HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

Ağlamak şifadır

04.04.2021 00:00:00
'Ağlamak şifadır' seslendirme dosyası:
Ağlamak   yalnızca insanlara özgü kompleks  bir  davranışıdır. Beynimizdeki bezelye büyüklüğünde bir bez olan amigdal,  duygular yoğunlaştığında hipotalamusa sinyal gönderir. 
 
Bu  duygular  hipotalamusa asetilkolin  üretmesini söyler. Asetilkolin de   gözyaşı bezlerine sinyaller gönderir. Bu bezler yeterince uyarıldığında gözyaşı üretmeye başlar, gözyaşı çok yoğun olduğunda burun boşluğundan  da akar. Bu sırada kalbimiz  hızla atmaya ve boğazımızda bir yumru oluşmaya başlar. Sonuç olarak  boğazımızdaki  ses telleri üzerindeki  glottis denen yerin  şişmesine ve boğazın dolgunlaşmasına neden olur. Böylece  akciğerlerimize yanlışlıkla gözyaşına bağlı  nazal akıntı kaçmasına engel  olunur.

Gözyaşı ağrı kesiciler gibi hareket eden lösin enkefalinler adı verilen endorfin salınımına sebep olmaktadır, böylece  ağlama sonrasında rahatlama oluşmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki, yoğun bir ağlama sonrası mutluluk hormonları  belirgin bir şekilde artmaktadır. Ağlamak, sinir sistemi için çok zararlı bir madde olan mangenez gibi toksik maddelerin ve stres sonucu biriken bazı zararlı maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.

Ayrıca gözyaşı hem gözleri hem de burun içini temizlemektedir. Sonuçta ağlamak iyi hissetmemizi sağlamaktadır ve  psikologlar tarafından da önerilen bir rahatlama yöntemidir. Aynı zamanda  ağlamak, mevcut olan mutsuzluğumuzu veya bizi sıkan negatif şey her ne ise onu kabullenişimiz,  gücümüzün yetmediğini kabullenmemize verdiğimiz bir tepkidir.  Ağladıktan  sonra gelen rahatlama hissinin bir sebebi de bu kabulleniştir. Ağlamazsanız, vücudunuz ağlamaya başlar. İhtiyacımız olduğunda ağlamak gerekir.  Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" demiştir.

Vücudumuzu acının fiziksel tezahürlerinden ağlayarak kurtarmak mümkündür. Çünki gözlerimizden akabilen yaşların acılığı hiçtir, insanı asıl ruhunda hapis kalan yaşlar zehirler. Acılar kalbe zarar verir, acıları kalpten ancak ağlamak temizler. Gözyaşları ile dağıtılmayan keder, diğer organları ağlatabilir.  Gözyaşları acının ümitsizliğe dönüşmesini de engeller.   Ağlamak aynı zamanda ibadettir, ruh sağlığımız ve kalp dünyamız için ilaçtır ve gereklidir. Gözyaşı ruh için yaz yağmurlarından farksızdır.

Gözyaşı  mağfiret için Allah'ın  kullarından istediği istirhamdır. Gözyaşı kalpte olan ateşe delildir. Kalp  yalnız gözyaşı ile yıkanır ve temizlenir. İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı yıkar.Gözyaşları ile yıkanan yüzden, daha temiz yüz olamaz. Günahlar kalbi karartır  bunu ancak ağlamak giderir. Tevbe süresindeki "Az gülün çok ağlayın" ayeti aslında insanî  fıtrata işâret eder. Nitekim " Kur'an'a hakiki  olarak  inananlar onu dinlediklerinde ağlarlar."  ve Rasûl'e indirileni (Kur'an'ı) duydukları zaman, kavradıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün." (Mâide83) âyetleri, ayrıca" muhakkak ki bu Kur'an hüzün ile nâzil olmuştur. O'nu okuduğunuz zaman ağlayın, şâyet ağlayamıyorsanız ağlayanın hali içinde olmaya çalışın." hadisinde Kur'an okurken ve 
dinlerken ağlamaya teşvik vardır ve gerçek müslümanlar  gözüyaşlı olarak tarif edilmektedir. Allah korkusuyla gözyaşı döken kişi  cehenneme girmez."(Tirmizî, Zühd, 9) demiştir peygamberimiz. 
 
Hz Ali "Allah korkusuyla gözyaşı dökmek, kalbi nurlandırır, insanı tekrar günah işlemekten korur" demiştir. Hz. Ali peygamberimizin arkadaşlarını tarif ederken " sabah olup Allah'ı zikrettiklerinde  rüzgârda sallanan ağaç dalları gibi sallanırlardı, gözleri yaşarır, hatta ağlamaktan elbiseleri ıslanırdı" demiştir.Yani Allah'ı seven ve Ona  saygı duyan, O'ndan korkan, onun azameti önünde saygıyla eğilen ve hakka aşık olan kişinin alametlerinden biridir gözüyaşlı olmak. Gözyaşı o kadar değerlidir ki yüce Allah üstünlük bakımından gözyaşını, şehitlerin kanlarıyla bir tutmadadır. (Mevlana Celaleddin Rumi). Gözyaşı aynı zamanda merhametin simgesi ve kalbin yumuşaması için gerekli bir davranıştır.

Peygamberimiz   "Ağlamak merhamettendir" buyurmuştur. Yürek yanmasa göz ağlamaz…Nerde akan gözyaşı varsa, oraya rahmet gelir (Mevlana Celaleddin Rumi).  Sonuç olarak gözyaşı mukaddestir, ne için dökülmüş olursa olsun. Hem şifa kaynağı hem ibadet hem merhametin hem de aşkın delilidir. Gözyaşlarımız  katılaşan kalplerimizi örten toprağın ve gözlerimizi bulandıran tozların üzerine yağan yağmura benzer. İdamla yargılanan  suçsuz bir sanığın hakime söylediği  "ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz" son sözü  ağlamanın ne kadar da önemli bir insanlık kriteri olduğunu anlatmaktadır  Yaratan rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz, gözyaşı olmasaydı (Necip Fazıl Kısakürek). Allah'ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin. (Mevlana Celaleddin Rumi
 
Dr. Ali Konukseven / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

04.04.2020, 04.04.2019, 04.04.2018, 04.04.2017, 04.04.2016, 04.04.2015, 04.04.2014, 04.04.2013, 04.04.2012, 04.04.2011, 04.04.2010, 04.04.2009, 04.04.2008, 04.04.2007, 04.04.2006, 04.04.2005, 04.04.2004, 04.04.2003, 04.04.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.