ABD gerçek rakamları gizliyor
İran'ın Ürdün'deki ABD üslerine yönelik füze ve drone saldırılarında yaralanan Amerikan askerlerinin sayısı 500'ün üzerine çıktı. Tasnim Haber Ajansı'nın anonim bir ABD yetkilisine dayandırdığı bilgilere göre, Pentagon'un resmi rakamı geride bırakırken raporlama gecikmeleri gerçek tabloyu gizliyor
22.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmandığı Temmuz 2026'da, İran'ın misilleme saldırıları ABD kuvvetlerinde önemli zayiatlara yol açmaya devam ediyor. İran merkezli Tasnim Haber Ajansı'nın 22 Temmuz'da duyurduğu üzere, bölgedeki Amerikan askerleri arasında yaralı sayısı 500'ü aşmış durumda.
Bir ABD yetkilisi Associated Press'e yaptığı açıklamada, Pentagon'un savaş kayıp analiz sisteminin şu anda 482 yaralıyı gösterdiğini ancak gerçek rakamın bu sayının oldukça üzerinde olduğunu belirtti. Yetkili, sistemdeki önemli raporlama gecikmesine işaret ederek, yaralanmaların tam olarak kaydedilmediğini vurguladı.
Bu gelişme, 17 Temmuz'da Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü'ne düzenlenen İran saldırısıyla ivme kazandı. Saldırıda 1. Lt. Tyler James Feehan (25), Pvt. Isabella Gonzales (19) ve Army Sgt. Angel Rampersad'ın da aralarında bulunduğu en az üç Amerikan askeri hayatını kaybetti. Saldırı, spor salonu ve konaklama birimlerini vururken, birden fazla askerin yaralanmasına neden oldu.
Pentagon verilerine göre, İran-ABD çatışmasının Şubat 2026'daki başlangıcından bu yana ölen Amerikan askeri sayısı 18'e ulaştı. Son günlerde Irak'taki Erbil Hava Üssü'nde bir drone imha operasyonu sırasında ölen Sgt. Michael Swinton da bu sayıya dahil. Yaralı sayısı konusunda ise resmi açıklamalar genellikle 400'lerin üzerinde seyrediyor; İran kaynakları ise daha yüksek rakamlar veriyor.
Uzmanlar, İran'ın Ürdün, Irak ve bölgedeki diğer ABD üslerine yönelik balistik füze ve drone saldırılarını "sürdürülebilir baskı" stratejisi olarak değerlendirdiğini belirtiyor. 20-21 Temmuz tarihlerinde de devam eden saldırılarda King Faisal Hava Üssü'nde F-15 bakım hangarı, MQ-9 Reaper insansız hava araçları ve UH-60 Black Hawk helikopterlerinde hasar meydana geldiği uydu görüntüleriyle doğrulandı. 22 Temmuz'da Ürdün'e yönelik altı füze daha fırlatıldı; bunların çoğu hava savunmaları tarafından etkisiz hale getirildi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), saldırılarda hava savunmalarının büyük ölçüde başarılı olduğunu ancak İran taktiklerinin evrildiğini ve savunma sistemlerini aşabildiğini kabul ediyor. İran tarafı ise saldırıların "misilleme" niteliğinde olduğunu ve bölgedeki ABD varlığına karşı "tarihi bir cehennem" hazırlığında olduklarını belirtiyor.
Çatışma, diplomatik kanalların daraldığı bir dönemde devam ederken, her iki taraf da zayiat sayılarını kendi lehlerine yorumlamaya çalışıyor. Tasnim'in haberinde vurgulandığı gibi, yaralı sayısındaki artışın ABD kamuoyunda savaş yorgunluğuna yol açabileceği öngörülüyor.
Bir ABD yetkilisi Associated Press'e yaptığı açıklamada, Pentagon'un savaş kayıp analiz sisteminin şu anda 482 yaralıyı gösterdiğini ancak gerçek rakamın bu sayının oldukça üzerinde olduğunu belirtti. Yetkili, sistemdeki önemli raporlama gecikmesine işaret ederek, yaralanmaların tam olarak kaydedilmediğini vurguladı.
Bu gelişme, 17 Temmuz'da Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü'ne düzenlenen İran saldırısıyla ivme kazandı. Saldırıda 1. Lt. Tyler James Feehan (25), Pvt. Isabella Gonzales (19) ve Army Sgt. Angel Rampersad'ın da aralarında bulunduğu en az üç Amerikan askeri hayatını kaybetti. Saldırı, spor salonu ve konaklama birimlerini vururken, birden fazla askerin yaralanmasına neden oldu.
Pentagon verilerine göre, İran-ABD çatışmasının Şubat 2026'daki başlangıcından bu yana ölen Amerikan askeri sayısı 18'e ulaştı. Son günlerde Irak'taki Erbil Hava Üssü'nde bir drone imha operasyonu sırasında ölen Sgt. Michael Swinton da bu sayıya dahil. Yaralı sayısı konusunda ise resmi açıklamalar genellikle 400'lerin üzerinde seyrediyor; İran kaynakları ise daha yüksek rakamlar veriyor.
Uzmanlar, İran'ın Ürdün, Irak ve bölgedeki diğer ABD üslerine yönelik balistik füze ve drone saldırılarını "sürdürülebilir baskı" stratejisi olarak değerlendirdiğini belirtiyor. 20-21 Temmuz tarihlerinde de devam eden saldırılarda King Faisal Hava Üssü'nde F-15 bakım hangarı, MQ-9 Reaper insansız hava araçları ve UH-60 Black Hawk helikopterlerinde hasar meydana geldiği uydu görüntüleriyle doğrulandı. 22 Temmuz'da Ürdün'e yönelik altı füze daha fırlatıldı; bunların çoğu hava savunmaları tarafından etkisiz hale getirildi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), saldırılarda hava savunmalarının büyük ölçüde başarılı olduğunu ancak İran taktiklerinin evrildiğini ve savunma sistemlerini aşabildiğini kabul ediyor. İran tarafı ise saldırıların "misilleme" niteliğinde olduğunu ve bölgedeki ABD varlığına karşı "tarihi bir cehennem" hazırlığında olduklarını belirtiyor.
Çatışma, diplomatik kanalların daraldığı bir dönemde devam ederken, her iki taraf da zayiat sayılarını kendi lehlerine yorumlamaya çalışıyor. Tasnim'in haberinde vurgulandığı gibi, yaralı sayısındaki artışın ABD kamuoyunda savaş yorgunluğuna yol açabileceği öngörülüyor.










































































