‘Allah, onun aklını korur’
İmam Mâlik, “Kişi konuşmalarında, doğru ise Allah Teâlâ onun aklını korur. Ne kadar yaşlanırsa yaşlansın aklına bir eksiklik gelmez” buyurmuştur





İmam Gazali Hazretleri, İhya'da, İmam Malik hakkında şu bilgileri veriyor:
"İmam Mâlik'e, 'Ey İmam! İlim talebi hakkında ne dersin?' diye sorulduğunda, İmam Mâlik şu cevabı vermiştir: 'Güzeldir fakat sabahtan akşama kadar sana ilimden ne gerekiyorsa, sen o kadarına sarıl.'
İmam Mâlik, din ilminin tâzim edilmesi hakkında ifrat denecek şekilde hareket ederdi. O kadar ki, bir hadisi rivayet etmek istediği zaman önce abdest alır, sonra o meclisin en yüksek yerinde oturur, sakalını tarar, kokular sürer, heybetli bir vaziyet aldıktan sonra kelimelerin üzerine basa basa Allah Resûlü'nün sözlerini rivayet ederdi. Bu hali kendisine sorulduğunda, 'Allah'ın Resûlü'nün mübarek sözlerine tâzim etmeyi sevdiğim için böyle davranıyorum' cevabını vermiştir.
İmam Mâlik şöyle demiştir: 'İlim nûrdur. Allah o nûru dilediği yere bırakır. Bu nur ise çokça rivayette bulunmaya bağlı değildir.'
İmam Mâlik'in ilme gösterdiği bu ihtiram ve tâzim, Allah'ın celâlini bütün dehşetiyle bilmesinden kaynaklanmaktadır.
İmam Mâlik'in, ilmiyle sadece Allah'ın rızasını aradığını bize bildiren en müşahhas delil, 'Din hususunda cedel, insana hiçbir şey kazandırmaz' sözüdür.
İmam Malik'in bu yönüne, talebesi İmam Şafiî'nin şu sözleri de delâlet etmektedir: 'Benim de hazır bulunduğum bir mecliste İmam Mâlik'e kırk sekiz sual soruldu. İkisi hariç hepsine bilmiyorum cevabını verdi.'
İlmiyle Allah'ın rızasını aramayan kimseler, kolay kolay 'bilmiyorum' diyemezler; zira böyle söylemeyi gururlarına yediremezler.
İşte bu sırrı anlatmak için İmam Şâfiî, 'Âlimler arasında, İmam Mâlik delici bir yıldız gibiydi. Benim için ilim hususunda İmam Mâlik'ten daha emin biri yoktur bu dünyada' demiştir.
Rivayet edildiğine göre; Halife Ebu Cafer El-Mansur, 'Karısını boşanmaya zorlayan kişinin karısı boşanmaz' hadisini İmam Mâlik'in rivayet etmesine zorla mâni olmuştur. İmam Mâlik'in bu hadis hakkında ne düşündüğünü anlamak için adamlarından birini gizlice göndererek bu konuda İmam Mâlik'e sual sordurmuştu. İmam Mâlik ise halkın huzurunda, sual soran kişiye, 'Karısını zorla boşayan bir kimsenin talâkı düşmemiştir' diye cevap verdi. Bunun üzerine devrin sultanı olan Ebu Cafer, İmam Mâlik'i kırbaçlatmıştı.
Fakat o bütün bu işkencelere rağmen, o hadisi nakletmekten bir an bile geri durmamıştı.
İmam Mâlik, 'Kişi konuşmalarında, doğru ise Allah Teâlâ onun aklını korur. Ne kadar yaşlanırsa yaşlansın aklına bir eksiklik gelmez' buyurmuştur."
OKAN EGESEL























































































