logo
23 NİSAN 2026


Ahiret için azıkların en iyisi salih ameller

29.05.2007 00:00:00
İbni Şümâse şöyle dedi... Amr İbni Âs ölüm döşeğindeyken yanına gittik. Yüzünü duvara döndü, uzun uzun ağladı. Bunun üzerine oğlu:  "Babacığım! Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sana şu müjdeyi vermedi mi? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem seni şöyle müjdelemedi mi? demeye başladı. O zaman Amr İbni Âs yüzünü bize dönerek dedi ki:- Âhiret için hazırladığımız en değerli azık "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah" sözüdür. Hayatımda üç devir vardır. Bir zamanlar Resûlullah'a benden fazla kin besleyen yoktu. Bir yolunu bulup da onu öldürmek benim en çok arzu ettiğim şeydi. Şayet bu haldeyken ölseydim, mutlaka cehennemlik olurdum. Allah Teâlâ gönlüme İslâm sevgisini koyunca, Peygamber aleyhisselâm'a gelerek: Elini uzat, sana biat edeceğim, dedim. O elini uzatınca, ben elimi geri çektim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:- "Ne oldu, Amr?" diye sordu. - Şart koşmak istiyorum, dedim. - "Neyi şart koşacaksın?" buyurdu. - Bağışlanmamı, dedim. - "Müslüman olmanın daha önceki günahları silip süpürdüğünü, hicret etmenin daha önce işlenen günahları yok ettiğini, haccetmenin daha önce yapılan günahları ortadan kaldırdığını bilmiyor musun?" buyurdu. Artık Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den daha çok sevdiğim biri yoktu. Gözümde ondan daha büyük biri mevcut değildi. Ona duyduğum saygıdan dolayı gözlerimi kandıra kandıra yüzüne bakamazdım. Biri bana onu anlatmamı isteseydi, yüzüne doya doya bakamadığım için bunu yapamazdım. Şayet bu haldeyken ölseydim, cennetlik olmayı umabilirdim. Sonra öyle işlere karıştık ki, o işler karşısında halimin nasıl olduğunu bilemiyorum. Öldüğüm zaman arkamdan ne ağıt, ne de ateş yakılsın. Beni gömdüğünüz zaman üzerime toprağı yavaş yavaş atınız. Sonra bir deveyi boğazlayıp etini taksim edecek kadar bir zaman kabrimin yanından ayrılmayın ki, siz yanımdayken yerime alışayım ve Rabbimin elçilerine nasıl cevap vereceğimi düşüneyim. (Müslim, Îmân 192).

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.

Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, Ayser Çalık Ortaokuluna düzenlenen silahlı saldırının ardından ziyaret ettiği 2 bin 700 haneye psikososyal destek verdi

 

22.04.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Haydar Bey Mahallesi Muhtarlığının Psikososyal Destek Ofisine dönüştürüldüğü ve Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hanenin ziyaret edildiği belirtildi.

Taziye sürecini tamamlayan aileler için "Yas Danışmanlığı" hizmetinin sürdürüldüğüne değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, olaydan etkilenenler ve aileleri için en az bir, ihtiyaca göre ise 3 danışmandan oluşan özel ekipler görevlendirerek düzenli izleme çalışmalarını devam ettirmektedir. Olayda yaralanan ve hastanede yatan çocukların ailelerine vardiyalı sistemle kesintisiz destek sunulurken, taburcu edilen çocuklar ise evlerinde ziyaret edilerek psikolojik iyilik halleri takip edilmektedir. Haydar Bey Mahallesi ve çevresindeki mahalleler ile Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hane ziyaret edildi. Sahada an itibarıyla 15 ekip tarama çalışmalarını sürdürmektedir."

Ayrıca çalışmalara, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gelen 40 uzman personelin de destek verdiği bildirildi.

Ayser Çalık Ortaokuluna 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.

22. duruşma başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin davada, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17'si tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor

 

22.04.2026 11:39:00 / Güncelleme: 22.04.2026 12:45:57
Anadolu Ajansı
22. duruşma başladı
22. duruşma başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 22. duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Aziz İhsan Aktaş'ın aralarında yer aldığı bir kısım tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, savunması alınan sanıkların duruşmaya gelmeme yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini istedi.

Savunması alınmayan bir sanık hakkında ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkarılmasını talep eden savcı, beyanları alınan mağdurların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.

Savcı, tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci ve eğitmen Gülşah Ocak'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini isteyen savcı, Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu 14 sanığın kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum'a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi'ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel'e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi.

Savcılık ifadesi



Tuncay Sonel'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku'ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi.

Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku'yu ağlarken gördüm. Bana 'Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar' dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara'da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi.

Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi:

"Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti'nin 'arıza yoktu' şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür."

Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel'in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderildi.

Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu

Siirt'te kayıp ihbarı yapılan 13 yaşındaki çocuk, ekiplerin çalışmasıyla bulunarak ailesine teslim edildi

21.04.2026 14:06:00
İHA
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Edinilen bilgilere göre, Şirvan ilçesine bağlı Taşlı köyü Yatağan mezrasında akşam saatlerinde kaybolan çocuk için gece saat 01.00'da kayıp ihbarı yapıldığı belirtildi.

İhbarın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmalara AFAD, jandarma, komando birlikleri, sağlık ekipleri ve güvenlik korucuları katıldı.

Çalışmalarda, termal ve gece görüş sistemleri ile iz takip unsurlarının da kullanıldığı bildirildi.

Yapılan çalışmaların ardından çocuğun araçla şehir merkezine geldiği belirlendi.

Bulunan çocuk, daha sonra ailesine teslim edildi.

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı

İstanbul Fatih'te, 4 kişilik Böcek ailesinin 'zehirlenme' iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı

21.04.2026 12:36:00 / Güncelleme: 21.04.2026 12:48:57
İHA
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de 'zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu.



Tutuksuz bir sanık ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Duruşma, otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak'ın savunması ile devam ediyor.



Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"



Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan acılı baba Yılmaz Böcek, "Göz göre göre ölüme gittiler" dedi. Acılı anne, "Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum" diye konuştu.

Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de 'zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşma öncesi ailenin avukatı Yaşar Balcı, baba Yılmaz Böcek ve Cemile Yılmaz Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda açıklamalarda bulundu.


"Göz göre göre ölüme gittiler"



Oğlunu, gelinin ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bizim burada bir aile olarak acımız çok büyük. Sorumsuzluk zincirlerinden dolayı aile fertlerimizi kaybettik. Benim oğlum, son dakikasına kadar çocuklarını ve kendi hayatını kurtarmak için çaba sarf etti. Bunların takside görüntülerini gördük. O şekilde hastaneye giden bir hastanın bunların şuuru yerindedir, hiçbir etkisi yoktur diye taburcu ediyorlarsa, artık bu kelimenin bittiği bir yerdir. Yani insanın ne yapması gerekiyor' Hastanede tedavi görebilmesi için bayılmaları mı gerekiyor. Sonuç, hepimiz gördük. Göz göre göre ölüme gittiler" dedi.



"Benim dört tane yavrum gitti"



Adalet istediğini belirten anne Cemile Yılmaz, "Herkes gereken cezayı alsın. Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. İlaçladılar, neden aldılar otele benim çocuklarımı. Haber verirlerdi. Girmezdi, dışarıda yatsa üşürdü, hasta olurdu ama ölmezdi. Gereken cezayı çeksin. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Benim dört tane yavrum gitti, oğlumun hayalleri vardı. Onlar da çeksin cezasını. Dört tane ama geri gelmeyecek. Çeksinler cezalarını, çekmelerini istiyorum" diye konuştu.


"Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler"



Ailenin avukatı Yaşar Balcı, sanıkların adalet karşında hesap vereceklerini söyleyerek, "Hepimizin beklemiş olduğu Böcek ailesinin bugün ilk duruşması görülecek. Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler. Sanıkların savunması alınacak. Olay yeriyle ilgili olayı gören tanıkların ifadeleri alınacak. Sanıklar tabii ki ilk etapta tutukluluk süreciyle ilgili birtakım itirazlarda bulunacaklar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede taksirle adam öldürme, bilinçli taksir ve taksirle adam öldürmeden iddianame düzenlendi. Bununla ilgili bir yargılama başlayacak. Tabii biz bu konuyla ilgili detaylı araştırmalar yaptık. Özellikle bu ilaçlama firmasının 2022 yılından beri süregelen birtakım olaylarını da inceledik. Bunlarla ilgili bir Kur'an kursunda zehirlenme vakası var. Tedavi sürecinde doktorun birtakım tespitleri var. Hatta bununla ilgili başhekimliğe bir dilekçe gönderiyor. Bu ilaçlama firmasının alüminyum fosfit kullandığını, oldukça zehirli bir gaz niteliğinde olduğunu ve insanların ölümüne sebep olduğunu, hatta bu olaydan önce yine aynı hastaneye birtakım başvurular yapıldığını ve burada iki çocuktan bir tanesinin de bu şekilde öldüğünü belirtiyor. Bununla ilgili gerekli şeylerin yapılmasını talep etmiş. Başhekimliğe bir dilekçe yazmış. Bu olay sonrasında yine hepimizin bildiği bir Karan bebek olayı var. O da aynı şekilde. Orada da bir çocuk ölüyor. Buna ilişkin de soruşturma süreci devam ediyor. Yine bu olaydan sonra bir ailenin evinde bir ilaçlama var. Orada oturanlardan bir tanesi doktor, eşi de sanırım kimyager. Onlar bu durumu fark ediyorlar. Bununla ilgili havalandırma yapılmasını istiyorlar, polisi aramışlar, şirkete ulaşmışlar. Hani bu şekilde isyanları var, çok sayıda şikayetleri olmuş. Fakat söz konusu firma faaliyete devam ettiği için en son hepimizin bilmiş olduğu böyle bir acı vaka meydana geliyor. Bir aile tamamen bu şekilde katledildi" dedi.


"Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu"



Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumunun söz konusu olduğunu ifade eden Balcı, "Servet benim hem çocukluk arkadaşım ve hemşehrimdi. Servet'le ilgili de hem bir hukukçu olarak hem de onun hemşehrisi, aynı zamanda arkadaşı olarak benim de üstümdeki yük oldukça ağır. Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Özellikle bu firmanın ısrarlı bir şekilde bu hareketlere devam ediyor olmasını biz olası kast olarak değerlendiriyoruz. Bu manada kendimizi ifade edeceğiz. Yani taksirle adam öldürmede 22 buçuk yıla kadar sanıklar için bir ceza öngörüldü. Fakat olası kast olarak değerlendirildiğinde her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu. Burada maktul sayısı kadar ceza veriliyor. Çünkü ısrarlı bir şekilde bu eylemlerine devam ediyor" diye konuştu.


"Hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek"



Balcı, cezaların azaldığında vicdanların sesinin kısıldığını belirterek, "Aynı zamanda söz konusu otelde de ciddi manada eksiklikler var. Firmanın herhangi bir sertifikası yok, firma dışında uygulayıcı şahsın da herhangi bir sertifikası yok. Otelle ilgili de sadece bir oda ilaçlanmış tahtakurusu şikayetine ilişkin. Odada şaft boşluklarında hava geçişleri var, bunlara ilişkin kapamalar yapılmamış. Zaten firmanın sertifikası olmadığı için kullanmış olduğu malzeme de tamamen biyosidel olmayan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine tabi insanların yaşam alanında kullanılması tamamen yasak olan bir ürün. Bununla ilgili bu ürünü de kaçak yollarla bir şekilde ele geçirmişler. Etkili netice doğuruyor diye bunu uyguluyorlar. Bununla ilgili de biz gerekli başvurularda bulunduk. Burada hem otel sahibi, aynı zamanda uygulayan şahıs ve ilaçlama firmasının sahibi yargılanıyor. Aynı zamanda otelde çalışan resepsiyon görevlileri de sanık olarak yargılanmaktalar. Cezalar azaldığında vicdanların sesi kısılıyor. Biz burada öncelikle bu ailenin vicdanının sesini yükseltmek için buradayız ve tüm Türk toplumu için; yani hepimizi derinden etkileyen bir olay, hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek. Öncelikli olarak mahkeme tarafından sadece bu dosyaya bir gün verildi. Bizim dosyamızın yargılaması yapılacak. Bu dosyada sanıklar tabii öncelikli olarak suçtan kurtulmaya yönelik birtakım beyanlarını tekrar edecekler. Özellikle dosyadaki yapılan tetkiklerde alüminyum fosfit zaten tespit edildi. Bunu onlar kesinlikle kabul etmiyorlar, tamamen biyosidel ürün kullandıklarını iddia ediyorlar. Fakat hem firmanın hem de uygulayıcının zaten sertifikası yok, usule uygun olarak alınmış bir sertifikası yok. Tamamen yasak bir ürünü kullanıyorlar, bu da tam olarak tespit edildi" ifadelerini kullandı.

Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!


 
Gece saat 2’de uyanıyor ve yeniden uykuya geçmekte zorlanıyor musunuz? Sizce bu yaşadığınız sadece tesadüf mü yoksa tabağınızın bir yansıması mı? Gün içinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan yanlış beslenme tercihleri sirkadiyen ritmi bozarak uykuya dalış süresini uzatabilir ve derin uyku evrelerini kısaltabiliyor.
 

21.04.2026 11:24:00
MURAT ÇORBACI
Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!
Uykunuzu yediklerinizle sabote etmeyin!

Uyku kalitesinin beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, uyku kalitesini düşüren en önemli ancak çoğu zaman fark edilmeyen 5 temel beslenme hatasını paylaştı. Uykunun yalnızca bedenin dinlendiği pasif bir süreç olmadığını belirten Ardal, "Uyku aynı zamanda vücudun kendini onardığı, yenilediği ve bir sonraki güne hazırlandığı kritik bir biyolojik dönemdir. Uyku sırasında protein sentezi artar, gün içinde hasar gören dokular tamir edilir, öğrenilen bilgiler hafızaya kaydedilerek kalıcı hale gelir ve bağışıklık sistemi yeniden düzenlenir. Aynı zamanda büyüme hormonu salgılanır, iştahı düzenleyen hormonların dengesi sağlanır ve metabolik sistemin sağlıklı işleyişi desteklenir. Ancak pek çok kişinin zaman zaman yaşadığı uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da sabah yorgun kalkma gibi sorunlarının ardında yalnızca stres veya yoğun yaşam temposu değil, fark edilmeden sürdürülen yanlış beslenme alışkanlıkları ve hatalı besin seçimleri de yer alabilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde tüketilen bazı besinler, vücudun biyolojik ritmini etkileyerek uykuya dalış süresini uzatabilir, uyku kalitesini düşürebilir ve gece boyunca gerçekleşmesi gereken onarım süreçlerini sekteye uğratabilir" dedi.

Uykuyu iyileştiren hayatını iyileştiriyor!

Uyku kalitesinin iyileştirilmesinin yalnızca daha iyi bir uyku anlamına gelmediğini belirten Ardal, "Kaliteli uykunun sağlanmasıyla birlikte kronik ağrıların azalabildiği, depresyon ve kaygı belirtilerinin gerileyebildiği, migren ataklarının daha seyrek görülebildiği ve metabolik sağlığın olumlu yönde etkilenebildiği gösteriliyor. Özellikle insülin direnci olan bireylerde uyku düzeninin iyileşmesiyle insülin duyarlılığının artabildiği, iştah kontrolünün dengelenebildiği ve uzun vadede tip 2 diyabet ile obezite riskinin azaltılabildiği belirtiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları kritik bir rol üstleniyor. Tüketilen besinlerin içerdiği biyoaktif bileşenler, melatonin üretiminin düzenlenmesinden gece boyunca kan şekeri dengesinin korunmasına ve beyin aktivitesinin desteklenmesine kadar pek çok mekanizma üzerinden uyku kalitesini doğrudan etkileyebiliyor" ifadelerini kullandı.

Uyku kalitesini bozan hatalar

"Uyku kalitesini etkileyen en önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen faktörlerden biri, gün içinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan beslenme tercihleridir" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı, uyku kalitesini doğrudan etkileyen en yaygın beslenme hatalarını sıralıyor:
1. Geç saatlerde kafein tüketmek: Kahve, çay ve diğer kafein içeren içecekler sinir sistemini uyararak uykuya dalış süresini uzatabilir ve derin uyku evrelerini kısaltabilir.
2. Akşam saatlerinde ağır ve geç yemek yemek.
3. Rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmek: Yapılan çalışmalarda hem gün içinde, hem uyku öncesinde basit şeker ve rafine karbonhidrat, glikoz, fruktoz tüketen bireylerin daha yüzeysel uykuya sahip oldukları, sabah yorgun uyandıkları görülmüştür.
4. Uyku kalitesini destekleyen mikro besinleri yetersiz almak: Magnezyum, triptofan ve B vitaminleri gibi besin öğelerinin eksikliği, uyku düzenini sağlayan hormonların üretimini olumsuz etkileyebilir.
5. Düzensiz ve biyolojik ritme uygun olmayan beslenme alışkanlıkları: Gün içinde düzensiz öğün saatleri ve geç saatlerde beslenme, vücudun doğal sirkadiyen ritmini bozarak uyku kalitesini düşürebilir.


Uyku kaynağı besinler

Melatonin ve serotonin kaynakları: Et, balık, yumurta, kemik suyu, nohut ve susam gibi protein kaynakları, bu süreci destekleyerek uyku kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte çilek, nar, kivi, badem, ceviz, brokoli ve mantar gibi melatonin içeriği yüksek besinler, antioksidan etkileri ve biyolojik ritim üzerindeki düzenleyici rolleri sayesinde uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir.
Vitamin kaynakları: Serotonin ve melatonin metabolizmasının sağlıklı şekilde devam edebilmesi için folik asit ile B3 ve B6 vitaminlerinin de kritik rol oynadığını ifade eden Ardal, "Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, yumurta, balık, kabak çekirdeği, kuruyemişler ve muz gibi besinler, sinir sistemi ve hormon dengesi üzerinden uyku kalitesini destekleyen önemli mikro besin öğeleri içerir. Aynı şekilde magnezyum eksikliği, melatonin üretimini olumsuz etkileyerek uyku bölünmelerine neden olabilir. Yeşillikler, tohumlar, balık, meyveler ve aromatik bitkiler magnezyum açısından zengin kaynaklar arasında yer alır" dedi.
Amino asit kaynakları: Bazı amino asitlerin uyku kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Ardal, "Arjinin, büyüme hormonunun salgılanmasını destekleyerek gece boyunca gerçekleşen onarım süreçlerine katkı sağlarken; kırmızı et, balık, yumurta ve baklagiller bu amino asidin önemli kaynaklarıdır. Glisin ise sinir sistemini sakinleştirici etkisiyle uykuya geçişi kolaylaştırabilir ve daha derin bir uyku sürecini destekleyebilir. Bunların yanı sıra mor ve koyu renkli meyve ve sebzelerde bulunan antosiyanin gibi güçlü antioksidanlar ile maydanoz, kereviz, nane ve turunçgillerde bulunan apigenin gibi flavonoidler, hücresel düzeyde koruyucu etkiler göstererek uyku kalitesini artırmaya katkı sağlayabilir" dedi.

Türkiye'yi iklim krizinden Ata tohumları kurtaracak


 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Sercan Karav, iklim değişikliği ve artan sıcaklıkların tarımsal üretim üzerinde etkiler oluşturduğunu belirterek, yerli ve ata tohumlara yönelik çalışmaların önem kazandığını söyledi.

21.04.2026 11:14:00
AA
Türkiye'yi iklim krizinden Ata tohumları kurtaracak
Türkiye'yi iklim krizinden Ata tohumları kurtaracak

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Sercan  Karav, "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" için geldiği Antalya'da, değişen iklim koşulları nedeniyle yerli genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesine yönelik adımların öne çıktığını ifade etti. Artan sıcaklık ve su stresinin ürünlerin yetişme koşullarını doğrudan etkilediğine dikkati çeken Karav, "Bir ürünün geliştirilmesi sırasındaki optimum değerlerin de değiştiğini görüyoruz. Bir bölgede bir ürünü yetiştirebilirken artık o bölge o ürün için optimum bir bölge olmaktan çıkabiliyor. Bu da farklı ürünlere yönelimi beraberinde getiriyor" dedi. Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkan Yardımcısı da olan Karav, bu değişimin üreticileri daha dayanıklı türlere yönelttiğini, özellikle suya daha dirençli ürünlerin tercih edildiğini vurguladı.



Yerli tohum projeleri çok kıymetli

İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı yürütülen çalışmalara değinen Karav, Türkiye'nin sahip olduğu yerli ve ata tohum varlığının bu süreçte önemli potansiyel oluşturduğunu dile getirdi. Geleceğin koşulları dikkate alınarak üretim planlaması yapılmasının önemine işaret eden Karav, "Özellikle yerli tohum ve ata tohum projelerimiz çok kıymetli. Bu alanda kendi teknolojimizle geleceği dikkate alarak ürünlerimizi yönlendirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Protein kaynaklarının da değişmeye başladığını belirten Karav, bilim insanlarının artık alternatif protein kaynakları aramak zorunda olduğunu ifade etti. Karav, üretim süreçlerinden elde edilen atıklardan protein izole edilerek gıda zincirine kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, daha önce protein kaynağı olarak düşünülmeyen yosun kökenli ve farklı bitkisel proteinler üzerine bilim camiasında yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, bunların klasik ürünlere entegrasyonuna yönelik araştırmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.

Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak'ta, Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ve 2 belediye çalışanı tutuklandı

21.04.2026 03:01:00
AA
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Başkan Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U, belediye personeli H.D. ve Eşme Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi R.S.S. Eşme Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma kapsamında Yılmaz Tozan'ın özel kalem müdürü S.B. de gözaltına alındı.

Şüphelilerden Meclis Üyesi R.S.S. ve belediye personeli H.D. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Başkan Yılmaz Tozan, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve irtikap", şoförü M.F. ve zabıta görevlisi İ.U, "suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma veya yardım etme ve irtikap" suçlarından tutuklanması talebiyle, Burcu Tozan ile özel kalem müdürü S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Zanlılardan Başkan Tozan ile İ.U. ve M.F. tutuklandı. Burcu Tozan ve S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, alkollü mekanların kapanış saatlerinin ileri alınması konusunda işyerlerinden menfaat sağladığı, ilçenin geleneksel festivali olan Uluslararası Eşme Turistik Kilim, Kültür ve Sanat Festivali'ne gelen sanatçılara ödenen ücretin faturasının yüksek gösterilerek haksız kazanç elde edildiği, ilçedeki bazı işyerlerine yönelik uygunsuz ruhsat karşılığında menfaat sağladığının tespit edildiği öğrenildi.

İncelenen banka hesaplarında Tozan'ın şoförü M.F'nin hesabında olağan dışı para hareketliliği tespit edildi.

Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında 17 Nisan'da Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Yılmaz Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U. ve belediye personeli H.D. gözaltına alınmıştı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan CHP'li Eşme Belediyesi Meclis Üyesi R.S.S. de yakalanmıştı.

Şüphelilerden O.Ü'nün ise bir başka suçtan cezaevinde bulunduğu tespit edilmişti. 

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.