Çok adaylı kongreler hep ilgimi çekmiştir.
Ankara Atatürk Spor Salonu'nun benim açımdan önemli bir yeri vardır.
Devlet Bahçeli'nin genel başkan seçildiği o kavgalı kongrede hangi şartlarda yayın yaptığımı hiç unutmadım.
Söz konusu kongrede salon hakimiyeti tartışmasız Tuğrul Türkeş'e aitti. Salon adeta inliyordu.
Bir ara o zaman genel sekreter olan Koray Aydın'la konuştum. Aydın "seçim bizim olacak" dedi.
'Salon seni aldatmasın.'
ANAP'ın daha önceki kongrelerini izlemiş biri olarak gittim geçen hafta sonu yapılan kongreye.
Ne yalan söyleyeyim; üzüldüm.
1983 yani benim lise ve üniversite yıllarımın beraber geçtiği 'Dev ANAP'tan ortada eser kalmamıştı.
Heyecan sıfırın altına inmişti neredeyse.
Divan Başkanı Şükrü Yürür ısrarla eski Genel Başkan Mesut Yılmaz'ın salona resminin neden asılmadığını açıklıyordu'
'Sayın genel başkanımız kendileri istemedi.'
Ancak bana gelen bilgiler bunu doğrulamıyordu.
Mesut Yılmaz kongrede konuşma yapmak istemiş ancak tertip heyeti bunu kabul etmemişti.
Salonda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar'la konuştuk bir ara. Ağar 'salonda Lütfullah Kayala'ın önemli bir ağırlığı var' dedi.
Gerçekten de tribünler Kayalar'ındı.
Biraz daha bekledik. İçeri Ali Talip Özdemir girdi.
Ağar'a döndüm ve 'Bu işin galibi Özdemir' dedim.
Çünkü Ali Talip Özdemir salona geldiğinde eski milletvekilleri ve daha da önemlisi delegeler ayağa kalktı ve uzun uzun alkışladılar.
Ancak Kayalar için tam tersi bir görüntü vardı.
O, alkışı kendi getirdiği adamlarından almıştı.
***
Bu arada başkan A?AR'ları karıştırdı.
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın salonda olduğunu anons etti.
Ancak kimse Mehmet Ağar'ı görmemişti.
Gerçek az sonra anlaşıldı.
Salonda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar vardı.
Başkan soy isimleri karıştırmıştı.
***
Son bir not: Kayalar ve Özdemir gibi delegelerin arasına değil de kendilerine ayrılan yere otuan diğer iki aday Ekrem Pakdemirli ve Işın Çelebi'yi çok yorgun ve neşesiz gördüm.
Aklıma ilk gelen şeyi söyleyeyim.
'Bir zamanlar kartaldı'
Ankara Atatürk Spor Salonu'nun benim açımdan önemli bir yeri vardır.
Devlet Bahçeli'nin genel başkan seçildiği o kavgalı kongrede hangi şartlarda yayın yaptığımı hiç unutmadım.
Söz konusu kongrede salon hakimiyeti tartışmasız Tuğrul Türkeş'e aitti. Salon adeta inliyordu.
Bir ara o zaman genel sekreter olan Koray Aydın'la konuştum. Aydın "seçim bizim olacak" dedi.
'Salon seni aldatmasın.'
ANAP'ın daha önceki kongrelerini izlemiş biri olarak gittim geçen hafta sonu yapılan kongreye.
Ne yalan söyleyeyim; üzüldüm.
1983 yani benim lise ve üniversite yıllarımın beraber geçtiği 'Dev ANAP'tan ortada eser kalmamıştı.
Heyecan sıfırın altına inmişti neredeyse.
Divan Başkanı Şükrü Yürür ısrarla eski Genel Başkan Mesut Yılmaz'ın salona resminin neden asılmadığını açıklıyordu'
'Sayın genel başkanımız kendileri istemedi.'
Ancak bana gelen bilgiler bunu doğrulamıyordu.
Mesut Yılmaz kongrede konuşma yapmak istemiş ancak tertip heyeti bunu kabul etmemişti.
Salonda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar'la konuştuk bir ara. Ağar 'salonda Lütfullah Kayala'ın önemli bir ağırlığı var' dedi.
Gerçekten de tribünler Kayalar'ındı.
Biraz daha bekledik. İçeri Ali Talip Özdemir girdi.
Ağar'a döndüm ve 'Bu işin galibi Özdemir' dedim.
Çünkü Ali Talip Özdemir salona geldiğinde eski milletvekilleri ve daha da önemlisi delegeler ayağa kalktı ve uzun uzun alkışladılar.
Ancak Kayalar için tam tersi bir görüntü vardı.
O, alkışı kendi getirdiği adamlarından almıştı.
***
Bu arada başkan A?AR'ları karıştırdı.
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın salonda olduğunu anons etti.
Ancak kimse Mehmet Ağar'ı görmemişti.
Gerçek az sonra anlaşıldı.
Salonda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar vardı.
Başkan soy isimleri karıştırmıştı.
***
Son bir not: Kayalar ve Özdemir gibi delegelerin arasına değil de kendilerine ayrılan yere otuan diğer iki aday Ekrem Pakdemirli ve Işın Çelebi'yi çok yorgun ve neşesiz gördüm.
Aklıma ilk gelen şeyi söyleyeyim.
'Bir zamanlar kartaldı'
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mehmet Öztürk / diğer yazıları
- 10 Ocak Gazeteciler Günü / 11.01.2005
- Benim ilacım YAYLA / 09.09.2003
- "Türkiye'ye para lazım Selim Amca" / 28.08.2003
- Hem akıla hem gönüle / 23.08.2003
- Mustafa Hilmi Yıldırım / 16.08.2003
- FORTUNA geliyor Fortuna / 08.07.2003
- Dikkat: "30 Zorlu Aranıyor" / 02.07.2003
- Zorlu'nun yürüyüşü / 26.06.2003
- Bin yılın san'at olayı / 21.05.2003
- Isırgan otu ve anneme teşekkür / 20.05.2003
- Benim ilacım YAYLA / 09.09.2003
- "Türkiye'ye para lazım Selim Amca" / 28.08.2003
- Hem akıla hem gönüle / 23.08.2003
- Mustafa Hilmi Yıldırım / 16.08.2003
- FORTUNA geliyor Fortuna / 08.07.2003
- Dikkat: "30 Zorlu Aranıyor" / 02.07.2003
- Zorlu'nun yürüyüşü / 26.06.2003
- Bin yılın san'at olayı / 21.05.2003
- Isırgan otu ve anneme teşekkür / 20.05.2003





























































































