Yiğidi öldür hakkını yeme demişler, iktidarın hakkını teslim etmek lazım, on seneden beri devam ettirdikleri bir istikrar o da; aldatma…
Başbakanın hitabet maharetiyle bu istikrarda her hangi bir sarsıntı sendeleme yok, yola devam…
Ara-sıra ortaya çıkan aldatmanın büyüklüğünden ve vahametinden ötürü milletin beyninde şimşekler çakıyor; “bu kadar da olmaz ki” diyecek oluyor ama yedekte bekleyen gündem değiştirme dosyalarından biri devreye sokularak dikkatler dağıtılıyor.
Aldatmada istikrar kaldığı yerden devam ediyor.
Her fırsatta yüksek perdeden nutuklar dinliyoruz:
“En hızlı büyüyen ülkelerin başında geliyoruz, fert başına düşen milli gelir on bin doları aştı, refah seviyemiz yükseldi…”
Birkaç günden beri memurlar meydanlarda, yandaş memur sendikası bile iktidarın, yüzde üç zam teklifini kast ederek “dağ fare bile doğurmamıştır” diyerek yerden yere vuruyor.
Yani şimşeklerin çaktığı an, “bu kadar da olmaz ki…” vaziyeti…
Fert başına düşen on bin dolardan bize düşen sadece bu kadar mı?
Yüzde dokuza varan büyümeden bahsediyorsunuz, biz memurları un-ufak ettiniz, bu hal neyin nesi?..
Başbakanın süslü, yüksek perdeden nutuklarının arasına bir cümle öyle asıldı kaldı:
“Dikkat etmezsek Yunanistan gibi oluruz”.
Ne oldu birden bire yelkenler suya iniverdi?
Krizin teğet geçtiği, en hızlı büyüyen, İMF’ye olan borçlarının sıfırlandığı iddia edilen bir ülke birden bire yerlerde sürünen bir ülke ile mukayese edilmeye başlandı, hem de en tepedeki ağız tarafından?
Aldatmada istikrarın sürdüğünün bir göstergesi olabilir mi acaba?
Millet konuşuyor, sendika temsilcileri soru üstüne soru soruyor, mecliste muhalefet vekilleri cevap alamadıkları sorulara yenilerini ekliyorlar.
Libya’da haçlı-siyonist işgalcilerle beraber iş tutan isyancı güruha var da bize niye yok?
Suriye’de şehirleri ateşe verip verip bu tarafa kaçan isyancılara 400 dolar limitli kartlar dağıtılırken Yunanistan gibi olmuyoruz da biz hakkımız olan zammı istediğimizde mi Yunanistan gibi oluyoruz?
Zaman zaman milletin beyninde şimşekler çakıyor, “bu kadar da aldatma olmaz ki ya” diyecek oluyor ama hemen gündem değişiyor.
Yani aldatmada istikrar aksamadan sürüyor.
Başbakanın hitabet maharetiyle bu istikrarda her hangi bir sarsıntı sendeleme yok, yola devam…
Ara-sıra ortaya çıkan aldatmanın büyüklüğünden ve vahametinden ötürü milletin beyninde şimşekler çakıyor; “bu kadar da olmaz ki” diyecek oluyor ama yedekte bekleyen gündem değiştirme dosyalarından biri devreye sokularak dikkatler dağıtılıyor.
Aldatmada istikrar kaldığı yerden devam ediyor.
Her fırsatta yüksek perdeden nutuklar dinliyoruz:
“En hızlı büyüyen ülkelerin başında geliyoruz, fert başına düşen milli gelir on bin doları aştı, refah seviyemiz yükseldi…”
Birkaç günden beri memurlar meydanlarda, yandaş memur sendikası bile iktidarın, yüzde üç zam teklifini kast ederek “dağ fare bile doğurmamıştır” diyerek yerden yere vuruyor.
Yani şimşeklerin çaktığı an, “bu kadar da olmaz ki…” vaziyeti…
Fert başına düşen on bin dolardan bize düşen sadece bu kadar mı?
Yüzde dokuza varan büyümeden bahsediyorsunuz, biz memurları un-ufak ettiniz, bu hal neyin nesi?..
Başbakanın süslü, yüksek perdeden nutuklarının arasına bir cümle öyle asıldı kaldı:
“Dikkat etmezsek Yunanistan gibi oluruz”.
Ne oldu birden bire yelkenler suya iniverdi?
Krizin teğet geçtiği, en hızlı büyüyen, İMF’ye olan borçlarının sıfırlandığı iddia edilen bir ülke birden bire yerlerde sürünen bir ülke ile mukayese edilmeye başlandı, hem de en tepedeki ağız tarafından?
Aldatmada istikrarın sürdüğünün bir göstergesi olabilir mi acaba?
Millet konuşuyor, sendika temsilcileri soru üstüne soru soruyor, mecliste muhalefet vekilleri cevap alamadıkları sorulara yenilerini ekliyorlar.
Libya’da haçlı-siyonist işgalcilerle beraber iş tutan isyancı güruha var da bize niye yok?
Suriye’de şehirleri ateşe verip verip bu tarafa kaçan isyancılara 400 dolar limitli kartlar dağıtılırken Yunanistan gibi olmuyoruz da biz hakkımız olan zammı istediğimizde mi Yunanistan gibi oluyoruz?
Zaman zaman milletin beyninde şimşekler çakıyor, “bu kadar da aldatma olmaz ki ya” diyecek oluyor ama hemen gündem değişiyor.
Yani aldatmada istikrar aksamadan sürüyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026



























































































