logo
27 HAZİRAN 2026

Ankara'da 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi

Ankara'nın Altındağ ilçesinde piyasa değeri 5 milyon lira olan 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi.

27.06.2026 07:57:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi
Ankara'da 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi
Ankara'nın Altındağ ilçesinde piyasa değeri 5 milyon lira olan 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi.

[319

Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Altındağ ilçesindeki süt ürünleri üreten bir işletme denetlendi. "Bozulmuş, değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti" suçuna yönelik yapılan denetimlerde yakalanan şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

[419

İdari para cezası uygulanarak faaliyetten men edilen işletmede, piyasa değeri yaklaşık 5 milyon lira olan, 9 ton bozuk süt ve süt ürünü ele geçirildi. Açıklamada, "Halk sağlığını tehdit eden faaliyetlere karşı mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir" denildi.

Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı

27.06.2026 07:47:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara'daki, NATO operasyonlarında 178 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda gözaltına alınan 225 şüpheliden 178'i tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; terör örgütlerinin ülke genelindeki faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilen 241 şüpheliden 225'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 218'i 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günü mevcutlu olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

Getirilen 6 şüpheli başsavcılıkta serbest bırakılırken, 212 şüpheli ise terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sulh ceza hakimliğince yapılan sorgu işleminin ardından 178 şüpheli tutuklanırken, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir

Cumhuriyet Halk Partisi, Garip Dede Cemevi'nde yaşanan ve "inanç mekânlarının ruhuna aykırı" olarak nitelendirilen protestoların ardından sert bir yaptırım kararı aldı. CHP İstanbul İl Başkanlığı, "Hain Kemal" sloganı atan 63 partilinin üyeliği, tedbiren askıya alındı
 

26.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir
CHP’de "Hain Kemal" sloganına süresiz tedbir
CHP İstanbul İl Başkanlığı, Garip Dede Cemevi'ndeki "Hain Kemal" sloganı atan 63 partili için harekete geçti. İnanç mekânlarının siyasi hesaplaşmalara alet edilmesini "ahlaki açıdan kabul edilemez" olarak tanımlayan parti yönetimi, görüntü ve fotoğraflardan tespit edilen 63 üye hakkında disiplin mekanizmasını çalıştırdı. Olay, Özgür Özel'in cemevine gelişi sırasında kendisini karşılayan partililerin slogan atması sırasında yaşandı.

Konuyla ilgili açıklamayı mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin yaptı. Tekin cemevlerinin siyasetin veya nefret dilinin değil, birliğin ve kardeşliğin merkezi olduğuna vurgu yaptı. Tekin şunları kaydetti:

"Cemevleri ve dergâhlar; siyasetin, kutuplaşmanın ve nefret dilinin değil, birliğin, kardeşliğin, rızalığın ve toplumsal barışın mekânlarıdır. Hiç kimse bu kutsal mekânları siyasi hesaplaşmaların ve ayrıştırıcı söylemlerin sahnesi haline getiremez."

Alevi inancının özüne dikkat çeken Tekin, inanç merkezlerinde sergilenen kışkırtıcı tavırların hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini belirtti. Açıklamada, "Bir inanç merkezinde insanları birbirine karşı kışkırtan, hakaret ve hedef göstermeyi meşrulaştıran her tutum; siyasi olduğu kadar ahlaki açıdan da kabul edilemez. Alevi inancının özünde kin değil muhabbet, ayrıştırmak değil birleştirmek vardır" dedi.

Tekin, 63 partilinin üyeliğinin tedbiren askıya alındığını duyurdu.

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında son bir yıl içinde kaydedilen sert yükseliş dikkat çekti. 2024 yılında binde 5,2 olarak ölçülen oran, 2025 yılında yüzde 182,7 artarak binde 14,7'ye çıktı

26.06.2026 12:31:00
İHA
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), 2025 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Buna göre Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında sert yükseliş kaydedildi. Doğumdan sonraki ilk beş yıl içinde bir çocuğun yaşamını kaybetme ihtimalini ifade eden "5 yaş altı ölüm hızı", Sinop'ta 2024 yılında binde 5,2 iken, 2025 yılında binde 14,7'ye yükseldi. Bu artış, oranlarda yüzde 182,7'lik dikkat çekici bir değişime işaret etti.

Aynı dönemde bebek ölüm sayısı 8'den 21'e çıktı. Bebek ölüm hızı da 2024'te binde 4,7 seviyesindeyken, 2025'te binde 12,9 olarak kayıtlara geçti.

Kentte toplam ölüm sayısı da artış gösterdi. 2024 yılında 2 bin 287 olan ölüm sayısı 2025 yılında 2 bin 445'e çıktı. 2024 yılı verilerine göre hayatını kaybedenlerin bin 343'ünü erkekler, bin 102'sini kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2024'te binde 10,0 iken, 2025'te binde 10,8 oldu.

Açıklanan verilerde, 2025 yılında Sinop'ta seçilmiş ölüm nedenlerine ilişkin dağılım da yer aldı. Buna göre ölümlerde yüzde 37,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada bulunurken, bu grubu yüzde 14,8 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 14,7 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!

Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı

26.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Gümrüklerde "uyuşturucu" bilançosu: 3,5 yılda 108,7 ton madde ele geçirildi!
Ticaret Bakanlığı, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelesine ilişkin verileri paylaştı. Buna göre, 2023'ten 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyonda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı.

Bakanlık açıklamasında, 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla, operasyonel kapasiteye ve elde edilen sonuçlara ilişkin bilgilerin paylaşıldığı belirtildi.

Açıklamaya göre, 2023 yılından 2026 yılı haziran ayına kadar geçen 3,5 yıllık sürede 3 bin 430 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda 119 milyar 153 milyon TL değerinde 108,7 ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

2026'nın ilk 6 ayında 36 ton 403 kilo uyuşturucu yakalandı
Bakanlığın paylaştığı verilere göre, 2023 yılında 727 operasyonda 5,5 milyar TL değerinde 11 ton 976 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

2024 yılında 1.362 operasyonda 30,5 milyar TL değerinde 24 ton 313 kilo, 2025 yılında ise 934 operasyonda 44,9 milyar TL değerinde 35 ton 995 kilo uyuşturucu madde yakalandı.

2026 yılı haziran ayı itibarıyla ilk 6 ayda ise 407 operasyonda 38,3 milyar TL değerinde 36 ton 403 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

Narkokim ekipleri ve kriminal laboratuvar vurgusu
Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza Teşkilatı'nın uzman personel, istihbarat kapasitesi ve risk odaklı çalışma anlayışıyla uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede önemli yakalamalara imza attığını belirtti.

Açıklamada, operasyonel kapasitenin artırılması amacıyla tüm Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinde Narkokim özel ekiplerinin oluşturulduğu, bu alandaki teknik ve analitik çalışmaların güçlendirildiği kaydedildi.

Yakalama olaylarında ele geçirilen suç unsurlarının hızlı ve etkin şekilde analiz edilmesi, soruşturma süreçlerine bilimsel destek sağlanması amacıyla 2020 yılında Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nün kurulduğu da belirtildi.

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

26.06.2026 11:24:00
Haber Merkezi
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
İstanbul Çekmeköy'de gerçekleştirilen YKS Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka üzerinden kopya çekmeye teşebbüs ettiği belirlenen Mustafa Eren K. (20) tutuklandı.
İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde 21 Haziran'da yapılan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda, Mustafa Eren K. (20) cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka kullanmak suretiyle kopya çekmeye teşebbüs etti.
Sabah'ın haberine göre, görevlilerin üst aramasında fark edilmeyen cep telefonunu cebinde sınav salonuna sokan şüphelinin, sınav sırasında soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasına gönderdiği belirlendi.
Sınav süresinin sona ermesinin ardından salondan çıkmak isterken durdurulan şüphelinin yapılan üst aramasında cep telefonu ele geçirildi.

Soruşturma başlatıldı
Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2 No'lu Genel Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı.
Gözaltına alınan Mustafa Eren K., savcılıktaki işlemlerinin ardından ifadesini verdi.

'Bir anda aklıma geldi'
Şüpheli ifadesinde, sınava tek başına geldiğini ve cep telefonunu emanet bırakabileceği bir yer bulamadığını belirterek şunları söyledi:
"Sınava tek başıma gelmem ve emanet bırakabileceğim herhangi bir yer bulamamam nedeniyle cep telefonun internetini kapattım. Sonrasında sessize ve rahatsız etme moduna alarak şortumun içerisine koydum ve içeri girdim."
Sınav başladıktan sonra aklına yapay zekayı kullanma fikrinin geldiğini ifade eden şüpheli, şu beyanlarda bulundu:
"Sınav başladıktan sonra bir anda aklıma yanımda bulunan telefonla soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasında cevaplarını aratmak geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Sınav Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim."

'Pişmanım' dedi
Mustafa Eren K., sınav salonunda iki görevlinin bulunması nedeniyle telefonu kullanmaya devam etmekten çekindiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Telefonu cebime koyarak sınav sorularını çözmeye devam ettim. Sınav süresi bittikten sonra salondan çıkmak için ayağa kalktığımda salon görevlileri, 'Seni aramamız gerekiyor' diyerek beklememi istediler. Üst aramamda cep telefonunu buldular. Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi ancak sınav esnasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav salonuna cep telefonuyla girdiğim için ve soruların fotoğraflarını çektiğim işin pişmanım."

Tutuklanarak cezaevine gönderildi
Savcılıktaki ifadesinin ardından mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Mustafa Eren K., "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen üçüncü operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı

26.06.2026 09:35:00
AA
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı
Şile Belediyesine yönelik soruşturmada 16 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığı tespit edildi.

İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 16 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Soruşturma

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.