logo
17 AĞUSTOS 2026

'Allah' yazılı şeftali görenleri şaşırttı

Bursa'da bir çiftçi üzerinde 'Allah' yazan şeftaliyi görünce gözlerine inanamadı
 

20.08.2020 12:34:00
 
'Allah' yazılı şeftali görenleri şaşırttı
'Allah' yazılı şeftali görenleri şaşırttı
Bursa'nın İznik ilçesinde bir çiftçi dalından topladığı şeftalilerin arasında üzerinde 'Allah' yazılı meyveyi görünce şaşkına döndü. Sandığa koymayan çifti, nadir görülen şeftaliyi sakladı. 
 
Çiftçi İsmail Hakkı Akın, "Bu şeftalinin üzerinde Allah lafzı var. Dünya üzerinde değişik meyve ve sebzelerde görülmüştü. Bu bizi çok mutlu etti. Çok sevindik" dedi. İHA

Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama

Türkiye ve 7 ülke, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı

16.08.2026 22:01:00
AA
 
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Hamas da bugün yaptığı açıkamada, İsrail'in Şarm El-Şeyh Anlaşması'na ve Trump'ın Gazze planına uymadığını ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını da reddettiğini belirterek, iatı Şeria, Gazze Şeridi, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmelerin ciddi tehdit oluşturduğunu bildirmişti.

Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre,Halil el-Hayye başkanlığındaki heyet, Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Mısır Genel İstihbarat Bakanı Tümgeneral Hasan Reşad ile İstihbarat Teşkilatının merkezinde bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki siyasi ve sahadaki gelişmeler ele alındı.

Açıklamada, İsrail'in günlük ihlaller gerçekleştirdiği, Şarm El-Şeyh Anlaşması ile Trump'ın Gazze planını tanımadığı ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını reddettiği vurgulandı.

Görüşmede Hamas heyetinin Batı Şeria, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmeler hakkında da kapsamlı bilgi sunduğu aktarılan açıklamada, "İşgalin yaptığı, bölgede ve uluslararası düzeyde üzerinde durulması gereken tehlikeli ve yıkıcı bir politikadır." değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye ve 7 ülke de İsrail'in  Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı.

Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi

Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi

16.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi.
Sivas il merkezine bağlı Kızılca köyünde yaşayan, emekli ve nakliyat işleriyle uğraşan 6 çocuk babası Bekir Selvi'ye arazide kene tutundu.

Bir süre sonra rahatsızlanan Selvi, yakınları tarafından durumu fark edilerek hemen Sivas Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.

Hastanede yapılan ilk tetkiklerin ardından KKKA hastalığı şüphesiyle anestezi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Selvi, bu sabah yaşam mücadelesini kaybetti.

Hastane morgundan yakınları tarafından teslim alınan Selvi'nin cenazesi, toprağa verilmek üzere Kızılca köyüne götürüldü.

Hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlu Bilal Selvi'nin de Haziran 2020'de kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Aynı aileden ikinci kişinin de kene nedeniyle hayatını kaybetmesi köyde büyük üzüntüye yol açtı.

Bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle çevre kentler ile Sivas'ın ilçelerinden getirilen ve tedavi gördükleri sırada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi.

'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasa', PKK cephesinde yetersiz bulundu

16.08.2026 18:22:00
Haber Merkezi
 
'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı
'Evet' diyenler PKK’nın bitmeyen taleplerine kapı araladı
"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasa', PKK cephesinde yetersiz bulundu.

Terör örgütü elebaşı Murat Karayılan, yayımladığı Kürtçe video mesajda, Cumhuriyet tarihinde Kürt iradesinin tanınması adına bu yasanın yeni bir adım olduğunu belirtse de düzenlemenin yapısal eksiklikler taşıdığını ve sorunun özünü ıskaladığını iddia etti.

"Mesele Sadece Silah Bırakmaya İndirgenemez"



Yasanın çerçevesinin çok dar tutulduğunu ve yüzyıllık bir sorunu çözmekten uzak olduğunu savunan Karayılan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bu kanunun çok eksiği ve yanlışı vardır. İçinde Kürt kelimesi bile geçmiyor. Demokrasiden hiç bahsedilmemiş. Halkımızın hassasiyetleri ve hareketimizin görüşleri dikkate alınmamış. Meseleyi sadece gerillanın silah bırakmasına indirgemiştir. Oysa bu dar yaklaşım sorunu çözüme kavuşturamaz. Mücadeleyi silah zemininden çıkarıp siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazırız ancak bunun için imkan yaratılmalıdır."

Ankara'ya "Öcalan'ın Fiziki Özgürlüğü" Şartı



Sürecin başlangıcında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Öcalan Meclis'e gelsin, DEM Parti grubunda konuşsun" çağrısını hatırlatan Karayılan, örgütün Fesih Kongresi kararlarını bu esas üzerine aldığını belirtti. Sürecin İmralı üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunan terör örgütü elebaşı, "Sürecin mimarı zindandaysa bu iş yürümez. Öcalan'ın fiziki özgürlüğü bu sürecin olmazsa olmazıdır. O hapisteyken kimse silah bırakamaz, ancak kendisi devreye girerse bu durum gerçekleşebilir" diyerek Ankara'ya şart koştu.

Siyasi Partilere Eleştiri: "Halen Terör Diyorlar"

Karayılan, Meclis'teki yasal düzenlemeyi gerçekleştiren iktidar bloku (AKP ve MHP) ile sürece karşı çekimser veya yetersiz destek veren muhalefetin (CHP) mevcut yaklaşımını şu sözlerle eleştirdi:

Kalıcı barışın Türkiye halklarına ve Orta Doğu'daki Türkiye öncülüğüne büyük kazançlar sağlayacağını ifade eden Karayılan, devlet aklının halen güvenlikçi politikalardan sıyrılamadığını öne sürdü. "Biz demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz ancak karşı tarafın yaklaşımı böyle değil, halen bizi terörist ve suçlu sayıyorlar" diyerek iktidarın dilini eleştirdi.

Geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini belirten Karayılan, Meclis çatısı altında bir "Adalet ve Hakikati Açığa Çıkarma Komisyonu" kurulmasını talep etti.

Silahlı mücadele stratejisini sonlandırdıklarını iddia eden Karayılan, Ankara'daki tüm aktörlerin Kürt realitesini anayasal ve hukuki zeminde tanımadığı sürece "çerçeve yasa"nın tek taraflı bir dayatmadan öteye geçemeyeceğini savundu.

Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

15.08.2026 18:03:00 / Güncelleme: 15.08.2026 18:05:50
İHA
 
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Lice ilçesi Karahasan Mahallesi Heylo mezrasında minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 16 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.



Kazada, olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetti. Hastaneye sevk edilen yaralılardan önce 3 kişi, daha sonra 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7'ye yükseldi. 9 kişinin tedavisi devam ediyor.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı

İçişleri Bakanlığı tarafından "PKK/KCK bağlantısı" gerekçesiyle 20 milyon lira ödülle kırmızı listede aranan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Asu'nun (Sipan Hemo) kaydı, terörden arananlar listesinden tamamen silindi. Gelişme, bölgedeki yeni entegrasyon süreçlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor

14.08.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
Suriye ve Türkiye hattında paralel ilerleyen diplomatik ve askeri süreçler, Ankara'nın terör listelerinde radikal bir değişikliği beraberinde getirdi.

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ve YPG'nin kurucu kurmayları arasında yer alan, Mart 2026'da ise Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Semir Asu (kod adı Sipan Hemo), Türkiye'nin "Terörden Arananlar" listesinden çıkarıldı.

20 milyon liralık ödül ve kırmızı liste kaydı silindi

Cumhuriyet gazetesinin aktardığı bilgilere göre, daha önce İçişleri Bakanlığı'nın resmi sitesinde "Semir Asu" ismiyle aratıldığında "PKK-KCK bağlantısı" nitelemesiyle kırmızı listede yer alan ve yakalanmasına yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül vadedilen profil, yapılan son güncellemeyle sistemden tamamen kaldırıldı. Hemo'nun bakan yardımcılığına atanmasından yaklaşık 50 gün sonra (Mayıs 2026 başında) yapılan kontrollerde listede olduğu bilinirken, makama gelişinin 5. ayında kaydının silindiği fark edildi.

Öte yandan, SDG lideri "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin ve PKK/KCK yapısına bağlı diğer üst düzey isimlerin "Kırmızı Liste"deki arama kayıtlarının aktif olarak kalmaya devam ettiği öğrenildi.

Entegrasyon anlaşması ve bakan yardımcılığı süreci

Sipan Hemo, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam'daki merkezi hükümet arasında yürütülen müzakereler doğrultusunda 29 Ocak Anlaşması olarak bilinen askeri entegrasyon protokolünün ardından dikkat çeken bir yükseliş yaşamıştı. SDG ile Suriye ordusunun birleşmesi adımları kapsamında Hemo, Mart 2026'da Şam hükümeti tarafından resmen Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.

"SDG kendini feshedecek" açıklaması gündem olmuştu

Listenin güncellenmesinden hemen birkaç gün önce Rojava'da önemli açıklamalarda bulunan Sipan Hemo, SDG'nin misyonunu tamamladığını ilan etmişti. Hemo, "Tek bir devlet ve vatan içerisinde iki başlılık olamaz" diyerek Kürtlerin silahlı gücü konumundaki SDG'nin kısa süre içinde kendisini tamamen feshedeceğini ve merkezi Suriye ordusuna entegre olacağını duyurmuştu.

Ankara'nın bu hamlesi, Suriye sahasında HTŞ ve SDG gibi yapıların Şam ile gerçekleştirdiği entegrasyon süreçlerine ve Türkiye ile Suriye arasındaki normalleşme trafiğine paralel bir bürokratik adım olarak yorumlanıyor.

Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!

Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve kameralardan uzak kalan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'daki kritik yasa oylaması için Meclis'e geri döndü. Bozdağ'ın yaşadığı belirgin değişim ve ciddi kilo kaybı sosyal medyada en çok konuşulan başlıklar arasına girdi

14.08.2026 16:40:00
Haber Merkezi
 
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunları nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı yasama çalışmalarına kritik bir oylama için geri döndü.

Meclis gündemini meşgul eden "Çerçeve Yasa" görüşmelerine ve oylamasına destek vermek amacıyla Genel Kurul salonundaki yerini alan Bozdağ, aylar sonra ilk kez kameralar tarafından kaydedildi.

Görenler tanımakta güçlük çekti: Belirgin kilo kaybı

Siyaset muhabiri Mahir Kılıç'ın objektifine yansıyan karelerde, zorlu bir tedavi sürecinden geçtiği bilinen Bekir Bozdağ'ın aşırı derece zayıfladığı ve fiziki olarak büyük bir değişim geçirdiği görüldü.

Kamuoyunda uzun süredir kanser tedavisi gördüğü yönünde iddialar bulunan ancak hastalığının detaylarına ilişkin resmi makamlarca ayrıntılı bir açıklama yapılmayan Bozdağ'ın son hali, hem parlamento kulislerinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Kritik oylama için "sorumluluk alarak" Melis'e geldi

Siyaset çevrelerinde "parti içi aidiyet ve dava adamlığı" vurgusuyla öne çıkan bu katılım, Bozdağ'ın ciddi sağlık sorunlarına ve bitkin görüntüsüne rağmen Meclis Genel Kurulu'ndaki kritik dengeler için irade ortaya koyması şeklinde değerlendirildi. Fotoğrafların basına sızmasının hemen ardından, eski bakanın eski ve yeni görüntüleri kıyaslanarak kısa sürede dijital platformlarda Türkiye gündeminin üst sıralarına tırmandı.

Sosyal medya iki grupta kutuplaştı

Bekir Bozdağ'ın görüntülerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları adeta ikiye bölündü. Bir kesim siyasi geçmişine ve geçmişteki tartışmalı yasa süreçlerine atıfta bulunarak "ilahi adalet" ve "vebal" eleştirilerinde bulunurken, diğer kesim ise her şeyden bağımsız olarak bir siyasetçinin yaşadığı ağır sağlık mücadelesine saygı duyulması gerektiğini belirterek "geçmiş olsun" ve şifa dileklerini paylaştı.

Yetkililerden veya Bozdağ'ın yakın çevresinden güncel sağlık durumu ya da tedavinin seyri hakkında yeni bir resmi bilgilendirme henüz yapılmış değil.

Marmara nefes alamıyor

Kendine has iki tabakalı su yapısıyla bir dönem Türk balıkçılığının kalbi olan Marmara Denizi, endüstriyel baskılar, kirlilik ve yetersiz arıtma nedeniyle tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Uzmanlar biyoçeşitlilikteki trajik düşüşe karşı acil eylem çağrısı yapıyor

14.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Marmara nefes alamıyor
Marmara nefes alamıyor
Türkiye'nin iç denizi olan Marmara, Karadeniz ile Ege arasında sadece coğrafi bir köprü değil, aynı zamanda deniz canlıları için hayati bir biyolojik koridordur. Ancak son yıllarda yaşanan müsilaj krizleri, derin deniz deşarjı uygulamaları ve artan endüstriyel yük, bu hassas ekosistemi kırılma noktasına getirdi. Bilimsel veriler ve saha araştırmaları, Marmara'nın dünü ile bugünü arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Eski ile kıyas: 1989 kırılması ve azalan direnç

Marmara Denizi, 1970'li ve 80'li yıllara kadar Akdeniz ve Ege'den çok daha yüksek bir balıkçılık verimliliğine sahipti. Ancak hidrobiyologların raporlarına göre, 1989 yılında devreye alınan Ahırkapı Derin Deniz Deşarjı, Marmara için ekolojik yıkımın başlangıç noktası oldu.

Atıkların alt akıntıyla Karadeniz'e taşınacağı varsayımıyla kurulan bu sistem, zamanla tüm havzaya yayılarak denizin dip katmanlarında oksijenin hızla tükenmesine yol açtı. Son 30 yılda ekosistemin insan kaynaklı rahatsızlıklara karşı dirençliliği tamamen dibe vurmuş durumdadır.

Deniz canlısı çeşitliliğinde büyük kan kaybı

Marmara Denizi'ndeki kirlilik ve oksijensizlik doğrudan biyoçeşitliliği vurdu. Yapılan araştırmalar, özellikle 2021 yılındaki büyük müsilaj felaketinin ardından balık tür çeşitliliğinde yüzde 25 civarında net bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

Eskiden Marmara'da bolca bulunan kalkan, uskumru, orkinos, kolyoz ve kırlangıç gibi ekonomik değeri yüksek balıklar artık bu sularda neredeyse hiç görülmüyor.

Avlanan hamsi, istavrit ve sardalya gibi pelajik türlerin miktarında yüzde 20'ye yakın düşüş yaşandı.

Kıyıdan 30 metre derinliğe kadar olan sünger topluluklarında kitlesel ölümler, mercan resiflerinde ise yüzde 30'a varan kayıplar saptandı.

Madalyonun diğer yüzünde ise oksijensizliğe bağlı olarak ekosistem dengesinin bozulması nedeniyle denizanası, köpek balığı ve vatoz gibi kıkırdaklı türlerin popülasyonlarında ve kıyıya göçlerinde radikal artışlar gözleniyor.

Arıtma tesisleri ne durumda? "Ön arıtma" çıkmazı

Marmara'yı kurtarmanın şifresi atık suların azot ve fosfordan tamamen arındırılmasından geçiyor. Ancak Marmara'ya deşarj edilen atık suyun yaklaşık yüzde 76,5'inden sorumlu olan İstanbul başta olmak üzere, bölge genelinde ileri biyolojik arıtma kapasitesi henüz istenen seviyede değil.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte işletilen 91 atık su arıtma tesisinin yalnızca 36'sı ileri biyolojik, 48'i biyolojik ve 7'si ön arıtma (fiziksel) statüsündedir. Toplam arıtma kapasitesinin yarısından fazlasını halen azot ve fosforu ayrıştıramayan ilkel ön arıtma ve fiziksel arıtma yöntemleri oluşturuyor. Çevre Kanunu'na eklenen maddelerle Marmara Havzası'ndaki belediyelere ileri biyolojik tesis kurma zorunluluğu getirilmiş olsa da finansal ve lojistik gecikmeler nedeniyle eylem planlarının gerisinde kalınmış durumda.

Marmara'yı kurtarmak için neler yapılmalı?

Uzmanlar, Marmara Denizi'nin bir "atık çukuru" olmaktan çıkarılması ve ekosistemin kendini onarabilmesi için şu acil adımların atılması gerektiğinde birleşiyor:

Sıfır Deşarj Politikası: Bir litre su bile ileri biyolojik arıtmadan geçirilmeden, azot ve fosfor yükü sıfırlanmadan Marmara Denizi'ne kesinlikle verilmemelidir.

Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi: Denizin alt tabakasını yok eden derin deniz deşarjı uygulamaları tamamen sonlandırılmalı, sular karada geri kazanılarak sanayide kullanılmalıdır.

Bölgesel Ortak Yönetim Planı: Tek bir belediyenin çabası yetersizdir. Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) gibi bilimsel projeler baz alınarak, tüm havza illerini kapsayan tek elden bir yönetim planı titizlikle uygulanmalıdır.

Sıkı Denetim ve Cezai Yaptırım: Sanayi tesislerinin, organize sanayi bölgelerinin (OSB) ve deniz ulaşım araçlarının sintine/balast deşarjları Sürekli İzleme Merkezleri üzerinden 24 saat kesintisiz denetlenmeli, cezalar caydırıcı hale getirilmelidir.

Koruma Alanlarının Genişletilmesi: Deniz çayırlarının restorasyonu sağlanmalı ve belirli bölgeler tamamen endüstriyel/ticari balıkçılığa kapatılarak deniz canlılarına üreme ve sığınma alanları yaratılmalıdır.

İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı

İstanbul'da Şapkalılar suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda çeşitli olaylara karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

14.08.2026 12:39:00
İHA
 
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında; liderliğini yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan kişilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin; 31 Temmuz 2026'da Beyoğlu'nda M.E. isimli kişinin yaralanması, 3 Ağustos 2026'da Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, 7 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Atölye Park" isimli iş yerinin kurşunlanması, 8 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Miraç Rezidans" isimli iş yerinin kurşunlanması eylemlerine karıştıkları tespit edildi.

Şapkalılar suç örgütüne mensup olduğu belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkındaki tahkikat işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 6 ilde vize danışmanlığı adı altında randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

14.08.2026 12:16:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği ve haksız kazanç sağladığı şebekeye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edilmiş ve gözaltı kararı verilen 49 şüpheliden 42'si İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerin Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına sevk edildiği öğrenildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.