logo
24 HAZİRAN 2026

Kafalardaki Osmanlı ile gerçek Osmanlı aynı değil

02.06.2026 00:00:00
Kafalarda bir Osmanlı hayali var ve bu hayali dini cümlelerle kutsallaştırmak istiyorlar. Diziler yapıyorlar, filmler çekiyorlar, sloganlar üretiyorlar, geleceğe mesaj atıyorlar.

Kısaca gerçekleri saklayarak seni kandırıyorlar, kendilerine alan açıyorlar.

Sana 'Osmanlı hayali' pompalayanlardan hiç 'çocuklarını, kardeşlerini, babalarını nasıl katlettiklerini, darbe yaptıklarını' vs. duydun mu?

Ya Saray ve etrafının lükse, şatafata, şehvete, içkiye nasıl düşkün olduklarını sana anlatan oldu mu?

Peki, Osmanlının ekonomisini, eğitimini, sağlığını, iç ve dış politikasını anlatan oldu mu? Olmadı. Olmazda. Çünkü aynı kaderi yaşıyoruz.

Bak! Kısaca anlatayım!

Osmanlı Devleti, 1854 ile 1914 yılları arasındaki mali dönemde toplam 41 kez yaklaşık 350 milyon Osmanlı altın lirası dış borç aldı. Ödeyemedi. 2 kez iflas açıkladılar. Alacaklılar geldi ve Osmanlı'nın gelir kalemlerine el koydular.

Yapay zeka diyor ki; 1 Osmanlı altın lirası 6,615 gram saf altın içeriyordu. Bu da toplam borcun yaklaşık 2.315 ton saf altına denk geldiğini gösterir.

Osmanlı'nın borçlandığı bu miktarın günümüzdeki karşılığı yaklaşık 15 trilyon 200 milyar TL seviyesindedir.

Osmanlı içerde ise Rum, Ermeni ve Levantenler 'den oluşan Galata bankerlerine, Birinci Dünya Savaşı öncesinde birikmiş toplam iç borç miktarı 44,3 milyon Osmanlı altın lirası seviyesindeydi. (Yaklaşık 42,2 milyar Dolar Türk lirası cinsinden yaklaşık 1,9 trilyon TL)

Osmanlı'da sermayenin kontrolü de yabancıların elindeydi

1912 yılına gelindiğinde İstanbul'da kayıtlı 40 tane bankerin 12'si Rum, 12'si Ermeni, 8'i Musevi ve kalanı Levanten olmak üzere hepsi gayrimüslimdi.

Osmanlı'da üretimde yabancıların elindeydi

1915'te Osmanlı'da 283 fabrika vardı. Fabrikalardaki sermaye dağılımı şöyle; %50'si Rum, %20'si Ermeni, %5'i Musevi, %10 diğer yabancılar, %15'i Müslüman Türk.

Osmanlı'da satmış

Osmanlı arşiv belgelerine ve Maden Nezareti kayıtlarına göre, Tanzimat sonrası Saray yönetiminin yerli ve yabancı sermayeye devrettikleri toplam maden işletme imtiyazı sayısı 284'tür.

Sağlık sistemi

Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, tüm ülkede devralınan toplam sağlık personeli ve kurum bilançosu resmi olarak kayıtlara şöyle:

Hastane Sayısı: 86 adet. Toplam yatak kapasitesi 6.437

Doktor sayısı: 554.  Sağlık memuru: 560, ebe 136, eczacı 69, hemşire sayısı sadece 4.

Eğitim

Anadolu'daki 40 bin köyün 38 bininde okul, 30 bininde cami yoktu.

Şehirlerde Rum, Ermeni, Yahudiler yani azınlık cemaat okullarının sayısı 6 bin 437.

Yabancı misyoner okulları (ABD, Fransa, İngiltere vb.) sayısı 1.000.

Devletin (Osmanlının) İptidailer (ilkokulları) sayısı 5 bin.

Rüşdiye, İdadi, Sultani gibi modern okullarının sayısı 600.

Osmanlı'nın yap-işlet-kar et modeli

AKP'nin 23 yıldır uyguladığı modelin kaynağı da Osmanlı imiş. O zaman otoyol değil demiryolu yaptırmışlar. Kimlere? Yabancı sermayeye (Alman ve Fransızlar).

Öyle bir sözleşme yapmışlar ki şirketlere, yol güzergahı boyunca belirli bir genişlikteki arazideki madenleri arama ve işletme imtiyazı, yani yeraltı kaynakları tekeli tanınmıştır.

Bununla da yetinmemişler! Bir de kilometre garantisi veya kilometre payı denen garanti koymuşlar.

Bu sistem ile eğer tren hattının o yılki gerçek geliri, taahhüt edilen bu rakamın altında kalırsa, aradaki fark Osmanlı Devleti tarafından şirkete nakit olarak ödenirdi.

Ne kadar biliyor musunuz? Kilometre başına 11.000 ile 15.000 frank arasında.

Haliyle firmalar daha fazla kilometre garantisi alabilmek için hattı düz bir rota yerine, arazi şartları uygun olsa bile yılan gibi büke büke inşa ettiler.

Osmanlı bu kilometre payını nereden ödüyordu?

Aşar vergisi gelirlerinden. Yani çiftçinin ödediği vergiler doğrudan yabancı şirketin kar garantisine giderdi.

Ama millete, 'artık herkes Hacca gidebilecek, kutsal topraklarda ses çıkmasın, diye tren yollarını şöyle böyle yaptık' şeklinde propaganda ile kendilerine bir üstünlük çıkarıyorlardı.

Hülasa fazla detaya da gerek yok. O günün yönetim şekli ve halkın ruh hali bugünkü ile aynı.

Umarım akıbet aynı olmaz.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.