olmaz. Yani, Çin açısından burası enerji kaynakları ve bu kaynakların taşınması için kullanılabilecek olan kıtalar arası alternatif deniz rotaları nedeniyle önemli bir ekonomik kazanç olabilir. Bu nedenledir ki, Çin hem bölgeye yönelik önemli enerji yatırımları yapıyor hem de söz konusu rotalardan geçişler yaparak buranın sürekliliğini sağlamaya çalışıyor. Özetle, Çin Arktik pastasından büyük bir dilim almak istiyor ve ABD bu dilimlerden birinin Grönland olabileceğini tahmin ederek hareket etmeye başladı.

İki dünya arasında Avrupa

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi'yle birlikte, yükünü hafifletme kararı aldı. Bu karar, özellikle Avrupa'nın güvenliğinin sağlanması konusunda ABD'nin geri çekileceğini, yerine Almanya, Fransa ve İngiltere'nin bu yükü taşımak zorunda kalacağını gösteriyor. Ukrayna-Rusya savaşında ABD'nin aldığı pozisyon, bu durumu açıkça ortaya koyuyor. Özellikle, Avrupalı ülkeler açısından NATO şemsiyesinin fiyatı arttı denilebilir. Bu, NATO ittifakı içerisindeki Avrupa blokunu rahatsız ediyor. Hatta, Grönland'ın alınması gerektiğine yönelik Trump'ın söylemlerine yönelik Avrupa tepkisinin NATO içerisinde bir kırılma yarattığı da biliniyor. Ancak, ABD'nin Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi dikkatle okunduğunda, bunun tamamen bir ayrışma yaratmayacağı da ortada. Belgede, ABD açısından Avrupa'nın stratejik ve kültürel olarak hayati önemini taşımaya devam edeceği belirtiliyor. Sadece paylaşılan yük miktarı Avrupa ülkeleri aleyhine arttı diyebiliriz.

Bu durumda ne olur? İlk olarak, Almanya, Fransa ve İngiltere liderliğinde Avrupa ittifakının savunma ve güvenlik politikalarına bir dönüş yaşanacağını tahmin edebiliriz. İkincisi, Ukrayna'nın Rusya'ya bazı ödünler vermesi gerektiği kabullenilecektir. Bu da Avrupa'nın güvenliğinin Avrupalılarca temin edilmesi gerektiği düşüncesini haklı çıkaracaktır. Üçüncüsü, özellikle Arktik bölgesinde Çin'in Avrupalı Arktik devletlerince engellenmesi ABD ile çıkar dayanışması yaratacağı için bu hamleye başvurulacaktır. Arktik bölgesinde Çin'in yatırım konusunda önemli projelerinin rafa kaldırılması ilk adımlar olabilir. Son olarak, ABD-Avrupa ittifakının zarar göreceği projeksiyonunu üretmek, bu ittifakın tarihsel, kültürel, siyasi yakınlığını göz ardı etmek anlamına gelir. Bu ittifakın sağlamlığı, önümüzdeki süreçte Avrupalı devletlerce Çin'e yönelik geliştirilecek politikalarla test edilebilir ki, bu politikaların ABD'ye karşıt, ona rağmen olmayacağını tahmin etmek zor değil. Zira Avrupa ülkelerinin öz savunma kapasitelerini yeterli hale getirmesi şu anki konjonktürde uzun yıllar alacak gibi görünüyor. Dolayısıyla, NATO şemsiyesinin olası fırtınalara karşı direncinin kırılması, kısa vadede mümkün gözükmüyor.

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

442 bin siteye erişim engeli

Siber suçlarla mücadele kapsamında son iki yılda devasa bir operasyona imza atan Milli Piyango İdaresi, yüz binlerce yasa dışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engeli getirdi

27.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
442 bin siteye erişim engeli
442 bin siteye erişim engeli
Milli Piyango İdaresi (MPİ), Türkiye genelinde dijital güvenliği tehdit eden ve milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine karşı siber savaş başlattı.

Yürütülen teknik ve hukuki takipler neticesinde, son iki yıl içerisinde 442 binden fazla internet sitesi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Gençleri ve aile yapısını doğrudan hedef alan bu suç şebekelerine yönelik operasyonların, siber güvenlik birimleri ve yargı ortaklığıyla önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Sadece bir yılda 67 bin suç duyurusu

Milli Piyango İdaresi'nin açıkladığı son verilere göre, dijital kumar şebekelerinin takibi için kurulan özel ekipler 24 saat kesintisiz mesai yapıyor. Mücadelenin boyutunu gözler önüne seren raporlarda, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde yasa dışı bahis ve sanal kumar oynattığı tespit edilen 67 bin 354 internet sitesi hakkında doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

BTK ortaklığıyla anında erişim engeli

Sanal kumar organizatörlerinin, siteleri kapatılsa dahi dakikalar içinde yeni alan adlarına (domain) geçiş yapma stratejisi, MPİ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) engeline takıldı. İdare, tespit edilen yasa dışı ağların Türkiye'den erişimini kalıcı olarak kesmek adına, sadece son bir yıllık dönemde 84 bin 585 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için resmi süreçleri başarılı bir şekilde devreye soktu.

Siber güvenlik uzmanlarından "yapay zeka" uyarısı

Uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin son dönemde özellikle sosyal medya reklamları, yapay zeka destekli mesaj botları ve popüler içerik platformları üzerinden çocukları ve gençleri ağlarına düşürmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Güvenlik birimleri, finansal hareketlerin takibini zorlaştırmak için kripto para ve üçüncü şahıs dijital cüzdan hesaplarını kullanan bu şebekelerin arka planındaki isimlere yönelik mali abluka hamlelerinin de genişletilerek devam edeceğini vurguluyor.

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Bayramın ilk günü yollar boş kaldı

İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü

27.05.2026 10:23:00 / Güncelleme: 27.05.2026 12:44:07
İhlas Haber Ajansı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye-İran ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı

26.05.2026 18:30:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İran ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, bölgedeki çatışma süreci nedeniyle bayramı buruk karşıladıklarını, İran halkının bu zorlu zamanları aşacağına ve selamete kavuşacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak barış ve istikrarın sağlanması için kardeş ülkelerle birlikte çalıştıklarını, müzakerelerin müspet sonuçlanması için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran Cumhurbaşkanının Kurban Bayramını da tebrik etti.

Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı

İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki yasağa ve TOMA’lı müdahaleye rağmen geri adım atmayan Özgür Özel, eşi ve kızıyla barikatları aşarak binlerce vatandaş eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü ve demokrasi direnişini İzmir Kordonu’na taşıdı

26.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararıyla alınmasının ardından Ankara'da büyük bir direniş başlatan Özgür Özel, mücadelesini İzmir'e taşıdı.

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmesi planlanan "iradeye sahip çıkma" mitingi öncesinde kentte tansiyon yükseldi. İzmir Valiliği tarafından son dakikada getirilen meydan yasağının ardından emniyet güçleri alanı abluka altına aldı.

TOMA ve biber gazıyla müdahale

Miting için sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanmaya başlayan binlerce yurttaş, emniyet barikatlarıyla karşılaştı. Güvenlik güçleri, meydana girişlerin yasak olduğunu belirterek kalabalığın dağılmasını istedi.

Alanı terk etmeyen ve Türk bayrakları açarak bekleyişini sürdüren kitleye polis, TOMA'lardan tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında meydan çevresinde kısa süreli arbede yaşandı.

Özel'den "Gündoğdu" hamlesi

Polis müdahalesinin ardından alana ulaşan Özgür Özel, yaşananlara sert tepki gösterdi. Engellemelere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Özel, "Millet neredeyse biz oraya gideriz" diyerek kitleyi Gündoğdu Meydanı'na doğru yönlendirdi.

Ailesi en ön safta yer aldı

Ankara'daki olayların ardından Manisa'da protesto yürüyüşlerine liderlik eden Özgür Özel'in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de İzmir'deki büyük buluşmada yerini aldı. Özgür Özel, eşi ve kızıyla el ele tutuşarak polis barikatlarının arasından sıyrıldı ve Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüş başlattı.

Yürüyüş boyunca Özel ailesine eşlik eden binlerce İzmirli, "Hak, hukuk, adalet" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. Kalabalığın Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na taşmasıyla birlikte, İzmir kordonu adeta insan seline döndü.

Gündoğdu Meydanı'nda toplanan on binlerce vatandaşa seslenen Özel, parti iradesine ve halkın seçimine yönelik müdahaleleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek sokaktaki demokratik direnişin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.

İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu


 
İzmir'de Güzelbahçe Belediyesine yönelik operasyonda Belediye Başkanı ve 4 şüpheli gözaltına alındı. Başkan Mustafa Günay, dün akşam Özgür Özel'e destek vermişti!

26.05.2026 09:55:00 / Güncelleme: 26.05.2026 12:20:47
HABER MERKEZİ/AA
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu

İzmir'in Güzelbahçe Belediyesi'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma", "rüşvet", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonu jandarma gerçekleştirdi

Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Ö.B. ve belediye meclis üyesi S.K. jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

İki şüpheli yurtdışında

Şüphelilerden belediye meclis üyesi G.G. ile bir inşaat firmasının yetkilisi olan eşi Ş.G'nin yurt dışında olduğu, haklarında yakalama kararı çıkartıldığı belirtildi.
Jandarma ekipleri sabah saatlerinde belediye binasında arama yaptı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.