logo
08 AĞUSTOS 2026

Akdeniz diyeti bu yıl da şampiyon

Sağlıklı yaşam ve beslenme dünyasının en prestijli değerlendirmeleri açıklandı ve zirvenin adı bu yıl da değişmedi

07.06.2026 00:53:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Akdeniz diyeti bu yıl da şampiyon
Akdeniz diyeti bu yıl da şampiyon
Sağlıklı yaşam ve beslenme dünyasının en prestijli değerlendirmeleri açıklandı ve zirvenin adı bu yıl da değişmedi. Akdeniz diyeti, üst üste gösterdiği başarıyla bir kez daha "Dünyanın En İyi Diyeti" unvanını korudu.

Uzman panelleri tarafından sürdürülebilirliği, besin değerleri ve kalp sağlığına olan muazzam katkılarıyla tam not alan bu beslenme modeli, sadece bir liste değil, aslında en lezzetli yaşam tarzı.







Zirvedeki Sır: Tabiatın En Doğal Reçetesi

Akdeniz diyetini diğer katı ve cezalandırıcı popüler diyetlerden ayıran en büyük özellik, yasaklardan ziyade sürdürülebilir ve keyifli bir çeşitliliğe dayanması. Temelini taze sebzeler, mevsim meyveleri, tam tahıllar, baklagiller ve kuruyemişlerin oluşturduğu bu modelin kalbinde ise "sıvı altın" olarak nitelendirilen zeytinyağı yer alıyor.

Kırmızı et tüketiminin sınırlandırıldığı, protein ihtiyacının çoğunlukla omega-3 deposu olan balık ve deniz ürünlerinden karşılandığı bu mutfak, vücuda ihtiyacı olan tüm antioksidanları ve sağlıklı yağları doğal yoldan sağlıyor.







Kalbin En Yakın Dostu

Kardiyoloji uzmanları, Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve damar hastalıkları riskini ciddi oranda azalttığını defalarca kanıtladı. Zeytinyağında bulunan tekli doymamış yağ asitleri, kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) dengeliyor.

Lifli gıdaların ve antioksidanların yoğun kullanımı ise damar sağlığını koruyarak tansiyonu dengede tutuyor ve kalp krizi ile felç riskini en aza indiriyor. Sadece kalp değil; diyabet riskini azaltması, beyin fonksiyonlarını destekleyerek Alzheimer gibi hastalıklara karşı kalkan oluşturması da bu diyetin şampiyonluk nedenleri arasında.







Sürdürülebilir ve Esnek

Pek çok diyet birkaç hafta içinde bırakılırken, Akdeniz diyetinin yıllardır tahtını korumasının en büyük sebebi "sürdürülebilir" olması. Kalori sayımları veya porsiyon stresi olmadan, taze ve işlenmemiş gıdalarla hazırlanan lezzetli sofralar, bireyleri psikolojik olarak da mutlu ediyor.







Paket açmak yerine doğadan beslenmeyi teşvik eden bu model, modern insanın en büyük sorunu olan kronik enflamasyonla (iltihaplanma) mücadelede en güçlü silahımız.






Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.