logo
05 AĞUSTOS 2026

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü

Mersin'in Aydıncık ilçesinde dün sabah saatlerinde çıkan orman yangını havadan ve karadan ekiplerin 10 saatlik mücadelesiyle söndürülürken, bugün de bölgede soğutma çalışmasına devam ediliyor. Orman işçilerinin soğutma çalışmasına havadan helikopterler de destek veriyor

31.07.2026 12:03:00
İHA
 
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, dün saat 09.20 sıralarında Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman Genel Müdürlüğü'ne ait İnsansız Hava Aracı (İHA) yangını tespit etti. Bunun üzerine Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.






2 yangın söndürme uçağı, 3 helikopter, 35 arazöz ve 15 su ikmal aracının da bulunduğu birçok kurumdan toplam 140 araç ile 401 personelin müdahale ettiği yangın 10'uncu saatte kontrol altına alındı. Gece boyunca zaman zaman rüzgarla alevlenen bölgeler ise soğutma çalışması yapan ekipler tarafından zamanında müdahale ile büyümeden söndürüldü.








Sabaha kadar süren çalışmalar gün ağarmasıyla yoğunluk kazandı. Helikopterler havadan, arazözlerle birlikte orman işçileri ise karadan soğutma çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Mersin Valiliği, dün yangın nedeniyle bölgede bulunan 145 kişinin yaşadığı 80 haneyi tedbir amaçlı tahliye etmişti.













Antalya'daki yangında seralar zarar gördü

Antalya'nın Serik ilçesinde gece ormanlık alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle tarım arazileri ile seralara sıçrayan yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. Yangında çok sayıda sera zarar görürken, bir ev ise son anda alevlerden kurtarıldı

30.07.2026 11:54:00
İHA
 
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Edinilen bilgiye göre, saat 00.15 sıralarında Serik ilçesi Deniztepesi Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, Bilginler, Yeşilyurt ve Üründü mahallelerindeki tarım arazileri ile seralara sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Serik Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazözler ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Serik İtfaiye Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Mahalle sakinleri traktörler ve ilaçlama motorlarıyla yangına ilk müdahaleyi yaparken, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren çalışmasıyla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında çok sayıda seranın örtüleri ile açık alandaki zeytin ağaçları zarar görürken, alevlerin yaklaştığı bir ev ekiplerin ve vatandaşların müdahalesi sayesinde yanmaktan kurtarıldı.








Deniztepesi Mahallesi Muhtarı İbrahim Ersöz, her yıl aynı bölgede benzer yangınların yaşandığını belirterek, "Gece saat 00.15 sıralarında gelen ihbar üzerine itfaiye ve Orman Müdürlüğü ekiplerine haber verdim. Bu sırada mahalle sakinlerimiz traktör ve ilaçlama motorlarıyla yangına müdahale etti. Her sene aynı bölgede yangın çıkıyor. Burada bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Devletimizden bu bölgeye fotokapan sistemi kurulmasını istiyoruz. Yangın saat 04.00 sıralarında söndürüldü. Yaklaşık 60 dönüm sera alanındaki örtüler zarar gördü. Zararın devletimiz tarafından karşılanacağına inanıyoruz" dedi.








Yangında seraları zarar gören çiftçi Mazhar Karaşahin ise, "Yangın gece saat 00.15 sıralarında tarım arazilerinin yakınında başladı. Köylüler olarak ilaçlama motorlarıyla seralarımızı korumaya çalıştık. Rüzgarın etkisiyle yangın diğer mahallelere doğru yayıldı. En büyük zarar seralarda oluştu. Geçen yıl da aynı bölgede benzer bir yangın çıkmıştı. Yanan alanda elektrik hattı yok, yol kenarında da değil. Bu nedenle olayın şüpheli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.













Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü

Trabzon'un Araklı ilçesinde bugün sabah saatlerinde 5 katlı bir binanın çatı katında çıkan yangın söndürüldü

30.07.2026 11:49:00
İHA
 
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, Araklı ilçe merkezinde bulunan 5 katlı bir binanı çatı katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun bir alev ve duman oluşurken, yangına Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti.






Çatıda bulunan izolasyon malzemeleri nedeniyle yangını söndürmekte güçlük yaşanırken, yangın ekiplerin yoğun müdahalesi sonrasında kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Maddi hasarın oluştuğu yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.






Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?

Büyükşehirlerdeki hızlı kentleşme ve yoğun nüfus sirkülasyonu, engelli vatandaşların günlük yaşamını en çok zorlayan unsurların başında gelir. Erişilebilir bir kent, yalnızca engelli bireylerin değil; yaşlıların, çocuklu ailelerin ve geçici sakatlık yaşayan tüm yurttaşların toplumsal yaşama bağımsız ve eşit katılımının teminatıdır

29.07.2026 13:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Büyükşehirlerde “engelsiz yaşam” için neler yapılabilir?
Engelsiz bir metropol oluşturmak amacıyla yerel yönetimler ve şehircilik uzmanları tarafından hayata geçirilmesi gereken temel önlemler altı ana başlıkta toplanabilir:






Kentsel Altyapı ve Yaya Ulaşımında Erişilebilirlik

Kentsel mekânın engelsiz hale getirilmesi, bağımsız hareket kabiliyetinin birinci şartıdır:

• Kaldırım ve Rampa Standartları: Bütün kaldırımlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun eğimde (en fazla %5-%6), basamaksız ve yeterli genişlikte inşa edilmelidir. Otomobil park etmesini önleyen düzenlemeler yapılmalı, eğimli yüzeyler kaymaz malzemeyle kaplanmalıdır.

• Hissedilebilir Yüzeyler ve Görme Engelli Rotaları: Görme engelli bireylerin yön bulmasını sağlayan hissedilebilir sarı çizgiler (kılavuz yüzeyler), standartlara uygun olarak döşenmeli; büfe, direk veya ağaç gibi engellerle kesintiye uğramamalıdır.

• Akıllı Sesli Yaya Geçitleri: Tüm sinyalize kavşaklara sesli uyarı sistemleri ve yüksek kontrastlı butonlar yerleştirilmeli; ışık süreleri engelli ve yaşlı bireylerin karşıya güvenle geçebileceği uzunlukta ayarlanmalıdır.






Toplu Taşıma Ağlarının Tam Entegrasyonu

Engelli bireylerin kentsel ulaşımdan bağımsızca yararlanması, kapıdan kapıya kesintisiz bir erişim zinciri gerektirir:

• Araç Filolarının Uyumluluğu: Tüm belediye otobüsleri, metrobüsler ve tramvaylar düşük tabanlı ve otomatik rampalı olmalıdır. Metro ve tren vagonları ile peronlar arasındaki boşluklar sıfırlanmalıdır.

• İstasyon Erişilebilirliği: Metro, Marmaray ve raylı sistem istasyonlarında kesintisiz çalışan asansörler, yürüyen bantlar ve engelli tuvaletleri bulunmalıdır. Asansörlerin arıza durumları anlık takip edilmeli ve hızlıca giderilmelidir.

• Sesli ve Görsel Bilgilendirme: Araç içlerinde ve duraklarda durak isimleri hem sesli hem de yüksek çözünürlüklü dijital ekranlarla duyurulmalıdır. İşitme engelliler için görsel, görme engelliler için sesli anonslar zorunlu olmalıdır.

• Erişilebilir Taksi Hizmetleri: Büyükşehirlerde tekerlekli sandalye ile binilebilir özel donanımlı engelsiz taksi filoları yaygınlaştırılmalıdır.






Kamu ve Sosyal Yaşam Alanlarının Düzenlenmesi

Kentsel yaşam alanı yalnızca sokaktan ibaret değildir; kamu binaları ve sosyal mekânlar da tamamen erişilebilir kılınmalıdır:

• Mimaride Evrensel Tasarım (Universal Design): Tüm belediye binaları, hastaneler, okullar, kültür merkezleri ve parklar eğimsiz girişler, engelli asansörleri ve geniş kapılarla tasarlanmalıdır.

• Engelsiz Parklar ve Rekreasyon Alanları: Park ve bahçelerdeki oyun grupları, engelli çocukların da yararlanabileceği kapsayıcı tasarımlara sahip olmalıdır. Çıkış ve yürüyüş yolları tekerlekli sandalye sürüşüne uygun olmalıdır.

• Erişilebilir Tuvalet ve Hijyen Alanları: Kamusal alanlarda ve alışveriş merkezlerinde engelli kullanımına uygun, tutunma barları bulunan ve acil yardım butonu içeren tuvalet sayısı artırılmalıdır.






Dijital Erişilebilirlik ve Akıllı Şehir Teknolojileri

Teknolojik imkânlar, kentsel engelleri aşmada en güçlü araçlardan biridir:

• Kapsayıcı Mobil Uygulamalar: Büyükşehir belediyelerinin ulaşım ve şehir rehberi uygulamaları, ekran okuyucu yazılımlarla uyumlu hale getirilmelidir. Uygulamalarda engelsiz rota oluşturma seçeneği sunulmalıdır.

• Görüntülü Çağrı ve İşaret Dili Destek Merkezleri: İşaret dili bilen personelin hizmet verdiği uzaktan görüntülü destek hatları kurularak işitme engellilerin kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmalıdır.

• Gerçek Zamanlı Asansör ve Rampa Takibi: Şehirdeki kamu asansörlerinin ve yürüyen merdivenlerin çalışma durumları mobil uygulamalar üzerinden canlı takip edilebilmelidir.

Sosyal Destek, İstihdam ve Afet Yönetimi

Fiziki önlemlerin yanı sıra sosyal kapsayıcılığı güçlendirecek adımlar atılmalıdır:

• Engelsiz Afet ve Acil Durum Planlaması: Deprem, sel veya yangın gibi afet durumlarında şehirdeki tüm engelli bireylerin adres ve engel durumu veri tabanında kayıtlı olmalı; tahliye planları buna göre özel olarak yapılmalıdır.

• Gündüz Bakım ve Mola Evleri: Engelli bireylerin sosyal becerilerini geliştirebilecekleri merkezler ve ailelerine nefes aldıracak süreli bakım hizmetleri (mola evleri) yaygınlaştırılmalıdır.

• İstihdam ve Danışmanlık Hizmetleri: Meslek edindirme kursları ve engelsiz kariyer merkezleri vasıtasıyla engelli vatandaşların nitelikli iş gücüne katılımı teşvik edilmelidir.

Toplumsal Farkındalık ve Denetim Mekanizmaları

Maddi yatırımlar, toplumsal bilinç ve kararlı denetim olmadan yetersiz kalır:

• Sıkı Denetim ve Yaptırımlar: Engelli kaldırımına veya engelli otopark alanlarına araç park edenlere, engelli rampalarının önüne engel koyanlara uygulanan cezai yaptırımlar artırılmalıdır.

• Sivil Toplum İş Birliği: Kentsel projelerin planlama aşamasından itibaren engelli dernekleri ve uzman sivil toplum kuruluşları süreçlere dâhil edilmeli, "yerinde deneyimleme" ile testler yapılmalıdır.

• Toplumsal Eğitim: Hizmet sektöründe çalışan tüm personele (otobüs şoförleri, güvenlik personeli, kamu görevlileri) engelli bireylerle iletişim ve hak temelli yaklaşım konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.