logo
26 AĞUSTOS 2026

Allah'ın en çok buğzettiği iki kimse

Hz. Ali, ehil olmadıkları halde halka hükmetmeye kalkışanlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

06.07.2026 00:22:00
Haber Merkezi
 
Allah'ın en çok buğzettiği iki kimse
Allah'ın en çok buğzettiği iki kimse
Hz. Ali, ehil olmadıkları halde halka hükmetmeye kalkışanlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

"Allah'ın yarattıklarından en fazla buğzettiği-sevmediği iki kişidir. Birincisi Allah'ın (günahları sebebiyle) kendi basma bıraktığı kimsedir.

Bu kimse doğru yoldan sapmış; bidat sözler ve halkı saptırıcı çağrılara yönelmiştir. O halde bu kimse, kendisi vasıtasıyla fitneye düşenler için bir fitnedir. Kendinden önce doğru yoldan gidenlerin yolundan sapmıştır ve hayattayken veya ölümünden sonra kendine uyanlar için saptırıcıdır. (Dolayısıyla) Hem kendi günahı­nın ipoteğindedir, hem de başkalarının günahını yüklenmiştir.

(Allah'ın en çok buğzettiği) ikinci kimse ise bilgisizlikleri kendinde toplayan ve bilgisizler arasında kendine bir yer edinmiş kimsedir. (Bu kimse) fitne ve fesat karanlığında (kurtuluş yolunun olmadığından) habersiz yaşamakta ve (insanların arasını) Islah ederken kör mü kör olmaktadır.







İnsan suretinde olanlar onu bilgin sayar. Hâlbuki öyle değildir. Her gün, azı çoğundan hayırlı olan şeyleri çoğaltmanın peşinden koşar, kokmuş sudan kanasıya içer ve boş şeyler biriktirir.

Halkın arasında hüküm vermek için oturur, insanları, şüpheli/bilinmez şeylerden kurtarmayı iş edinir. Kendine belirsiz bir şey sorulsa kendi görüşlerince saçma-sapan sözler ifade eder. Sonra da buna kendisi de inanır, yakin eder.

O şüpheleri örtmede ağını ören örümcek gibidir. Doğru mu yanlış mı hüküm verdiğini bilmez. Doğru hüküm vermişse de hata etmekten korkar. Yanlış hüküm vermişse doğru hükmettiğini ümit eder.

Cahildir, cehaletler içinde birçok hata yapmaktadır. Daima önünü görmeyen develere biner (Meselelere nasıl cevap vereceğini bilememenin şaşkınlığı içindedir.) Kesin cevaplar veremez. Rivayetleri faydasız/kuru otları savuran rüzgâr gibi savurur. (Bilgisi olmadığından rivayetlerin sıhhat ve budanma dikkat etmeksizin her yerde nakleder.)







Allah'a andolsun ki kendine sorulan şeylerde hüküm vermeye gücü yok, kendisine bırakılan iş hususunda ehliyet ve liyakate sahip değil. İnkâr ettiği (bilmediği) şeyi başkasının bilebileceğini tahmin etmez.

Başkasının kendisinin dediğinin aksine bir ilminin olabileceğine inanmaz. Kendi­sine karanlık kalan bir şey oldu mu bilmediğini de bildiği için, hemen örter.

Onun zulüm-haksızlık üzere verdiği hükümler neticesinde dökülen kanlar (hal diliyle) feryat etmektedir, miraslar zalim elinden inlemektedir (ki, haksız hükümleri neticesinde sahibine erişmemiştir.)







Cahil yaşayanları ve sapık yol üzere ölenleri Allah'a şikâyet ederim. Hakkıyla okunduğu, değiştirilmediği müddetçe onlar nezdinde Allah'ın kitabından daha değersiz bir meta/şey yoktur. Ama değiştirilir/tahrif edilirse onlar nezdinde Allah'ın kitabından daha değerli bir şey olamaz. Onlar nezdinde iyilikten daha kötü ve kötülükten daha iyi bir şey düşünülmez.

Hz. Ali (a.s) birbirlerine aykırı fetva veren -şer'i deliller üzere değil kendi görüşleri esasınca kıyas üzere fetva veren- âlimleri kınayarak söyle buyuruyor.

"Onlardan birine hükümlerden bir hüküm gelince kendi reyince-görüşünce hüküm verir. Daha sonra aynı mesele olduğu gibi bir başkasına anlatılır, o da (öncekine) aykırı bir fetva verir.

Sonra bunlar kadı'ul-kudat (başkadı)'ın yanına toplanır, verdikleri hükümleri anlatırlar. O da hepsinin hükmünün doğru olduğuna hükmeder.

Hâlbuki ilahları bir, peygamberleri bir, kitapları birdir. Allah-u Teâlâ bunlara birbirine aykırı hüküm vermelerini emretmiş de, bunlar da o emre mi itaat ediyorlar?







Yoksa onları bundan nehyetmiş de bunlar isyan mı ediyor? Yoksa (hâşâ) Allah noksan bir din indirmiş de bunlardan dininin tamamlamak için yardım mı diliyor! Yoksa ortak mıdırlar onunla da, onlar söyleyecek, o da razı olacaktır onlardan?

Yoksa Allah-u Teâlâ tam/kâmil bir din indirdi de (hâşâ) tebliğ ve edası hususunda peygamber (s.a.a) bir hata mı etti? Hâlbuki noksanlıklardan münezzeh olan Allah bizzat şöyle buyurmaktadır: "Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık."(En'am: 38)

Hakeza onda her şeyin açıklamasının olduğunu, kitabın bazısının diğer bazısını tasdik ettiğini ve onda hiç bir ihti­lafın olmadığını bildiriyor.

Nitekim şöyle buyuruyor: "Eğer o Allah'tan başka­sından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı."(Nisa: 82)

Gerçekten de Kur'an'ın zahiri/dışı güzel mi güzel, ba­tını/içyüzü oldukça derin mi derindir. İlginç şeyleri asla bitmez. Esrarı ve nükteleri sona ermez. Karanlıklar ancak onunla keşfolur, aydınlanır." (Nehc'ul Belaga 17-18. Hutbe)

Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor

Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor

26.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor.

Göç eden topluluklar ile ev sahibi toplum arasında yaşanan "kültürel şok", gündelik yaşam pratiklerinden kamusal alan kullanımına kadar pek çok noktada toplumsal gerilimin artmasına yol açıyor.







Sosyologlar ve göç uzmanları, dil bariyeri ve yaşam tarzı farklılıklarından doğan uyum sorunlarının doğru entegrasyon politikalarıyla yönetilememesi durumunda, kentlerde paralel toplumların oluşabileceği konusunda uyarıyor.

"Kültürel şok, yalnızca yeni gelenlerin değil; alıştığı sosyal çevrenin ve kuralların değiştiğini gören yerel halkın da yaşadığı iki yönlü bir uyumsuzluk sürecidir."







Kültürel şok nedir?

Sosyolojide bireyin veya grupların alıştığı sosyal normlardan, dil ortamından ve kültürel sembollerden aniden uzaklaşarak farklı bir değerler dizisiyle karşılaşması olarak tanımlanan kültürel şok, göç alan kentlerde iki farklı boyutta hissediliyor:

Dil engelinin yarattığı iletişim kopukluğu, sosyal soyutlanma, dışlanma korkusu ve güvenli alan arayışıyla kendi içine kapanma eğilimi.

Yerleşik yaşam düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal alan normlarının değiştiği algısı; buna bağlı olarak gelişen kimlik kaybı ve güvenlik kaygıları.







Toplumsal gerilimi besleyen temel etkenler

Saha araştırmaları ve uzman değerlendirmeleri, kent merkezlerinde ve mahalle ölçeğinde yaşanan sürtüşmelerin ana sebeplerini şu başlıklar altında topluyor:

Ortak bir dilin kurulamaması, gündelik hayattaki basit etkileşimlerin dahi yanlış anlaşılmasına ve karşılıklı güvensizliğe zemin hazırlıyor.







Komşuluk ilişkileri, gürültü standartları, eğlence biçimleri ve kamusal mekanların kullanımı konusundaki alışkanlık farklılıkları mahalle ölçeğinde huzursuzluk yaratıyor.

Ev kiralarındaki değişimler, iş gücü piyasasındaki rekabet ve kamusal hizmetlere erişim konularındaki algılar toplumsal tepkileri artırabiliyor.







Entegrasyon mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda göçmen grupların belirli bölgelerde kümelenmesi, toplumlar arasındaki temas noktalarını tamamen yok ediyor.

Uzmanlar, kültürel şok ve uyum krizlerinin aşılması için yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımın yeterli olmadığını; zorunlu dil eğitimi, kamusal kural uyum programları ve yerel halkı da kapsayan sosyal entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama

Uluslararası suçlulukla mücadelede sınırların ötesine geçen en etkili adli iş birliği aracı "Kırmızı Bülten"dir (Red Notice)

25.08.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası Suç Polisi Teşkilatı (INTERPOL) bünyesinde yürütülen bu mekanizma, sınır ötesine kaçan şüpheli veya hükümlülerin dünya genelinde tespit edilmesini, yakalanmasını ve iade edilmesini hedefleyen uluslararası bir talep bildirisidir.






Kırmızı Bülten Şunları İfade Eder:

Uluslararası Tutuklama Tutanağı Değildir: Kırmızı bülten bizzat bir uluslararası tutuklama kararı sayılmaz. İlgili üye ülkenin adli makamları tarafından verilmiş yerel bir tutuklama veya mahkumiyet kararına dayanan "küresel bir duyuru" niteliğindedir.

Geçici Gözaltı Talebidir: Bülten yayınlandığında, taraf ülkelerin kolluk kuvvetleri aranan kişiyi gördükleri yerde tespit edip geçici olarak gözaltına alma ve iade sürecini başlatma yetkisine sahip olur.

Egemenlik İlkesi Geçerlidir: Bir ülkenin kırmızı bülten çıkaran kişiyi kendi topraklarında yakalayıp tutuklaması tamamen o ülkenin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere olan taraf durumuna bağlıdır.






Yayınlanma Süreci ve Hukuki Şartlar

Bir devlet, hakkında kesinleşmiş ceza bulunan veya ağır bir suçtan aranan bir şahsın yurt dışına kaçtığını tespit ettiğinde Ulusal Merkez Büro (NCB) aracılığıyla INTERPOL Genel Sekreterliğine başvurur.

Bültenin onaylanması için şu şartların sağlanması zorunludur:

• Suçun Niteliği: İşlenen suçun ağır bir adli suç (cinayet, terör, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık vb.) olması gerekir. Önemsiz veya hafif suçlar için kırmızı bülten çıkarılamaz.

• Hukuki Dayanak: Talebe eklenmiş geçerli bir yerel tutuklama müzekkeresi veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmalıdır.

• Anayasal Sınırlar (Madde 3): INTERPOL Tüzüğü'nün 3. maddesi uyarınca; siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki talepler kesinlikle reddedilir.






Diğer INTERPOL Bülten Türleri

INTERPOL, farklı durumlara özel renk kodlarıyla bültenler düzenler:

Kırmızı: Aranan kişilerin yerinin tespiti ve iade amacıyla yakalanması
Sarı: Kayıp kişilerin (özellikle çocukların) bulunması
Mavi: Şüpheli kişilerin kimlik veya faaliyetleri hakkında ek bilgi toplanması
Siyah: Kimliği tespit edilemeyen cesetlerin teşhis edilmesi
Yeşil: Sabıkalı suçluların yeni ülkelerde suç işleme riskine karşı uyarı yapılması
Turuncu: Kamu güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan durum/materyal uyarısı






Kırmızı bülten, uluslararası adaletin kaçış alanlarını kapatan ve suçluların iade sürecini başlatmak için kullanılan en kritik iş birliği mekanizmasıdır.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek

Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından muhtemel riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak

25.08.2026 12:37:00
İHA
 
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı.






Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor.








Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek.








Gündüz net şekilde görüldü

Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.








İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, "Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor" dedi.






Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde 12 katlı bir plazanın dış cephesinde çıkan yangın bütün katlara yayıldı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere, 8 kişi dumandan etkilendi

24.08.2026 03:00:00
İHA
 
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Olay Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı.








Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi. Dumandan etkilenenler, olay yerinde hazır bulunan ambulanslarda ilk müdahalelerinin yapılmasının ardından hastaneye kaldırıldı.









Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, yangının ardından olayın yaşandığı plazanın önüne geldi. Vali Zorluoğlu burada yaptığı açıklamada, ''Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesinde plazada sebebini henüz tam olarak belirleyemediğimiz yangın olayı gerçekleşti. Yangının 112 üzerinden öğrenilmesine müteakip ilgili bütün kurumlarımız başta Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, AFAD, sağlık kuruluşlarımız, emniyet teşkilatı olmak üzere yangın bölgesine ivedilikle gelindi...






Her kurum kendi görev alanında çalışmaya başladı. Şu ana kadar yapılan çalışmalar neticesinde burada toplam 8 vatandaşımız yangından etkilendi. 3 tanesi itfaiye eri 5 tanesi de o an plaza sakinlerinden. Tamamı hastaneye sevk edildi. Çok şükür ve memnuniyetle ifade edebilirim ki ağır yaralı olan kimse yok. Tamamı dumandan zehirlenme. Şu anda hastanede tedavi devam ediyor. Bir taraftan itfaiyemiz yangına müdahale etmeye devam ediyor. Kontrol altına alındı, çatıda yangın devam ediyor. Aynı zamanda plaza içerisinde bütün katlar ve daireler itfaiye birimimiz tarafından kontrol edildi, içeride biri olabilme sebebiyle....






Tabi ticaret niteliği olan bir bina. Ofis olarak kullanılan bir bina. Yangın da geç vakit çıktığı için çok şükür şu anda içeride bizim bilgimiz dahilinde itfaiyenin verdiği bilgi çerçevesinde söylüyorum herhangi bir vatandaşımız kalmadı. Yangında soğutma çalışmaları devam ediyor. Allah beterinden muhafaza eylesin. Diyarbakırlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyorum'' dedi.
.







İtfaiye ekiplerinin plazada soğutma çalışmaları devam ediyor






Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği

Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi

22.08.2026 16:38:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:41:44
İHA
 
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.






Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti.

Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.

Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım'" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.








Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.

Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.

Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrilmesi sonucu yaşanan trafik kazasında hastaneye kaldırılanların tedavisi devam ederken, kazadan dolayı Afyonkarahisar-Antalya karayolunun bir yönü yaklaşık 2 saat trafiğe kapalı kaldı

22.08.2026 12:32:00
İHA
 
Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor
Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağınde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İstanbul'dan Antalya istikametine giden Gold İstanbul isimli firmaya ait idaresindeki 07 AVB 373 plakalı Temsa marka yolcu otobüsü kavşağa geldiği esnada henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü bariyerlere çarparak devrildi.






Kazada araçta bulunan 45 kişiden 22'si yaralandı. Yaralılar kaza sonrası olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.








Kazadan dolayı Afyonkarahisar-Antalya karayolunun bir yönü yaklaşık olarak 2 saat trafiğe kapalı kaldı. Karayolu devrilen otobüsün vinç yardımıyla kaldırılmasının ardından tekrar ulaşıma açıldı. Kazada parçalanan bariyerlerin bir kısmının otobüsün içerisine girmesi ise olayın şiddetini gözler önüne serdi.








Kazanın ardından jandarma tarafından başlatılan incelemenin devam ettiği bildirildi.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü

Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen ot yangınında yaklaşık 8 dekar arazi zarar gördü

21.08.2026 12:30:00
İHA
 
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Bolu'da elektrik direğinden yangın çıktı: 8 dekar alan zarar gördü
Yangın, Dörtdivan ilçesine bağlı Çavuşlar Mahallesi Belen mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, elektrik direğinden kaynaklandığı değerlendirilen yangında kuru otların tutuşmasıyla alevler kısa sürede çevreye yayıldı.






Bölgeden yükselen alev ve dumanları görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ile Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, yangının çevredeki alanlara sıçramaması için çalışma başlattı. 






Ekiplerin müdahalesiyle alevler kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında yaklaşık 8 dekar otluk arazi zarar gördü. 






Bölgede soğutma çalışması yapılırken yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.






Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı

Hatay'da ormanlık alanda çıkan yangında, alevler itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede kontrol altına alındı

21.08.2026 00:55:00
İHA
 
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Yangın, akşam saatlerinde Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda meydana geldi.






İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ile HBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.
 
 







Alevler, ekiplerin hızlı ve koordineli müdahalesiyle geniş alana sirayet etmeden kısa sürede kontrol altına alındı.
Ekipler yangına soğutma çalışması gerçekleştirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.