logo
14 MART 2026


Bazen…

14.03.2026 00:00:00

Bir evin önünden geçerken etrafa yayılan bir yemeğin kokusu…

Eski bir pikapta çalan tanıdık bir melodi…

Yıllar sonra geçtiğimiz, anılarımızda yaşayan bir sokak…

Çevirdiğimiz bir kapı tokmağının teması… 

Sarıldığımızda sevdiğimiz bir insanın üstünden yayılan revador kolonyası…

Geçmişi hatırlatan her şey…

Unuttuğumuz pek çok şeyi geri getirir ve bize neden yaşadığımızı, bazı şeyleri nerede bıraktığımızı hatırlatır. 

Sadece hatırlatmaz, yapmamız gerekenleri ve bizden beklenenleri, bizi bekleyenleri düşündürür… Bu bazen yazmadığımız bir yazı, henüz bestelenmemiş bir şiir, dinlenmemiş bir güfte veya şarkının notalarıdır.

Bazen de, aramızdan göçüp gitmiş bir dostun henüz yaşamaya fırsat bulamadığımız acısı kabarıverir. İçimizde sakladığımız, derinlere gömmeye çalıştığımız duygu sağanağı, gözlerde göllenmiş yaş havuzları boşalır…

Bize öğretilen, sarsıla sarsıla ağlamak, "hiç" olma halidir. 

Sonra; yeniden doğmak, yeniden dünyaya gelmek ve ayağa kalkmak; her şeye yeniden başlamak için iş başı zamanıdır…

Bazen zaman; "Doğmak, yaşamak, ölmek hayatın kuralı" diyerek kabullenişe isyan etmek, inadına her şeyi düzene koymak için daha önce yaptıklarımızı hatırlamak zamanıdır. 

Yaptıklarımızı ve yaşadıklarımızı, geride bıraktıklarımızı düşünerek yeniden haksızlıklara, yalanlara, kendini güçlü hissedenlere karşı mücadele etmek üzere ayağa kalkarız. 

Ölenlerle ölmek değil, ölenleri yaşatma; onların bıraktıkları yerden mücadeleyi devam ettirmek isteriz. Doğru olan da budur. 

Bazen yaşamı anlamak; duygulanmak, bir şiir kitabına sığınmak, satırlarında kendini bulmak, bir senaryonun içinde rol almaktır.

Ama en önemlisi sevdiklerini unutmamak, yaptıkları her şeye rağmen onları kucaklamak onlara değer vermek, kendini hatırlatmak, seni anlamalarını beklemektir. 

Para ve malın en yüce değer olduğunu düşünenlerin yaşayacakları hayal kırıklıklarında yanlarında olmayı başarmak; kaybettiklerinde insanlığı bulmalarına ve insan olduklarını hatırlamalarına yardım etmektir. 

Baston denilen arkadaşına sıkı, sıkı sarılmak her şeye rağmen ondan aldığın destek ile yürümeye devam etmek, sızlayan dizlerine aldırmamaktır. 

Bazen doğaya dönmek, açan bir tomurcuğu, balkonda bir anda yeniden açmak için birbirini kıskanan orkideleri izlemek, kısa ömürlerine rağmen neşe içinde uçan kelebekleri, sabahı karşılayan kuşların cıvıltılarını, yem kâsesini doldurman için miyavlayan kedi yavrularını izlemektir. 

Her zaman güneş doğmasa, yağmurlar su arklarını doldursa da bir sabah güneşin doğacağına inanmak, sabahları "hava acaba soğuk mu?" diyerek en sevdiğin paltonu giymek, çiçekli şemsiyeni yanına almaktır. 

Ancak en önemlisi, ümitsizliğe kapılmadan yaşamaya, yaşama sarılmaya "Bugün iyi bir şeyler olacak" diyerek güne görev yüklemek, yaradandan ümidini kesmemektir. 

Toprak, her zaman bereketlidir. Her şeye rağmen sessizliğini korur, yağmura ve fırtınaya rağmen yeşermeye devam eder. Zamanı geldiğinde kuru dallardan meyvelerin fışkıracağına, başakların büyüyeceğine inanmak için ekmeye devam etmeliyiz.

Tıpkı insanların gelecekle ilgili ümitlerini ekmesi gibi…

Ve; 

Sonsuzlukta kuracağı çadırın kapısının açılmasını beklemesi gibi…

 
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.