logo
04 NİSAN 2026

Dünyanın geleceğini haydutluk belirleyemez

04.04.2026 00:00:00

Venezuela devlet başkanı yatağından alındı ve ABD'de yargılanıyor. Venezuela sanki ayrı bir devlet değil de ABD'nin eyaleti... Eyaletlerde bile yargılamalar kendi içinde eyalet kanunlarına göre yapılırken Maduro ABD'de yargılanıyor. ABD, ülkenin petrol rezervlerine çöktü ve Çin ile yaptığı, ABD'yi zerre kadar ilgilendirmeyen ticaretini engelledi. Yani Venezuela devletinin tüm egemenlik haklarına el koydu.

Sonra Grönland ile ilgili garip açıklamalara şahit olduk. ABD başkanı "Grönland'ı istiyorum, zaten siz Grönland'a gitmiyorsunuz bile" diyerek Danimarka hükümetinin sınırları içindeki bir coğrafyaya göz dikiyordu.

ABD, İran'ın nükleer çalışmaları ile ilgili iddialarda bulundu. İran tarafı denetimleri kabul etti. Taraflar müzakere masasındayken ABD, İran liderini, masadaki müzakerecileri ve masum kız çocuklarını öldürerek bir savaş başlattı.

Belli ki Venezuela'da olduğu gibi yandaş bir yönetimle İran'ın tüm egemenlik haklarına, doğal kaynaklarına ve ticaret özgürlüğüne el koymayı planladı ama olmadı; hâlâ saldırıyor.

ABD saldırılarının başlangıcına bakarsak, müzakerecileri ortadan kaldırdığına göre istediği müzakere değildi; hiç olmadı.

Kız çocuklarına saldırarak ise dünyaya adeta "Geleceği ben şekillendiririm ve nesiller ben izin verirsem yaşar, vermezsem yok olur" mesajını veriyordu. Nemrut misali yani.

Pentagon'un "Cerrahi bir müdahale yaptık ve biz asla özür dilemeyeceğiz" açıklaması, oluşturulmaya çalışılan bu kuralsız dünyanın bir ispatıydı diyebiliriz.

Yine Hindistan'ın davetiyle tatbikata gitmiş, içinde öğrencilerin olduğu, savaş teçhizatı bulunmayan İran gemisi ABD tarafından batırıldıktan sonra Trump, "Gemiyi niye ele geçirmediniz diye sordum; general 'Bana batırmak daha eğlenceli geldi' dedi" diyebildi kameraların önünde.

"Uluslararası hukuk", "insan hakları" gibi evrensel olduğu zannedilen tüm kavramların ABD ve İsrail ikilisi tarafından yok sayıldığı bir zaman dilimindeyiz. İsrail, kurulduğu günden beri kanla beslenen yapısıyla, ABD'nin koruması altında tüm insani değerlerden yoksun, sonu gelmez bir katliam yapıyor. Meclislerinde çıkardıkları Filistinli mahkûmları idam kanununu sevinç çığlıkları ile kutlayan, yakalarında idam urganından rozet yapmış gözü dönmüş caniler, İsrail'in nasıl bir terör devleti olduğunu gözler önüne serdi.

Trump oyun oynuyor. Kendisine verilen görevleri seviyesiz bir tarzla yerine getirdiği bir işgal oyunu bu. Kendi halkının çocuklarını ve coğrafyadaki tüm insanları tehlikeye atan kanlı bir oyun. O kapitalizmin ağababası. Doların değer kaybetmesi savaşın belki de ana sebebi; çünkü ABD batıyor. Trump ise yaptığı savaş açıklamalarıyla piyasaları hoplatıp "bazılarını" zengin etmeyi sürdürüyor.

Haydut devletler, harami yöneticiler dünyaya yön veremez.

ABD, İran'dan beklemediği bir mukavemet gördü. İran, ABD'nin askerî olarak yenilebileceğini dünyaya gösterdi. Korkulu rüya Amerikan teknolojisi basit cihazların avı oldu. İsrail'in aşılamaz gibi pazarlanan Demir Kubbesi kevgire döndü.

Atatürk'ün Bandırma gemisinde mühimmat arayan İngilizlerin ardından söylediği şu cümle bir kere daha gerçek oldu:

"Ne ahmaklık! Silahla cephane arıyorlar. Biz ise kafamızla ve inancımızı götürüyoruz."

İran, hiç kimsenin tahmin etmediği bir şekilde teknolojik hazırlık yapmıştı elbet; ama sanırım onları üstün kılan tek vücut olup çözülmeden sistemlerini büyük bir inançla işletmeleri oldu. Ve daha da önemlisi İran elindeki kozları devreye koydu ve Hürmüz Boğazı'nda tam bir hâkimiyet sağladı.

Hürmüz Boğazı'ndan geçişi ücrete bağlayan İran, geçiş ücretinin İran dinarı ile ödenmesi şartını koydu. Yani savaşın ana sebebi, millî paralarla ticaretin doların gücünü zayıflatması ve Çin'in önünün kesilmesiydi. Galibiyetin pusulası da yine Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Paralarla Ticaret anlayışı oldu. Böylece ABD'nin kanlı oyunu her anlamda aleyhine döndü.

Başta İspanya olmak üzere müttefik kabul edilen ülkeler birer birer bu haydutluğa destek vermeyeceğini açıkladı. İran'ın dik duruşu, mükemmel savunma stratejileri ve Millî Ekonomi Modeli'nin doların hâkimiyetine son vermesi, esasen Batı da dâhil olmak üzere ülkelere egemenlik haklarını ABD'den geri alma şansı veriyor.

Şimdi Amerikalılar sokaklarda Trump'ı ve yönetimi protesto ediyor, savaşın bitmesini istiyor. Fakat ABD yönetimi halkı umursamıyor. Yahudi lobilerinin ABD karar mekanizmasındaki etkisi, halkın ya da ülkenin çıkarlarının önüne geçmiş durumda.

Peki ya bizde durumlar nasıl? Her kesimden insanımız ABD ve İsrail'e karşı tek yürek olmuş durumda. Türk milleti ve tüm dünya halkları zalimin karşısında bu savaşın bir an evvel bitmesini ve İsrail'in zulmünün sona ermesini istiyor.

Buradan iktidara seslenelim: Bizi ABD ve İsrail ile aynı safta kılacak ya da gösterecek her şeyden kaçının.

Genel Başkanımın ifadesiyle; biz ABD'den ya da Batı'dan adalet beklersek çok bekleriz.

Bu NATO için de geçerli. Geçmiş hatalardan ders çıkarmak zorundayız. NATO güçlerine İzmir Havalimanı'nı açtığımızda Kaddafi'yi, yani dostumuzu, indirmişti NATO güçleri. Askerimizi şehit eden, bölgeyi istikrarsızlaştıran YPG, PYD ve PKK'nın NATO devletleri tarafından desteklendiği gerçeğini unutmayalım.

ABD, NATO ülkeleri ile yaşadığı gerilimi tırmandırır mı bilinmez; ama bizler bu ülkenin aydınları olarak milletimizi doğru yönlendirelim.

Herhangi bir sebeple ABD'yi İran'a karşı güçlendirecek, bizi sınır komşularımızla karşı karşıya getirecek bir politika izlememeliyiz.

Şunu çok rahat söyleyebiliriz ki dünyanın Atatürk gibi liderlere ve dünya milletlerinin de Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Ekonomi Modeli'ne ihtiyacı var.

Geleceği haydutlar değil, Atatürk çizgisinde genç beyinler şekillendirmelidir.

 
 
Seçil Mumcuoğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.