logo
22 TEMMUZ 2026

ALBARAKA TÜRK Merter'de şube açtı

24.10.2003 00:00:00
 
Türkiye'nin önde gelen Özel Finans kurumlarından biri olan Albaraka Türk şube sayısını artırmaya devam ediyor. 1984 yılından bu yana faaliyette bulunan faizsiz finans sektörünün öncü isimlerinden Albaraka Türk, Türkiye'nin ve ekonominin kalbi sayılabilecek bir yer olan Merter'de 23 Ekim Perşem günü yeni şubesinin açılışını yaptı. Kurum ayrıca önümüzdeki aylarda yeni şubeler açarak hizmet zincirini genişletmeyi planlıyor. 1970 yılında Keresteciler için kurulan ancak bugün İstanbul'un tekstil merkezi olarak bilinen Merter'de var olan büyük mevduat potansiyelini bölge ekonomisine kazandırmak üzere açılan şubenin açılış töreninde iş ve siyaset dünyasından isimler katıldı. Açılışta konuşan Albaraka Türk Genel Müdürü Dr. Adnan Büyükdeniz "Birazdan açılışını yapacağımız bu şube ile yurt sahtına yayılan hizmet zincirimize yeni bir halka eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnşaallah önümüzdeki dönemde de yeni şubeler açarak hizmet kervanımızı büyütmeye devam edeceğiz. Merter, barındırdığı binlerce şirketle büyük bir sanayi ve iş dünyası oluşturan ülkemizin en önemli köşelerinden biridir. Bu yönetim zenginliği ve dinanizminin de göstergesidir. Bu burada üreten, yatıran, yapan ve istihdama katkı sağlayan insanların yanında olmaktan kıvanç duyuyoruz. Amacımızan hızla değişen dünyada kendini yenileyen ve daima geleceğe bakan bir anlayışla müşterilerimizin taleplerine en iyi şekilde cevap vermek, onlara fazlası ile hak ettikleri hizmet kalitesini "sıfır hata" ile sunmaktır" dedi.

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
 

22.07.2026 13:27:00
AA
 
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.

Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.

Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.

Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.

Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.

"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.

İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."

Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.

"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:

"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."

Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.

Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi

Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi

22.07.2026 11:02:00
İHA
 
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi.

Sincan'ın Temelli ilçesinde bir eğitim helikopterinin düştüğü öğrenildi.

Kazada ilk belirlemelere göre can kaybı olmazken iki kişi yaralandı. 

Bölgeye çok sayıda sağlık ekipleri sevk edildi.

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

22.07.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Çankaya Belediyesi soruşturması genişledi.

CHP'li Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Karabulut, Eyüpsultan Belediyesi Özel Kalem Müdürü Güray Geçyatan ile Benan Esengül'ün İstanbul'da belirlenen adreslerine eş zamanlı şafak baskını düzenlendi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ifadelerine başvurmak üzere üç ismi de gözaltına aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "üç şüpheli hakkında gözaltı talimatı ile ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma kararı verildiğini" bildirdi.

Baraj doluluk oranları alarm veriyor

Yaz sıcaklarının poyraz fırtınası ve sağanak yağış dalgasıyla bölünmeye hazırlandığı İstanbul'da, su rezervleri kritik seviyelere geriledi. İSKİ'nin resmi verilerine göre, kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine düşerken, özellikle Avrupa Yakası'nın can damarı olan Terkos ve Büyükçekmece barajlarında psikolojik sınırlar aşıldı

22.07.2026 10:30:00 / Güncelleme: 22.07.2026 12:12:01
Eyüp Kabil
 
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Kavurucu sıcakların etkisi altında geçen yaz aylarının ardından mega kent İstanbul'un su kaynaklarındaki erime hız kazandı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kent genelindeki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine kadar gerileyerek alarm sinyalleri vermeye başladı.

Terkos ve Büyükçekmece'de kritik eşik aşıldı

Avrupa Yakası'nın en yoğun nüfuslu bölgelerini besleyen iki büyük su havzasında düşüş grafiği çok daha keskin hissediliyor. Güncel verilere göre, Terkos Barajı'nda doluluk oranı yüzde 50 psikolojik sınırının altına inerek yüzde 47,75 seviyelerine çekildi. Terkos ve Büyükçekmece barajlarındaki bu düşüş yaz ortası için kritik bir evre olarak yorumlanıyor.

Büyükçekmece Barajı'nda ise milyonlarca abonenin doğrudan bağımlı olduğu havzada su miktarı yüzde 41,18 seviyesine kadar geriledi.

Uzmanlar, bu iki havzadaki tablonun buharlaşma oranlarının artmasıyla birleştiğinde su yönetimini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Meteoroloji'den "kuvvetli sağanak ve poyraz" uyarısı

Barajlardaki alarm durumunun gölgesinde gözler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği tarafından yapılan sağanak yağış ve fırtına uyarılarına çevrilmiş durumda. Paylaşılan hava raporlarına göre, kent genelinde sıcaklıklar ani bir şekilde mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altına düşecek.

Avrupa Yakası'nın batı ilçeleri (Çatalca, Silivri, Arnavutköy ve Büyükçekmece) başta olmak üzere il genelinde yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile saatte 50-60 kilometre hıza ulaşabilecek sert poyraz rüzgarları bekleniyor. Hafta sonuna kadar sürmesi öngörülen bu yağış dalgasının, ani sel ve su baskınlarına yol açabileceği uyarısı yapılırken, yağışların baraj havzalarına düşmesi halinde kuruyan toprağın suyu emerek doluluk oranlarına hemen yansımayabileceği belirtiliyor.

Tasarruf çağrıları yeniden gündemde

İSKİ yetkilileri, beklenen yağışların kalıcı bir rahatlama getirmeme ihtimaline karşı İstanbulluları su tüketimi konusunda daha temkinli olmaya davet ediyor. Özellikle yaz aylarında park, bahçe sulamaları ve araç yıkama gibi yüksek su tüketen faaliyetlerde optimum tasarruf formüllerinin uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor

TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.'nin (TEI) Eskişehir yerleşkesinde çıkan yangını söndürme çalışmalarının sürdüğü bildirildi

22.07.2026 00:50:00 / Güncelleme: 22.07.2026 00:54:39
İHA
 
Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor
Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor
Esentepe Mahallesi'nde faaliyet gösteren fabrikada çıkan yangına çok sayıda ekibin müdahalesi sürüyor. Bölgeye itfaiye ekiplerinin yanı sıra AFAD, ESGAZ ve sağlık ekipleri de yönlendirildi.

Çalışmalara Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 1. Ana Jet Üssü Komutanlığı'ndan 2 ekip söndürme çalışmalarına destek veriyor.

Yangın sebebi ile fabrika çalışanları tahliye edildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da yangın bölgesine gelerek söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Alevlerin bir enerji kaynağında meydana gelen patlama ve çevreye yayılan yanıcı maddelerin tutuşmasından kaynaklandığı belirtiliyor.


Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün'den TEI açıklaması: "Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor"



Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, "Eskişehir TEI yerleşkemizin imalat bölümünde çıkan yangına havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Can kaybımız bulunmamaktadır. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürmektedir" dedi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eskişehir TEI yerleşkemizin imalat bölümünde çıkan yangına havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Can kaybımız bulunmamaktadır. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürmektedir. Üzücü hadiseye dair gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacak olup resmi açıklamalar dışındaki bilgilere itibar edilmemelidir. TEI ve savunma sanayii ailemize geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Nisan'da düzenlenen silahlı okul saldırısına ilişkin soruşturmanın tamamlandığını ve hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edildiğini bildirdi

21.07.2026 20:30:00
Anadolu Ajansı
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı
Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlandığını, hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilerek yargılama sürecinin başladığını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da düzenlenen silahlı saldırıda 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin ise yaralandığı anımsatıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Silahlı saldırı olayına ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma 20.07.2026 tarihi itibarıyla tamamlanarak, dosya kapsamında şüpheli Uğur Mersinli hakkında 'olası kastla öldürme ve 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet' suçlarından, diğer şüpheli Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan iddianame tanzim edilmiştir. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilerek yargılama süreci başlamıştır."

1 öğretmen ile 9 öğrenci yaşamını yitirmişti

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da bir öğrenci tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Olayın ardından okulda eğitime ara verilmiş, öğrencilerin eğitimlerine başka okullarda devam etmesi kararlaştırılmıştı. 

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 18:20:00 / Güncelleme: 21.07.2026 20:50:32
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

2026-YKS'de 2 soru iptal edildi


 
ÖSYM, "21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır" açıklamasını yaptı.
 

21.07.2026 07:14:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:52:41
HABER MERKEZİ/AA
 
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (2026-YKS) 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığını bildirdi.



ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: "20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."

 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.