logo
20 MART 2026


Donald amca…

10.02.2026 00:00:00
Aradan yıllar geçti ama, bir zamanların renkli-resimli roman kahramanlarını unutmadık. Mesela Miki Maus, Donald, Gufi ve Varyemez amca ile Şanslı'nın iz bıraktığı maceralar bana bu günümüzü hatırlatıyor. Varyemezin para hırsı; Donald amcanın saflığı; Gufi'nin sarsılmaz dostluğu; Şanslı'nın neye el atsa para kazandığı işleri, maskeli beşler hırsız çetesi…

Bugün adı geçen hikayedeki kahramanları canlı olarak izliyoruz. Hiç biri resimli roman kahramanı gibi değil elbette…

Şimdiki çocuk ve gençlere o hikayeler bebek masalı gibi geliyor. Çoğu pamuk prensesi; Ali baba ve kırk haramileri; Heidi ve Uzay yolu gibi filimler bilmiyorlar. Bırakın bilmeyi adını bile duymamışlar. Hemen savunmaya geçip "Benim yaşım yetmiyor" diyerek bizi tarihe gömüyorlar…  

Hiç kimsenin ölmediği öyküler de yok artık.  Her kanalda iç karartıcı aşiret filmleri; bol tabancalı-tüfekli diziler; sonunu tahmin ettiğimiz basit öyküler ya da telif hakkı ödemek zorunda kalınmayan eski diziler dönüp duruyor.  Türk sinemasında iz bırakmış Hababam sınıfının ölümsüz kahramanı Kemal SUNAL, Adile NAŞİT, Şener Şen vb. eski sanatçıların filmleri oynuyor. Yada yemek ve kadın programları, ekran dedektifliği revaçta… Paralı kanallarda da ağır filimler ve bitmez tükenmez diziler..

İki de bir hepimizi meşgul eden savaş ihtimalleri; koca-koca adamların üç günlük yaşamlarında  Dünya düzenini değiştirme istekleri; saraydan kız kaçırma operasyonları;  geceleri uykusuz kalmamıza, her gün açılan yeni bir suç dosyası ve sonuçlarını merak etmemiz ile zamanı boşa harcamamıza neden oluyor.

Neyse ki Donald amcanın rejisörlüğünü yaptığı Saraydan Kız Kaçırma ve Dünya jandarmalığına soyunduğu haberler izliyoruz da ufkumuz genişliyor, adrenalin salgılıyoruz.

Dünyanın dört bir yanındaki devlet veya devletçiklerde geç kalmış demokrasi talepleri garip bir biçimde hortluyor. Bence beis yok.  Ancak görünen o ki tüm rejimler halkın değil; liderlerin veya seçilmişlerin işine yarıyor. Henüz insanların eşit olduğu; kardeşçe yaşadığı ve özgür olduğu yeni bir rejim icat olmadı. Tek alternatif Demokratik yaşam ve Cumhuriyetle yönetilmek…

Doğrusu Atatürk'ün büyüklüğünü ve bize armağan ettiği, elimizden kayıp giden değerlerin önemini her geçen gün biraz daha iyi anlamak zorunda kalıyoruz da onun kıymetini daha iyi anlıyoruz.

Eğer liderler veya seçilmişler yeterince ahlaklı ve adil değiller ise ümitler hep bir başka bahara kalır. Bakmayın siz, kış günü gösterilerde zatürre olup hastalananların da genellikle doktora gidecek paraları da, güçleri de yoktur. Gelmiş-geçmiş tüm yönetim sistemlerini şöyle bir inceleyin. Başarılı olan bir yönetici; yönetimden mutlu olan bir halk kitlesi izlenmiyor.   

Dünya düzeninde bir tek Atatürk kendini ve sağlığını feda etme pahasına her şeyi göze almış.  Ülkenin geleceği için çok şeyler yapmaya çalışmış; Asla bir Donald amca olup ta; artistliğe soyunmamış. Kendi çıkarları için kimseye yalan söyleyip aldatmamış… Ülkenin sorunlarına akılcı çözümler üretmiş. Milletinin hayrı için yapılan işlerle örnek olmuş. Karşı çıkanları da saf dışı etmiş.

Teknolojinin bu kadar geliştiği bir zaman diliminde ülkemizdeki bir kısım insanların nasıl olup ta bazı gerçekleri göz ardı edecek kadar kör olduklarını anlayamıyorum. –Her halde bu da benim körlüğüm olsa gerek- Uyuşturucunun en kolay ulaşıldığı ülkelerden biri olduğumuz belirtiliyor. Ancak ülkeye nasıl girdiği ve büyük patronun kim veya kimler olduğu belli değil. Temin edenler, içenler ve içirtenler belli…

Göz önündeki ünlülerin isimlerinin dillendirildiği operasyonları canlı, canlı izliyoruz. Yazık ki ne yazık…

Bağımsız Türkiye Partisinin başlattığı çocuklarımızın geleceğinin korunması ile ilgili  çalışmalar ve konferanslar en azından hedef açısından büyük bir aymazlık içinde olanları sarsmış oldu.

İnşallah yeni ve suni bir gündem yaratılarak bu konuların üstü örtülmez. Malum ya, Donald amcanın nasıl bir plan yaptığını şimdilik bilmiyoruz. Sadece sıranın ne zaman bize geleceğinin endişesi içindeyiz.

Bu yılı da bir savaşa bulaşmadan atlatabilirsek  ne mutlu bize…
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.