logo
24 TEMMUZ 2026

Yeni Parti’ye hayati sorular

24.07.2026 00:00:00
 
Şair diyor ya…
 
"Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terk eden
Giden de
Bu yüzden gitmiştir zaten"

Bu işin romantik kısmı tabi ki.

Yeni Parti'ye yönelik sorular kısmına geçmeden önce çok kısa bir özet geçelim.

En son yerel seçimlerde birinci olan parti, CHP idi.

Yerel seçim bile olsa aslında kaybedilenin genel seçimler olduğu veya olabileceğini net bir şekilde gören iktidar, yanına aldığı küresel destekle birlikte CHP'ye yönelik dünyada eşi görülmemiş bir operasyon çekti.

Kemal Kılıçdaroğlu burada aparat gibi kullanılmıştır denilse, kimsenin bir itirazı olamaz.

Bu işin en kabaca kısmı ve ana hatlarıyla çerçevelenen fotoğrafıydı elbette.

Ben şahsen, CHP'ye yönelik operasyonların düğmesine, Washington'dan basıldığını düşünenlerdenim.

Türkiye'de bir rejim değişikliğine gidilmesi için, çoktan harekete geçilmiş bile.

Geriye doğru bu işin ucunu takip ettiğimizde, Lozan'a kadar gidebiliriz.

Lozan'da Türk heyetine dayatılan ve en önemli huşulardan biri olan ulus devlet kimliğinden vazgeçilmesi ve Osmanlı yönetim sistemine tekrar geri dönülmesi şeklindeki ısrarcı baskılar, Atatürk sayesinde sonuçsuz kalmıştı.

O gün bugündür ardı arkası kesilmeyen bu baskılar ve sinsi projeler daima tedavüle sokulmuş ve fakat, Atatürk Cumhuriyeti'nin yılmaz muhafızları tarafından her seferinde bertaraf edilmişti.

Ulus devlet yapısının kurumsal kimliği ve laik demokratik rejimin modern dünya açısından en kabul edilebilir bir yaşam biçimi olması dolayısıyla Atatürk'ün inşa ettiği bu kutsal Cumhuriyet, bütün saldırılara karşı adeta aşılıydı ve bağışıklık kazanmıştı.

Ne yapsalar boştu, yıkmak ve parçalamak için kimleri işbirlikçi olarak devşirmişlerse nafileydi.

Ordunun Atatürkçü ilkelere sıkı sıkıya bağlı subaylardan oluşması, Cumhuriyetimizin varlığı ve bekası açısından olmazsa olmaz bir şiardı.

Yargı görevini icra edenlerin de aynı hassasiyette olması, Cumhuriyete ve ilkelerine, adeta nefes borusu oluyordu.

Yürütme erki de esasen ve her şeye rağmen, Atatürk ilke ve devrimleri çerçevesinde bir yönetim anlayışına sahipti.

Maalesef sahipti diyoruz, sahiptir diyemiyoruz!

Görülmekte ve yaşanmakta olan hızlı gelişmeler veya değişimler, sadece Türkiye'de değil, tüm dünya içinde söz konusudur.

100 yıllık bir rüya.

TEK DÜNYA DEVLETİ hayali.

Başını ABD'nin çektiği bu sinsi proje, Atatürk'ten sonra Türkiye'de yönetime gelen tüm Başbakanların, masasında bulunan bir kitapçıkta yazılıydı.

Direnmeyin, üretmeyin, kaynakları bize verin biz işletip size pay verelim.

Silah üretmeyin.

Teknoloji üretmeyin.

Sanayi kurmanıza gerek yok, bizden ucuza ithal edin.

Dünyada tek bir silahlı güç olmalıdır ve buna en uygun ülke, ABD'dir.

Kaynakların tamamı tek dünya devleti olacak olan ABD'ye tahsis edilmelidir.

Evet, sevgili okurlarım bunları ben söylemiyorum, ülkeyi yönetenlerin başucu kitapçığında bunlar yazılı.

Günümüzde ve günümüze kadar olan tüm savaşların asıl nedeni de, işte tam olarak budur.

Tek kutuplu dünya.

Tek silahlı kuvvetler.

Kaynakların tek elde toplanması.

Elbette ki evdeki hesaplar bazen çarşıya uymamaktadır.

Bu küresel oyunu en başta Rusya ve Çin bozmuştur.

Peki, nasıl ve hangi argümanla bozmuştur.

Hiç şüphesiz Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın Milli Ekonomi Modeli formülleriyle bozmuştur.

Milli Paralarla Ticaret formülüyle bozmuştur.

Bu sinsi oyun, Hürmüz Boğazı'nda sulara gömülmüştür.

Türkiye bu küresel oyun kuruculukta sadece figüran olmuş ve kaybeden tarafta yer almayı tercih etmiştir.

Şimdi bu ahval ve şeraitte kurulacak olan Yeni Parti'ye soruyoruz:

Sizin iktidardan farklı olan yönünüzü açıklar mısınız?

Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinden farklı olarak bu milletin huzuruna, nasıl bir umut ve proje ile çıkmayı planlıyorsunuz?

Milli mi olacaksınız, küresel sistemden yana mı?

AB ve ABD ekseninde bir politika mı izleyeceksiniz, yoksa tam bağımsız bir Türkiye'mi inşa edeceksiniz?

NATO'ya bağlı kalmaya ve ne diyorsa yapmaya devam mı edeceksiniz?

"Terörsüz Türkiye" yutturmacasının konuşulduğu masada, meze olmayı sürdürecek misiniz?

Olmayan bir "Kürt sorunu" meselesini sakız gibi çiğnemeyi sürdürecek misiniz?

Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden, hangisini feda edeceksiniz?

Türkiye'nin bu hale gelmesine sebep olan liberal sistemde ısrar etmeye kararlı mısınız, yoksa milli bir ekonomi modeli için artık zaman gelmiştir diyecek misiniz?

Savunma Sanayi konusunda tam olarak ne düşünüyorsunuz?

Rusya, Çin ve İran'a yönelik politikalarınız nasıl olacak?

Küresel odaklardan size iktidar vaadi gelirse, gerçekten de reddedecek misiniz!?

Sokakta mevcut CHP'ye oranla çok daha fazla bir karşılığı olan Yeni Parti ve Özgür Özel'in, milli bir çizgide olması ve Atatürk'ü pusula kabul etmesi halinde büyük bir sinerji ve heyecan yaratacağı muhakkaktır.

Ancak niceliksel olarak yaratılacak sinerji ve heyecanın, mutlaka niteliksel argümanlarla içinin doldurulması gerekir.

Benden yeni kurulacak parti için küçük bir tüyo.

5 yıllık bir iktidar dönemi için değil, belki de bin yıllık bir medeniyet inşası için size ve Türk milletine lazım ve elzem olan şey, Hüseyin Baş'ın liderliğindeki BTP'nin parti programında yer alan ve Haydar Baş bey tarafından devrim ötesi bir model haline dönüştürülen, Milli Ekonomi Modeli tezinin sahiplenilmesi ve hayata geçirilmesidir.

İnanın bunun dışında iktidar olsanız bile, 3 yıl bilemedin 5 yıl sonra tarihe karışır unutulur gidersiniz!

Etrafınızda toplanan kalabalık çok ama çok önemlidir.

Ancak bahsettiğim modelin sahiplenilmesi ve hayata geçirilmesi, ülkemiz açısından ölüm kalım meselesidir.
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.