logo
24 TEMMUZ 2026

Afganistan'daki operasyonda 75 direnişçi öldürüldü

03.05.2007 00:00:00
 
NATO'nun öncülüğündeki askerlerin Afganistan'ın güneyinde yaptıkları bir operasyonun ilk gününde 75 direnişçinin öldüğü bildirildi Tüm gün süren çatışmada bazı militanların yakalandığı, bir cephaneliğin de ortaya çıkarıldığı belirtildi.Afganistan'da "30 sivil öldü" iddiasıNATO öncülüğündeki güçlerin Afganistan'ın Herat eyaletinde sürdürdüğü operasyonda 30 sivilin hayatını kaybettiği öne sürüldü.Afgan yetkililer ve görgü tanıkları, Şindand bölgesindeki çatışmalarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 30 sivilin öldüğünü belirtti. NATO'dan yapılan açıklamada Şindand'ın hava ve karadan hedef alındığı açıklanmış ancak sivil ölümlerden bahsedilmemişti.  NATO öncülüğündeki güçler Cuma gününden bu yana bölgedeki çatışmalarda 135 Taliban militanının öldüğünü duyurmuştu. Afganistan'daki operasyonlarda daha önce de siviller hayatını kaybetmiş, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai de koalisyon güçlerini dikkatsiz davranmakla suçlamıştı. NATO ise bu açıklamanın ardından askeri operasyonlarda sivil kayıpların azaltılmasına gayret göstereceğini bildirmişti.

Güvenpark’ta 12. gün

Ankara'nın kalbinde emsal statü ve eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi başlatan er gaziler ve şehit ailelerinin direnişi bugün 12. gününe girdi. Siyasi partilerin destek ziyaretinde bulunduğu gaziler, "Mermi rütbe seçmedi, bürokrasi neden ayırıyor?" diyerek tepki gösterdi

24.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark’ta 12. gün
Güvenpark’ta 12. gün
Türkiye'nin terörle mücadele tarihine isimlerini kanlarıyla yazan kahramanlar, haklarını aramak için günlerdir Ankara sokaklarında direniyor. Vatan savunmasında uzuvlarını kaybeden ancak rütbe farklılıkları nedeniyle alt kademeden maaş alan ve sosyal imkanlardan mahrum bırakılan er statüsündeki gaziler ile er şehit ailelerinin Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi bugün itibarıyla 12. gününü geride bıraktı.

Gece gündüz demeden meydanda nöbet tutan aileler ve gaziler, talepleri anayasal güvence altına alınana kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını açıkladı.

"Kurşun adres sormadı, rütbeye göre gazilik olmaz"

Eylemin sembolü haline gelen anlarda, bazı gaziler bürokratik engeller nedeniyle yenileyemedikleri protez bacaklarını çıkararak meydandaki betonların üzerine bıraktı. "Eşit statü, eşit özlük hakkı" sloganlarıyla seslerini duyurmaya çalışan Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri adına yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Biz bu vatan için gözümüzü kırpmadan kolumuzu, bacağımızı, sağlığımızı verdik. Cephede mermi rütbe seçmedi, hepimiz aynı siperde omuz omuza savaştık. Ancak eve döndüğümüzde bürokrasi bizi ayırdı. Subaya, astsubaya tanınan insanca yaşam hakları, protez destekleri ve lojman hakları biz er ve erbaşlara çok görülüyor. Biz sadaka değil, sadece ve sadece adalet ve eşitlik istiyoruz."

Muhalefetten Güvenpark'a destek ziyaretleri

Gazilerin 12 gündür sürdürdüğü bu onurlu direniş, Ankara siyasetinin de ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Son olarak muhalefet liderleri ve genel başkan yardımcıları Güvenpark'taki nöbet alanını ziyaret ederek gazilerin sesine ortak oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a sert bir çağrıda bulunarak, "Bu sorumluluk sizin, elinizi vicdanınıza koyun. Gazilerin bu yaşadığı eziyete ve hak aramaktan dolayı hissettikleri utanca son verin" dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da alanı ziyaret ederek, "Bu kadar ağır bedeller ödemiş insanların devlet kapısında bekletilmesini kabul etmiyoruz. Bu durum siyaset kurumunun utancıdır" ifadeleriyle iktidarın terör politikalarındaki çelişkilere dikkat çekti.

Gazilerin çözüm bekleyen başlıca talepleri

Güvenpark'taki pankartlara ve dövizlere de yansıyan, er gazilerin acil çözüm bekleyen yapısal talepleri şu şekilde sıralanıyor:

Emsal Statü: Subay ve astsubay gazilerle er/erbaş gaziler arasındaki maaş ve özlük hakkı uçurumunun kapatılması.

Sağlık Hizmetleri: Kaliteli ortez ve protezlerin teminindeki ağır bürokratik engellerin kaldırılması ve Ankara dışındaki illerde de protez merkezlerinin açılması.

Sosyal Haklar: Şehit yakınları ve gaziler için lojman, istihdam ve insanca yaşayabilecekleri bir ekonomik refah payının güvenceye alınması.

Meclis'e sadece 800 metre mesafede devam eden bu tarihi oturma eylemi karşısında hükümet kanadının ve Aile Bakanlığı'nın nasıl bir adım atacağı kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor.

AKOM'dan İstanbul için uyarı

AKOM, Cumartesi günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde 12 ila 18 saat boyunca etkili olması beklenen gök gürültülü şiddetli sağanak yağış ve poyraz fırtınasına karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklığı ise ani bir düşüşle 25 dereceye kadar gerileyecek

24.07.2026 21:00:00
AA
 
AKOM'dan İstanbul için uyarı
AKOM'dan İstanbul için uyarı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarın beklenen sağanağa karşı tedbirli olunması uyarısında bulundu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde yarın sabah saatleri itibarıyla yağışın şiddetini arttırması bekleniyor.

Kent genelinde bölgesel olarak gün boyunca sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak geçişlerinin yaşanması öngörülüyor.

Karadeniz'e kıyısı olan kuzey ilçeleri Eyüpsultan, Sarıyer ve Beykoz ile doğu ilçeleri Şile, Sultanbeyli, Pendik ve Tuzla'da yağışların çok kuvvetli şekilde görülebileceği tahmin ediliyor.

Bu nedenle rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetlenerek aralıklarla fırtına şeklinde eseceği, beraberinde sağanak geçişlerinin yaşanacağı, sıcaklıkların 25 derece civarına gerileyeceği öngörülüyor.

AKOM, yarın akşam saatlerine kadar bölgede görülecek kuvvetli yağışlar nedeniyle vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması konusunda uyarıda bulundu.

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor" dedi. Erdoğan YENİ Parti hakkında konuşmadı

24.07.2026 16:40:00
AA
 
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"6. seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni, hamdolsun yeniden ibadete açmak bize nasip oldu. Bundan dolayı da tabii çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la burada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli, Ayasofya Camii Kebir'ini göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak.' derdi. Takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı, onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Üstadın da o zaman söylemiş olduğu, gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine, hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz."

Erdoğan, camide restorasyon ve renovasyon çalışmaları yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun mutluluğu içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Bu mabet mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok çok farklı bir eser, çok çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da Rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam, sevgi, saygılarımızı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı.

"(NATO Zirvesi) geri dönüşler çok çok olumluydu"

Ankara'da gerçekleşen NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin geri dönüşlerin nasıl olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları gerek telefonlar, bütün bunlarla beraber özellikle de o açılış gününde yaptığımız ikram, izzet bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık, bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İspanya'nın şampiyon olması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i arayarak tebrik etmesi ve bu zaferin Gazze'de de coşkuyla karşılanmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Sanchez'in dünya şampiyonu bir ülkenin başbakanı olarak mutluluk yaşamasının en doğal hakkı olduğunu ifade ederek, "İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur, biz de böyle bir dünya şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. Bundan sonra önümüzde Avrupa şampiyonlukları olabilir, tekrar dünya şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız." diye konuştu.

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, bu yıl hasadın iklim şartları nedeniyle yaklaşık 10 gün geciktiğini, ancak doğal afet yaşanmaması sayesinde rekolte beklentisinin yüksek olduğunu söyledi

24.07.2026 12:51:00
İHA
 
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Türkiye'nin çekirdeksiz üzüm üretim üssü Manisa'da 2026 yılı yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen erkenci sofralık üzüm çeşidi Spil Karasında ilk hasat gerçekleştirilirken, üreticiler verimli bir sezon beklentisi taşıyor.

1930 yılından bu yana bağcılık alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdüren Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen Spil Karası üzüm çeşidinde hasat başladı. Enstitü Müdürü Akay Ünal, Spil Karası'nın isminin üreticilerin katıldığı anket sonucunda belirlendiğini hatırlatarak, çeşidin bölgenin en erkenci ve kaliteli sofralık üzümlerinden biri olduğunu ifade etti.

Yaş üzüm sezonunun resmen açıldığını belirten Ünal, bu yıl bağlarda doğal afet kaynaklı önemli bir zarar yaşanmamasının üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak yeni üzüm çeşitleri geliştirme çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Ünal, "Bulunduğumuz parsel kurumumuzun melez parselidir. Özellikle erkenci çeşitlerde hasadımıza başlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 13 bin fert üzerinde yeni çeşit geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut çeşitlerden daha üstün özelliklere sahip olanları geniş parsellerimize aktararak değerlendirmeye alıyoruz. Hasadın başlamasıyla birlikte bizim için de yeni sezon açılmış oldu" dedi.

Son 10 yılda 14 yeni üzüm çeşidini tescil ederek Türk tarımına kazandırdıklarını vurgulayan Ünal, "Yeni çeşitlerimizle bu katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız üreticimizin daha kaliteli ürünle daha fazla gelir elde etmesini sağlamak" diye konuştu.

"Hasatta yaklaşık 10 günlük gecikme yaşandı"

Bu yıl ilkbahar dönemindeki iklim şartlarının hasat takvimini etkilediğini dile getiren Ünal, bazı üzüm çeşitlerinde gecikmenin daha da arttığını söyledi.

Hasadın geçen yıllara göre yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Ünal, "Bazı çeşitlere göre bu süre 15 güne kadar çıkabiliyor. Şu anda henüz ismi bile verilmemiş yeni üzüm çeşitlerinin hasadını yaparak sezonu açmış bulunuyoruz. Buna rağmen rekolteyi olumsuz etkileyecek ölçüde herhangi bir doğal afet yaşanmadı. Bu nedenle verimli ve bereketli bir sezon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı

24.07.2026 12:46:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:49:13
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
ÖSYM KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında tercihleri alınan KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, yerleştirme sonuçlarına 24 Temmuz 2026 saat 11.45'ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden erişebilecek. Sonuçlara ilişkin sayısal bilgiler de ÖSYM tarafından yayımlandı.

Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı

İstanbul Beşiktaş'ta, Çarşı taraftar oluşumu "Deplasman Kartalları" grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı'ya yolda yürüdüğü sırada silahlı saldırı düzenlendi. Yaralanan Uluhanlı hastaneye kaldırılırken, 7 şüpheli gözaltına alındı. Saldırıda kullanılan motosikletin Kağıthane'de bir sitenin otoparkında üzeri örtülü halde bulunduğu öğrenildi

24.07.2026 12:27:00
İHA
 
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Olay, 10 Temmuz Cuma günü Beşiktaş Gayrettepe Mahallesi'nde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beşiktaş taraftar oluşumu Çarşı'nın "Deplasman Kartalları" adı verilen grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı, sokakta yürüdüğü esnada motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonucu Ulhanlı, 5 yerinden yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Uluhanlı, ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine kaldırıldı. Uluhanlı'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Olay yerinde çalışmalarını sürdüren ekipler 3 adet boş kovan bulurken, ekiplerin ifadesine başvurduğu E.K. (15) silah seslerini duyduktan sonra siyah kıyafetli ve maskeli bir kişinin koşarak uzaklaştığını gördüğünü ifade etti.

Saldırıda kullanılan motosiklet bir sitenin otoparkında üzeri örtülü şekilde bulundu

Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, saldırıda kullanılan 34 FVP 162 plakalı motosikletin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi'ndeki bir sitenin otoparkında üzeri örtülmüş şekilde saklandığını tespit etti. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin motosiklet üzerinde yaptığı çalışmalarda Hamza T.'nin (19) parmak izi bulundu. Yürütülen çalışmalarda Hamza T.'nin motosikleti kullandığı, silahı ise Onur T.'nin ateşlediği belirlendi.

Şüphelilerin silahlı saldırının ardından ikinci bir motosiklet ve kiralık otomobille hareket ettiği belirlendi. Eren K.'nin (24) şüphelilerle birlikte hareket ederek diğer motosikleti kullandığı, Derya Ö.'nün (23), Nuran Ö. (25) tarafından kiralanan otomobille şüphelilerle birlikte saldırıda kullanılan motosikleti almaya gittiği tespit edildi. Öte yandan Abdulsamet K.'nin (22) motosikleti terk edildiği yerden aldığı, Eray Ç.'nin (23) ise motosikleti Mustafa K.'ye (26) verdiği tespit edildi.

7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

Cinayet Büro Amirliği ekipleri 15 Temmuz'da operasyon için düğmeye bastı. Operasyonda Eray Ç., Derya Ö., Nuran Ö., Eren K., Abdulsamet K., Mustafa K. ve Hamza T. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa K. ile Hamza T.'nin ifadelerinde, saldırıda silahı Onur T.'nin ateşlediği, motosikletin Hamza T. tarafından kullanıldığını ve saldırıyı organize edenin Fuat U. (25) olduğunu söyledikleri öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Kemal Ulhanlı'nın toplam 4 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca silahı ateşleyen Onur T.'nin 'kasten yaralama', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'mala zarar verme' ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından toplamda 23 suç kaydı olduğu öğrenilirken, Fuat U.'nun ise 'ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'motosiklet hırsızlığı' ve 'uyuşturucu madde kullanmak' suçlarından toplam 6 suç kaydı olduğu tespit edildi. Tutuklanan şüphelilerden Abdulsamet K.'nin 7, Eray Ç.'nin 3, Eren K.'nin 6,, Mustafa K.'nin toplam 2 ve Hamza T.'nin 4 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren Onur T. ile olayın azmettiricisi olduğu değerlendirilen Fuat U.'nun yakalanmasına yönelik ekiplerin çalışmaları sürüyor.

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

24.07.2026 12:12:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:17:13
Haber Merkezi
 
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek.

CHP'de bir dönem sona erdi.

Mutlak butlan kararı sonrası yönetim krizinin yaşandığı CHP'de Özgür Özel ve arkadaşları istifa etti.

Özel dahil 91 milletvekilinin imzasıyla Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesi hazırlandı.

Bu istifalarla birlikte Meclis'te sandalye dağılımı da değişecek.

Özel ve ekibinin istifa dilekçeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Milletvekillerinin istifası Meclis Başkanlık Divanı incelemesi sonrası işleme konuluyor.

İstifalar kabul edildiğinde Meclis'teki sandalye dağılımında büyük bir değişim yaşanacak.

Meclis'te en fazla sandalye 277 milletvekili ile AK Parti'de bulunuyor.

AK Parti'yi takip eden CHP'nin 135 milletvekili bulunuyordu. Bu milletvekillerinden 91'inin istifasıyla bu sayı 44'e geriledi.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Meclis'te en fazla sandalyesi bulunan ikinci parti Yeni Parti olacak.

Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi

24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Leman Gölü kıyısındaki Lozan kentinde imzalanan barış antlaşması, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını noktalamadı; Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki "tapu senedi" oldu. Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde sahada zaferden zafere koşan Türk milletinin diplomasideki en büyük zaferidir

24.07.2026 11:29:00 / Güncelleme: 24.07.2026 14:30:44
Hasan Gündoğdu
 
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ve ardından gelen Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batılı devletleri Ankara hükûmetiyle masaya oturmaya zorladı. Konferans, 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye'yi İsmet Paşa (İnönü) başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Ankara'nın diplomatik heyete verdiği iki ana kırmızı çizgi vardı:

* Kapitülasyonların kesin olarak kaldırılması
* Ermeni yurdu iddialarının reddedilmesi ve tam bağımsızlıktan taviz verilmemesi.

Ancak emperyalist güçlerin Osmanlı dönemi ayrıcalıklarını koruma arzusu, görüşmeleri tıkadı. Özellikle ekonomik bağımsızlık, Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar konularındaki çetin tartışmalar nedeniyle 4 Şubat 1923'te konferans kesintiye uğradı. İsmet Paşa'nın "Çok kan döktük, çok acı çektik; her medeni millet gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz" çıkışı bu döneme damga vurdu.

Görüşmelere verilen iki aylık arada Türkiye ekonomisine yön vermek adına İzmir İktisat Kongresi toplandı. Nisanda yeniden başlayan müzakereler, Türk tarafının kararlı duruşu sayesinde 24 Temmuz 1923'te tarihi bir zaferle sonuçlandı.

Türkiye masadan ne kazandı?

Lozan, Sevr Antlaşması ile yapılmak istenen paylaşım planını tamamen tarihe gömdü. Türkiye'nin diplomatik masada elde ettiği kritik kazanımlar:

Ekonomik tam bağımsızlık ve borçlar

Kapitülasyonlar kaldırıldı: Osmanlı'nın belini büken ve yabancı devletlere verilen tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklara son verildi.

Osmanlı borçları: Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında makul oranlarda paylaştırıldı. Türkiye kendi payına düşeni Türk Lirası ve Fransız Frangı üzerinden taksitlendirerek ödedi.

Düyun-u Umumiye: Yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu idare tamamen feshedildi.

Sınırlar ve toprak bütünlüğü

Suriye ve Yunanistan sınırı: Batı sınırı Meriç Nehri olarak belirlendi. Savaş tazminatı olarak Yunanistan'dan Karaağaç alındı.

Ege Adaları: Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı.

İstanbul'un tahliyesi: İtilaf Devletleri'nin işgal altındaki İstanbul'u antlaşmanın onayından kısa süre sonra tamamen boşaltması kararlaştırıldı.

Hukuki ve toplumsal egemenlik

Azınlıklar meselesi: Gayrimüslimler dışındaki tüm unsurlar Türk vatandaşı sayıldı. Böylece yabancı devletlerin "azınlık hakları" bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önüne geçildi.

Nüfus mübadelesi: İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler hariç tutularak Türkiye ve Yunanistan arasında zorunlu nüfus değişimi kararlaştırıldı.

Çözümü sonraya bırakılan çetrefilli başlıklar

Lozan bir zafer antlaşması olsa da dönemin jeopolitik şartları gereği bazı maddeler geçici çözümlere kavuşturuldu:

Boğazlar statüsü: Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı ve yönetimi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye lehiyle çözüldü).

Musul sorunu: İngiltere ile yürütülen sınır görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için konu konferanstan sonraya bırakıldı.

Hatay sınırı: 1921 Ankara Antlaşması sınırı korundu, Hatay sınır dışında kaldı. (1939'da Anavatana katıldı).

Bir Cumhuriyetin hukuki temeli

Lozan Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp geçerliliğini ve hukuki meşruiyetini günümüzde de koruyan tek barış antlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını uluslararası hukuk nezdinde tescilleyen antlaşma, ilan edilecek olan yeni Cumhuriyet'in de sarsılmaz temeli olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senetidir.

Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi kararlılıkla devam ediyor. Rütbe ayrımı yapılmaksızın "eşit özlük hakları" talep eden gaziler, sorunları çözülmeden TBMM’nin tatile girmemesini istiyor

23.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Terörle mücadele sırasında yaralanarak vücutlarının farklı uzuvlarını kaybeden kahraman er gaziler ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aileleri, seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara Kızılay Güvenpark'ta bir araya geldi. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu çatısı altında toplanan eylemciler, zorlu hava ve yaşam koşullarına rağmen parktaki bekleyişlerini sürdürüyor.

Geceyi parkta geçiren ve Türkiye'nin dört bir yanından katılımın her geçen gün arttığı eylemde, şu ana kadar 5 gazinin sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Buna rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayan vatan kahramanları, talepleri yasal güvenceye kavuşana kadar alanı terk etmeyeceklerini ifade ediyor.

Gazilerin temel talepleri neler?

Güvenpark'ta toplanan eylemcilerin dile getirdiği ana sorun, askeri hiyerarşideki rütbe farklılıklarının emeklilik ve özlük haklarına yansıtılması. Vatan savunmasında herkesin aynı kurşuna karşı göğüs gerdiğini belirten gaziler, taleplerini şu şekilde sıralıyor:

Emsal Maaş Uygulaması: Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak er ve erbaş gazilere de subay ve astsubaylar gibi emsal maaş bağlanması.

Eşit Özlük Hakları: Rütbe ayrımı gözetilmeksizin, tüm şehit yakınları ve gazilere insanca yaşam koşulları sunacak anayasal eşitliğin sağlanması.

Sağlık Giderleri Desteği: Özellikle ağır yaralanmalı gazilerin medikal ürünler ve kronik tedaviler için ceplerinden ödedikleri yüksek katkı paylarının ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması.

"Meclis sorunları çözmeden kapanmasın"

Meclis'teki siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenen şehit yakınları ve gaziler, ortak bir irade beyanı bekliyor. Güvenpark'tan yapılan açıklamada, tüm siyasi partilerin bir araya gelerek "Şehit ve gazilerin sorunları çözülmeden TBMM tatile girmeyecektir" yönünde ortak bir deklarasyon yayımlaması talep ediliyor.

Eyleme destek ziyaretinde bulunan muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de konuyu meclis gündemine taşımak ve gerekli yasa tekliflerini hazırlamak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu. Vatana ödedikleri bedelin rütbeyle ölçülemeyeceğini söyleyen gaziler, devlet yetkililerinden kalıcı ve adil bir çözüm hamlesi bekliyor.

Öte yandan Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerini şu ana kadar iktidar partisi (AK Parti) ya da hükümet kanadından herhangi bir yetkili resmi olarak ziyaret etmedi.

Eylemin başından bu yana gazilerin sesini dinlemek ve destek vermek amacıyla alanı yalnızca muhalefet partilerine mensup liderler ve milletvekilleri ziyaret etti.

Meclis binasına oldukça yakın bir mesafede gerçekleştirilen bu eylemde, gaziler ve muhalefet temsilcileri hükümetin sessiz kalmasını sert bir dille eleştiriyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.