logo
12 TEMMUZ 2026

AKP’nin İsrail çelişkisi dış basında ifşa oldu!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, uluslararası bir medya kuruluşuna verdiği demeçte İsrail ile askeri bir çatışma ihtimalini reddetmesi ve Tel Aviv’de “aklıselim, bilge insanlar” bulunduğunu söylemesi, iktidarın aylardır yürüttüğü “İsrail Türkiye’ye saldıracak” propagandasını tamamen çökertti

12.07.2026 12:23:00
Haber Merkezi
 
AKP’nin İsrail çelişkisi dış basında ifşa oldu!
AKP’nin İsrail çelişkisi dış basında ifşa oldu!
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, uluslararası bir medya kuruluşuna verdiği demeçte İsrail ile askeri bir çatışma ihtimalini reddetmesi ve Tel Aviv'de "aklıselim, bilge insanlar" bulunduğunu söylemesi, iktidarın aylardır yürüttüğü "İsrail Türkiye'ye saldıracak" propagandasını tamamen çökertti.

İç kamuoyuna beka ve savunma uyarıları yapan siyasi iradenin, yabancı kameralar karşısında İsrail'e zeytin dalı uzatması kamuoyunda sert tepkiyle karşılandı.

Türkiye'nin dış politikasında aylardır meydanlarda esen sert rüzgarlar ile diplomasi masasında kapalı kapılar ardında yürütülen strateji arasındaki devasa uçurum, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın son açıklamalarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.



BAE merkezli The National News kanalına mülakat veren Fidan, Türkiye ile İsrail arasında sıcak bir askeri çatışma yaşanması için hiçbir neden olmadığını savunurken, İsrail devlet aklını ve toplumunu öven ifadeler kullandı.

Bakan Fidan'ın, Gazze'de on binlerce sivilin ölümünden sorumlu olan devlet mekanizmasının içinde hâlâ "aklıselim, bilge ve stratejik düşünebilen çok iyi insanlar" olduğunu iddia etmesi ve buna "Çok şükür" diyerek sevinmesi, hükümetin samimiyet testini bir kez daha kaybettiği şeklinde yorumlandı.

İçeride korku iklimi, dışarıda pembe tablo



Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kabine üyeleri, aylardır meclis kürsülerinden ve miting alanlarından halka seslenerek, İsrail'in yayılmacı politikalarının bir sonraki hedefinin doğrudan Türkiye toprakları olduğunu öne sürüyordu.

Topluma bir "beka sorunu" olarak sunulan bu tehdit algısı, Bakan Fidan'ın yabancı gazeteci Hadley Gamble'a verdiği "Açık bir çatışma yaşanması için hiçbir neden yok" yanıtıyla adeta havada kaldı.

Siyaset bilimciler ve eleştirmenler, Bakan Fidan'ın bu çıkışıyla, içeride köpürtülen "İsrail tehdidi" retoriğinin aslında muhafazakar seçmeni konsolide etmek, ekonomik kriz gündemini unutturmak ve savunma bütçelerine halk desteği devşirmek amacıyla kullanılan yapay bir korku iklimi olduğunu tescillediğini belirtiyor.

Soykırım faili devlette "aklıselim" aramak

Fidan'ın, Netanyahu hükümetini ayrı tutarak İsrail'in geri kalan müesses nizamını aklamaya çalışması toplumsal hafızayı yaraladı. İsrail parlamentosunda muhalefetin dahi Filistin topraklarının işgali, Lübnan operasyonları ve sivil katliamlar konusunda iktidarla tam bir fikir birliği içinde hareket ettiği bilinirken; Türk Dışişleri Bakanı'nın Tel Aviv'de "bilge ortaklar" araması sert eleştirilere neden oldu.

Muhalefet partileri ve vatandalar sosyal medyada, "Avrupa ülkeleri bile İsrail'e karşı sizden daha dik ve net bir duruş sergiliyor. Katliamcı bir devlette 'iyi insanlar' arayıp şükretmek Türk diplomasisine yakışmıyor" diyerek tepki gösterdi.

"Seçim Dönemi Düşman İhtiyacı" İronisi

Bakan Fidan röportajın devamında, "Seçimler yaklaştıkça Netanyahu ve ekibinin dışarıdan bir düşmana ihtiyacı oluyor. Şimdi bunu Türkiye üzerinden yapmaya çalışıyorlar" diyerek İsrail Başbakanı'nı koltuk sevdasıyla suçladı.

Ancak bu analiz, analistler tarafından trajikomik bulundu. Türkiye'de de her kritik seçim veya ekonomik tıkanma döneminde "dış mihraklar", "sınır ötesi operasyonlar" ve "beka krizleri" söyleminin tırmandırıldığını hatırlatan uzmanlar, Fidan'ın Netanyahu için yaptığı "koltukta kalmak için yapay düşman üretiyorlar" eleştirisinin, aslında Ak Parti'nin yıllardır uyguladığı iç siyasi taktiklerle birebir örtüştüğüne dikkat çekti.

Hamaset meydanlarda, teslimiyet diplomasi masasında

Almanya'da İsrail'e mühimmat sağlayan fabrikalar halk tarafından kuşatılıp protesto edilirken, Türkiye merkezli savunma şirketlerinin İsrail'in ana tedarikçisi olan küresel savunma devleriyle ortaklıklar kurması ve ardından Dışişleri Bakanı eliyle Tel Aviv'e normalleşme sinyalleri gönderilmesi, Ankara'nın ikiyüzlü politikasını bir kez daha deşifre etti.

Halkın karşısına çıktığında "İsrail terör devletidir, dünyayı tehdit ediyor" diyen iktidarın, kameralar kapandığında veya yabancı basına konuştuğunda teslimiyetçi bir dil kullanması, meydanlarda atılan o öfkeli nutukların sadece içi boş birer hamasetten ibaret olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.

‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı

İş dünyasının tanınan isimlerinden Sadettin Saran ile ünlü spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı

11.07.2026 18:14:00
Haber Merkezi
 
‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı
‘Şakaydı’ dediler, savcı inanmadı
İş dünyasının tanınan isimlerinden Sadettin Saran ile ünlü spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, her iki isim için de "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan ayrı ayrı en az 10 yıl hapis cezası talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Şaka diye savundular, savcılık inanmadı



Soruşturma dosyasına giren teknik incelemelerde, iki isim arasındaki WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları en güçlü delil olarak öne çıktı. İddianamede yer alan kayıtlara göre, Sadettin Saran'ın "Sende var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim..." mesajına, Ela Rümeysa Cebeci'nin "Ben Escobar mıyım nereden bulayım, sen yetiştiriyordun ya başkanım yol birkaç dal takılalım" şeklinde yanıt verdiği görüldü.

Şüphelilerin bu diyalogları "film repliği ve şaka" olarak nitelendiren savunmaları, savcılık tarafından uyuşturucu teminine yönelik iradeyi ortaya koyduğu gerekçesiyle ikna edici bulunmadı.

"Organik sakinleştirici" savunması

Saç örneklerinde kokain tespit edilen Sadettin Saran, ifadesinde suçlamaları kesin bir dille reddetti. Cebeci ile yalnızca mesajlaştıklarını ve birlikte madde kullanmadıklarını belirten Saran, test sonucunu Fenerbahçe başkanlık seçimi döneminde kendisine verilen "organik sakinleştiricilere" bağladı. Geçtiğimiz Aralık ayında gözaltına alınan Saran, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Spiker etkin pişmanlıktan yararlandı

17 Aralık 2025'te tutuklanan ve adli tıp raporu pozitif çıkan spiker Ela Rümeysa Cebeci ise etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandı. Kullanıcı olduğunu kabul eden ancak ticaret suçlamasını reddeden Cebeci, yaklaşık 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra 24 Nisan 2026'da ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte, kamuoyunun yakından takip ettiği bu skandal davanın yargılama süreci önümüzdeki günlerde başlayacak.

Çankırı'da feci kaza


 
Çankırı'da park halindeki traktöre çarpan otomobildeki 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

11.07.2026 14:16:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Çankırı'da feci kaza
Çankırı'da feci kaza

Çankırı'da yol kenarında hatalı şekilde park eden traktöre çarpan otomobildeki 3 kişi hayata veda etti, 1 kişi yaralandı. Adem S. (41) idaresindeki 18 DN 639 plakalı otomobil, Çankırı-Kızılırmak kara yolu Tepealagöz köyü yol ayrımında park halindeki traktöre çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybetti, araçta bulunan Satı İ. (80), Sadık İ. (75) ve Sadık Aras İ. (8) ağır yaralandı.

Yaralılar, itfaiye ekiplerince sıkıştıkları araçtan çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralılardan Sadık Aras İ. ve Satı İ. müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da


 
 
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar devam ediyor. Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de aralarında bulunduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11.07.2026 09:35:00
HABER MERKEZİ/AA
 
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışma kapsamında, hakkında "suç örgütü kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verilen şüphelilerin adreslerinde arama, el koyma işlemi yapıldı.

27 kişi gözaltına alındı

Şüphelilerden 27'si gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bu arada sabah erken saatlerde Çankaya Belediyesi'nde polis ekiplerince arama yapıldı.

İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti


Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.

11.07.2026 01:13:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti
İstanbul'da boşandığı eşini ve oğlunu öldüren kişi intihar etti

Arnavutköy'de bir kişi, boşandığı eşini ve oğlunu öldürdükten sonra intihar etti.
Boğazköy İstiklal Mahallesi Filyos Sokak'taki bir evden silah sesleri duyulduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İkamete giren ekipler, Davut G. (55) Türkan İ. (51) ve Mehmet Emin G'nin (18) hayatını kaybettiğini belirledi.
Olay yeri inceleme ekipleri yaptığı çalışmada, Davut G'nin bir süre önce boşandığı eşi Türkan İ. ve oğlu Mehmet Emin G'yi pompalı tüfekle öldürdükten sonra aynı silahla intihar ettiğini tespit etti.

Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Toplumsal cinnet

Benzer bir olay hafta içinde Kırklareli'nde yaşanmıştı. Boşandığı eşi ile 4 yaşındaki kızını katleden şahıs, intihar etmişti. Türk toplumu resmen cinnet geçiriyor. 

Boşanmalar katlandı

Türkiye'de 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bu dönemde bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı ise binde 2.26 oldu. Kaba boşanma hızının binde 3.28 ile en yüksek olduğu il İzmir... Bu oranın binde 0.51 ile en düşük olduğu il ise Hakkari olarak kaydedildi.

Klima almayan dertli, alan daha dertli!


 
 
Şikayetvar verilerine göre klima şikayetleri Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 320 artarak 1248’e yükseldi. 

11.07.2026 00:35:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
Klima almayan dertli, alan daha dertli!
Klima almayan dertli, alan daha dertli!

Şikayetvar verilerine göre klima şikayetleri Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 320 artarak 1248'e yükseldi. Platform tarafından yapılan açıklamada, Haziran başında 165 olan haftalık şikayet sayısının ay sonunda 429'a çıktığı, son haftadaki artışın ise yüzde 23 olduğu ifade edildi.

Tüketicilerin son dönemde en çok servis randevusu gecikmeleri ve kurulumda uzun beklemeden şikayet ettiği bildirildi. Klima kategorisinde son dönemde tüketicilerin en çok gündeme taşıdığı başlıklar şöyle: Özellikle yaz aylarında artan talep nedeniyle servis randevusu bulamama, verilen randevulara ekiplerin geç gelmesi ya da hiç gelmemesi kullanıcıların en çok dile getirdiği konular arasında yer aldı. Yeni klima satın alan tüketiciler ise ürün teslim edilmesine rağmen kurulum için günlerce beklediklerini, sıcak havalarda cihazı kullanamadıklarını belirtti.

Kurulumun gecikmesi kadar hatalı ya da özensiz montaj da şikayetlerde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Tüketicilerin bir diğer önemli şikayet konusu ise cihaz performansı oldu. 'Klima soğutmuyor', 'yeterli verim alınamıyor', 'servis geldi ama sorun çözülmedi' gibi başlıklar, özellikle yoğun kullanım döneminde öne çıktı. Bazı kullanıcılar, yeni alınan ya da bakımdan çıkan klimalarda da benzer sorunların devam ettiğini aktardı.

Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

Mersin'in Silifke ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında; daha önce serbest kalan bir belediye başkan yardımcısıyla birlikte 2 kişi tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

10.07.2026 19:36:00
İHA
 
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesinde görev yapan bazı kamu görevlileri ile belediye ile iş yapan yüklenicilerin rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

Soruşturma çerçevesinde alınan ihbarlar doğrultusunda MASAK raporları, banka hareketleri, HTS ve PTS kayıtları ile iletişimin denetlenmesi tedbirleri kapsamında elde edilen deliller incelendi. Ayrıca bazı şüphelilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdikleri ifadelerde, belediye ile iş yapan yüklenicilerden hak ediş ödemeleri karşılığında çeşitli menfaatler talep edildiği, bazı kişi ve görevlilere para teslim edildiği, doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı alımlarda usulsüzlükler gerçekleştirildiği ve belediye bağlantılı organizasyonlarda muvazaalı işlemler yapıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu belirtildi.

Başsavcılık açıklamasında, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde yer alan çok sayıda hususun HTS ve PTS kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları ve diğer maddi delillerle desteklendiğinin tespit edildiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında 19 Haziran'da Silifke'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikametleri, araçları, iş yerleri, Silifke Belediyesi binası ile Silifke Belediyespor Kulübü binasında yapılan aramalarda çok sayıda cep telefonu, bilgisayar, hard disk ve dijital materyal, ihale ve imar işlemlerine ilişkin evraklar, kullanıma hazır firma kaşeleri, kaşelenmiş ve mühürlenmiş teklif mektupları ile teklif zarfları ve yüklü miktarda döviz ele geçirildi.


Daha önce başkan ile birlikte 8 kişi tutuklanmıştı



Soruşturma kapsamında toplam 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 9'u tutuklama, 10'u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Silifke Belediyespor Kulübü Başkanı Sait O., Belediye Başkan Yardımcısı Ezgi E. D., Özel Kalem Müdürü Ersin S., Ayniyat Müdürü Erdoğan G., festival organizasyon yüklenicisi Erman F.K., Şerife Y. ve Osman Y.'nin de aralarında bulunduğu 8 şüpheli tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol kararı verildi.


Operasyonda yeni gelişme: Başkan yardımcısıyla birlikte 2 şüpheli tutuklandı



Operasyonda bugün yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce adli kontrol şartı ile serbest kalan Silifke Belediye Başkan Yardımcısı Ş.S.D. ile belediye sporda görev alan V.T. tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ş.S.D. ile V.T. çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Operasyonla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen kurmay subaylar mezuniyet töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu coğrafyada güçlü olmaktan başka şansı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz" mesajını verdi

10.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'ne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Küresel güvenlik mimarisinin köklü bir değişimden geçtiğini belirten Erdoğan, savunma sanayisindeki başarılara ve milli duruşun önemine dikkat çekti.

"Kendi gücümüz dışında kimseye umut bağlamadık"

Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesini her zaman kendi bileğinin gücüyle verdiğini ifade etti. İçinde bulunulan coğrafyada dik durabilmek için askeri ve stratejik gücün şart olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hangi teşkilata üye olursak olalım, bu zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik bir şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız" dedi. Uluslararası ittifaklarda güçlü varlık gösterildiğini ancak Türkiye'nin güvenliğinin asla başkalarının insafına bırakılamayacağını vurguladı.

Savunma sanayisinde yüzde 82 yerlilik ve ihracat rekoru

Savaş konseptinin yapay zeka, siber saldırılar, insansız hava (İHA) ve deniz araçları (İDA) ile radikal bir dönüşüm geçirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu yeni döneme en hızlı adapte olan ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, savunma sanayisinde yüzde 82 yeterlilik oranına ulaşıldığını, son 12 ayda savunma ve havacılık ürünleri ihracatında 11 milyar dolar ile yeni bir rekor kırıldığını ve 4 binden fazla firma ile sektörde faaliyet gösteren yerli teknoloji firmaları sayesinde ordunun en modern sistemlerle donatıldığını belirtti.

"Terörsüz Türkiye ile yeni bir hikaye yazacağız"

Terörle mücadeledeki kararlılığın devam edeceğini altını çizen Erdoğan, Irak ve Suriye operasyonlarının güvenlik paradigmasında yeni bir dönem başlattığını belirtti. İç kalenin sağlam tutulması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, "Ülkemizi yarım asırlık terör kamburundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla, inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Kuruluşunun 10. yıl dönümüne yaklaşan Milli Savunma Üniversitesi'nin küresel ölçekte en seçkin eğitim kurumlarından biri haline geldiğini söyleyen Erdoğan, okulun eğitim kalitesini övdü. Bu dönem 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askeri personel olmak üzere toplam 301 subayın mezuniyet heyecanı yaşadığını belirtti.

Tören, dereceye giren kurmay subaylara diplomalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve komuta kademesi tarafından takdim edilmesiyle son buldu.

Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’

İBB Davası’nın 64. duruşmasında savunma süresinin kısıtlanmasına itiraz ettiği için salondan çıkarılan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada, "Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor" diyerek tepki gösterdi

10.07.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB Davası'nın 64. gününde mahkeme salonunda tansiyon yükseldi. Savunma yapması beklenen İmamoğlu, kendisine tanınan sürenin yetersiz olduğunu belirterek mahkeme heyetine itiraz etti.

Yaşanan sert diyalogların ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılması, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Olayın ardından İmamoğlu adına açılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından çok sert bir açıklama yayımlandı.

Mahkeme salonunda süre gerginliği

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını kararlaştırdı. Ancak İmamoğlu'na savunmasını tamamlaması için kısıtlı bir süre tanındı. Bu duruma sert tepki gösteren İmamoğlu, davanın büyüklüğüne ve suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek sürenin yetersiz olduğunu vurguladı.

İmamoğlu, mahkeme heyetine yönelik itirazında, "Asrın iftirasının yüklü olduğu iddianameye karşı 6-7 saat savunma yapmam yetersizdir" ifadelerini kullandı. Savunma hakkının kısıtlandığını belirten İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında sözlü tartışma yaşandı. Diyalogların ardından Mahkeme Başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

"Benimle yarışmaktan korkuyor"

Mahkeme salonunda yaşanan bu krizin ardından Ekrem İmamoğlu adına faaliyet gösteren Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama paylaşıldı. Karara ve engellemelere çok sert tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor. O yüzden sesim yasak, görüntüm yasak, fotoğrafım yasak, X hesabım yasak, mahkemeye gelmem yasak, savunma yapmam yasak."

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu gelişme sonrası, İmamoğlu'nun avukatlarının ve parti kurmaylarının davadaki adil yargılanma ihlallerine karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu. Davanın bir sonraki duruşmasının tarihi ve savunma hakkına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde de gündemi meşgul etmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı

"Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması" suçunun önlenmesine yönelik "Kapalıçarşı soruşturması"nda 504 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, yasa dışı yollardan sağlanan gelirlerin, kaynağından uzaklaştırılarak finansal sisteme kabul ettirilmesi amacıyla paravan şirketlerin kullanıldığı belirtildi

10.07.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı suç örgütü tarafından, Venüs Döviz Altın Yetkili Müessese AŞ'nin de arasında olduğu 369 paravan şirketin kullanıldığı, bunların çoğunun Kapalıçarşı'da dönüşümü sağlayan şirketler olduğu kaydedildi.

Örgüt bünyesinde kullanılan paravan şirketlere ilişkin finansal tespitlere yer verilen iddianamede, "Dosya kapsamında temin edilen MASAK raporları, banka hesap hareketleri, şirket kayıtları ve finansal veriler birlikte değerlendirildiğinde, örgüt tarafından kullanılan şirketlerin olağan ticari faaliyet yürütmek amacıyla kurulmuş bağımsız işletmeler şeklinde değil, suç gelirlerinin kabul edilmesi, farklı hesaplar arasında dolaştırılması, katmanlaştırılması ve sonraki finansal aşamalara aktarılması amacıyla oluşturulmuş örgütsel bir finansal ağın parçaları şeklinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Soruşturma konusu şirketlere ilişkin finansal veriler incelendiğinde, örgüt bünyesinde kullanılan şirket hesaplarına yüzlerce farklı gerçek ve tüzel kişiden yüksek hacimli para girişlerinin gerçekleştiği vurgulanan iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Yalçın Aktariye hesaplarına 1075 farklı gerçek kişi ve 462 farklı tüzel kişiden yaklaşık 257 milyon lira, Bilhan Group hesaplarına 135 farklı gerçek kişi ve 107 farklı tüzel kişiden yaklaşık 593 milyon lira, Atahan Gıda hesaplarına yaklaşık 708 milyon lira, Biyal Tarım hesaplarına yaklaşık 406 milyon lira, Fast Gayrimenkul hesaplarına yaklaşık 233 milyon lira, İMA Bilişim hesaplarına yaklaşık 213 milyon lira, Öznacar İnşaat hesaplarına yaklaşık 149 milyon lira, Maysan Gıda hesaplarına yaklaşık 136 milyon lira, Arbe Bilişim hesaplarına yaklaşık 101 milyon lira ve Metro Sanayi hesaplarına yaklaşık 85 milyon lira seviyesinde para girişleri gerçekleştiği tespit edilmiştir."

İddianamede, şirket hesaplarında tespit edilen işlem hacmi, para transfer yoğunluğu, işlem yapan gerçek ve tüzel kişi sayısı ile şirketlerin faaliyet alanları, ticari organizasyonları ve mali yapıları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu finansal büyüklüklerin olağan ticari faaliyetlerle açıklanamayacak seviyede olduğu, bu durumun şirketlerin gerçek ticari faaliyet yürütmekten ziyade örgüt tarafından oluşturulan finansal sistem içerisinde fon kabulü ve transferi amacıyla kullanıldıklarını gösterdiği belirtildi.

Soruşturmaya konu şirketlerin birbirinden bağımsız ticari işletmeler olmadığının altı çizilen iddianamede, bu paravan şirketlerin örgütün suçtan elde edilen gelirleri finansal sisteme kabul etmek, katmanlaştırmak ve kaynağından uzaklaştırmak amacıyla oluşturduğu örgütsel finans sisteminin birbirini tamamlayan unsurları olarak faaliyet gösterdikleri öne sürüldü.

Paravan şirketlerin, suçtan elde edilen gelirlerin farklı hesaplar arasında dolaştırılması, döviz bürolarına aktarılması, kripto varlıklara dönüştürülmesi, ödeme kuruluşları vasıtasıyla kaynağından uzaklaştırılması ve yurt dışına çıkarılması amacıyla oluşturuldukları ifade edildi.

Sahte arayüzlü internet siteleri üzerinden forex ve e-pin dolandırıcılığı

Paravan şirketler ile örgüt yöneticisi ve üyeleri tarafından oluşturulan finansal yapı içerisine dahil edilen fonların suçtan kaynaklanan gelirlerden oluştuğu belirtilen iddianamede, örgüt yapılanmasının özellikle lisanssız forex yatırım sistemleri, yasa dışı bahis faaliyetleri, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık eylemleri, sahte internet siteleri oluşturulması suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetleri, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile çeşitli dijital dolandırıcılık yöntemleri üzerinden sistematik şekilde suç geliri elde ettiği, elde edilen bu gelirlerin daha sonra örgüt kontrolündeki finansal ağ içerisine dahil edildiği vurgulandı.

İddianamede suç gelirlerinin "sahte arayüz-internet sitesi oluşturularak, forex yatırım dolandırıcılığı ve e-pin sistemleri" kullanılarak elde edildiği, Türkiye genelinde başsavcılıklar tarafından bu dolandırıcılık yöntemine ilişkin 1112 soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütüldüğü kaydedildi.

Söz konusu finansal akışlar bütün halinde değerlendirildiğinde, dolandırıcılık eylemlerinden elde edilen suç gelirlerinin önce sanal POS altyapısı kullanan paravan şirket hesaplarında toplandığı, devamında farklı şirketler arasında transfer edilerek dağıtıldığı ve son aşamada Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz büroları aracılığıyla döviz veya altın alımı yapılması yöntemiyle kaynağından uzaklaştırılmaya çalışıldığı tespitine iddianamede yer verildi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.

Kuantum ve yapay zekada devrim

Yapay zeka modellerini süper bilgisayarlarla birleştiren hibrit kuantum çağının ilk somut adımı atıldı. Kararsız kübitler artık kendi hatalarını gerçek zamanlı olarak düzeltebiliyor

10.07.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Kuantum ve yapay zekada devrim
Kuantum ve yapay zekada devrim
Teknoloji dünyasının iki dev gücü yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar, Microsoft'un geliştirdiği "Majorana 1" çipiyle resmi olarak birleşti. Klasik bilgisayarların milyarlarca yılda çözemeyeceği karmaşık moleküler yapıları saniyeler içinde simüle edebilen bu yeni mimari, özellikle ilaç keşfi ve malzeme biliminde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Yapay zekanın veri örüntülerini yakalama yeteneği, kuantum çiplerinin atom altı seviyedeki hesaplama gücüyle buluştuğunda kanser tedavilerinden batarya teknolojilerine kadar pek çok alanda süreçler bin kat hızlanacak.

Kırılgan kübit sorunu "topolojik" mimariyle çözüldü

Kuantum bilgisayarların önündeki en büyük engel olan "kübitlerin çevresel gürültüden etkilenerek hata yapması" problemi, ilk kez donanımsal düzeyde aşıldı. Dünya Ekonomik Forumu ve MIT Technology Review tarafından 2026'nın en kritik gelişmeleri arasında gösterilen bu yöntem, topolojik kübit tasarımına dayanıyor. Fiziksel kübitlerin mantıksal gruplar halinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu yapı, sistemin kendi içindeki hataları anında tespit edip düzeltmesini sağlıyor.

Tek çipte milyonlarca kübit hedefi

Uzmanlar, hata payı sıfıra indirgenen bu yeni mimarinin ticari veri merkezlerine entegre edilmeye başlandığını belirtiyor. Microsoft Source platformunda paylaşılan teknik detaylara göre, Majorana 1 çip tasarımı sayesinde gelecekte tek bir yarı iletken plaka üzerine milyonlarca kararlı kübit yerleştirmek mümkün olacak. Bu durum, siber güvenlikten küresel lojistik ağlarının optimizasyonuna kadar dijital dünyanın çalışma mantığını kökten değiştirecek güçte bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.