HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Büyük devrim

14.03.2019 00:00:00
Hep gelen tehlikelerden bahsedince sanki bu feci vakıa pek de kıymeti değilmiş gibi davranılıyorsa da devam edelim, zira bozulmadıkça gelmemesi muhal olan tablo alenidir:
Dünyadaki hakimiyet savaşlarında yok olmaya gidiyoruz.
Amerika bütün yıkılmışlığını, yıkılan bir binanın bir yere devrilmek istemesi gibi bir acziyette kullanmak isteyerek dünyayı yıkmaya çalışıyor.
Başkanının alay meselesi olacak kadar absürt agresifliklerde olması buna ispat sayılabilir.
Beş on yıl öncesine kadar dünyayı BOP'a batıracağı kesin zannedilen Amerika battı.
Kapitalizm halihazırda battı ama kovboyların zorlamasıyla, bin makyajla ve emperyalist bir zulümle yaşatılmaya çalışılıyordu; kan ve gözyaşının, mazlum ölü bedenler yığınının üzerinde durarak yüksek olduğunu ispata çalışıyordu. 
Geçti.
Bir tek insan çıktı ve bir tek insan en fazla ne yapabilir ki sorusuna yanıt verircesine her şeyi değiştirdi.
Amerika battı beyler.
Amerikan doları Prof. Dr. Haydar Baş Hoca'nın "Milli Para" tezinden dolayı bitti çünkü. Amerika'nın da tüm varlığı "boyanmış boş kâğıt" doların kabulüne dayalıydı.
Bir daha hatırlatmakta fayda var:
Prof. Dr. Haydar Baş Bey, "otuz yıllık bir sancının mahsulü" dediği Milli Ekonomi Modeli'nin 2005'te dünyaya duyurulmasından sonra dünyanın ağırlık merkezini değiştirdi.
Paranın tanımı ekonominin temeli olmasına rağmen, kapitalizmin fikir babaları parayı sadece sömürü aracı olarak kullanmanın hesabını anlatabildi desek abartı olur mu bilmem.
Ama dünya da bunu kabul etmişti.
Prof. Dr. Haydar Baş, bir tanımını "emek ve üretimin karşılığı" olarak verdiği para anlayışı ve tanımlandırılışını "Milli Para" olarak isimlendirmişti. Kâğıtlıktan başka vasfı olmayan doları, para basmak için karşılık görme ahmaklığının rezaletini böylece gördük...
Prof. Dr. Haydar Baş, dünyaya ettiği hocalık ve liderlikle bir vasfını daha ortaya koydu diyebiliriz.
Haydar Baş Hoca, bir üniversitede bir branşın bir başlığını öğreten bir şahıs değil; bilakis en temel vakıayı bütün dallarıyla dünyaya öğreten hocanın ismidir.
Tezi Milli Ekonomi Modeli'nin on adet uluslararası kongrelerine gelen yüzlerce hoca buna delildir. Yani gazetemiz yazarı Sayın Murat Çabas'ın evvelde okuyunca çok etkilendiğim ifadesinin bir benzeriyle söylemek gerekirse; Prof. Dr. Haydar Baş öyle bir profesördür ki öğrencileri dünya çapında profesörlerdir. 
O zaman bu devrimin mahiyetinin bir küçük kısmını anlamak ve 10. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden bir kesit sunmak adına şöyle bitirelim:
Bursa'da düzenlenen 10. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde konuşan BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Komisyonu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky sözlerine şöyle devam etmişti: "Sömürü aracı olarak kullanılan para yerine nasıl bir para tanımlayalım ki o para sömürü aracı olmasın? Dünya ekonomisine dayatılan dolarının karşısına hangi parayla karşılık vermeliyiz? O paranın tanımı ne olmalıdır ve mekanizmaları nasıl olacaktır? Bütün bu soruların cevabını Milli Ekonomi Modeli'nde bulabilirsiniz. Bugün dünyada popüler olan ve dünya nüfusunun yüzde 50'sinin yakinen bildiği 'Milli Para' 2005 yılında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya koyulmuştur. İktisat literatürüne kazandırılmış ve kapitalizmin ezberini bozmuştur."
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.03.2018, 14.03.2017, 14.03.2016, 14.03.2015, 14.03.2014, 14.03.2013, 14.03.2012, 14.03.2011, 14.03.2010, 14.03.2009, 14.03.2008, 14.03.2007, 14.03.2006, 14.03.2005, 14.03.2004, 14.03.2003, 14.03.2002, 14.03.2001, 14.03.2000


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.