logo
02 HAZİRAN 2026

"Aklımda Kasımpaşa ve G.Saray vardı"

Kasımpaşalı futbolcu Yusuf Erdoğan, yaz transfer döneminde Avrupa'dan birkaç tane teklif aldığını açıklayarak, "Benim o dönem iki takım vardı aklımda. Birisi şu an oynadığım kulüp Kasımpaşa, diğeri Galatasaray’dı. Avrupa’ya gitmek için gitmek istemedim" diye konuştu

08.01.2020 12:10:00
"Aklımda Kasımpaşa ve G.Saray vardı"
"Aklımda Kasımpaşa ve G.Saray vardı"
Süper Lig'in devre arası hazırlıklarını Antalya Belek'te sürdüren Kasımpaşa'da başarılı futbolcu Yusuf Erdoğan, açıklamalarda bulundu.

Sezon başı Kasımpaşa'dan teklif geldiğinde çok heyecanlandığını belirten Erdoğan, "Hem futbol portföyü olarak, hem de kişisel anlamda kendimi geliştireceğimi düşündüm. Ülke futbolunda 2 tık üst bir kulübe geldim. Mantalite ve yönetiliş anlamında düşündüğüm şeyleri görüyorum burada. Çok iyi yıldız isimlerimiz var. Gençlerde çok iyi isimler var. İnişli, çıkışlı çok az rastlanan bir takım olduk. Bir maç çok üst düzey performans, öbür maç çok tersini oynadık. Futbol sonuç oyunu olduğu için iyi oynadığımız maçları kaybettiğimizde yine kaybettiler diye gösteriyorlar. En fazla 1-2 mağlubiyeti kabullenmiş olarak bir maç oynadık. Bence bu seriye bağlanacak diye düşünüyorum. İyi bir takımımız var. İstatistiklere bakıyoruz, topla oynamalarda ilk 5 takım içerisindeyiz, öne hızlı hücumda 3 takımdan biriyiz. Sadece bunu galibiyete çevirmemiz gerekiyor. İkinci yarıda hocamızın istediklerini yaparak olacağını düşünüyorum. O potansiyel, kapasite var. Benim açımdan da iyi giden bir sezonda olmaması gereken bir şey oldu. Fenerbahçe maçına asistle başlamıştım. Sonra alakasız bir pozisyonda bir futbolcu adı ile konuşmak istemiyorum ama bana agresif bir tutum sergilediler. Topa vurduktan sonra ayak bileğime vurdu ve 4 bağım koptu. Ağır ve sancılı bir süreç geçiyor. Bir süredir futbol oynamıyorum. Biraz daha sahadan uzak kalacağım. 1 ay daha sahalardan uzak kalacağım bayağı ciddi bir sakatlık. Uzun zamandır bu kadar sakatlıklarla uğraşmamıştım. Buda yaşanması gereken bir şeymiş gibi düşünüyorum" dedi.

"Quaresma büyük bir isim"

Trabzonspor'da oynarken Quaresma'nın yaptığı sert müdahale ile ilgili konuşan Erdoğan, "İlk idmana çıktığımda muhabbeti yapmıştık ve o da üzüldüğünü söylemişti. 3 seneyi geçti espriye vurmaya başladık. Öyle bir isimle çalıştığımız için ayrı bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Büyük bir isim. Onun tecrübelerinden ve futbol tarzından bir şeyler katmamız gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Aklımda Kasımpaşa ve Galatasaray vardı"

Sezon başında yaşadığı transfer sürecini de anlatan 27 yaşındaki futbolcu, "Birkaç tane Avrupa'dan teklif gelmişti. Benim o dönem aklımda iki takım vardı. Birisi şu an oynadığım kulüp, diğeri Galatasaray'dı. Avrupa'ya gitmek için gitmek istemedim açıkçası. Daha oturmuş takımlara gitmek istedim. Nasip burası oldu. Her şerde bir hayır varmış sözüne inanıyorum, bunu yaşayarak gördüm. Orada olsak daha farklı şeyler olabilirdi. Ülkemizde futbol anlamında sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Bunu da şu anda en aşağı seviyede geçiren kulüplerden biri Kasımpaşa. Hem maddi hem yönetimsel olarak çok mutluyum burada" şeklinde konuştu.

"Kasımpaşa'da sadece futbolla ilgileniyorsunuz"

Kulüplerin yönetim şekilleri hakkında fikirlerini belirten Erdoğan, "Kasımpaşa gibi 1 veya 2 tane kulüp vardır. 4 yıl Trabzonspor, 2 yıl Bursaspor'da oynadım. 2 tane farklı kulüp ama aynı mantalitede olan kulüpte oynadım. İnsanlar kendi şeylerini daha çok benimser ya kulüpleri de öyle düşünüyorum. Ben Trabzonspor'da 3 tane başkan, 10'un üzerinde hocayla çalıştım ve futbolcuları sayamıyorum. Belki 100 futbolcuyla çalışmışımdır. Aynısı Bursaspor için de geçerliydi. Çok fazla aksiyon ve karışıklık vardı. Burada herkesin kafası çok berrak çok net. Burada sadece futbolla ilgileniyorsunuz. Başka bir şeyle uğraşma lüksünüz yok. Buraya geldiğimde 3-4 yıldır burada olan insanlar vardı ve arayıp sorduğumda düşünmeden buraya gel cümlesini duyabiliyorsan ben böyle bir takım görmedim Türkiye'de. Buranın özel bir yeri var ülke anlamında. Böyle kulüplerimizin çoğalmasını çok istiyoruz. Başkanımız ve Ciner Holding'e teşekkür ediyorum. Muhteşem mantalite oluşturmuşlar" dedi.

"Tayfur hoca en tecrübeli insanlardan biri"

Kasımpaşa Teknik Direktörü Tayfur Havutçu ile ilgili görüşlerini belirten Yusuf Erdoğan, "Futbolculuk anlamında en tecrübeli insanlardan biri. Öncelikle çok iyi bir karakter ve kariyer. Antrenörlük anlamında da milli takım ve Beşiktaş deneyimi var. Hocadan önce çok iyi bir insan. İnsanlara yaklaşımı çok iyi. İnsan ilişkileri çok fazla. Kendisi bize çok insancıl yaklaşıyor. İnşallah kulübümüz açısından güzel bir hamle olduğunu düşünüyorum. Kemal hoca da son zamanlarda çalıştığım en karakterli insanlardan biri. İyi bir antrenör. İyi bir öğretici. İnşallah oda çok başarılı olur. Şimdi artık herkes için yeni bir sayfa oluştu. Hocamızın gelişiyle hem performans hem insanların daha uyumlu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Herkesin milli takımı oldu"

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş'in yardımcılığını yapan Mehmet Kulaksızoğlu hakkında konuşan Erdoğan, "2 hafta önce Okay Yokuşlu'nun düğünü vardı. Orada Mehmet hocayı gördüm. Orada kısa sohbetimiz oldu. O da bizden ve benden çok umutlu. İnsanların iyi bir Yusuf Erdoğan izlemek gibi düşüncesi var. Bende kendimi iyi hissedip, sahada iyi bir ekiple olduğum zaman çok iyi şeyler yapabileceğimi düşünüyorum. Şu an ki milli takımımız herkesin milli takımı oldu. Oynayan oynamayan, giden gitmeyen herkes 2000'li yıllardaki takımı görüyor. Çok iyi bir grup var. İnşallah oraya kendimi atabilirsem Avrupa Şampiyonası sonrası formaya kavuşmak istiyorum. Takdir hocamızın" diye konuştu.



Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı

Fenerbahçe’de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu

01.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu. Sadettin Saran döneminde 12 milyon Euro'ya el sıkışılan, Hakan Safi ile rakamı 15-16 milyon Euro'ya tırmandıran ve son olarak Aziz Yıldırım'ın hamlesiyle rakamı 25 milyon Euro'ya fırlatan Dortmund'un 30'luk Gineli golcüsü seçimin mutlak galibi ilan edildi.






Fenerbahçe'nin seçim heyecanı ve adayların taraftara hoş görünmek için giriştikleri transfer rekabeti, Dortmund'un 30 yaşındaki Gineli golcüsü Serhou Guirassy'yi durup dururken milyoner edecek. Kulislerde dalga dalga yayılan iddialar, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi'nin seçim popülizminin transfer piyasasını gerçek dışı bir noktaya taşıdığını kanıtlıyor.






OCAK'TA 12 MİLYON EURO'YA GELECEKTİ

Guirassy'nin menajerlik şirketi, sarı-lacivertli kulüpteki her yönetim hamlesinde fiyatı bir adım daha yukarı çekti.

Ocak Ayı (Sadettin Saran Dönemi): Süreç ilk başladığında Gineli oyuncu yıllık 12 milyon Euro civarında bir ücrete Türkiye'ye gelmeye hazırdı.

Hakan Safi'nin Hamlesi: Başkan adaylarından Hakan Safi'nin bizzat devreye girip oyuncuyla Nisan ayında masaya oturmasıyla talep 15-16 milyon Euro seviyesine ulaştı.

Aziz Yıldırım'ın Teması: Son olarak Aziz Yıldırım ve ekibinin de transfer listesine giren Guirassy için son teklifler havada uçuşunca, oyuncu cephesi açık artırmayı 25 milyon Euro'ya kadar çıkardı.

Sadece 4 ay önce 12 milyon Euro'ya imza atmaya razı olan bir futbolcu, Fenerbahçe'deki seçim yarışı sayesinde bugün kazancını tam ikiye katlamanın ve servetine servet katmanın hayalini kuruyor.






25 MİLYON EURO'YU BULAN MAAŞ

Gazetemizin 26 Mayıs tarihli özel haberinde detaylarını paylaştığı mali tablo, kulübün geleceğini geri dönülemez bir ekonomik çıkmaza sürükleme riski taşıyor. Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Mauro Icardi ve Victor Osimhen (21 milyon Euro) gibi isimlerin kazançlarını geride bırakan Guirassy'nin faturası tam anlamıyla dudak uçuklatıyor.

Net Garanti Maaş 15 Milyon Euro
İmza Parası, İmaj Hakları & Sadakat Bonusu 10 Milyon Euro
Başarı Bonusları  Puan, gol ve asist odaklı ekstra ödemeler
Toplam Yıllık Maliyet   25 Milyon Euro






HAKAN SAFİ "ÇİRKİNLEŞTİRME" DEDİ

Fiyatın bu denli fırlamasının arkasındaki perde arkasını ise Hakan Safi'nin bizzat yaptığı açıklamalar doğruladı:

- Guirassy ile Nisan 23'ünde ben kendim de görüştüm. Yarın da görüşeceğiz. Klasik rakibimizin çirkinleştirme oyunları. Guirassy de Dortmund'un kontratlı oyuncusu... Seçimi kim kazanacaksa Guirassy'ı da gider alır. O yüzden bu kardeşiniz onu alacak inşallah.






AZİZ YILDIRIM İSİM VERMİYOR

Kulislerde konuşulan bir diğer iddiaya göre; Aziz Yıldırım'ın meydanlarda sürekli olarak "Büyük bir golcüyle anlaştım ama isim vermiyorum" demesinin arkasındaki yegane sebep Guirassy cephesinin bu doymak bilmez iştahı.

Yıldırım'ın, ismin resmen telaffuz edilmesi halinde menajerlerin fiyatı 25 milyon Euro'nun da üzerine çıkarmasından ve bu astronomik rakamların taraftar nezdinde yaratacağı mali tepkiden çekindiği belirtiliyor.

Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans

Aziz Yıldırım’dan rakiplerine gözdağı, taraftarına ise transfer müjdesi geldi. Efsane Başkan, Fenerbahçe'ye Milan Skriniar’ın yanına dünya çapında bir partner getirmeye karar verdi. Manchester City’nin dünyaca ünlü sol stoperi Nathan Ake için İngiliz devinin sportif direktörü Hugo Viana ile masaya oturan Yıldırım ve ekibi, dev operasyonun mali şartlarını belirledi. İngiliz ekibinin kapıyı 11 milyon Euro’dan açtığı tarihi pazarlıkta, Fenerbahçe'nin masaya koyduğu 8 milyon Euro bonservis ve oyuncuya önerilen yıllık 6 milyon Euro’luk rüya kontratın detayları sızdı

01.06.2026 12:37:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Fenerbahçe'de yaklaşan kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, taraftarı ayağa kaldıracak transfer hamlelerine bir yenisini daha ekledi. Yıldırım, Milan Skriniar'ın yanına dünya çapında partner olarak Nathan Ake'yi getirmek için hamlesini yaptı.






TEKLİF BİLE HEMEN HEMEN NETLEŞTİ

Edinilen bilgilere göre; Manchester City'nin Sportif Direktörü Hugo Viana ile direkt temas kuruldu. İngiliz ekibi, kontratı devam eden 31 yaşındaki Hollandalı sol stoper için kapıyı 11 milyon Euro'dan açtı. Yıldırım ve ekibinin masaya koyduğu ve şu an sıcaklığını koruyan güncel şartlar ise şu şekilde:

-Bonservis Bedeli: 8 milyon Euro
-Oyuncu Maaşı: 6 milyon Euro + başarı bonusları






MUTLU SONLA BİTERSE NELER OLUR

Eğer bu transfer operasyonu mutlu sonla biterse, Fenerbahçe sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da parmakla gösterilecek bir savunma duvarı örmüş olacak. Teknik direktörün henüz belli olmadığı ortamda bu ikilinin vadettikleri ise heyecan verici.






SKRINIAR İLE BÜYÜK VAADLER

- Sağ ayaklı Skriniar ile sol ayaklı Ake, geriden oyun kurarken rakip presi sıfıra indirecek. Ake'nin Guardiola tedrisatından gelen dikine pas kalitesi, sarı-lacivertlileri set hücumunda bambaşka bir seviyeye taşıyacak.

- Nathan Ake'nin sol bek geçmişi, Fenerbahçe'ye maç içinde anında formasyon değiştirme esnekliği sağlayacak. Takım, geçişlerde hiçbir oyuncu değişikliği yapmadan rahatlıkla 3-4-2-1 veya 4-4-2 düzenine evrilebilecek.

- Skriniar öne doğru basan, rakip forvetleri fiziksel olarak yıpratan sert bir oyun tarzına sahipken; Ake muazzam pozisyon bilgisi ve atletizmiyle arkaya atılan tüm topları süpüren "emniyet sibobu" görevini üstlenecek.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?

Galatasaray’ın yıldızı Victor Osimhen hakkında Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle’nin yaptığı "Kulüp değiştirmek üzere" açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Real Madrid’de Florentino Perez’in başkanlık yarışındaki güçlü rakibi Enrique Riquelme’nin seçim vaadi olarak Osimhen ile el sıkıştığı iddiası yeniden gündeme geldi
 

01.06.2026 12:07:00
Haber Merkezi
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Yıldız oyuncunun sözleşmesinde Avrupa'nın üst düzey 5-6 kulübünden teklif gelmesi durumunda 100 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi olduğu iddiası camiayı şok etti.

Galatasaray taraftarı golcüleri Victor Osimhen'in takımdan ayrılacağı ile ilgili Nijerya Milli Takım teknik direktörünün ortaya attığı iddiaların şokun yaşıyor. Resmi açıklama ve Real Madrid'deki başkanlık seçim süreci, sarı-kırmızılı taraftarlaın en büyük korkularını gerçeğe dönüştürebilir.






NİJERYA MİLLİ TAKIM HOCASI ATEŞİ YAKTI

Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Osimhen'in neden kadroda yer almadığına dair net konuşarak transfer ateşini yaktı:

- İki oyuncumuz eksik; Lookman ve Osimhen. Osimhen belki de kulüp değiştirmek üzere; bu yüzden kadroda yer almadı. Çünkü oynarsa ve yüzde 100 formda olmazsa bu iyi olmaz.

Teknik direktörün bu sözleri, yıldız oyuncunun şu günlerde çok ciddi bir transfer görüşmesinin tam merkezinde olduğunu açıkça gözler önüne serdi.






REAL MADRİD'İN SEÇİM GÜNDEMİNDE

7 Haziran'da yapılacak olan Real Madrid başkanlık seçimlerinde, mevcut efsane başkan Florentino Lopez'in rakibi olan Enrique Riquelme, seçim kozu olarak Victor Osimhen'i belirledi. İspanyol basınına sızan iddialara göre; Riquelme, Osimhen ve menajeriyle her konuda anlaşmaya vardı. Seçimi kazanması halinde "100 milyon Euro hazır" diyerek bu transferi bitireceğinin sözünü verdi.






100 MİLYON EURO'LUK SÖZ VAR MI?

Sarı-kırmızılı taraftarları tedirgin eden ise Galatasaray yönetiminin Osimhen'i ikna ederken verdiği iddia edilen bir söz oldu.

İddialara göre Galatasaray yönetimi, Osimhen'i kadrosuna katarken oyuncuya bir söz verdi. Eğer Real Madrid gibi Avrupa'nın en üst düzey 5-6 kulübünden birinden teklif gelirse, 100 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transferine zorluk çıkarılmayacağı taahhüt edildi.

Nijerya Teknik Direktörü Eric Chelle'nin bahsettiği "kulüp değiştirme" sürecinin, tam olarak Real Madrid adayı Riquelme ile yürütülen bu resmi temaslar olduğu konuşuluyor.






Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.