Ağızda gece uyandıran kuruluk ciddiye alınmalı
Ağız kuruluğu, özellikle sıcak havalarda ve yetersiz sıvı tüketiminde sık görülen bir durum olsa da her zaman basit bir susuzluk belirtisi değildir
Ahmet Turan Yiğit





Ağız kuruluğu yalnızca susuzluk değildir
Tıbbi adı "kserostomi" olan ağız kuruluğu, tükürük bezlerinin yeterli miktarda tükürük üretememesiyle ortaya çıkar. Diyabet, tiroit hastalıkları, Sjögren sendromu gibi bağışıklık sistemi hastalıkları, bazı nörolojik rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçların yan etkileri bu tabloya yol açabilir. Özellikle tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve idrar söktürücüler ağız kuruluğunu tetikleyebilir.
Tükürük ağız sağlığının doğal koruyucusudur
Tükürük yalnızca ağzı ıslatan bir sıvı değil; dişleri koruyan, bakterilerin çoğalmasını sınırlayan ve çiğneme ile yutmayı kolaylaştıran bir savunma mekanizmasıdır. Tükürük miktarı azaldığında diş çürükleri hızla gelişebilir, diş eti iltihapları artabilir ve ağız kokusu belirginleşebilir. Ayrıca mantar enfeksiyonları daha sık görülebilir.
Gece uyandıran kuruluk hafife alınmamalı
Geçici kuruluk çoğu zaman önemli olmasa da bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır. Gece sık sık uyanmak, yutma güçlüğü, dilde yanma veya çatlaklar, dudaklarda sürekli çatlama, kısa sürede birden fazla diş çürüğü oluşması ve ağız kokusu bu belirtiler arasında yer alır. Bu şikâyetler birkaç haftadan uzun sürüyorsa mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.
Yanlış alışkanlıklar kuruluğu artırıyor
Ağız kuruluğunu yalnızca su içerek gidermeye çalışmak yeterli değildir. Alkol içeren gargaraların sık kullanımı, aşırı kahve tüketimi, sigara, ağızdan nefes alma ve şekerli içecekler kuruluğu artırabilir. Şekersiz sakız bazı kişilerde tükürük akışını artırabilir ancak tek başına yeterli değildir.
Tedavi kişiye özel planlanmalı
Ağız kuruluğu çoğu zaman başka bir sağlık sorununun belirtisidir. Bu nedenle tedavide ilk adım nedenin doğru belirlenmesidir. Kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, sistemik hastalıkların değerlendirilmesi ve tükürük bezlerinin incelenmesi gerekebilir. Hastalara bol sıvı tüketmeleri, sigara ve alkolden uzak durmaları, florürlü diş macunu kullanmaları ve düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmamaları önerilir. Bazı vakalarda tükürük üretimini artıran ilaçlar veya yapay tükürük ürünleri de kullanılabilir.











































































