HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 AĞUSTOS 2022, PAZARTESİ

Akılcılık akılsızlıktır!

26.07.2017 00:00:00
Moda oldu, materyalizmle (maddecilik) beraber belki de, bir furya: Akılcılık. 
İnsanlar akıllarını esas aldıklarını söylüyor; korkuyu, sevgiyi, inanmayı, güvenmeyi ikinci plana atıyor, küçümsüyorlar. 
Bunun çeşitli türevlerini nice romanlarda, konuşmalarda, filmlerde velhasıl, içinde insan barındıran pek çok yerde görüyoruz. 
Bu fikrin temelinde, maddiyatın tek gerçek olduğu kabulü ve maneviyatın reddi yatıyor. 
Yani her şey yalnızca müşahede ettiğimiz denli, ötesi yok. Akılcılık da buradan çıkıyor. Aklı; her şeyi bilmeye muktedir bilmek, aklın bildiklerini her şey bilmekten geçiyor. 
Peki hakikat böyle mi? Gerçekten de madde alemi her şeydir de, aklın bildiği de her şeye denk midir?
Şüphesiz "maddiyat her şeydir" fikrini kabul etmek, bir görmekten mahrumca bakmak becerisini, burnunun ucundan bihaber olmak yetisini gerektiriyor.
Madde, gerçekliğin sadece "buzun su üzerindeki küçük parçası." 
Ve akıl, hiçbir zaman başlı başına bir şey değildir. Defaatle ifade etme gayretine düştüğümüz üzre, sadece, gönlün mahkûmudur. 
İzahatla mükelleftir. Yani, karar çoktan alınmıştır. İnsanın razı olduğu bellidir. Akıl, bunun "bahanesini", "açıklamasını" ortaya koyar. En büyük yetkisi budur.
Bu sadetten olarak, şunu görmemiz gerekecektir: "Aklımı esas aldım" diyen insan da aslen gönlünü esas almıştır. 
Kaldı ki, gönlü reddetme gafletinden ötürü hiç ellemediği, yetiştirmediği, eriştirmediği gönül aleminde, elbet bu "terbiye yoksunluğundan" ötürü, gönlün iki cephesinden, hayvanî kısmı, yani nefsi baskındır. 
Aç gözlülüğü, çekemezliği, kıskançlığı, hasedi, paraya, mala, şöhrete tapınması, her dürtüsüne sorgu sual olmadan esir düşmesi, bu hayvanîliğin neticesidir. 
Bu hayvanîliğe kulak asmak, bunu kendine hükümdar etmek, insanı hayvan da etmez; onu, hayvandan aşağı bir pozisyona geriletir. 
Demek ki, "akılcılığı esas aldım" diyerek gönlü reddeden kimsenin hâli, bu hayvandan aşağı hâllerin esaretine çoktan düşmüş olan bir aklı esas almaktır. 
Yani, böylesi bir akılcılık, akılsızlıktır! 
Olması gereken, aklın, yalnız bir esir/araç olduğu bilincinde olmak, onu bir araç olarak geliştiriyorsak geliştirmektir. 
İyi bilelim ki, her fikir, elbet gönülde ikna olunmuş bir inancın açıklamasıdır. Ötesi değil. 
Güzel insan, ne güzel söylemiş: "İnsan gönüldür, gönül!"
Hiç şüphe etmeyelim ki, içinde insan barındıran her meselenin düğümü bu sözde gizli.
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.07.2016, 26.07.2015, 26.07.2014, 26.07.2013, 26.07.2012, 26.07.2011, 26.07.2010, 26.07.2009, 26.07.2008, 26.07.2007, 26.07.2006, 26.07.2005, 26.07.2004, 26.07.2003, 26.07.2002, 26.07.2001, 26.07.2000, 26.07.1999, 26.07.1998


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.