logo
14 TEMMUZ 2026

Akıllı telefonlar ortak akşam yemeklerinin yerini aldı

Kuşaklararası bağlar, dijitalleşmenin hızı ve modern yaşamın getirdiği yoğun koşturmaca ile köklü bir değişim geçiriyor. Sosyologlar ve aile danışmanlarının 2026 yılı güncel saha çalışmalarına göre, aynı evin içinde yaşayan bireylerin ekran başında geçirdiği sürenin artması, geleneksel aile içi sözlü iletişimi azaltarak yerini "birlikte ama yalnız" olarak adlandırılan yeni bir sosyolojik krize bırakıyor

14.07.2026 13:51:00
Eyüp Kabil
 
Akıllı telefonlar ortak akşam yemeklerinin yerini aldı
Akıllı telefonlar ortak akşam yemeklerinin yerini aldı
Geleneksel Türk aile yapısında günün tüm yorgunluğunun atıldığı ve paylaşımların yapıldığı en önemli ritüel olan akşam yemekleri, dijital cihazların gölgesinde kalıyor. Küresel aile araştırma enstitülerinin ve Türkiye genelindeki danışmanlık merkezlerinin yayımladığı son analizler, aile fertlerinin ev içinde geçirdikleri vakitte birbirlerinin yüzüne bakmak yerine, ortalama 4,5 saatlerini kişisel akıllı ekranlarına ayırdıklarını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, bu durumu "teknolojik duvarlar" olarak tanımlıyor. Çocuklar odalarında sosyal medya mecralarında zaman geçirirken, ebeveynler ise dijital platformlar veya haber akışları arasında kayboluyor. Bu durum, aynı çatı altında fiziksel olarak bir arada bulunan ancak duygusal olarak birbirine tamamen yabancılaşan bireylerin sayısını artırıyor.

"Tekno-ebeveynlik" çocuk gelişimini nasıl etkiliyor?

Modern dünyada anne ve babaların çalışma saatlerinin uzaması, çocuk yetiştirme süreçlerinde teknolojinin bir "dijital bakıcı" olarak konumlandırılmasına yol açtı. Ağlayan ya da vakit geçirmek isteyen çocukların eline erken yaşlarda verilen tablet ve akıllı telefonlar, çocukların dil gelişimini, empati yeteneğini ve sosyal becerilerini olumsuz etkiliyor.

Çocuk psikiyatristleri, aile içi bağların zayıflamasının çocuklarda öfke nöbetleri, dikkat dağınıklığı ve akran zorbalığı gibi eğilimleri tetiklediğini vurguluyor. Ebeveynlerin çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmek yerine, ekran başında kalmalarına göz yumması, ilerleyen yaşlarda onarılamaz güven ve kopukluk problemlerine zemin hazırlıyor.

Evlerde "dijital detoks" saatleri başlıyor

Yaşanan bu iletişim kopukluğuna karşı, bilinçli aileler arasında yeni bir akım hız kazanıyor: Ev içi dijital detoks. Aile danışmanlarının da şiddetle önerdiği bu yöntemde, günün belirlenen bazı saatlerinde (özellikle akşam yemeği ve sonrasındaki iki saat) tüm aile bireyleri telefon, tablet ve televizyonlarını kapatarak ortak alanlarda toplanıyor.

Bu saatlerde kutu oyunları oynamak, kitap okumak ya da sadece günün nasıl geçtiği hakkında sohbet etmek gibi aktiviteler yapılıyor. Deneyimi uygulayan aileler, sadece birkaç hafta içinde evdeki gerginlik seviyesinin düştüğünü, çocukların uyku kalitesinin arttığını ve bireyler arasındaki duygusal bağların yeniden güçlendiğini belirtiyor.

Dengeli teknoloji kullanımı şart

Sosyologlar, teknolojiyi aile hayatından tamamen çıkarmanın günümüz dünyasında gerçekçi bir hedef olmadığının altını çiziyor. Asıl amacın, teknolojiyi tamamen yasaklamak değil, onu aile bağlarını destekleyecek şekilde dengeli ve bilinçli kullanmak olduğu ifade ediliyor.

Geleceğin sağlıklı toplum yapısını koruyabilmek, ancak dijital dünyanın sunduğu cazibeler ile aile içi gerçek paylaşımlar arasında rasyonel bir denge kurulmasıyla mümkün görünüyor. Uzmanlar, "Ekranları kapatıp birbirimizin yüzüne bakmayı yeniden öğrenmeliyiz" çağrısında bulunuyor.

Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye yükseltilmesini de içeren kanun teklifini görüşmeye başladı. Yaklaşık 5,1 milyon emekliyi doğrudan etkileyecek tarihi düzenlemenin bütçeye maliyeti 79 milyar TL olacak

14.07.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda
Emekli aylığını artıran düzenleme komisyonda
Milyonlarca emeklinin haftalardır büyük bir merakla beklediği yasal düzenleme süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında resmi olarak başladı. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli maaşına artış getiren "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni masaya yatırdı.

Yüzde 17,76'lık enflasyon artışı doğrudan yansıtılıyor

Teklif sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, komisyonda yaptığı kapsamlı sunumda düzenlemenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yüzde 17,76'lık ilk 6 aylık enflasyon oranının dikkate alındığını belirten Aksu, mevcut taban ücretin bu doğrultuda güncellendiğini ifade etti.

Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, mevcutta 20 bin TL olarak uygulanan en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL'ye çıkartılıyor. AK Partili Aksu, yapılan bu artışla birlikte 2022 yılında 40 dolar seviyesinde olan en düşük emekli aylığının reel olarak 5,5 kat, dolar bazında ise 12,5 kat artarak 500 dolar sınırına ulaştığının altını çizdi.

Bütçeye 79 milyar liralık ek yük, 5,1 milyon hak sahibi

Haber sitelerine yansıyan detaylara göre, kanun teklifinin yasalaşması durumunda Türkiye genelinde tam 5 milyon 100 bin emekli bu düzenlemeden doğrudan faydalanacak. Yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan hak sahiplerini kapsayan artışın, 2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için merkezi yönetim bütçesine getireceği ilave maliyet ise yaklaşık 79 milyar TL olarak hesaplandı.

Komisyonda usul tartışmaları ve gergin anlar

Görüşmelerin başlangıcında muhalefet milletvekillerinden usul yönünden itirazlar yükseldi. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, torba yasa teklifinde eğitim ve siber güvenlik gibi farklı ihtisas alanlarını ilgilendiren maddelerin de yer aldığını, bu durumun Plan ve Bütçe Komisyonu'nun ana çalışma alanı dışına çıktığını savundu.

Komisyon Başkanı Mehmet Muş ise komisyonun idari ve teşkilatsal düzenlemeleri de inceleme yetkisinin bulunduğunu belirterek görüşmelere devam etti. Maddeler üzerindeki tartışmalarda emeklilerin alım gücü üzerinden iktidar ve muhalefet sıraları arasında tansiyon yükseldi.

Maaşlar ne zaman yatacak, süreç nasıl işleyecek?

Emeklilerin zamlı maaşlarına kavuşabilmesi için gözler Meclis'teki yasama takvimine çevrilmiş durumda. Komisyonda kabul edilmesinin ardından hızla TBMM Genel Kurulu gündemine taşınacak olan teklif, burada da oylanarak yasalaşacak. Cumhurbaşkanı'nın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek olan düzenleme, Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren geçerli olacak.

Kök aylığı 16 bin 920 TL'nin üzerinde olup, normal enflasyon zammıyla zaten bu sınırın üzerine geçen emekliler maaşlarını rutin takvimde (17-28 Temmuz arası) zamlı alabilecekler. Ancak en düşük emekli aylığı alanlar için yasal sürecin maaş günlerine yetişmemesi durumunda, aradaki zam farkının ilerleyen günlerde ek bir takvimle hesaplara yatırılması bekleniyor.

Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Gaziantep merkezli 45 ilde "yasa dışı bahis" suçuna yönelik düzenlenen operasyonlarda 190 şüphelinin yakalandığını bildirdi

14.07.2026 11:24:00
İHA
 
Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı
Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı
Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Gaziantep merkezli 45 ilde 'yasa dışı bahis' suçuna yönelik bugün eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda 190 şüpheli yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yasa dışı bahis suçuna yönelik yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerin; yurt dışı merkezli bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları, aynı site üzerinden bayilik dağıttıkları ve yine yurt dışı merkezli bir yasa dışı bahis sitesine IBAN temin ederek organize bir şekilde faaliyet yürüttükleri tespit edildi.

Şüphelilere ait, MASAK'tan alınan hesap hareketleri Yapay Zeka Destekli Veri Analiz Programıyla detaylı ve hızlı bir şekilde analiz edilerek toplam 330 şüpheliye ulaşıldı.

Ayrıca şüphelilerin banka hesaplarında 84 milyar 293 milyon 213 bin TL hacminde toplam 3 milyon 127 bin 307 adet işlem gerçekleştirildiği tespit edildi" ifadelerine yer verildi.

Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 kişi daha gözaltına alındı

14.07.2026 10:28:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in Şile Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında tutuklanan kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'ni, Sur Müzik Yapım Şirketi'ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu ihalenin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent'in asistanı olan Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu kişi ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığının belirlendiği kaydedildi.

Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da 14 şüpheli ve 4 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi.

Açıklamada, şüphelilerin yakalandığı ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edildi.

Öte yandan gözaltı kararı verilen 3 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.

Böylece toplam gözaltı sayısı 39 oldu.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Öte yandan Başaran Holding'in, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulunmasının ardından başka bir soruşturma daha başlatılmıştı. 

Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye'de, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişinin, iller arasında göç ettiği belirlendi

14.07.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "İç Göç İstatistikleri" bültenini yayımladı.

Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025'te yüzde 2,87 oldu. Bu çerçevede, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il Ardahan

Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul'un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul'u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.

İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5'ini erkekler, yüzde 58,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye'de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114'ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.

Öte yandan, 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler "aile yanına/memlekete geri dönme" başlığı altında değerlendirildi.

FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı

Cumhuriyet başsavcılıklarınca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'nün deşifresine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, 13 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye genelinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 81 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 973 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 704 şüpheli gözaltına alındı. Firari 269 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi

14.07.2026 09:00:00
İHA
 
FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı
FETÖ'ye 81 ilde dev operasyon: 704 gözaltı
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmalar kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu değerlendirilen 973 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlarda 704 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 269 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.


Gözaltına alınanların 170'i aktif kamu personeli



Gözaltına alınan 704 şüphelinin 170'inin aktif kamu personeli, 6'sının emekli kamu personeli, 44'ünün ihraç edilmiş kamu personeli, 484'ünün ise özel sektör çalışanı ve sivil şüphelilerden oluştuğu açıklandı.

Aktif kamu personeli olarak gözaltına alınan şüphelilerden 97'sinin İçişleri Bakanlığı personeli olduğu belirtilirken, bunların 1'inin emniyet amiri, 1'inin komiser, 94'ünün polis memuru ve 1'inin jandarma personeli olduğu ifade edildi.

Gözaltına alınan kamu görevlilerinden 14'ünün Adalet Bakanlığı personeli olduğu, bunların 1 zabıt katibi, 8 infaz koruma memuru ve 5 serbest avukattan oluştuğu bildirildi. Kalan 59 kamu personelinin ise Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarında öğretmen, doktor, hemşire, diyetisyen ile öğretim ve araştırma görevlisi olarak görev yaptığı kaydedildi.

Yetkililer, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların ülke genelinde sürdüğünü bildirdi.

Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'

Ahbap Derneği’nin kurucusu Haluk Levent, gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’a mesaj attığını ve 15 gündür her gün yazmaya devam ettiğini açıkladı. Kişisel borç-alacak ilişkilerinin dernekle ilgisi olmadığını vurgulayan Levent, “Zaman her şeyi gösterecek, yakında asıl bombayı göreceksiniz” dedi

13.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'
Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'
Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla ilk kez kamuoyuna seslenen Haluk Levent, hakkında gündeme gelen iddialara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Levent, "Sevgili dostlarım" diye hitap ettiği mesajında, gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'a bir mesaj gönderdiğini belirtti. Levent, o günden beri her gün aynı talebi ilettiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:

"Sayın Bakanım, benim özel hayatımı Ahbap ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Gelin, çok acil gelin; deprem sürecinden bugüne kadar olan her şeyi denetleyin ve kamuoyuyla paylaşın. Kişisel borç-alacak ilişkilerimi Ahbap ile ilişkilendirmeyin."

Haluk Levent, söz konusu denetim talebinin hâlâ geçerli olduğunu ve gerçeğin ortaya çıkmasının zaman alacağını ancak sonunda haklılıklarının tescil edileceğini kaydetti.

'Asıl bombayı bekleyin'

Mesajında "asıl bomba" vurgusu yapan Levent, yakın zamanda daha kapsamlı açıklamalar yapacağını müjdeledi. "En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız" diyen Levent, kamuoyunda büyük yankı uyandıracak detayların yakında paylaşılacağını ima etti.

Levent, ısrarla altını çizdiği bir noktayı da şöyle özetledi: 

"Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır. Ancak ısrarla bununla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Zaman her şeyi gösterecek."

Açıklamanın, özellikle 2023 depremleri sonrasında Ahbap Derneği'nin yürüttüğü yardım faaliyetleri ve derneğin mali yönetimiyle ilgili tartışmaların devam ettiği bir dönemde gelmesi dikkat çekti. Levent'in mesajı, hem destekçilerinden hem de eleştirmenlerden yoğun etkileşim aldı.


Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında, "örgüt üyeliği", "kara para aklama" ve "bahis" iddialarıyla gözaltına alınan sanatçı Haluk Levent’in banka hesap hareketleri ve 60 milyon dolarlık vurgun iddiaları gündeme bomba gibi düştü
 

13.07.2026 13:41:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, AHBAP Derneği'nin siber ve mali süreçlerine yönelik fiziki ve teknik takip başlattı. Soruşturma kapsamında derinleştirilen incelemeler ve MASAK raporları, dernek çalışanları ile yöneticileri arasında mali profillerle uyuşmayan, olağan dışı milyonlarca liralık para trafiğini gündeme taşıdı.

İddialara göre, hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Haluk Levent, ilk olarak İstanbul Havalimanı üzerinden Almanya'ya kaçma girişiminde bulundu. Havalimanında yasağı öğrenmesi üzerine rotasını değiştiren Levent, teknik takibi atlatmak amacıyla Yalova üzerinden Bursa'daki bir TIR garajına geçti. Sanatçının buradan bir TIR'a binerek İzmir'e gitmeyi, ardından bir yat vasıtasıyla illegal yollardan yurt dışına kaçmayı planladığı tespit edildi. Planı önceden fark eden güvenlik güçleri, operasyonu öne çekerek ünlü şarkıcıyı Bursa'daki tır parkında yakaladı. Operasyon kapsamında Ahbap Derneği genel merkezine de baskın düzenlenirken, aralarında yöneticilerin de bulunduğu 21 şüpheli gözaltına alındı.

Vahim iddialar: Deprem bağışlarıyla 990 milyon TL'lik bahis!

Soruşturma dosyasında yer alan iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Açıklamalara göre Levent'e yöneltilen suçlamalar şunlar:

• Dernekler Kanunu'na Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Örgüt Üyeliği.

• Şahsi banka hesaplarını kullanamayan Levent'in, dernek kurucularından A.Ç.'nin hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynadığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon TL para kaybettiği ileri sürüldü.

• Depremzedeler için toplanan bağışların yurt dışına kaçırıldığı veya amacı dışında kullanıldığı şüphesi üzerine yapılan incelemede, AHBAP Derneği hesaplarından Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına 120 milyon TL aktarıldığı saptandı.

• Farklı bir dosya kapsamında ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan "kız yurdu yapma" gibi gerekçelerle alınan gayrimenkullerin, asistanı ve üçüncü şahıslar adına tescil ettirilerek 60 milyon dolarlık dev bir vurguna imza atıldığı iddia ediliyor.

Geçmişteki ipuçları ve kamuoyunun tepkisi

Haluk Levent, son dönemde ticari hayatındaki usulsüzlükler ve karşılıksız çek davalarıyla sıkça hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz haftalarda iki farklı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ünlü sanatçıya 70 milyon TL adli para cezası vermiş ve çek hesabı açmasını yasaklamıştı. Bu gelişmenin ardından Levent, "Sağlık sorunları ve denetim süreçleri" gerekçesiyle AHBAP başkanlığını devredeceğini açıklamıştı.

Gözaltı haberinin ardından, Kahramanmaraş depremleri döneminde AHBAP ile ortak yardım projeleri yürüten Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur sessizliğini bozarak, "Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir" açıklamasında bulundu. Soruşturma kapsamında ismi geçen eski bağışçılardan Avukat Ece Güner ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada derneğin hiçbir zaman resmi avukatlığını yapmadığını, geçmişte Levent'e verdiği şahsi borcu dahi almakta çok zorlandığını ve o günden sonra bağışlarını kestiğini duyurdu.

Bursa'da gerçekleştirilen sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilen Haluk Levent ve diğer şüphelilerin ifade işlemlerine başlandı. Emniyet önünde ve dernek binasında geniş güvenlik önlemleri alınırken, soruşturmanın seyrine göre gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı

Yemen'in en büyük ve en çok izlenen özel TV kanalı Faruk Karatay'ın konuşmasını ana haberinde yayınladı

12.07.2026 20:23:00 / Güncelleme: 12.07.2026 20:28:15
Haber Merkezi
 
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV'nin ünlü sunucusu ve program yapımcısı Faruk Karatay İran dini lideri Seyyid Ali Hamaney'in cenazesini takip etmek ve haber yapmak için resmi davetli olarak İran'a gitti.

İmam Humeyni Musalla'sında bulunan Şehit Seyyid Ali Hamaney'in cenazesine diğer basın mensuplarıyla giderken Arap TV kanallarının sorularını yanıtlayan Faruk Karatay'ın konuşmasının bir bölümü Yemen'in en büyük özel TV kanalı El Mesirah haber bülteninde yayınlandı.

Yayınlanan haberde Faruk Karatay'ın "Ali Hamaney sadece İran'ın şehit efendisi değildir. Onun şehit olması İslam ümmetini birleştirdi" cümlesi Arapça tercüme olarak kullanıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.