İngiltere ve Fransa, Ukrayna'ya barış gücü gönderme niyetlerini açıkladı. 6 Ocak 2026'da Paris'te gerçekleşen zirvede, Başbakan Keir Starmer ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelerek, ateşkes sonrası uygulanacak çok uluslu güvenlik gücü için niyet beyanı imzaladı. Bu adım, Avrupa güvenliği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Barış gücü: Ne bekleniyor?
Anlaşmaya göre İngiliz ve Fransız birlikleri Ukrayna'da konuşlandırılacak. Ancak bu güçler çatışmaya doğrudan müdahale etmeyecek. Amaç, olası hibrit tehditlere karşı caydırıcı bir varlık sağlamak ve Ukrayna'nın savunma kapasitesini desteklemek.
Starmer, planın amacını "Ukrayna'nın güvenliği için güçlü bir garanti mekanizması oluşturmak" olarak açıkladı. Macron ise Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlama sorumluluğunu vurguladı. Fransa'nın Afrika'daki deneyimleri ve enerji güvenliği kaygıları da bu kararın arka planını oluşturuyor.
Tarihsel bağlam: Neden şimdi?
Bu girişim, tarihsel reflekslerin güncel politika ile birleştiği bir örnek olarak değerlendiriliyor. 19. yüzyılda Kırım Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa, Rus yayılmacılığını sınırlamak için Osmanlı ile ittifak kurmuştu. O dönemde tampon bölge Osmanlı topraklarıydı; günümüzde benzer bir rolü Ukrayna üstleniyor.
İngiltere'nin deniz gücü ve Fransa'nın kara gücü geleneği, NATO'nun doğudaki konumlanması ile modern bir biçimde devam ediyor. Brexit sonrası İngiltere'nin "Global Britain""vizyonu, Ukrayna'ya ekipman ve lojistik desteği ile somutlaştırılıyor. Bu bağlam, tarihsel paralelliğin modern stratejiye dönüştüğünü gösteriyor.
ABD ve Avrupa'nın rolü
ABD'nin politik belirsizlikleri bu hamlede etkili oldu. Başkan Donald Trump'ın olası Ukrayna yardımlarını sınırlama ihtimali, Avrupa'nın kendi savunmasını güçlendirme gerekliliğini ortaya koyuyor.
Paris zirvesinde NATO gözlemcileri de hazır bulundu. Çok uluslu bir güvenlik çerçevesi kurulması, Avrupa'nın Washington'dan bağımsız olarak güvenlik politikasını geliştirme çabalarını destekliyor. İngiltere-Fransa ekseni, Avrupa'nın kendi güvenlik inisiyatifini artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kısa vadeli hedefler: Koruma kalkanı
Planın kısa vadeli etkisi, Donbass ve Kırım bölgelerinde bir "koruma kalkanı" oluşturmak. Barış gücü, Ukrayna'nın altyapısını ve askerlerini destekleyerek, Rusya'dan kaynaklanabilecek olası hibrit tehditlere karşı caydırıcı bir mekanizma sağlayacak.
Bu güçler çatışmaya doğrudan müdahale etmese de sahadaki varlıkları, Ukrayna için bir güvenlik garantisi işlevi görebilir.
Uzun vadeli etki: Karadeniz'de güç dengesi
Uzun vadede Karadeniz ve Doğu Avrupa'daki güç dengeleri değişebilir. Tarih, Rusya'nın mağlubiyet sonrası stratejik adımlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Analistler, Putin sonrası Moskova'nın da benzer politikalar izleyebileceğini öngörüyor.
Anglo-Fransız girişimi, Avrupa Birliği'nin Rusya ile ilişkilerinde kendi inisiyatifini artırma çabası olarak değerlendiriliyor. 21. yüzyılın "Üçlü İtilaf'ı" şeklinde yorumlanabilecek bu adım, barış gücü kisvesi altında uygulanıyor.
Sonuç olarak: Avrupa güvenliğinde yeni dönem
İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna'ya yönelik bu girişimi, tarihsel stratejilerin günümüz politikasıyla birleştiği bir örnek olarak öne çıkıyor. Kırım Savaşı'ndan NATO'ya uzanan çizgi, iki ülkenin Avrupa güvenliğinde üstlendiği rolü anlamak için önemli bir bağlam sunuyor.
Ukrayna'nın güvenliği, Avrupa'nın uzun vadeli stratejik dengesini belirleyebilir. Bu niyet beyanı, barış umutlarını güçlendiren ve Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini yeniden organize ettiği bir dönemin işareti olarak değerlendirilebilir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Grönland krizi: Sessizlik bozuluyor, dünya sarsılıyor / 09.01.2026
- Anglo-Fransız hamlesi: Avrupa güvenliğinde yeni dönem / 08.01.2026
- Dünya yanarken: Kim hamle yapıyor, kim izliyor? / 07.01.2026
- Cehennemin kapısı aralanıyor: Uluslararası hukuk, demokrasi ve Türkiye / 06.01.2026
- Kuralsızlık hegemonyası mı? Güç gösterisi ve sessizlik / 05.01.2026
- Ortadoğu'daki ateş soğutulmuyor mu, soğumuyor mu? / 04.01.2026
- Suudi Arabistan’ın yeni yüzü: Sessiz diplomasiden açık hamlelere / 03.01.2026
- 2025: Devletler değil, fay hatları yılı / 02.01.2026
- Avrupa’nın Çin ve Tayvan gerilimine yaklaşımı / 01.01.2026
- '6 ayda bitiririm'den 'Olur ya da olmaz'a: Ukrayna gerçeği / 31.12.2025
- Anglo-Fransız hamlesi: Avrupa güvenliğinde yeni dönem / 08.01.2026
- Dünya yanarken: Kim hamle yapıyor, kim izliyor? / 07.01.2026
- Cehennemin kapısı aralanıyor: Uluslararası hukuk, demokrasi ve Türkiye / 06.01.2026
- Kuralsızlık hegemonyası mı? Güç gösterisi ve sessizlik / 05.01.2026
- Ortadoğu'daki ateş soğutulmuyor mu, soğumuyor mu? / 04.01.2026
- Suudi Arabistan’ın yeni yüzü: Sessiz diplomasiden açık hamlelere / 03.01.2026
- 2025: Devletler değil, fay hatları yılı / 02.01.2026
- Avrupa’nın Çin ve Tayvan gerilimine yaklaşımı / 01.01.2026
- '6 ayda bitiririm'den 'Olur ya da olmaz'a: Ukrayna gerçeği / 31.12.2025




























































































