Hem okunmalı hem de üzerinde derin derin tefekkür etmeli.
Daha önceki yazılarımızda da defalarca çeşitli vesilelerle hatırlatmalar yapmıştık, tekrar güzeldir yüzlerce defa olsa dahi.
Varlık içinde dayanılmaz yokluklar ve yoksulluklar yaşadığımız bu yıllar içinde, bu zaman diliminde, yaşamak zorunda kaldığımız yoklukların ve yoksullukların sebeplerini araştırmak elbette boynumuzun borcudur.
Dikkat çekmek istediğimiz Kur'an ayeti Nahl suresinin 112. Ayeti.
Merhum Elmalılı Hamdi Yazır şöyle tercüme etmiş:
"Bir de Allah bir şehri mesel yaptı ki emniyet ve asayiş içinde idi, ona her yerden rızkı bol bol geliyordu, derken Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, Allah da ona o yaptıkları sanatla açlık ve korku libâsını tattırıverdi." (Nahl:112)
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı mealde de bu ayet şöyle manalandırılmış:
"Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ıstırabını tattırdı."
Son çeyrek asır boyunca bu ülkenin yaşadığı, katlanmak zorunda kaldığı yokluk ve yoksullukları bu İlahi uyarı ışığında değerlendirmek durumundayız.
Bize ne oldu ki, bu ülkeye ne oldu ki bir türlü yakamızdan düşmeyen enflasyon belasında dünya birincisiyiz.
Hangi cenderelerden nasıl geçtik ki bu bereketli topraklarda gıda fiyatlarında yine dünya birinciliğini hiç kimseye kaptırmıyoruz.
Tarım ve hayvancılığımız üzerinde nasıl fırıldaklar çevrildi, hangi oyunlar döndü ki uçsuz bucaksız yaylaların ve vadilerin sahibi, akarsuların sahibi bir ülkede yaşayanlar olarak dünyanın en pahalı etini tüketiyoruz, daha doğrusu pahalılıktan ötürü et tüketemez haldeyiz.
Güvenlik ve emniyet açısından bakarsak içler acısı bir durumdayız, sokaklarımız uyuşturucu çetelerine terkedilmiş vaziyette, mal ve can emniyeti tehlikede.
Ayette belirtildiği üzere bu ülkeye açlık ve korku elbisesi tepeden tırnağa giydirilmiş gibi.
Mübarek Ramazan'ın kalan son bir haftasında Kur'an ayetleri üzerine tefekküre ağırlık vermeye ne dersiniz?
- Medyen suyuna varınca… / 18.03.2026
- Oruç fena bozuluyor / 17.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Biri bomba ile birileri de zehirli dilleri ile saldırıyorlar / 15.03.2026
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
























































